KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/635 Esas - 2026/365
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davaya konu 20/03/2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMM sigortacısı olduğu, dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkili davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, söz konusu yaralanma sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; - Geçici iş göremezlik zararı için 500,00 TL - Sürekli iş göremezlik zararı için 1.500,00 TL - Bakıcı gideri zararı için 500,00 TL olmak üzere toplamda 2.500,00 TL maddi tazminatın alınarak müvekkiline ödenmesine, davanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle olay tarihi itibariyle gecikme faizine hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Dava konusu kaza sebebiyle müvekkiline açılan davalarda genel yetki kuralları geçerli olduğunu, müvekkili kurumun adresi Üsküdar/İstanbul olup davalının ikametgahı mahkemesi kuralı gereği davanın yetkili mahkemesi İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, sigorta genel şartları kapsamında uygun bir şekilde şirkete başvuru yapılmadığını, kaza 20/03/2023 tarihinde meydana gelmiş başvuru 04/04/2023 tarihinde yapıldığını, Yargıtay içtihatları ilgili yönetmelik gereği iyileşme 1 yıl devam ederken şirkete yapılan başvuru usule aykırı olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili şirket hasar aşamasında ödeme yapma taraftarı bir politika benimsemiş olup, zaman zaman yönetmeliğe uygun olmasa dahi sakatlık tespiti yaparak ortalama değerlerle mağduriyet giderme gayreti içerisinde olduğunu, ancak dava konusu kaza daha çok yeni meydana geldiğini, bu yaralanmada müvekkili şirket sulh olmak istese de herhangi bir oran tespiti mümkün olmadığını, bu sebeple dosyada bu hali ile KTK 97 kapsamında şirkete uygun bir başvuru yapıldığı kabulü hukuk dışı olacağını, kazanın çok yeni olması sebebiyle sakatlığa ilişkin heyet raporu hiç bir kuruluştan alınamadığını, bu sebeple şirkete yapılan başvuruda da bu ve diğer evraklar olmadığını, kazadan sonra sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk ettiğinden dosya teminat dışı olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise iç ilişkide rücu hakkı doğacağından davanın sigortalıya ihbarını, müvekkili şirket kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı sorumluluk kapsamında bulunmadığını, müvekkili şirket işbu sorumluluk için üretmiş olduğu trafik sigortası priminden bir kısmını sorumlu olan SGK’ya devrettiğini, hal böyle olunca, ilgili taleplerin SGK yerine müvekkili kuruma yöneltilmesi hukuka ve de hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza olay yeri terk olup kusur durumu tespiti şu hali ile mümkün olmadığını, karşı taraf somut deliller sunmadığı sürece davasını ispat edememiş olacağından davanın bu hali ile reddi gerektiğini, tarafların kusur oran ve aidiyetleri kesinleşmediğini, bu nedenlerle başvuru konusu kazaya sebebiyet veren tarafın tespiti ve oranlarının tespiti, olayla ilgili olası çelişkilerin giderilmesi ve konusunda uzman bir bilirkişiden oluşan uygun, denetime elverişli kusur raporunun temin edilmesine karar verilmesi gerektiğini, yukarıda izah edilen nedenlerle, Haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın itirazlarımız kapsamında usulden reddine, Aki kanaatte ise davanın sigortalıya ihbarına, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ceza dosyanın celbini,ilgili dosya eksikliği tamamlandıktan sonra dosyanın kül halinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, Aleyhe karar verilmesi halinde güncel mevzuata uygun (MUAYENELİ) maluliyet raporu alınması için İstanbul Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, Müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun tespiti açısından uzlaşma belgelerinin ve taraflar arasındaki para transferlerinin talep edilmesine karar verilmesini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan/yaya davacının 2918 sayılı KTK kapsamında karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan maddi zararların (geçici/sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri) tazmini talebine ilişkindir.
Davacıya yönelik sosyal ekonomik durum araştırılmasının yapıldığı, Sigorta şirketinden talep edilen hasar kayıtlarının, Kayseri Erciyes Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde davacıya ait tüm tedavi evraklarının dosyamız içerisine alındığı görülmüştür.
Kayseri SGK il müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, Türkiye Noterler Birliği'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, yazı cevaplarının dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememiz 15/02/2024 tarihli celsenin 10 nolu ara kararı ile Dosyanın ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına sevki ile Yargıtay 17.HD.11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas ve 2021/2627 Karar sayılı emsal kararı dikkate alındığında; kazanın 20/02/2019 tarihinden sonra meydana geldiği göz önüne alınarak "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri dikkate alınarak meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı oluşan geçici/sürekli maluliyet durumu ve oranının, bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının, varsa kaç gün ihtiyaç duyulacağının, meydana gelen trafik kazası ile bedensel zararlar arasındaki illiyet bağının belirlenmesi için Adli Tıp Raporu aldırılmasına, karar verilmiştir.
29/05/2025 tarihli alınan adli tıp raporunda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, Fatma Sümengen'in 20.03.2023 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen alt ekstremitede mevcut (imn tespitli sağ tibia, fibula kırığı, plak vida ile tespitli sol trimalleolar kırık, sol ayak bileği dislokasyonu, eklem hareket kısıtlılığı, aksayarak yürüme) patolojiler nedeniyle;1-Dört (4) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 4 (dört) ay olduğu), 2-Bir (1) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, 3-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının Ye 8 (yüzdesekiz) olduğu kanaatini bildirir rapordur.
" şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememiz 14/04/2025 tarihli ara kararı ile Mahallinde 13/05/2025 günü saat 14: 30'da keşif icrasına, keşfe bir trafik kazaları ve tespiti konusunda uzman makine mühendisi bilirkişinin refakate alınmasına, bilirkişi için 4.000,00 TL ücret takdirine, 4.361,50 TL keşif harcı, keşif araç gideri 2.000,00 TL araç ücreti ve 4.000 TL bilirkişi ücretinden oluşan (toplam 4.361,50 TL harç + 6.000 TL delil avansı) keşif masraflarının davacı tarafından keşif gününe kadar ikmaline, Dosya kapsamındaki kamera kaydı, belgeler, ceza dava dosyası, kazanın meydana geldiği yer ve diğer tüm hususlar göz önünde bulundurularak dava konusu kazanın kimin kusuru ile meydana geldiğinin tespiti amacıyla kaza anına ait kroki çizilerek kural ihlallerinin tespiti hususunda ayrıntılı bilirkişi raporu alınmasına, rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; "Dosyada mevcut ifade tutanakları, tanık beyanları ve 13/05/2025 tarihli keşif çalışmaları değerlendirildiğinde; Dava konusu Yaralanmalı Trafik Kazasının 20/03/2023 tarihinde (20: 35) Kayseri ili Melikgazi ilçesi Selçuklu mahallesi Ünlü Sokak ile Bölükbaşı cadde kavşağı üzerinde gerçekleştiği, araç trafiğine hız sınırının 50 km/saat sınırı olan yol üzerinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla Selçuklu mahallesi Ünlü sokağı takiben Batalgazi Bulvarı istikametinden gelip sağa Bölükbaşı Caddesi istikametine dönüş yaptığı esnada, aracının sağ ön ve sağ tekerlek kısımlarıyla seyrine göre sağından Bölükbaşı caddesi üzerinde Kavşak başından karşıdan karşıya geçmekte olan yaya Fatma Sümengen’e çarpması ile gerçekleşen olayda; ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün akşam vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması, yol üzerinde seyir halinde olan araçları ve yayaları dikkate alarak ilk geçiş hakkını yayalara verdikten sonra dönüşüne başlaması gerekirken 100 metre sağında ve solunda trafik işaret levhaları ile düzenlenmiş yaya geçidi olmayan kavşak başından kurallara uygun olarak karşıdan karşıya geçişini yapan yaya Fatma Sümengen’e çarpmasıyla konu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda; KTK Madde 52/a-b "Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar." "KTK.53/2 " Dönüş kuralları: Madde 53 – Sağa ve sola dönecek olan sürücüler aşağıdaki kurallara uyarlar. Sağa ve sola dönüşlerde, sürücüler kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara, varsa bisiklet yolundaki ve bisiklet şeridindeki bisiklet ve elektrikli skuter kullananlara ve sola dönüşlerde sağdan ve karşıdan gelen trafiğe ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar." kurallarını ihlal etiği asli ve tam kusurlu olduğunu, yaya Fatma Sümengen’in ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığını, bildirir" şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememiz'in 14/11/2024 tarihli celsesinde Davacı Tanığı Halil Çalışkan "davacı benim baldızım olur. kaza anında orada değildim . Bizi aradılar davacının trafik kazası geçirdiğini bildirdiler. Ben olay yerine intikal ettiğimde ambulans gelmiş yaralıyı alıp hastaneye götürmüş biz de takiben ERÜ acil servise intikal ettik. Davacı kaza tarihi itibariyle internetten orifilime marka kişisel bakım ve kozmetik ürünleri pazarlama ve satış işlerini yapıyordu. Sürekli şehir dışına seminerlere katılıyordu. Aylık sattığı üzerinden bir geliri oluyordu. Kazadan sonra hiçbir şekilde bu işlerini yapamaz hale geldi. Hatta kendi kişisel bakımını bile karşılayamaz hale geldi, bildiklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememiz'in 14/11/2024 tarihli celsesinde Davacı Tanığı ... "davacı benim ablam olur. Kazadan bir iki dakika sonra davacı beni aradı. Kazada kendisine çarpan araç karşı caddedeydi. Şahıs ta ablamın hemen yanındaydı. Ben geldiğimde ablam kaldırımın kenarında yaya yolunda yatıyordu. Ambulans yoktu. Ben geldikten sonra ambulans arandı. Etrafına toplanan şahıslar aramış. Çarpan kişiye ailesine haber verdiniz mi diye sordum. Çünki ablamın ailesi olarak eşi vardı. Aradılar mı diye sordum. Aradık dediler ama aranmamıştır. Ben aradım eşine haber verdim. Ben geldiğimde yiğenim ağlıyordu. Network işi yapıyordu. Şehir şehir geziyordu. Bütün aileyi çekip çeviren ablamdı. 9 ay yatağa bağlı kaldı. Annem baktı. Şuan bile arabaya binemiyor. Kişisel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Panik atak hastalığına yakalandı. Çocuklarıyla birebir ilgilenen davacı şimdi yardıma muhtaç hale geldi. Yürüyemiyor. Yürüdüğü zaman bacakları şişiyor. Morarıyor. Ayakkabı giyemiyor. Terliğe bağlı kaldı. Otobüse dahi binemiyor. Ayağını bir tık yukarı atamıyor, sattığı ürüne göre alıyordu. Mesela bu ay 15 bin alıyorsa diğer ay 20 bine yakın para alıyordu. Maddi manevi zarar gördü. Ablama annem bakıyor halen. Kazadan bu yana annem bakıyor. Ve yarın ameliyata alacaklar. Bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememiz 25/09/2025 tarihli ara kararı ile Dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi ile, geçici/sürekli iş göremezlik ve bakım giderine dair tazminat kalemlerinin hesaplanması bakımından bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; Geçici iş göremezlik zararının 35.851,38 TL (Talep 500,00 TL) Bakıcı gideri zararının 8.706,96 TL (Talep 500,00 TL) toplam (geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) zararının 44.558,34 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kaldığı, Sürekli iş göremezlik zararının 815.980,62 TL (Talep 1.500,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kaldığını, bildirir
" şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememiz 27/11/2025 tarihli ara kararı ile Dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve yanıtlanması ve 2026 asgari ücret bakımından ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; Geçici iş göremezlik zararının 35.851,38 TL (Talep 500,00 TL) Bakıcı gideri zararının 8.706,96 TL (Talep 500,00 TL) Toplam (geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) zararının 44.558,34 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kaldığı, Sürekli iş göremezlik zararının 1.024.926,23 TL (Talep 1.500,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.200.000,00 TL) kapsamında kaldığını bildirir" şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı vekili 30/01/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat taleplerini 1.069.484,57 TL'ye, çıkartmış, talep artırım dilekçesi davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, harcı da yatırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan/yaya davacının 2918 sayılı KTK kapsamında karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan maddi zararların (geçici/sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri) tazmini talebine ilişkindir.
Somut olayda, 20/02/2023 tarihinde yaya konumundaki davacı ile dava dışı ...'nın sürücü olduğu ... plakalı aracın kaza yaptığı görülmüştür. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/6154 soruşturma sayılı dosyasında adli trafik bilirkişisinden rapor aldığı, bu rapora göre; dava dışı sürücünün yayaya üstünlük sağlamayarak kazaya neden olduğu ve tam kusurlu olduğu, davacı tarafın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda davadışı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacı tarafın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Neticede CBS ve mahkememizce alınan raporlarda ittifak halinde yapılan tespite itibar edilerek davacı tarafın kusursuz, davalı tarafın tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza yeri Kayseri olduğundan, davacının (haksız fiilden zarar görenin) ikamet adresi Kayseri olduğundan HMK 16 maddesi gereğince yetki itirazları yerinde görülmemiştir. Dava Sigorta poliçesinden kaynaklandığından 6102 sk m. 4-5 gereği mutlak ticari dava olup Mahkememiz görevlidir. Miktar itibariyle davaya tek hakim olarak bakılmıştır.
Davalı vekili, olay yerini terk nedeniyle dava konusu kazanın teminat dışı sayılacağını ve mesuliyetlerinin olmadığını savunmuş ise de bu durum davacı yayayı bağlamayacaktır. Davalının iddiası, davalı sigorta şirketi ile eldeki davada dava dışı sigortalının iç ilişkisidir. Davacı yaya olup davalının müterafik kusura dair itirazı yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 20/02/2023 günü itibariyle davalı sigorta şirketi ... A.Ş. nezdinde poliçe kapsamında karayolları ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığı tespit edilmiştir. Teminat limitinin ZMMS bakımından şahıs başına maddi 1.200.000,00 TL olduğu, davacıya; davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği görülmüştür. Davacı tarafça, kusur durumu, ceza dosyası kapsamı, benimsenen bilirkişi raporları ile HMK 190 maddesi gereği ispat edilmiştir.
Davacının SED raporuna göre ev hanımı olduğu, SGK tarafından gelir bağlanmadığı görülmüştür. Davacı tanıkları farklı gelir miktarları beyan etmiş iseler de SED araştırması ve SGK cevabı dikkate alınarak davacının asgari ücretin üzerinde bir aylık gelire sahip olduğu ispat edilemediğinden asgari ücret üzerinden hesaplama yoluna gidilmiştir.
Davacının maluliyet iddiasına dair Erciyes Üniversitesi Adli Tıp biriminden alınan rapor hükme esas alınmıştır. Buna göre davacı 4 ay süre ile geçici iş göremez durumdadır. Maluliyet oranı ise %8'dir. Rapor hükme esas alınarak davacının alacak kalemlerinin hesaplanması için dosya aktüerya bilirkişisine gönderilmiştir. Rapor sonucuna göre davacının geçici iş göremezlik zararı 44.558,34 TL'dir. Sürekli iş göremezlik zararı 1.024.926,23 TL; bakıcı gideri ise 8.706,96 TL olarak hesaplanmıştır. Söz konusu ek rapor hakkaniyetli ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Tüm bedellerin poliçe teminat miktarı sınırı içinde kaldığı görülmektedir. Davacı vekilinin nihai rapor doğrultusunda talep artırım dilekçesi ibraz ettiği görülmüştür.
Davacının; haksız fiili, hukuka aykırı fiil, illiyet bağı, kusur ve zarar unsurları ile alacak kalemlerini; ceza dosyası, ERÜ Adli Tıp raporu, tanık, keşif ve bilirkişi raporları marifetiyle HMK 190 maddesi gereği ispat ettiği görülerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, davalı sigorta şirketlerine başvuru yapmış ise de aynı tarihte arabulucuya başvurduğundan, arabuluculuk tarihi olan 04/04/2023 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir. Alacağa yasal faiz işletilmiş; aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; 1.024.926,23 TL sürekli iş göremezlik, 35.851,38 TL geçici iş göremezlik, 8.706,96 TL bakıcı gideri tazminatının 04/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 73.056,49 TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 269,80 TL ve 3.652,83 TL ıslah harcı toplamı olan 3.922,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 69.133,86 TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 578,00 TL, posta ve tebligat masrafı 3.627,50 TL, bilirkişi ücreti 10.900,00 TL keşif harcı 4.361,50 TL olmak üzere toplam 19.467,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 166.422,69 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili yüzüne karşı ve davalı vekilini e duruşma yolu ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.16/04/2026