İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.06.2023 gün ve 2022/267 E. 2023/462 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
DAVA: Davacı vekili, müvekkiline Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi ile sigortalı .... Şti.’nin kiracısı olduğu tesisin atık depolama binasında 11/05/2019 tarihinde çıkan yangın sonucunda maddi zarar meydana geldiğini, sigortalının söz konusu işyerinde kiracı olarak bulunduğunu, itfaiye tarafından düzenlenen yangın raporunda "pervane üretiminde kullanılan açık reçine ve açık krema maddesinin tam küllenme oluşturmadan katı atık malzemelerinin içerisine atılması ve burada katı malzemeler üzerinde oluşturduğu kızışma sonucu yangının çıkmış olabileceği" kanaatine varıldığını, .. ... tarafından hazırlanan 10/06/2019 tarihli rapor ile "yangının atık malzeme işleme alanındaki malzemenin üzerine sönmemiş sigara izmariti atılması ve bu izmaritin korunun birkaç dakika içinde etrafındaki atık malzemenin tutuşmasına ve alevlenmesine yol açarak başladığı, yangının başlangıç nedeni ile ilgili olarak atık malzemenin üzerin bir şekilde sönmemiş sigara izmariti atılması dışındaki diğer tüm alternatiflerin ve ihtimallerin akla ve mantığa aykırı olduğu" tespit edildiğini, sigortalının kiracısı olduğu tesiste meydana gelen hasarı bedeli olarak sigortalısına 2.256,84 USD (17.242,93 TL) ve 12.023,47 TL (98.440,49 TL) ödendiğini, tesis maliki ... A.Ş. 34737565 poliçe numaralı işyerim garantide sigorta poliçesi ile .... A.Ş.’ye sigortalı olup yangın neticesinde bina hasarı için .... A.Ş'ye 218.883,00 TL ödeme yapıldığını, sigortalı ile davalı arasında akdedilen 03/12/2018 tarihli atık sözleşmesinin firma yükümlülükleri başlıklı maddesinde geri dönüşüm/bertaraf/ara depolama sırasında oluşabilecek her türlü zarar ve ziyandan firmanın sorumlu olacağının, bu durumda ek ücret talep etmeden atıkların planlandığı gibi bertaraf edilmesinden sorumlu olacağının kararlaştırıldığını beyanla davalının Menemen İcra Müdürlüğünün 2021/896 E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflarınca icra takibinin yapıldığı icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz edildiğini, bu itirazın öncelikle incelenmesi gerektiğini, itirazın iptali davasını görme yetkisinin takibin yapıldığı yer mahkemesine ait olduğunu, takibin yetkisiz icra müdürlüğünde yapılması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, yangın raporları tek taraflı hazırlandığını, hasar bedeli olarak talep olunan bedelin fahiş olup neye göre hesaplandığının yargılamaya muhtaç olduğunu, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranarak üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini belirterek davanın esastan ve usulden reddine, alacaklının % 20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tanzim edilen bilirkişi raporuyla talep edilen zarar kalemleri yönünden yapılan ödemenin gerçek zararı karşıladığı ve makul olduğu, yangının çıkmasında, yayılmasında ve zararın artmasında davacının sigortalısı olan şirketin de %50 oranında kusurlu olduğu, buna göre atık depolama alanı içerisinde tehlikeli atıkların tehlikesiz atıklarla birlikte depolandığı, elektrik tesisatlarının yanıcı atık malzemeler ile iç içe olduğu, keşif tarihinde atıklar arasında sınır duvarları bulunsa da depolama sırasında dolulukta dolayı atıkların birbirine yakın olarak depolandığı, atıklar içerisinde yangına sebebiyet verebilecek metal atıklar ile kağıt, poşet atıkların beraber depolandığı, atık sahasındaki keşif esnasında çevredeki çalışanların sigara içtiği, atık depolama çevresinde uyarı levhalarının ve sınırlamanın yeterli olmadığından meydana gelen yangında, davalı ile davacının sigortalısının %50 oranında sorumlu oldukları tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili, zararın eksik hesaplandığını, sigorta ettirene tesisteki hasardan dolayı 17.242,93 TL + 98.440,49 TL, bina hasarı için de 218.883,00 TL olmak üzere toplam 334.566,42 TL ödendiğini, iş güvenliği uzmanının yangının meydana gelmesinde asıl işveren ve alt işverenin aynı oranda etkilerinin olduğu tespitinin hatalı olduğunu, davalının eser sözleşmsi yüklenicisi olması sebebi ile tam ve kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, yangının çıkış nedeninin, davalı şirket çalışanı veya bir üçüncü kişi tarafından sönmemiş sigara izmaritinin atık malzeme işleme alanındaki malzemenin üzerine atması olduğunu, müvekkil sirket sigortalısının iş güvenliği açısından almadığı bir önlem bulunmadığını, sigortalı ile davalı arasında akdedilen 03.12.2018 tarihli atık sözleşmesinin "firma yükümlülükleri" başlıklı maddesiyle "geri dönüşüm/bertaraf/ara depolama sırasında oluşabilecek her türlü zarar ve ziyandan firma sorumludur. Bu durumda firma ek ücret talep etmeden atıkların planlandığı gibi bertaraf edilmesinden sorumludur" hükmünün bulunduğunu, buna göre oluşan hasardan davalı yüklenicinin sorumlu olduğunu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını, AAÜT. m.13/3 gereğince maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini, ancak mahkemece davacı vekili lehine hükmedilen ücretten daha fazla bir ücreti davalı vekili lehine hükmettiğini belirtmiştir.
Davalı vekili, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarının reddinin hatalı olduğunu, yetkili yerde takip yapılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadığını, müvekkiline izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, raporda bahsi geçen asıl işveren ile alt işveren müvekkilin kaza olayına etkilerinin aynı olduğu şeklindeki değerlendirmenin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen davalıdan TTK'nun 1472. Maddesi gereğince rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine İİK'nun 67. maddesi gereğince yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, talep edilen zarar kalemleri yönünden yapılan ödemenin gerçek zararı karşıladığı ve makul olduğu, ancak yangın çıkmasında ve yayılmasında davacı sigortalısının da %50 kusuru olduğu gerekçesiyle yapılan ödemeler yönünden davalının kusuru oranında rücu edilebileceğine kanaat getirmiş ve davayı kısmen kabul etmiştir.
Somut olayda, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacıya ait işyerinde sönmemiş sigara izmaritinden
kaynaklanan yangın nedeniyle zarar meydana geldiği değerlendirilmesine karşın, ....Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nca düzenlenen yangın raporunda, yangının atık depolama alanında başladığı, pervane üretiminde kullanılan açık reçine ve açık krema maddesinin tam küllenme oluşturmadan (açığa çıkardığı ısının soğuması
sağlanmadan) katı atık malzemelerinin içerisine atılması ve burada katı malzemeler üzerinde oluşturduğu kızışma sonucu yangının çıkmış olabileceğinin belirtildiği, bu şekilde bilirkişi heyet raporu ve itfaiye raporunun yangının çıkış sebebi konusunda birbiriyle uyumlu olmadığı, öte yandan bilirkişi heyetinde yangın bilirkişisinin de bulunmadığı, mahkemece bilirkişi heyetine yangın bilirkişisi de dahil edilmek suretiyle olayın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti konusunda denetime hüküm kurmaya elverişli bir rapor alınmaksızın ve yangının çıkış konusunun şüpheye mahal bırakmaksızın tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişi heyetine yangın bilirkişi dahil edilmeden, tarafların olayın meydana gelmesindeki kusur oranları belirlenmeden, itfaiye yangın raporuyla mahkemece alınan rapor arasındaki yangının çıkış noktasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinde isabet bulunmadığı, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının bu yönüyle haklı ve yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Kabule göre de; TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nun 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Şu halde mahkemece AAÜT'nin 13/3 maddesi gereğince maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği hükmü dikkate alınarak davalı taraf lehine tazminata hükmolunması gerekirken bunun gözetilmemiş olmasında isabet bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.06.2023 gün ve 2022/267 E. 2023/462 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16.04.2026