Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, uzun yıllardır ticaretle uğraşmakta olduğunu, ticaretine ilişkin ödeme işlemlerini çoğunlukla davalı banka üzerinden gerçekleştirdiğini, 17.03.2023 tarihinde müvekkiline ait hesaptan iradesi dışında bir ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkili adına kayıtlı ... Kartından 17.03.2023 tarihinde bilgisi dışında yapılan 20.260 TL bedelli işlemden ötürü ilgili bankaya başvuru yapıldığını, yapılan başvurudan red cevabı alındığını, bu duruma istinaden mezkur bedeli bankaya ödemek zorunda kaldığını, yaşanılan bu durumdan sonra müvekkilinin 19.04.2023 tarihinde ... başvuru yaptığını, ancak 25.04.2023 tarihli karar tutanağından da görüleceği üzere ''hakem heyetinin görevsizliğine, görev yerinin Ticaret Mahkemeleri olduğuna'' hükmedildiğini, karar üzerine 04.10.2023 tarihinde arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, davalı taraf ile görüşmeler sonunda uyuşmazlık konusunda anlaşmaya varamadığını, son tutanak tanzim edildiğini, öncelikle bilindiği üzere; Bankaların devletin yoğun denetimi ve müdahalesi altında bulunan ve kendileri için belirlenmiş özel ilkelere uymak şartıyla faaliyet gösterebilen kuruluşlar olduğunu, Yargıtay’ın pek çok kararında “güven kurumu” olarak kabul edildiğini, ... 26.09.2019 tarihli, E. 2017/-, K. 2019/ sayılı kararında Bankaların, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olduğunu, bankaların sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumunda olduklarını, bu durumun, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirdiğini, bankaların, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olduğunu, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını, ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmelerin de geçerli olmadığını, müvekkilinden haksız bir şekilde kesilen meblağın iadesi ve müvekkiline tahsili için sayın mahkemeye başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, davanın kabulüne, müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan 20.260,00 TL bedelin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi/ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkilinin davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının internet bankacılığı üzerinden kredi kartıyla gerçekleştirilen dava konusu işlem, 3d secure yöntemi ile gerçekleşmiş olup kart bilgileri ile şifre gizliliği davacının sorumluluğunda olduğunu, müvekkil bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davacının söz konusu tarihte internet hesabıyla gerçekleştirilen dava konusu harcama, 3D Secure yöntemi ile gerçekleşmiş olup kart bilgileri ile şifre gizliliği kart hamili olan davacının sorumluluğunda olduğunu, davacının, şahsına verilen ve muhafazası kendi sorumluluğunda olan kimlik kartını, kart bilgilerini ve telefonuna gönderilen şifreleri yeteri düzeyde korumadığı, güvenliğini sağlamadığı, tüm kart bilgileri ile şifreleri üçüncü kişilerle paylaştığı hususu göz önüne alındığında davacı, oluşan zarardan bizzat sorumlu olduğunu, davacının dava konusu işlemleri kendi kusurlu davranışları ile gerçekleştirmiş olduğu, davacının korumakla yükümlü olduğu kart bilgileri ve şifreleri 3. kişiler ile paylaşmış olduğu açıktır. kaldı ki, davacı müşterinin müvekkilimiz banka ile imzalamış olduğu bireysel müşteri sözleşmesi’nin 140.maddesi gereği, davacı, internet şubesi kullanarak yapmış olduğu tüm işlemlerde kendi adına ve hesabına hareket ettiğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, müvekkil banka açısından herhangi bir sorumluluk ihlali söz konusu değildir, davacının, kredi kartı ve şifre bilgilerini yeteri düzeyde koruyamaması ve bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşması sebebiyle bireysel müşteri sözleşmesi ile kendisine yüklenen koruma ve özen borcunu ihlal etmesi söz konusu olduğunu, dava konusu zarardan davacı bizzat sorumlu olduğunu, bu nedenlerle Yukarda izah edilen ve mahkemenizin resen takdir ve tespit edeceği nedenlerle davacının hukuki dayanaktan yoksun iş bu davasının reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir .

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, ... Bilgi ve belge araştırmaları, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, bankacılık işlemine dayalı alacak davasına ilişkindir.Mahkememiz dosyası temin edilen evraklar ile birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişi ve bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 03/06/2024 tarihli raporunda özetle: ... kararında (... BAM 14. H.D. 2022/ E., 2023/ K.) ilk derece Mahkemelerinden bilirkişiden kusur oranı istenmesinin talep edildiği anlaşılmakla, Sayın Mahkemece “Müterafik Kusur” oluştuğu yönünde kanaate varıldığı durumda davalı ... Bankası A.Ş.''nin, ... sebebiyle gerçekleşen zararın meydana gelmesinde ''MÜTERAFİK KUSURLU'' olduğu ve ... BAM 14. H.D. 2022/ E., 2023/ K. Nolu Gerekçeli Kararı gereği davacı bankaya atfı kabil kusur oranının %60 olarak değerlendirildiği, davacı ... Hırd. Mak.Nalb. Mob. Nakl. İnş. İth. İhr.San. Tic. Şti.nin, dava konusu işlemlerin bizzat kendisine ait ... hattı üzerinden yapılması ve gayrı ihtiyari olarak şifre ve kişisel bilgilerinin kullanımını 3. Şahısların eline geçmesine sebebiyet vermesi nedeniyle özen yükümlülüğünü yerine getir(e)mediği, bankacılık bilgilerinin başka şahıslarca elde edilmesi yoluyla para transferinin gerçekleştirildiği, "..." sebebiyle gerçekleşen zararın meydana gelmesinde, davacıya ''KUSUR'' yüklenebileceği, etkin bir ihmal ya da kusurunun bulunması sebebiyle, ... BAM 14. H.D. 2022/ E., 2023/ K. Nolu Gerekçeli Kararı gereği davalıya atfı kabil kusur oranının %40 olarak değerlendirildiği, bu durumda oluşan Toplam Zarar Miktarının 20.260.00 TL. olacağının tespitiyle, %40 davacı ve %60 Banka Kusur Oranına Göre; Davalı Bankanın (20.260.00 TL.*%60);12.156.00 TL, Davacının (20.260.00 TL.*%40); 8.104.00 TL . zarara katlanması gerekeceği kanaati ile davalının profesyonel dolandırıcılar tarafından arayan hat manipulasyonu tekniğine maruz kaldığı ve telefonuna yüklenen casus - arka plan yazılımlar aracılığıyla mobil bankacılık hesabına erişim yapılmış olabileceği, bu tür eylemlerde kart kulanıcılarının ağır kusurlu sayılmasının mümkün görünmediği kanaati mütalaa edilmiştir.Aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan 28/12/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Emsal istinaf kararında (... BAM 14. H.D. 2022/2820 E., 2023/734 K.) ilk derece Mahkemelerinden bilirkişiden kusur oranı istenmesinin talep edildiği anlaşılmakla, Sayın Mahkemece “müterafik kusur” oluştuğu yönünde kanaate varıldığı durumda davalı ... Bankası A.Ş.''nin, ... sebebiyle gerçekleşen zararın meydana gelmesinde ''Müterafik kusurlu'' olduğu ve ... BAM 14. H.D. 2022/ E., 2023/ K. Nolu Gerekçeli Kararı gereği davacı bankaya atfı kabil kusur oranının %60 olarak değerlendirildiği, davacı ... Hırd. Mak.Nalb. Mob. Nakl. İnş. İth. İhr.San. Tic. Şti.nin, dava konusu işlemlerin bizzat kendisine ait ... hattı üzerinden yapılması ve gayrı ihtiyari olarak şifre ve kişisel bilgilerinin kullanımını 3. Şahısların eline geçmesine sebebiyet vermesi nedeniyle özen yükümlülüğünü yerine getir(e)mediği, bankacılık bilgilerinin başka şahıslarca elde edilmesi yoluyla para transferinin gerçekleştirildiği, ... sebebiyle gerçekleşen zararın meydana gelmesinde, davacıya ''KUSUR'' yüklenebileceği, etkin bir ihmal ya da kusurunun bulunması sebebiyle, ... BAM 14. H.D. 2022/ E., 2023/ K. Nolu Gerekçeli Kararı gereği davalıya atfı kabil kusur oranının %40 olarak değerlendirildiği, bu durumda oluşan Toplam Zarar Miktarının 20.260.00 TL. olacağının tespitiyle, %40 davacı ve %60 Banka Kusur Oranına Göre; Davalı Bankanın (20.260.00 TL.*%60);12.156.00 TL, Davacının (20.260.00 TL.*%40); 8.104.00 TL . zarara katlanması gerekeceği kanaati ile davalının profesyonel dolandırıcılar tarafından arayan hat manipulasyonu tekniğine maruz kaldığı ve telefonuna yüklenen casus - arka plan yazılımlar aracılığıyla mobil bankacılık hesabına erişim yapılmış olabileceği, bu tür eylemlerde kart kulanıcılarının ağır kusurlu sayılmasının mümkün görünmediği kanaatini bildirmiştir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, 4 Aralık 2013 tarihli 28841 sayılı tebliğinde; 5 maddenin 3. fıkrasına göre; Banka, kendi alanına giren konularda sahtecilik ve dolandırıcılık olaylarını önleyici çalışmalar yapmak, güvenlik önlemleri saptamak, ilgili taraflar arasında gerekli bilgi paylaşımının sağlandığından emin olacak şekilde mekanizmalar kurmak ve sağlanan bilgi paylaşımının etkinliğini takip etmekle yükümlüdür.Bankalar birer güven ve itimat kurumları olduklarından kural olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankalar, müşterilerinin kişisel bilgilerini korumakla mükelleftir.Bankaların, internet bankacılığında müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarını kullanması zorunludur. Kartın fiziki olarak ibraz edilmesinin mümkün olmadığı mesafeli işlemlerde (mail order,telefon order, elektronik ticaret) “Kart numarası”, ” Kartın Vadesi”, ”Güvenlik Kodu” nun çeşitli şekillerde öğrenilmesi veya ele geçirilmesi ile bu bilgilerle mal ve hizmet satın alınabilmesi dolandırıcılığa ve suistimale açık bir kullanım şekli olduğundan, hem Kartlı Ödeme Sistemleri kuralları gereği hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununa göre mal ve hizmet alımlarındaki zararlardan kart sahipleri sorumlu tutulamazlar.Bankalar;faaliyet alanları,kuruluşları,yönetimleri,iç denetim sistemleri,finansal raporlamaları, öz sermayeleri,sermaye yeterlik oranları ve bağımsız denetimleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenen güven kuruluşlarıdır.Bankaların hukuki sorumlulukları, başta TBK olmak üzere birden fazla mevzuatta düzenlenir. 6102 sayılı TTK uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği düzenlenir. Bankalar, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluşlar olarak kendi faaliyet alanlarının gerektirdiği ölçüde basiret ve özenle davranmalıdır. Kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermelerini gerektirir. Güvenin korunması ilkesi, güvenen nezdinde bir güven unsurunun oluşmasına sebebiyet veren güvenilenin, yarattığı bu güvene uygun davranışlarda bulunması ve bunun sonuçlarına da katlanması anlamı taşır.Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirirken objektif özen ile davranmak durumunda olup birer itimat kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankaların, sözleşmeden kaynaklanan veya bu kapsamda değerlendirilen borçlarını, hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinin sonucu Borçlar Kanunu’nda genel hatlarıyla açıklanmıştır. Buna göre alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamamış ise borçlu olan taraf, kendisinde hiçbir kusur olmadığını ispat edemedikçe bundan dolayı doğan zararı karşılamak zorundadır. Bankaların, kendilerine güvenen müşterilerine, onların yakınları olan üçüncü kişilere ve bilgi almak ya da ilişki kurmak amacıyla kendilerine başvuran kişilere karşı koruyucu nitelikte bir özen borcu vardır. Müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 6098 sayılı TBK’nın 52.maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir.Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 6098 sayılı TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür() (... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2023/ Esas 2023/ Karar) (... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2022/ Esas ve 2023/ Karar)
Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zoruna olan kuruluşlardır.Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar.Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. ().O halde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nın 18.maddesinin 2.fıkrası gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Ancak bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklılık arz etmektedir.Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlülüğü şüphesiz daha ağırdır. 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun "Kart kullanımına ilişkin yükümlülükler" başlıklı 15.maddesinde "Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikvarlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir. "Bildirim Zorunluluğu" başlıklı 16.maddesinde; "Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şeklide korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır."düzenlemesi yer almakta,Bu aşamada müterafik (ortak) kusur kavramından bahsedilmesi yararlı olacaktır.Zarar görenin kendi kusurunda, kişinin kendisine zarar veren bir hareket tarzı söz konusudur. zarar görenin kendi kusuru, akıllıca iş gören,mantıklı bir kişinin, kendi yararı gereği zarar uğramamak için kaçınacağı veya kaçması gereken bir eylemi olarak nitelendirilmelidir. Zarar görenin kusuruna ortak kusur, birlikte kusur veya müterafik kusur da denilmektedir. () Müterafik (ortak) kusur, makul bir kimsenin kendi yararına sakınmak zorunda olduğu düşüncesiz, dikkatsiz bir hareket tarzıdır. Müterafik (ortak) kusur kasdi olabileceği gibi, ihmal şeklinde de ortaya çıkabilir. Zarar görenin müterafik kusuru illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise zarar veren sorumluluktan kurtulacak ve tazminat ödemeyecektir. Buna karşılık zarar görenin müterafik (ortak) kusuru bu yoğunlukta değilse ortak sebep olarak tazminattan indirim sebebi teşkil edecektir. (... 2019(19)11- Esas 2022/ Karar sayılı kararı) 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesine göre, zarar gören, zararı doğuran fiilen razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırılmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hakim, tazminatı indirebilir. Ayrıntılı ve hükme esas almak için yeterli görülen bilirkişi kök ve ek raporu dikkate alınarak; 17/03/2023 tarihinde online alışveriş yapıldığı, alışveriş sırasında kart bilgilerinin girildiği, davacıya ait cep telefonuna 3d secure onay şifresi gönderildiği, şifre girilerek alışverişin gerçekleştirildiği anlaşılmakla birlikte, davacı tarafın kart bilgilerinin kredi kartı dolandırıcılığı yöntemleri ile 3. Şahısların eline geçmesine sebep olduğu kanaatine varıldığı, davacının olay sebebiyle sorumlu olup olmadığı değerlendirildiğinde; dava konusu işlemlerde davacı tarafa ait mobil cihazı kullanıldığı ve dava konusu olayın dolandırıcılık olayı olduğunun sübut olduğu, hal böyleyken davacının internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı Bankanın olay sebebiyle sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesinde; dava konusu işlemlerde bankanın müşterisini dolandırıcılık eylemlerine karşı koruma yükümlülüğü çerçevesinde, gelişmiş dolandırıcılık tespiti ve önleme sistemlerine sahip olmasının beklendiği, müşterinin olağandışı kullanım alışkanlıklarını analiz eden ve şüpheli işlemleri gerçek zamanlı durduran veya ek onay mekanizmalarını devreye alan sistemleri tesis etmekle yükümlü olduğu dikkate alınarak davalı bankaya kusur atfedilebileceği anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle, bu tür olaylarda ilkesel olarak internet bankacılığında güvenlik önlemlerini alma konusunda bankayı yetkili ve görevli sayarak doğabilecek en küçük zarardan dahi bankaların sorumlu olduğuna hükmetmiştir. Birer güven kurumu olan bankalar aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadır. Bu sebeple de hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Müterafik (ortak) kusur kasdi olabileceği gibi, ihmal şeklinde de ortaya çıkabilir. Bilirkişilerce tarafların müterafik kusurlu bulunmaları ile tarafların kusur durumunun 6098 sayılı TBK 52.maddesi gereğince hakim takdiri ile değerlendirilmek suretiyle; davacının meydana gelen olayda kart bilgilerini girerek dolandırıcılık yöntemleri ile üçüncü şahısların eline geçmesine sebep olması nedeniyle gerekli özeni göstermemesi, saldırganların banka sistemlerine meşru kullanıcı gibi girmesine zemin hazırlaması nedeniyle takdiren % 40 kusurlu bulunduğu, davalı bankanın ise saldırıyı önlemede daha proaktif ve gelişmiş sistemleri kullanması gerekirken kullanmaması nedeniyle % 60 oranında kusurlu bulunduğu, davacının zarar miktarının 20.260,00 TL olduğu, % 40 davacı ve % 60 davalı banka kusur oranına göre yapılan hesaplamalar ile davacının 12.156,00 TL lik zararından davalı bankanın sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlere,

1-Davanın KISMEN KABULÜNE; buna göre 12.156,00 TL nin haksız fiil tarihi olan 17/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 830,38 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 345,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 485,38 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,

4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 4.400 TL, posta ve tebligat gideri 52 TL olmak üzere toplam 4.452,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 2.671,20 TL yargılama gideri, 345,00 TL peşin harç ve 269,85 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.286,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri davanın kabul red oranına göre hesaplandığında cüzi miktar olduğundan takdiren davalı üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 12.156,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 8.104,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/04/2026