İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
Davacı vekili husumetin ... Hesabı'na yöneltildiği dava açan dilekçesinde; 10/09/2008 tarihinde müvekkilinin ve diğer davacıların yolcu olarak bulunduğu ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza yapması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere (kısmi dava) 4.000,00 TL maddi tazminatın faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, müteakip kazaya karışan aracın ... AŞ nezdinde ... Poliçesinin bulunduğunun sonradan anlaşılması üzerine husumet yöneltilen ... Hesabı'nın davalı olmaktan çıkarılarak, ... A.Ş.'nin dosyaya davalı olarak eklenmesine karar verilmesini talep etmiş,
Davacı vekili 04.06.2021 tarihli dilekçesi ile; müvekkili ... yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla HMK.m. 107 gereği, 800,00 TL geçici, 3.000,00 TL sürekli iş öremezlik olmak üzere toplam 3.800,00 TL maddi zararın tahsilini talep etmiş,
28.07.2021 tarihli dilekçesi ile; 125.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 800,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 125.800,00 TL maddi zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince ''..taraf değişikliğine ilişkin 20/10/2020 tarihli duruşma tutanağı 12.02.2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, 20.10.2020 tarihli celse 2 numaralı ara kararı ile ... Hesabının davalı sıfatının kaldırılarak ... A.Ş'nin davalı olarak eklenmesine karar verildiği, davacılar ... ve ...’un davasının 25.05.2021 tarihli celse 1 numaralı ara kararı ile HMK 150 maddesi gereği işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden bu davacıların davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığı iddiası bakımından davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabına göre davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği, kaza tarihinde yürürlükteki Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre 24.11.2021 tarihli ATK raporuna göre davacının %22,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği'' mütalaa edildiği aktüerya bilirkişi raporuna göre geçici iş göremezliğin 755,10 TL, sürekli iş göremezliğin 161.674,41 TL olmak üzere davacının toplam maddi zararının 162.429,51 TL olacağı, Hatır taşımacılığının kabulü ihtimaline binaen hesaplanan maddi zarardan %20 indirim yapıldığında davacının maddi zararı: (162.429,51 TL – x %20)= 129.943,61 TL olacağının bildirildiği, raporun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu, dava dışı sürücü ...'un Van 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 208/372 Esas sayılı dosyasında verdiği ifadede, köylülerin ricası üzerine köyden bir kısım kadınları hayvan sağmaları için götürdüğü sırada kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, dolayısıyla hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiği %20 oranında indirim yapıldığında toplam maddi zararının 129.943,61 TL olacağı, davacı tarafından güncel verilere göre yeniden hesap yapılması talep edilmiş ise de davalı tarafından sunulan poliçe limitinin 80.000,00 TL olduğu dikkate alındığında yeniden rapor alınmasının dosyaya katkı sağlamayacağı, davalının poliçe limiti ile sorumlu olacağı ..'' gerekçesi ile;
1-Davacı ...’un davasının 25.05.2021 tarihli celse 1 numaralı ara kararı ile HMK'nın 150 maddesi gereği işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına,
3-Davacı ...’ın davasının 25.05.2021 tarihli celse 2 numaralı ara kararı ile HMK'nın 150 maddesi gereği işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına,
4-Davacı ...’ın davasının kısmen kabulü ile 80.000 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 755,10 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 80.755,10 TL maddi tazminatın dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı ... vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili yönünden maddi tazminat talebini kısmen reddine karar verildiği ve aleyhe vekalet ücretine hükmedildiği, bu durumun bilirkişi raporundaki maddi hatadan kaynaklandığı, bilirkişi tarafından doğru hesaplama yapılsa idi talep artırım dilekçesinin buna göre hazırlanacağı bu sebeple davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına yöneliktir.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri; talebin zamanaşımına uğradığı, ... tarafından müvekkil şirket aleyhine Çatak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/158 Esas sayılı dosyasıyla dava açılması sonucu dava kapsamında davacı tarafla sulh olunduğu ve ödeme yapıldığı halde mahkemece sonrasında taraf değişikliği yoluna gidilmiş olmasının hatalı olduğu, kalıcı ve geçici iş göremezlik toplamına göre teminat limitinin aşıldığı, faizin başlangıç tarihinin müvekkilinin sonradan taraf değişikliği ile davada taraf olması nedeniyle dava tarihi olmayacağı, maluliyet ve kusur oranları ile hesaplama tekniğinin hatalı olduğu ve hükmedilen tutarın fahiş olduğu, bakiye ilam harcının hatalı hesaplandığı ve destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiği hususlarına yöneliktir.
Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle geçici ve sürekli maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.
(1)Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde -aşağıda açıklanacak husus hariç olmak üzere- usul ve yasaya aykırılık olmamasına, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen zamanaşımı def'inin HMK'nın 357/1. madde hükmü gereğince istinaf aşamasında değerlendirilemeyecek olmasına, Anayasa Mahkemesi'nin kararı gereği yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve bu suretle % 1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması yasal olarak olanaklı olmadığından bu husustaki uygulamanın doğru olmasına, davacının işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan hesap raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu ve % 10 artış ve %10 iskonto uygulanarak tazminat hesabı yapılarak bulunan hesap doğrultusunda karar verilmiş olmasının doğru olmasına, davacı tarafa davalı tarafça herhangi bir ödeme yapıldığının ispatlanamamış olmasına, hükme esas alınan 24.11.2021 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre hazırlanmış bulunmasına, davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda dava dışı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu belirleyen 01/10/2018 tarihli ATK Trafik İhtisas Kurulu raporunun, olaya ve oluşa uygun olup hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, 01.07.2008 - 31.12.2008 dönem için kişi başı teminat limitinin 125.000,00 TL olması karşısında hükmedilen tazminat yönünden teminat limitinin aşılmamış olmasına, bakiye ilam harcının hesaplanmasında ve davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hesaplanmasında bir hata bulunmamasına göre davacı ve davalı vekilinin bu yönlere temas eden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
(2)Somut olayda, HMK'nın 124. maddesi uyarınca davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin kabulü ile davalı olarak ... AŞ'nin kaydının yapılmasına karar verildiği, sözkonusu ara kararın davalı sigorta şirketine 12.02.2022 tarihinde tebliği edildiği anlaşılmakla, davalı sigorta şirketine ara kararın tebliğ edildiği tarihte temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2022/1725 Esas, 2022/9741 Karar sayılı kararı) dava tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Ancak bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılıp, yanılgılı hususun düzeltilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2022 tarih, 2016/653 Esas, 2022/763 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun; yukarıda (1) nolu maddede açıklanan hususlarda esastan reddine (HMK 353/1-b/1), davalı ... A.Ş.vekilinin istinaf itirazlarının (2) nolu maddede açıklanan hususta KISMEN KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2)
2/İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 80,70 TL harcın düşümü ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
6/İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2022 tarih, 2016/653 Esas, 2022/763 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
a/Davacı ...’un davasının 25.05.2021 tarihli celse 1 numaralı ara kararı ile HMK 150 maddesi gereği işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına,
b/Davacı ...’ın davasının 25.05.2021 tarihli celse 2 numaralı ara kararı ile HMK 150 maddesi gereği işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına,
c/Davacı ...’ın davasının kısmen kabulü ile 80.000 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 755,10 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 80.755,10 TL maddi tazminatın 12/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d/492 Sayılı Yasa gereğince alınması gereken 5.516,38 TL harçtan peşin alınan 446,10 TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 5.070,28 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
e/Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, A.A.Ü.T gereğince taktir olunan 12.920,82 TL vekalet ücretinin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
f/Davalı taraf vekille temsil olunduğundan, A.A.Ü.T gereğince taktir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin, davacı ...'dan alınarak davalı tarafa verilmesine,
g/Açılmamış sayılmasına karar verilen davalı ...'ın davası bakımından davalı taraf vekille temsil olunduğundan, A.A.Ü.T gereğince taktir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin, davacı ...'tan taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
h/Açılmamış sayılmasına karar verilen davalı ...'un davası bakımından davalı taraf vekille temsil olunduğundan, A.A.Ü.T gereğince taktir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin, davacı ...'dan taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
ı/Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 29,20 TL başvurma harcı + 29,20 TL peşin harç + 417,00 TL ıslah harç toplamı olan 475,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
i/Davacı tarafından yapılan 1.696,50 TL ATK fatura ücreti + 850,00 TL bilirkişi ücreti + 578,55 TL tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 3.125,05 TL yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre %64,19 (2.005,96 TL) oranında davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,
j/Davacı ... ve ... tarafından yapılan 1.112,00 TL ATK fatura ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.16/04/2026