İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARARIN YAZ. TARİHİ: 16.04.2026

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.04.2023 tarih ve 2022/497 Esas, 2023/271 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili (Kuveyt uyruklu) şirket ile davalı şirket arasında konusu ekipman satışı olan ve 27/02/2022 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı(satıcı) şirketin sözleşmede niteliği ve niceliği detaylı olarak belirtilen makineleri belirtilen tarihte teslim etmeyi; müvekkili(alıcı) şirketin ise sözleşmede belirtilen 82.000 USD bedeli, sözleşmenin "Ödeme Koşulları" başlıklı 3. maddesinde kararlaştırılan taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiğini; bu bağlamda, davalı şirketin, sözleşmeye konu makineleri 75 günlük süre içerisinde müvekkiline teslim etmesi gerektiğini, tarafların bu sürenin en fazla 15 gün daha uzayabileceğini kararlaştırdıklarını, sözleşmenin taraflarca kabul edilip imzalanması ile birlikte müvekkili şirketin ilk taksit olan 41.000 USD'yi 15/03/2021 tarihinde banka yolu ile davalı şirkete ödediğini; sözleşme kapsamında müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesine ve uzun süre beklemesine rağmen davalı şirketin sözleşmeye konu malları müvekkili şirkete teslim etmediğini, son olarak müvekkili şirket temsilcilerinin sözleşmeye konu malları teslim almak amacıyla, 28/08/2021 tarihinde davalı şirketin iş yerine gittiğini fakat sözleşmeye konu malların teslime hazır olmadığının görüldüğünü, bu hususta taraflar arasında 28/08/2021 tarihli tutanak ve 03/09/2021 tarihli ek protokol düzenlendiğini, bu protokolün eki olarak davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 41.000 USD değerinde teminat senedi verildiğini, ek protokol ile davalı şirkete malların teslimi hususunda 37 günlük ek süre verildiğini, bu sürede de sözleşmeye konu makinelerın teslim edilmemesi halinde satıcı(davalı) tarafın müvekkili şirkete 4.100 USD değerinde iyi niyet ödemesi yapacağına ilişkin cezai şart koyulduğunu, fakat davalı şirketin sözleşmeye konu malları ek protokolde belirtilen süre içerisinde de teslim etmediğini; taraflar arasında imzalanan 27/02/2021 tarihli sözleşmenin 6.5 bendinde; "Ek No: 2 ve Ek No: 3 içerisinde ifade edilen koşullar yerine getirilmezse tutar iade edilecektir ve makine iade edilecektir" hükmünün düzenlendiğini, mallar teslim edilmediği için davalı tarafa İzmir 28.Noterliğinin 27/01/2022 tarihli ve 02561 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini ve müvekkili şirketin 15/03/2021 tarihinde yaptığı 41.000 USD değerindeki avans ödemesinin iade edilmesinin istenildiğini, 25/02/2022 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmesine rağmen davalının ihtarnameye cevap vermediğini ve avans ödemesini iade etmediğini; bunun üzerine yukarıda belirtilen 41.000 USD avansın ve 4.100 USD iyi niyet ödemesinin tahsili için Menemen İcra Müdürlüğünün 2022/1212 E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu bildirerek sözü edilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; MÖHUK'nun 48.maddesi uyarınca yabancı uyruklu davacı şirketin teminat yatırması gerektiğini, ayrıca davacı tarafın sunduğu ruhsat tercümesinde "....Hazır Giyim Üretimi" için görülen ruhsat bitiş tarihinin 12/03/2020 olarak gözüktüğünü, buna göre "Anayasasına ve kamu düzenine uygun olarak teşekkül etmiş bulunan" bir tüzel kişiliği söz konusu olamayacağını, dolayısıyla dava ehliyeti eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini; her ne kadar ortada esas yönden geçerli bir para alacağı söz konusu olmasa da, yabancı para alacakları için 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesinde öngörülen "bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına ödenen en yüksek banka faiz oranının" uygulanacağını, yabancı para alacakları için avans faizi isteminin yerinde olmadığını; 15/03/2021 tarihinden itibaren avans faizi istenmekte ise de faizin başlangıç tarihinin 15/03/2021 olmadığını; yabancı para olarak veya Türk Lirasına çevrilerek açılan takiplerin itiraza konu olması halinde açılacak itirazın iptali davalarında icra takibine konu edilen para birimi dışında bir para cinsinin dava konusu edilmesinin mümkün olmadığını, zira itirazın iptali davalarının takip talebine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğunu, alacaklının para alacağını hangi para cinsinden talep etti ise o para cinsi ile bağlı olduğunu bunu daha sonra değiştiremeyeceğini, kaldı ki davacının ihtarnamede gösterdiği bedel Türk Lirası iken Dolar para birimi üzerinden takip açtığını; esas yönden ise, taraflar arasında 06/03/2021 tarihli ....model-dokumasız kumaş üreten" bir makine üretimi konusunda sözleşme imzalandığını; yine taraflar arasında imzalanan 03.09.2021 tarihli ek protokole göre, makinenin tesliminin en geç 10/10/2021 tarihinde gerçekleşeceğini; müvekkilinin 03.09.2021 tarihinde düzenlenen ek protokole uygun bir şekilde makinenin üretimini tamamladığını ve makineyi teslim almaları için davacı tarafa defalarca bildirimde bulunduğunu, davacının kendilerine yapılan bildirimleri karşılıksız bıraktığını ve makineyi teslim almayarak alacaklı temerrüdüne düştüğünü; sonrasında müvekkili tarafından 08/10/2021 tarihinde Menemen Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak tespit isteminde bulunulduğunu, sözü edilen mahkemenin 2021/65 D.İş E. 2021/69 D.iş K.sayılı dosyasında gerçekleştirilen bilirkişi incelemesi neticesinde ".... Model Dokumasız Kumaş Üretim Makinesinin her bir prosesinin çalışır vaziyette olduğu ve işlemin sonucunda dokunmamış kumaş üretiminin sağlandığı, makinenin çalışır vaziyette olduğu"nun, davacının istediği ...(...-dokumasız kumaş üreten) model olduğunun ve dokumasız kumaş üretiminin başarıyla gerçekleştirdiğinin sabit hale geldiğini; teslim günü olarak 10/10/2021 tarihinin kararlaştırıldığı ticari ilişkide teslim tarihinden önce hazır olan makineyi gelip gören davacı tacirin bu tarihten çok sonraki bir zamanda çektiği ihtarın TTK'nun 23.maddesi gereği hiçbir geçerliliği bulunmadığını, malın ayıplı olduğu varsayılsa dahi bu durumun daha önce öğrenildiği ve herhangi bir ayıp bildiriminde bulunulmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesinin 26.04.2023 tarih ve 2022/497 Esas, 2023/271 karar sayılı kararı ile özetle; ''...Somut olaya gelindiğinde, davalının taraflar arasında imzalanmış bulunan eser sözleşmesi ve eklerine uygun ve yukarıda belirtilen kriterlerde eseri meydana getirerek teslime hazır hale getirmesi ve bunu sözleşmede belirlenen yol ve yöntemler ile iş sahibine eserin teslime hazır olduğunu bildirmesi gerekmektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek protokole göre, eserin en son teslim tarihi 10/10/2021 tarihidir. Davalı tarafça eserin meydana getirilmesinden sonra Menemen Sulh Hukuk mahkemesine başvuruda bulunularak eser (makine) üzerinde inceleme yaptırılmış ve dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporuna göre davalının eseri (makineyi) sözleşmede ve ek protokolde belirlenen koşul ve özellikler ile hazır hale getirdiği tespit edilmiştir. Söz konusu tespitin tarihi ise 08/10/2021 tarihi olup taraflarca ek protokol ile kararlaştırılan tarih olan 10/10/2021 tarihinden öncedir. Ancak, davalı yüklenicinin eseri hazır hale getirmesi yeterli olmamakta, aynı zamanda sözleşmede belirlenen şekil ve yöntemler ile edimini ifaya ve eseri teslime hazır olduğunu iş sahibine ihbar etmesi gerekmektedir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.4 maddesine göre, sevkiyattan en az 10 gün önce satıcı, telefon-faks-eposta ile bildirimde bulunacaktır. Bunun dışında taraflar arasında özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı tarafça sunulan yazışmalar ve dinlenen tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, davalının eserin hazır hale geldiğini ek protokol ile belirlenen tarihin sona ermesinden önce davacıya ihbar ettiği/bildirdiği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama esnasında davacı tarafça, davalı tarafın imal ettiği makinenin talep edilen özellikleri taşımadığı yönünde iddialarda bulunulmuştur. Her ne kadar davacı tarafça bu husus dava dilekçesinde ileri sürülmemiş ise de, mahkememizce yargılama esnasında mahallinde bilirkişiler eşliğinde keşif icra edilmiş, keşif esnasında makine çalıştırılarak makine tarafından imal edilen üründen (kumaştan) kafi oranda bir miktar dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda ise, makinenin sözleşmede belirlenen özellikleri taşıdığı ve istenilen kumaşı ürettiği yönünde rapor tanzim edilmiş olup Menemen Sulh Hukuk mahkemesince alınan rapor ile de çelişmemektedir.
Tüm dosya kapsamı, tanık beyanları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davalının taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ek protokol ile belirlenen tarihte edimini ifa ettiği ve eseri hazır hale getirdiği, bu hususu da yani eseri teslime hazır olduğunu davacıya bildirdiği, ancak davacının eseri teslim almadığı, sözleşmenin feshi ile yapmış olduğu avans ödemesinin iadesini talep hakkının bulunmadığı, bu itibarla yapılan icra takibinin haksız olduğu ancak takibin kötü niyetle yapıldığına dair mahkememizde kanaat oluşmadığı, haklılık/haksızlık durumunun yargılama sonucunda belirlenebilmesi nedeniyle davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine'' dair karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından verilen 31.05.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.05.2023 tarih, 2022/497 Esas ve 2023/271 Karar sayılı kararı ile davanın reddine yönelik karar tesis ettiğini, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.05.2023 tarih, 2022/497 Esas ve 2023/271 Karar sayılı ilamı eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, anılı kararın bu sebeple hukuka aykırılıklar içerdiğini, bu noktada, taraflarınca, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.05.2023 tarih, 2022/497 Esas ve 2023/271 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunda bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu,
-Davalı tarafın makinelerin çalışır vaziyette olduğuna ilişkin Menemen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/65 D.İş- 2021/69 Karar sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını belirtmiş olsa da yapılan bu tespiti kesinlikle kabul etmediklerini, zira dosyada taraf olarak gösterilen müvekkilinin ne bu dosyadan ne de yapılan tespitten hiçbir şekilde haberinin olmadığını, bu süreçte tespite ilişkin müvekkili şirkete hiçbir şekilde bildirim veya tebligat yapılmadığını, bu sebeple öncelikle, davalı tarafın usule tamamen aykırı olarak yaptırmış olduğu bu tespiti kabul etmediklerini, kaldı ki makinelere ilişkin yapılmış olan tespitin de eksik ve hatalı olduğunu, zira tespit talebinde bulunan davalı tarafın, tespite ilişkin açılmış olan dosyaya, taraflar arasında imzalanan 06/03/2021 tarihli ana sözleşmeyi dahi sunmadığını, bilirkişi tarafından sadece taraflar arasında imzalanan 03/09/2021 tarihli ek protokole göre tespit yapıldığını, fakat 03/09/2021 tarihli ek protokol süre uzatımına ilişkin olduğunu, bu protokolün makinenin özelliklerine ilişkin hiçbir detay içermediğini, bu noktada makinenin hangi özelliklere sahip olması gerektiği ve hangi ham maddelerin kullanımı için uygun olması gerektiği bilinmeden, bilirkişinin neye göre tespit yaptığının anlaşılamadığını, zira davalı tarafın müvekkiline teslim etmeyi teklif ettiği makinelerin sözleşmede özellikleri detaylı olarak yazılan ham maddeyi işlemeye uygun nitelikte olmadığını, tarafların ortak katılımı ile yapılan testlerde makinelerin sözleşmeye uygun olarak tasarlanmadığının tespit edildiğini, bunun yanında açılan tespit dosyası kapsamında bilirkişinin incelemiş olduğu makinelerle, davalının müvekkiline teslim etmeyi teklif ettiği makinelerin aynı olup olmadığının da belirsiz olduğunu,
-Menemen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/65 D.İş- 2021/69 Karar sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında; keşif günü ... Model Dokumasız Kumaş Üretim Hattının çalıştırıldığı ve sistemin incelenmiş olduğu, sistemin her bir prosesinin çalışır vaziyette olduğu ve işlemin sonucunda dokunmamış kumaş üretiminin sağlandığı, makinenin çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiğini, şöyle ki; piyasada farklı niteliklere sahip, işlenecek olan ham maddeye göre özellikleri değişen birçok .... Model Dokumasız Kumaş Üretim Makinesinin mevcut olduğunu, müvekkilinin istediği dokumasız kumaş üretim makinesinin de alelade bir makine olmayıp makinenin özellikleri taraflar arasında imzalanan 06/03/2021 tarihli ana sözleşmenin "Ekipman Niteliği ve Niceliği" başlıklı 6. maddesinde detaylıca anlatıldığını, tedarik edilecek makinenin miktarı sözleşmesinin EK-1'inde, makineye ilişkin teknik çizimler sözleşmenin Ek-2'sinde, makinenin çalışacağı ham maddenin teknik detaylarının ise sözleşmenin Ek-3'ünde detaylandırıldığını, fakat, sözleşmede detaylıca özellikleri belirtilen makine davalı tarafça müvekkiline teslim edilmediğini, davalı tarafça ikame olarak müvekkiline teslimi teklif edilen makinenin ise taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen teknik şartlara haiz olmadığını, davalı tarafça teslimi teklif edilen makineyle, sözleşmenin ek-3'ünde belirtilen özelliklere sahip ham maddenin işlenebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin haklı olarak sözleşmeye uygun olmayan bu makineleri kabul etmediğini, zira davalı tarafça, delil tespiti dosyasına, taraflar arasında imzalanan ana sözleşme sunulmuş olsaydı; bilirkişi tarafından incelenen makinelerin sözleşmede özellikleri belirtilen ham madde ile üretim yapmaya uygun olmadığı kolaylıkla tespit edileceğini, davalı tarafın, bu dosyaya ana sözleşmeyi sunmayarak sadece ek protokol üzerinden delil tespiti yaptırmış olmasından ve delil tespiti dosyasında müvekkiline tebligat yaptırılmamış olmasından kötü niyetli olarak hareket ettiğinin anlaşıldığını,
-Yukarıda detaylı olarak açıkladıkları üzere her ne kadar davaya konu makinenin çalışır vaziyette olsa da müvekkilinin ve davalı arasında imzalanmış olan sözleşmede tüm ayrıntıları belirtilen ham maddeyi işlemeye uygun olmadığını, bu noktada davalı eser sözleşmesinden kaynaklanan edimini yerine getirmediğini, bu sebeple de Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.05.2023 tarih, 2022/497 Esas ve 2023/271 Karar sayılı ilamında davanın reddine yönelik hüküm tesis edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,
-Davalı şirketin sözleşmeye konu malları kararlaştırılan sürede, sözleşmede belirtilen nicelik ve nitelikte teslim etmediğini, bu sebeple taraflarınca, davalı tarafa İzmir 28. Noterliğinin 27 Ocak 2022 tarihli ve 02561 yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, bu ihtarnamede davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle sözleşmeyi feshettiklerini bildirmekle birlikte, müvekkili şirketin 15/03/2021 tarihinde yapmış olduğu 41.000 USD değerindeki avans ödemesinin iade edilmesini talep ettiklerini, söz konusu ihtarnamenin 25/02/2022 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, davalı tarafın, taraflarınca gönderilen ihtarnameden sonra dahi Menemen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/65 D.İş- 2021/69 Karar sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını kendilerine bildirmediğini, müvekkili şirketi taraf olarak gösterdiği tespit dosyasını adeta müvekkilinden gizlediğini, aynı şekilde icra dosyasına yaptıkları itiraz dilekçesinde de tespit dosyasından hiçbir şekilde bahsetmediğini, bu noktada davalı tarafın, müvekkili şirketin yabancı uyruklu olmasından yararlanarak müvekkiline cevap hakkı dahi vermeden, hukuku kendi lehine kötüye kullandığının anlaşıldığını, kaldı ki yargılama sırasında ısrarla üzerinde durdukları bu hususların gerekçeli kararda değerlendirilmedğini, hüküm kurulurken göz ardı edildiğini,
-Dosya kapsamında dinlenen davacı tanıklarının dava dilekçesinde yer alan iddialarını ispatladığını, ancak Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.05.2023 tarih, 2022/497 Esas ve 2023/271 Karar sayılı ilamında davalı tanıklarının beyanlarının hangi gerekçeyle davacı tanıklarının beyanlarından üstün tutulduğunun somutlaştırılamadığını, dilekçelerinde davalı tanıklarından ....'in 23.03.2023 tarihli duruşmadaki beyanına değinildiğini, tanık beyanlarının birbirleri ile çeliştiğini, davalı tarafın makineyi süresinde teslim edememesinin sebebinin makinede kullanılacak olan malzemelerin temininden mi kaynaklı yoksa parça arızasından mı kaynaklı olduğu noktasında tanıkların beyan birliğinin bulunmadığını, hal böyle iken çelişkiler içeren tanık beyanlarına itibar edilmemesinin gerektiğini, yine davalı tanıklarından ....'ın ise 23.03.2023 tarihli duruşmadaki beyanına değinilecek, tanığın davaya konu makineyi kendisinin tasarladığını ve birçok parçasını da kendisinin yaptığını beyan etmesine karşılık müvekkili şirketin taleplerine uygun bir makine olup olmadığı, makinenin müvekkilinin kullanacağı ham maddeye uygun olarak çalışıp çalışmadığına dair herhangi bir beyanda bulunmadığını, kanaatlerince, makineyi tasarlayan ve birçok parçasını yapan tanıktan ham maddeye ilişkin beyanlarda bulunmasının bekleneceğini, kaldı ki dava dilekçelerinde ve yargılama sürecinde ısrarla belirttikleri üzere her ne kadar davaya konu makine sorunsuz çalışıyor olarak gözükse de müvekkilinin davalı ile imzalamış olduğu protokolde belirtilen ham maddeyi mevcut makinede kullanılamadığını, sonuç olarak davaya konu makinenin müvekkilinin belirlediği ham maddeyle üretim sağlayamadığını, dava konu uyuşmazlığın bu noktada toplandığını,
Yukarıda arz ve izah ettikleri ve re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne, yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.05.2023 tarih, 2022/497 Esas ve 2023/271 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Kuveyt uyruklu davacı iş sahibi şirket ile davalı yüklenici şirket arasında "... model-dokumasız kumaş üreten makina üretimi" konulu eser sözleşmesi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı vekili, taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra davacının sözleşme bedelinin ilk taksiti olan 41.000,00 USD'yi davalıya ödediğini, ancak davalının sözleşmeye konu makineyi süresinde davacıya teslim etmediğini, bunun üzerine 03.09.2021 tarihli ek protokol düzenlenerek davalı şirkete 37 günlük ek süre verilip bu sürede de makinenin teslim edilmemesi halinde davalının 4.100,00 USD iyi niyet ödemesi yapacağına ilişkin cezai şartın kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeye konu makineyi sözleşmede belirtilen nitelikte ve ek protokolde belirtilen süre içerisinde teslim etmediğini, bu sebeple davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi 27.01.2022 tarihinde feshettiğinden davalıya ödenen 41.000,00 USD avans ödemesinin temerrüt faizi ile iade edilmesi ve 4.100,00 USD iyi niyet ödemesinin tahsili için takip başlatıldığını, başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek eldeki itirazın iptal davasını açmıştır.
Somut olayda, davalı yüklenicinin taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinde belirlenen teslim tarihinde, sözleşmeye konu makinenin imalatını tamamlayarak davacı iş sahibine teslim edememesi üzerine taraflar arasında 03.09.2021 tarihli ek protokol yapılarak davalı yükleniciye 37 gün ek süre verilip makinenin 10/10/2021 tarihinde teslim edilmesi kararlaştırılmıştır. Davalı tarafça Menemen Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/65 D.İş sayılı dosyasında sözleşmeye konu makine üzerinde 08/10/2021 tarihinde yaptırılan delil tespiti neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda davalı yüklenicinin makineyi sözleşmede ve ek protokolde belirlenen koşul ve özelliklerle hazır hale getirdiğinin tespit edildiği; yargılama aşamasında yapılan keşif neticesinde düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da davalı tarafça sözleşmede belirtilen özelliklerde imal edilen makinenin ek protokolle belirlenen süre içinde teslime hazır hale getirildiğinin tespit edildiği görülmüştür. Buna göre davalı yüklenicinin ek protokol ile kararlaştırılan teslim tarihi olan 10/10/2021 tarihinden önce edimini ifa ettiği ve sözleşmeye konu makineyi sözleşmede belirlenen koşul ve özelliklerle hazır hale getirdiği; davalı yüklenicinin edimini ifaya ve eseri teslime hazır olduğunu davacı iş sahibine bildirdiği halde davacı iş sahibinin eseri teslim almadığından davacı iş sahibinin icra takibine konu sözleşme bedelinin ilk taksiti ile 03.09.2021 tarihli protokolle kararlaştırılan iyi niyet ödemesini (cezai şartı) talep etmekte haklı olmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.04.2023 tarih ve 2022/497 Esas, 2023/271 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.