İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalı şirket adına taşıma ticari ilişkisinden kaynaklı olarak kesilen faturalardan doğan cari hesap alacağının mevcut olduğunu, takibe konu alacağın ödenmemesi nedeniyle borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, haksız itirazın iptali ile borçlu şirketin kötü niyetli itiraz etmesi sebebi ile davalı borçlunun %20'den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini de talep ettiklerini, davacı şirket ile borçlu/davalı şirket arasında yapılan taşıma işlemenin de davacı şirketin taşıma işini ifa ettiğini ancak davalı tarafın ödemeyi kısmı olarak ifa ettiğini, bakiye 1.700 EURO'yu ödemeyi çeşitli bahaneler öne sürerek ödeme yapmaktan kaçındığını, davacı ve davalı arasında görüşmeler sonucu davacının ---- götürülecek emtia nedeniyle (2 araç) 11.000 EURO'ya anlaştıklarını, tarafların karşılıklı mutabakata varması neticesinde davalı şirkete 11.05.2023 tarihinde 5.500 EURO bedelli 2 adet fatura düzenlendiğini, ve emtialarına gönderilene teslim edildiğini, alıcının herhangi bir ihtirazi kaydı olmadan taşınanı teslim aldığını, tarafların anlaşmasına göre davalı tarafın 9.300 EURO ödeme yaptığını kalan 1.700 EURO' yu bakiyeyi ödemediğini, davalı şirketin her ne kadar davacı şirkete alacaklıya bir borcu olmadığını belirterek borca itiraz etse de itirazın gerçek dışı olduğunu,” beyan ederek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, ---. İcra Dairesi ---- esas sayılı takibin devamına ve borçlu/davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin -- faaliyet gösteren --- isimli firma ile ----- birtakım malların nakliyesi konusunda anlaşma sağladıklarını, bu kapsamda davalı şirketin alt taşıyıcı olarak davacı ---- ile irtibata geçtiğini ve malların davacıya ait Çekici:------ plakalı araçlar ile yapılması konusunda mutabık kaldıklarını, ilgili malların 08-09 Mayıs 2023 tarihinde yükleme yapılarak araçların yola çıktığını, taşıma faaliyetleri kapsamındaki bütün izinlerin ve organizasyonun alt taşıyıcıya ait olduğu nakliyenin, 19.05.2023 tarihinde --- kentindeki ----- isimli firmaya teslim edilmesi gerekirken, davacıya ait araçların --- yol izni olmaması ve ayrıca araçların tramvay yolunda geçmemesi gereken yükseklikten geçmeye çalışıp tramvay tellerine zarar vermesi ve sıkışıp kalması nedeniyle araçlardan biri ---- makamları tarafından 22.05.2023 tarihinde gümrük çıkışı ---- kentinde aracın bağlandığını, karşı alıcının girişimleri ile bağlanan aracın izni çıktığı vakit olan 31.05.2023 tarihinde yükün indirilebildiğini, söz konusu işin düzgün yapılmaması ve alt taşıyıcı olan davacının gerekli izinleri almamasından ötürü hem aracın bağlandığını ve malların indirilemediğini, hem de aracın kurtarılması/çekilmesi için vinç çağırılmak zorunda kalındığını, söz konusu vinç işlemlerinin alıcı firma tarafından yapıldığını, toplamda 1.700 Euro bedelin taraflarına yansıtıldığını, davalı firmanın bu bedeli ödediğini, davalı şirketin kendisinden kaynaklanmayan fakat kendisine fatura edilen bu işlem karşılığında kalan bakiye 5.500 Euro ödemenin 1.700 Euro’sunu bedelden mahsup etmek üzere davacı şirkete ödendiğini, zarara sebebiyet veren firmanın kendisi olduğunu, hatta taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinde de, taşımanın gecikmesi nedeniyle davacıya yükletilebilecek bir sorun olması halinde günlük 250 Euro bedelinde cezai şart uygulanacağı da kararlaştırılmasına ve kendilerine de faturalandırma yapılmasına rağmen, bu bedeli de kabul etmeyerek iade ettiklerini,” beyan ederek davacı tarafından müvekkil aleyhine ikame olunan haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce talimat yoluyla alınan 07/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davacı tarafın 2023 yılı yasal defterlerinin E-Defter kapsamında olduğu, TIK gereğince defterlerin e-defter olarak tutan mükellefler için defter tasdikinin aranmadığı, bu nedenlerle davacı firmanın 2023 yılı yasal defterlerinin TTK 64 ve 65 uyarınca usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafın yasal defter kayıtları üzerinden gerçekleştirilen inceleme ve tespitlere dayalı olarak; Davacı “---firması arasındaki ticari ilişkinin 11.05.2023 tarihinde ---- seri nolu ve ----- seri nolu iki adet yurtdışı nakliye hizmet satış faturası ile başladığı ve icra takip tarihi olan 20.09.2023 tarihi itibariyle davacı -----” firmasından herhangi bir alacak/borç bakiyesinin kayıtlı bulunmadığı, davacı tarafın yasal defter kayıtlarında, icra takip tarihi olan 20.09.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan herhangi bir borç/alacak bakiyesinin kayıtlı bulunmaması nedeniyle işleyen faiz yönünden herhangi bir hesaplama ve tespit yapılmadığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
Mahkememizce alınan 13/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen 11.07.2023 tarihli ----- seri numaralı 1.700,00 Euro bedelli faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirkete yasal süresinde iade faturası düzenlenmediği, faturaya itiraz edilmeden ticari defterlerine kaydettikleri, bu sebeplerden ötürü tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten alacaklı olmadığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
Eldeki dava, faturaya dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.----. İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden ---- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
"
İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.
Davacı tarafından, davalıya ait malların ---- ili ile ----- ülkesi arasında taşınması için anlaştıklarını, malların taşındığını, davaya konu 11.05.2023 tarihli 5.500,00'şer Euro bedelli iki adet faturayı düzenlendiğini, davalı tarafından 9.300,00 Euro ödendiğini, bakiye 1.700,00 Euro'nun ise ödenmediğini, alacaklı olduğu iddia edilmiş, davalı tarafından ise ---- aracın tellere takıldığını, aracın kurtarılması için vinç çağırmak durumunda kalındığı, 1.700,00 Euro vinç ücreti ödemek durumunda kaldığı, bu bedelin davacının toplam talep ettiği miktardan düşülmesi gerektiği, bu sebeple borçlu olmadığı savunulmuştur.Mahkememizce davacının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve 07.02.2024 tarihli rapor dosya arasına alınmış, akabinde davalının ticari defterlerinin incelenmesi için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş 12.03.2026 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için davaya konu taşımayı yapan araç için vinç hizmeti alınıp alınmadığı ve davalı tarafından ödemenin yapılıp yapılmadığının tespiti gerekir. Davalı tarafından vinç hizmetini aldığını iddia ettiği ------ isimli şirketin düzenlediği 19.06.2023 tarihli 1.700,00 Euro bedelli fatura dosya arasına sunulmuştur. Mahkememizce alınan talimat raporu ile davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davaya konu faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından dava dışı yabancı şirkete ait faturanın yansıması olan 11.07.2023 tarihli 1.700,00 Euro bedelli faturanın davacının ticari defterinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının, kendi ticari defterine göre alacaklı olmadığı anlaşılmıştır. Yansıtma faturasının davacının ticari defterinde kayıtlı olması, davalı tarafından davaya konu araç için vinç hizmeti alındığını, ödemenin yapıldığını ve ödemenin davacı tarafından yapılan taşıma esnasında davacının kusur sebebiyle meydana geldiğini ispatlar mahiyettedir. Bu sebeple her ne kadar mahkememizce istinabe yoluyla dava dışı şirkete ulaşılmaya çalışmış ise de davacının ticari defterleri incelendikten sonra işbu istinabe ara kararından rücu edilmiştir. Akabinde davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafından düzenlenen dava konusu fatura ve davalı tarafından düzenlenen yansıtma faturasının da davalı ticari defterinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterleri birbiri ile uyumludur ve takip tarihi itibariyle davacının, davalıdan alacağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı tarafından kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de dosya kapsamında davacının kötü niyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 132,57 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.