Menfi Tespit

Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından Antalya Genel İcra .../... E (eski Antalya ...İcra .../... E) sayılı dosyası ile ... TL miktarlı ... tanzim tarihli, ... vade tarihli bonodan kaynaklı toplam ... TL borcun tahsili için kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu edilen alacağın dayanağı olan senette davacı ...'ın, borçlu sıfatı ile ismi yer aldığını, ancak bahse konu senette yer alan hiçbir yazı ve imza davacının el ürünü olmadığını, davacının okuma yazma bilmediğini, davacının yerine sahte yazı yazmak ve imza atmak suretiyle senet tanzim edildiğini, davacının takibe konu edilen miktarda borcu olmadığının tespiti için İİK’nun 72. maddesi kapsamında menfi tespit davası açma zarureti doğduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile icra takibin durdurulmasını ve kötüniyetli icra takibi başlatan davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş.'nin davacının oğlu olan ... ...'a kullandırdığı kredinin geri ödemesi amacıyla ... ..., ... ... ve davacı ... ..., ... tanzim ... vade tarihli ... TL bedelli bonoyu düzenleyerek davalıya verdiklerini, bono vadesinde ödenmediğinden, borçlulara ödememe protestosu gönderildiğini ve anılan bonoya dayanılarak Antalya Kapatılan ...İcra Müdürlüğü .../... sayılı dosyası (yeni dosya no: Antalya Genel İcra Dairesi .../...) ile borçlular aleyhine takip başlatıldığını, borçlulara ödeme emirleri tebliğ edilmekle takibin kesinleştiğini, davacının borca ve imzaya itiraz etmediğini, takip tarihinden itibaren 5 yıl 10 ay geçtiğini, iş bu menfi tespit davasındaki iddiaların dürüstlük ve inandırıcılıktan uzak, gerçekdışı ve hayatın olağan akışına aykırı iddialar olduğunu, şayet bono üzerindeki imza davacıya ait olmamış olsa idi, takipten haberdar olduğu anda dava açması gerektiğini, zira, yine davacının oğlu olan borçlu ... ...'a kullandırılan kredinin teminatı olarak davacı ... ... (ipotek veren üçüncü kişi) adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... ada ... parsel ve ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile "ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile" takip başlatıldığını, davacının ipotek takibine karşı hiç beklemeden hemen açtığı davanın yargılamasının Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesinin .../... sayılı dosyasında yapıldığını ve davasının reddine karar verildiğini, hesap kat ihtarnamesine itiraz etmemiş ve böylece itiraz edilmemiş hesap özetinin dayanağı olan ... A.Ş. ile borçlu ... ... arasında akdedilen ..., ... ... tarihli genel kredi sözleşmelerinin müşterek borçlusu müteselsil kefili ... ...'ın, genel kredi sözleşmelerinde kendi eli ile attığı imzaları kabul etmiş sayıldığını, bu imzaların karşılaştırılarak bilirkişi incelemesi ile rapor alınması sonucunda, kambiyo senedindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun anlaşılacağını belirterek, davanın reddine, %20 inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı bankaya ödenmesine, yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, İİK 72.maddesi kapsamında açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı tarafından ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile gönderilen ... tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği bildirilmiştir.
Feragat ile dava sona erdiğinden, feragatten sonra yapılan duruşmaya taraflar gelmeseler bile, mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar veremez; davanın feragat nedeniyle reddine karar vermelidir. (Hukuk Muhakemeleri Usulü-Prof Baki Kuru, Cilt: 4,2001 Basım, sf: 3618)
Feragat davayı sona erdiren taraf işlemi olup, geçerliliği için Mahkemenin veya karşı tarafın kabulüne gerek bulunmadığından usul ekonomisi ve yargılamanın sürüncemede kalmaması ilkeleri dikkate alınarak feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesine göre; Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır düzenlemesi gereği alınması gereken harç buna göre belirlenmiştir.

1-Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca feragatin ön inceleme duruşmasından sonra yapılması nedeniyle ... TL maktu harçtan 2/3'ü olan ... TL harcın peşin alınan harç ... TL'den mahsubu bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya İADESİNE,

3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,

4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştikten sonra davacıya İADESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/04/2026