İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
Blokenin kaldırılması,faiz alacağı
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili, davacı ile ... arasında 27.12.2018 tarihinde davacının kiraladığı araç nedeniyle 38.900 TL bedelli Şoförlü Araç Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini ve 1 aylık şöförlü araç kiralama hizmeti verildiğini, bu miktarın 5.000 TL'lik kısmının nakit olarak alındığını, bakiyenin ise hizmet alan tarafından 5.000 TL, 19.000 TL, 9.000 TL ve 900 TL olmak suretiyle müvekkilinin hesabına parça parça gönderildiğini, bu işlemlerin imzalı sliplerden de görülebileceğini, müvekkili tarafından verilen hizmete karşılık olarak 12/02/2019 tarihinde 33.990 TL’lik fatura kestiğini, müvekkilinin araç kiralama işi ile uğraşan bir tacir olduğunu, müvekkilinin hesabındaki 33.900 TL'ye sebepsizce bloke konulduğunu,müvekkilinin davalı banka nezdindeki ...IBAN numaralı hesabına konan blokenin kaldırılmasına, bloke tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek avans faizi oranında hesaplanacak faizinin ödenmesine, davalının blokeli para miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; Üye İşyeri Sözleşmesi ile müvekkili bankanın fraud ve chargeback süreci devam ederken davacı hesaplarına bloke koymaya yetkili kılındığını, davacının kullanımında olan POS cihazından yurtdışı bankalara ait kartlarla şüpheli şifresiz (...) işlemler gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, üye iş yeri sözleşmesi ile ...Kuralları gereği davacı hesabına belirtilen itiraz süresinde bloke konulduğu ve söz konusu 540 günlük chargeback işlemi itiraz süresi dolduğundan davacı hesabına bankacılık mevzuatı, taraflar arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesi ve uluslararası chargeback kurallarına uygun olarak konulan blokenin kaldırılarak davacının hesapta bulunan tutarı çektiğini, davanın açılmasına müvekkili banka sebebiyet vermediğinden konusuz kalan dava dosyasında davanın reddine, yargı gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, pos blokelerinden 2.269 TL'lik kısmının 17.02.2020 tarihinde çözüldüğü; 31.631 TL'lik kısmının 06.08.2020 tarihinde çözüldüğü, davacının da 22.07.2020 tarihinde 2.300 TL, 11.08.2020 tarihinde de 31.600 TL'yi hesabından çektiğini, diğer bir anlatımda davacı taraf blokenin kaldırılması için davanın açıldığı 27/07/2020 tarihinden 2 hafta sonra parasının tamamına kavuştuğu, hesaptaki blokenin kaldırılmasına ilişkin talebin konusuz kaldığını, davacının kapital (anapara) faizi istediğini, parası bankada blokeli dururken faiz işlemediği, talep edebilmesi için davalı bankayı temerrüde düşürmesi gerektiğini, bugün bankalarda pek çok kimsenin parası kısa veya uzun süreli, çeşitli nedenlerle faizsiz olarak durabildiği, davacı taraf POS işlemlerinin yapıldığı 27/01/2019 tarihinden davanın açıldığı 27/07/2020 tarihe kadar yaklaşık 1,5 yıl bu talebini bankaya ihtar ederek alacağını muaccel hale getirmediğini, bankanın eylemi haksız fiil olarak da değerlendirilemeyeceğini, yaptığı bloke işlemi taraflar arasındaki sözleşmeye ve uluslararası bankacılık uygulamalarına, kurallarına uygun olduğunu, davanın itirazın iptali veya menfi tespit davası olmaması karşısında neye göre, hangi yasaya göre talep edildiği, sebebinin ne olduğu anlaşılamadığından icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, davalı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili; bilirkişi raporunda da görüleceği üzere bankanın yasaya ve mevzuata aykırı olarak parayı blokede tuttuğunun belirlendiğini, dava açılmasına sebep olan davalı banka iken nasıl olur da davanın konusuz kalma sebebiyle reddedildiğini,faiz ve tazminat taleplerinin de alacak niteliğinde değil feri niteliğinde talep edildiği defalarca mahkemeye bildirilmiş olsa da mahkemenin bu konuda da red kararı verdiğini, bu sebeple de tarafına karşı vekalet ücreti ödemesi çıkarıldığını, bunu kabul etmenin mümkün olmadığını, faiz ve tazminat taleplerini alacak kalemi olarak sayan mahkemeye de bu hususta bir harç da yatırılmadığı,konusuz kalan bir dava için aleyhe red kararı verilemeyeceğini, dava açılmasına davalı sebep olduğu için ve davadan bir müddet sonra blokeyi kaldırdığı için davalının kusurlu olduğunu ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE VE SÜREÇ: İlk derece mahkemesince ilk olarak davanın arabulucu şartı yokluğundan reddine ilişkin karar Dairemizin 2021/128 Esas, 2021/516 Karar sayılı ilam ile "Somut olayda ise uyuşmazlık banka hesabına konulan blokenin kaldırılması istemine ilişkin olup, konusu bir miktar para alacağının ödenmesi olmayıp,blokenin haksız konulduğunun tesbiti ile kaldırılması talebine ilişkindir. Blokenin kaldırılması talebinin yanında faiz ve tazminat talepleri bir arada ileri sürüldüğünden, bu nitelikteki davaların bir bütün olarak ve işin esasına girilerek çözüme kavuşturulması gerektiği,davacının asıl talebi olan hesaptaki blokenin kaldırılması talebinin 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/(1).a-4 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 04.01.2019 Tarihinde Üye İşyeri Sözleşmesi imzalanarak davacının kullanımına POS makinesi ve POS işlem yetkisi verilmiştir. Alınan bilirkişi raporuna göre; Dava dosyasına sunulan POS slip fotokopilerinden; ...'a ait ...no 'lu Japonya ülkesine bağlı kredi kartından, 27.01.2019 tarihinde 9.000 TL, 27.01.2019 tarihinde 19.000 TL, 27.01.2019 tarihinde 900 TL, 27.01.2019 tarihinde 5.000 TL olmak üzere toplam 33.900 TL tutarlı POS işlemi yapıldığı tespit edildiği,aynı günde, aynı karttan 4 ayrı işlem yapılmasını banka şüpheli işlem olarak addederek bu paranın 3300 TL'si için 385 gün, 31.600 TL için 556 gün bloke koymuş ve davacının hesabına ulaşmasını engellediği, kartlı ödeme sistemleri kuralları çerçevesinde itiraz süresinin, itirazın nedenine göre değişiklik gösterdiği, ancak hiç bir şekilde bu sürenin işlemin karta yansımasından itibaren 540 günü aşamayacağı bildirilmiştir. Elde ki dava 540 gün sonrasında açılmış olup, davalı bankanın Kartlı Ödeme Sistemleri Kuralları gereği 540 günü aşacak şekilde bloke koyma hakkı olmadığı halde paranın 31.600 TL sinin kurallara aykırı şekilde 556 gün blokede tuttuğu ve davanın açılmasına sebeb olduğu ve davadan sonra blokenin kaldırılması talebi dava açıldıktan sonra blokenin kaldırılması bakımından davanın konusuz kaldığı ve dava açılmasına davalının sebeb olduğu açıktır.İlk derece mahkemesince ;davacı tarafından alacağı muaccel hale getirmediğinden bahsedilmiş ise de ;mevduat sahibi davacı olup,mevduatı alacağını talep etmek için bankadan talep etmesine gerek bulunmamaktadır. Faiz isteğinin harçlandırılmadığı belirtilmesine rağmen davacının hesaplayıp miktarını bildirmeden bloke tarihinden itibaren dava tarihine kadar avans faizinin tahsili istenilmiş olup, ayrıca hesaplanıp miktarı belirtilmeden faiz işletilmesi talebi mümkün olduğu gibi, ancak davacı tarafça faiz isteğinin reddine yönelik kararın kaldırılması da talep edilmemiştir.
31.600 TL ye konulan blokenin kaldırılması talebi konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, faiz talebinin reddine karar verilmek, faiz talebi bakımından davalı yararına, blokenin kaldırılması talebi bakımından dava açılması sırasında davacının haklı bulunduğu,davalı bankanın bloke süresini aştığı anlaşılmakla davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davanın tümüyle reddine ve sadece davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde bulunmamış,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, faiz ödenmesi talebinin reddine, yargı giderinin haklılık oranında taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2023 Tarih, 2021/353 Esas - 2023/519 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
"Blokenin kaldırılması talebinin konusu kalmadığından davanın esası bakımından karar verilmesine yer olmadığına, bloke tarihinden itibaren avans faizinin tahsili talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine,"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;
"Alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile kalan 677,60 TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,
Davacı tarafından ödenen 108,80 TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafça yapılan 1.619,60 TL yargı giderinin haklılık oranında paylaştırılarak hesaplanan 1.295 TL sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça yapılan 23,50 TL yargı giderinin takdiren üzerinde bırakılmasına,
Davacı vekili için blokenin kaldırılması talebi bakımından davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 31.600 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davalı vekili için takdir olunan 8.185 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,"
Yatırılan 269,85 TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafça yapılan 40 TL istinaf yargı giderinin haklılık oranında hesaplanan 30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı tarafından yapılan 122,50 TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 25 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin
olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/04/2026