Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasında kurulan mermer satış sözleşmesi uyarınca, davalı tarafça sözleşmede belirlenen nicelik ve nitelikte mermerin müvekkile teslim edilmesi yükümlülüğü üstlenildiğini, buna karşılık, müvekkile satılacak/teslim edilecek mermerlerin satış ve nakliye bedeli olarak belirlenen tutarın da müvekkil tarafından davalıya teslim edilecek çek ile ödeneceği hususu sözleşme kapsamında kararlaştırıldığını, bu kapsamda dava konusu 70.000,00 Usd tutarlı çek verildiğini, ancak davalının sözleşme konusu mermeri müvekkile teslim etmediğini, dava konusu çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek dava konusu ... Bankası A.Ş., ... Şubesi, 10.02.2022 keşide tarihli, ... seri numaralı 70.000,00 USD bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının dosyaya sunmuş olduğu ve çeki sebebe bağladığı iddia ettiği sözleşmenin sahte olduğunu, müvekkili adına atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalının davacı tarafı hiçbir şekilde tanımadığını, aralarında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, müvekkilin yakın arkadaşı olan ...'ın ... ili, ... ilçesi, ... Köyü 7016 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmaz ile aynı mahalle 7015 ada, 2 parselde kayıtlı taşınmazları davacının paravan olarak kullandığı şirketlere satıldığını, bu satım esnasında davacı taraf, taşınmazlardaki ipoteği ödeyip kaldırmış fakat kalan kısım için ise ...'a senet verdiğini, ancak davacının bu senetleri ödemediğini, bunun üzerine üçüncü şahıs ... tarafından davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan hukuki girişimlerden sonra, davacı ile ... sulh yolunu seçmiş, buna istinaden davacı taraf da işbu uyuşmazlığa konu edilen çeki keşide ettiğini, ancak davacı bu çeki keşide ederken, üçüncü şahıs ...'e, senin adına bu çeki kesmeyeyim diyerek, birisinin adını söylemesini istediğini, bunun üzerine ... da müvekkili ile yakın bir arkadaşlığının olması nedeniyle bu çeke müvekkilin adını yazabileceği davacı tarafa söylendiğini, davacı tarafça müvekkili nam ve hesabına 08/11/2021 tarihinde dava konusu çeki keşide ettiğini, çek, bir ödeme aracı olup sebebe bağlı olmadığını, bu sebeple çek üzerine müvekkilin adının yazılmasında bir sakınca görülmediğini belirterek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.

Dava, çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, davalının lehtarı ve hamili olduğu 10.02.2022 tarihli 70.000 Usd bedelli çekin aralarındaki mermer alım satımına dayalı ticari ilişkiye istinaden verildiğini, ancak davalının mal teslimini yerine getirmediğini, çekin bedelsiz kaldığını iddia ederek çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiş, davalı ise, davacının iddiasına dayanak belgedeki imzanın davalıya ait olmadığını, dava konusu çekin davacının dava dışı ...’a olan borcuna karşılık olarak dava dışı ...’ın talebi üzerine davalı adına keşide edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Dosyaya sunulan 08.11.2021 tarihli “Mermer Satış Protokolü” başlıklı satıcı ..., alıcı ... olan adi yazılı belgeldeki davalı imzanın inkar edildiğinden gerek dosyada alınan grafololji raporundan ve gerekse ... ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan 09.12.2025 tarihli rapordan, davalıya atfen atılı imzanın davalının eli ürünü olmadığı bildirilmiş, adli tıp raporuna karşı davacının itirazları ise, raporun teknik verilere dayalı denetime açık olmasından dolayı reddine karar verilmiştir.Dava konusu 10.02.2022 tarihli 70.000 Usd bedelli çekin keşidecisi ... lehtarı ... olup, çekin arkasında lehtar/davalı ciranta cirosu ve çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığına ilişkin şerhin bulunduğu görülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacının, dava konusu çeki davalı ile aralarındaki mermer satım sözleşmesi kapsamında teslim edilecek mal karşılığında düzenlendiğini iddia etmiş ise de, iddiasına dayanak adi yazılı sözleşmedeki davalıya atfen atılı imzanın davalıya ait olmadığının tespiti karşısında; dava konusu çekin avans çeki olduğu yazılı delille ispat edilememiştir. Davalının, dava konusu çeki davacının dava dışı ...’a olan borcuna karşılık olarak dava dışı ...’ın talebi üzerine davalı adına keşide edildiğini beyan etmiş olması, ispat yükü üzerinde olan davacının bedelsizlik iddiasının ikrarı ve/veya ispatı ya da ispat yükünün davalıya geçtiği olarak kabul edilemeyeceğ gibi ödeme aracı ve sebepten mücerret olan dava konusu çekin bedelsiz olduğunun ikrarı anlamına da gelmez. Hal böyle olunca, ispat yükü üzerinde olan davacının dava konusu çekin avans çeki ve bedelsiz olduğunu dosya kapsamı itibariyle ispat edemediği, davalıya yemin teklif etme hakkını kullanmadığı gözetildiğinde davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı alacaklı aleyhine verilen tedbir kararının infaz edildiğinden davacı aleyhine %20 tazminata hükmedildiğine dair aşağıdaki karar verilmiştir (19 HD'nin 08.06.2015 tarih ve 2014/ E., 2015/ K. Sayılı ilamı).

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Koşulları oluştuğundan davalı alacaklı lehine reddedilen tutarın %20 karşılığı 130.000,00.-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

3-Harçlar yasası gereğince başlangıçta alınması gereken ancak dosya adli yardımlı olması sebebiyle alınmayan 732,00.-TL başvuru harcı ile 732,00.-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Dosya kapsamında adli yardım gereği suç üstü ödeneğinden harcanan toplam 2.706,50.-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 108.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Adli yardım gereği suç üstü ödeneğinden arta kalan avansın kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ... Bakanlığına İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/04/2026