İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ
KARAR
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 17/06/2015 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken plakasını hatırlamadığı gri renkli, doblo tarzı kamyonetin direksiyonu önüne kırması nedeniyle trafik kazası meydana geldiğini ve bu kaza nedeniyle müvekkilinin ağır yaralandığını, şikayette bulunduklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 TL kalıcı iş göremezlik, 50 TL geçici iş göremezlik, 50 TL tedavi-ulaşım-bakım gideri olmak üzere şimdilik 150 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı 19/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 50 TL kalıcı iş göremezlik tazminat talebini 53.282,30 TL'ye; 50 TL geçici iş göremezlik tazminat talebini 6.759,54 TL'ye; 50 TL bakıcı masraf talebini 947,33 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle ispat edilmesi aksi halde talebin reddinin gerektiğini, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığından avans faizi ödenmesi talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun 17/06/2015 tarihinde geçerli olan teminat limiti ve plakası belirlenemeyen aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kısmen kabulü ile, 6.759,54 TL geçici maluliyet, 18.373,20 TL sürekli maluliyet ve 947,33 TL bakıcı gideri olmak üzere 26.080,07 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 28/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kazada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kazada ispat durumu gerçekleşmediğini, zarar gören davacının zarar vereni ve zararını ispat yükü altında olduğunu, ancak dosyada tanık, kamera kaydı gibi somut deliller olmadığından müvekkili aleyhine hüküm kurulamayacağını, savcılık dosyasında da bu sebeplerle takipsizlik kararı verildiğini, davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyete ilişkin resmi ve yetkili bir hastane tarafından ilgili yönetmelik hükmüne göre geçerli olan bir rapor alınması gerektiğini, Müvekkil ... Hesabının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı zararını karşılamakla sorumlu olmadığını, sağlık giderlerine ilişkin sorumluluğun SGK'ye ait olduğunu, geçici iş göremezlik zararı için zarar görenin aktif sigortalı olması ve kaza nedeniyle çalışamıyor olması gerektiğini ancak davacının SGK‘da aktif olarak çalışıp çalışmadığını, çalışıyor ise bir ödeme alıp almadığına yönelik herhangi bir belge ya da bilginin olmadığını, zararın hesaplanmasında TRH 2010 tablosunun esas alınması gerektiğini ve 1.8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
17/06/2015 tarihinde davacının kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken, plakası belli olmayan bir kamyonetin önüne kırması sonucu meydana geldiğini iddia ettiği kaza nedeniyle, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi zararının tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
17/06/2015 tarihli, polis memurlarınca düzenlenen kaza tespit tutanağında; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla Arnavutköy'den Sultangazi istikametine seyir halindeyken, sürücü beyanına göre plakasını alamadığı bir araca çarpmamak için sola manevra yaptığı ve direksiyon hakimiyetini kaybederek, aracının ön kısmıyla yön direğine çarpması sonucu, yaralanmalı maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde, sürücü ...'ün KTK'nın 52/1-b.maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun belirtildiği; olayla ilgili soruşturmanın yürütüldüğü Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/20768 soruşturma sayılı dosyada; "...17/06/2015 günü saat 11: 45 sıralarında müşteki şüpheli ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla Eski Edirne Asfaltı üzerinde Kayabaşı istikametine giderken, plakasını hatırlamadığı, gri renkli bir kamyonet araç sürücüsünün direksiyonu aniden önüne kırmasından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybedip kaza yaptığını ve yaralanarak hastaneye kaldırıldığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı; şüphelinin kendi taksirli hareketi sonucu meydana gelen yaralanma olayının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 89.maddesine mümas şikâyete tabi suçlardan olan "Taksirle Yaralama" suçunu oluşturduğu, şüphelinin atılı suçu bilinçli taksirle işlediğine ya da kazaya başka bir aracın sebebiyet verdiğine dair herhangi bir delil veya emare bulunmadığı..." gerekçesiyle olayla ilgili kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, takipsizlik kararının müşteki şüpheli ...'e tebliğ edildiği, ...'ün takipsizlik kararına itiraz etmediği; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 21/10/2019 tarihli raporda; "... davacı sürücü ..., idaresindeki araç ile seyir halinde iken, yola ve direksiyon hakimiyetine gereken dikkat ve özeni göstermemiş, aracını yol içerisinde tutma becerisinde bulunmamış, orta şeritte seyredip sağ şeride doğru manevra yapan araca karşı etkili fren tatbikinde bulunmayıp sağa doğru manevra yaparak seyre göre sağ taraftan yol dışı kalmış olduğu anlaşılmakla olayda; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile %75 asli kusurludur. Kimliği ve plakası belirsiz araç sürücüsü, sevk ve idaresindeki araç ile orta şerit üzerinde seyir halinde iken, sağ şeridi yeterince kontrol etmeden sağa doğru doğrultu değiştirme manevrası yaparak, sağ şeritte seyir halinde olan davacı sürücünün, idaresindeki araca çarpmamak için sağa doğru manevra yapmasına katkı sağladığı anlaşılmakla olayda; %25 tali kusurludur..." şeklinde kanaat belirttiği anlaşılmıştır.
Trafik polislerince düzenlenen ve aksi sabit olana kadar geçerli kaza tespit tutanağının sürücü ... beyanına istinaden düzenlendiği, ...'ün beyanında plakasını tespit edemediği bir araca çarpmamak için direksiyonu sola kırıp direksiyon hakimiyetini kaybettiğini belirttiği, sonraki aşamada ise plakasını bilmediği aracın aniden önüne kırması sebebiyle direksiyonu kırıp kaza yaptığını belirttiği, dava dışı aracın varlığına ve kusurlu olduğuna dair herhangi bir kamera kaydı veya tanık bulunmadığı, bu nedenle dava dışı aracın varlığının ve kusurlu olduğunun ispat edilemediği ve davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmakla, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcının 1.080,90 TL (ıslah harcı da dahil) peşin harçtan mahsubu ile 348,90 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 26.080,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 100,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/04/2026