İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2023 tarih 2021/201 E. - 2023/441 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

DAVA: Davacı vekili, müvekkili ...'nin idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı ... idaresindeki ... plakalı otomobilin, 03.02.2018 tarihinde kavşakta çarpıştığını, kaza sonucunda müvekkilinin hayati tehlike oluşturacak şekilde ağır yaralandığını ve motosikletinde ise ağır hasar meydana geldiğini, kazanın, Balçova İlçesi Levent Marina kavşağında kendisine kırmızı ışık yandığı halde durmayıp kavşağa giren... plakalı araç sürücüsü davalının, yeşil ışıkta kavşağa giren davacı müvekkiline çarpması sonucu oluştuğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle ölümden döndğünü, birçok kemiğinin kırıldığını, tek başına günlük hayatına devam edemez hale geldiğini, eşinin bakımına muhtaç hale geldiğini,...vs. belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000.00 TL maddi tazminatın, 03.02.2018 haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava ettiği,

Davalı .... A.Ş. vekili; KTK'nun 97. maddesi gereğince dava öncesi başvuru yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, .... plakalı aracın sigortacı şirket tarafından tanzim edilen, 31.03.2017/23.03.2018 vadeli 234139317 poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini talep ettiklerini, davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, zararın oluşmasında davacı yanın ağır kusuru olduğunu, davacının kask ve kolluk gibi diğer koruyucu teçhizatları kullanmadan motosiklet ile seyahat ettiğinden bu tutumu neticesinde maluliyeti ortaya çıktığını, bu durumun zarar ile kaza arasındaki illiyet bağını kopardığını, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespiti halinde ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüer siciline kayıtlı Aktüerya Uzmanına gönderilmesini talep ettiklerini, tedavi masraflarından SGK'nun sorumlu olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatları ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, hasarın sigorta tazminatı kapsamında yer alıp almadığının, kusur durumunun yani ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce Sigorta şirketinin temerrüdünün gerçekleşmeyeceğini,...vs. beyanla, davanın reddini talep ettiği,

Davalı ... A.O. vekili; Müvekkil ... A.O. nun yasal mevzuatına göre kurulmuş ve faaliyet gösteren bir finansal kiralama şirketi olduğunu, dava konusu olayda, müvekkil şirket her ne kadar aracın maliki görünse de, aracın işleteni olmadığını, finansal kiralama sözleşmesi uyarınca, aracın dava dışı kiracı ... Şti. tarafından teslim alındığı tarihten, finansal kiralama sözleşmesi sona erinceye kadar, kiracının araç üzerindeki zilyedliği ve fiili tasarrufu devam ettiği sürece, müvekkil şirkete işleten sıfatı izafe edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin dava konusu maddi tazminata neden olan kaza nedeniyle hukuki bir sorumluluğu bulunmadığını,...vs. beyanla, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Davalı ...' davaya cevap vermemiştir.
İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/01/2021 tarih 2018/895 E. 2021/22 K.sayılı Görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği, mahkememizin 2021/201 Esasına kaydı yapılarak yargılamaya bu numara üzerinden devam olunmuştur.

Dava ..... Şti ve ... A.Ş. ne ihbar edilmiş, ihbar olunanlar vekilleri tarafından dosyaya vekaletname ibraz edildiği ancak ihbara cevap verilmediği anlaşılmıştır.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayda, şirket her ne kadar aracın maliki görünse de, aracın işleteni olmadığı, dava dışı finansal kiralama sözleşmesi uyarınca, aracın dava dışı kiracı .... Şti. tarafından teslim alındığı tarihten, finansal kiralama sözleşmesi sona erinceye kadar, kiracının araç üzerindeki zilyedliği ve fiili tasarrufu devam ettiği sürece, davalı şirkete işleten sıfatı izafe edilmesi hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle, müvekkil şirketin dava konusu maddi tazminata neden olan kaza nedeniyle hukuki bir sorumluluğu bulunmadığı, dolayısıyla, davacının, dava konusu kaza nedeniyle, aracın işleteni .... Şti.'nin kaza sırasında istihdamı altında aracı kullanmakta olduğu anlaşılan Sürücüsü diğer davalı ...'ın yanı sıra davalı .... A.O. hakkındaki
davasının, Finansal Kiralama Sözleşmesi ile dava dışı şirkete uzun süreli kiralanmış olması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 3. maddesinde belirtilen aracın uzun süreli kiralanması halinde işletenin kiralayan kişi olduğu, tescil malikinin işleten sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla husumet yokluğundan reddine şeklinde karar vermek gerektiği, dava dışı Kiracı .....Şti.'ne kiralanmak üzere müvekkil şirket tarafından satın alınan araç, müvekkil şirket ile .... Şti. Arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca Kiracı ..... Şti.'ne finansal kiralama yoluyla kiralarımış ve akdedilen sözleşme, 6361 sayılı Yasanın 22. Maddesi uyarınca, .Finansal Kurumlar Birliği nezdinde 30.01.2018 tarihli ve 183847049 tescil numarası ile tescil edildiği, akdediler sözleşme uyarınca finansal kiralamanın süresi Ödeme Planı'ndan da görüleceği üzere 26 ay olduğu, diğer davalılar açısından; sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının 293.309,71 TL olduğu ve bu bedelin ZMMS poliçesinin kaza tarihindeki ölüm/sakatlık kişi başı teminat limiti içinde kaldığı, Ayrıca iyileşme evresi için SGK tarafından yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra; 559,17 TL geçici iş göremezlik tazminatı,2.544,13 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 3.103,30 TL maddi zarar hesaplandığı, iyileşme evresi zararlarının ZMMS poliçesi sağlık gideri teminatı içinde kaldığı anlaşılmakla Mahkememizde oluşan hür vicdani kanaat ve inanca göre davanın davalılardan ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davanın diğer davalılar ....A.Ş. Ve ... yönünden kabulüne, 296.413,01 TL tazminatın davalılardan ... için kaza tarihi olan 03/02/2018 tarihinden, diğer davalı ... A.Ş. İçin dava tarihi olan 06/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı... A.Ş.' nin sigorta poliçesi gereği 360.000,00 TL ile sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili, her ne kadar davalı ... yönünden husumet sebebiyle red kararı verilmiş ise de adı geçen davalı tarafça kötüniyetli olarak kazaya karışan araç ile ilgisi olmayan kiralama sözleşmesinin sunulduğu, sonradan sunulan belgelere muvaffakat olmadığının belirtilmesine rağmen mahkemece değerlendirmeye alınmasının yerinde ve doğru olmadığı, sözleşmenin süresinin belli olmadığı gibi kazaya karışan ... plakalı araç yönünden düzenlenip düzenlenmediğinin de belli olmadığı, bu sözleşmenin yasa kapsamında geçerli sayılamayacağı, sunulan proforma faturaların plakası belirtilen araç ile ilgili olmadığı gibi farklı markalardaki araçlara ilişkin olduğu, sunulan evraklarda ruhsat fotokopisinin olmadığı gibi hükmedilen maddi tazminat miktarının da düşük olduğu, zira maluliyet oranının düşük belirlendiği gibi maddi zarar hesaplamasının da düşük yapıldığı hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici, kalıcı iş göremezlik ile tedavi giderine dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın ... yönünden husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar ... A.Ş. ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile davacı sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsiket arasında 03/02/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı davacı yanca geçici, kalıcı iş göremezlik ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin davalılardan tahsiline yönelik açılan iş bu maddi tazminat davasına yönelik sigorta şirketi ile finansal kiralama şirketi tarafından cevap dilekçesinin sunulduğu, yukarıdaki gerekçeler ile sigorta tarafından davanın esastan reddine, finansal kiralama şirketi tarafından ise husumet yokluğundan reddinin savunulduğu, mahkemece kusura yönelik kazandırılan 10/02/2022 tarihli, maluliyete dair kazandırılan 19/01/2022 tarihli ve aktüer incelemesine dair kazandırılan 31/05/2022 tarihli raporlar hükme elverişli bulunarak fnansal kiralama şirketi aleyhindeki istem yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulüne (sigorta yönünden limit ile sınırlı olmak kaydıyla) karar verildiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Bununla birlikte ZMMS sigortacısının sorumluluğu ise poliçe limitleri dahilinde olacaktır. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından ise işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsü kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. (Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K).
2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ve geçici 1. maddesi ile, trafik kazası sebebiyle kazazedelerin sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı ve yine bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; 6111 sayılı Kanun gereği Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır. Bu nedenle davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden SGK, (belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı) sorumludur. (Yargıtay 4. HD 28.11.2022 tarih ve 2021/15851 E. - 2022/15654 K.)
Davacı yanın aynı olay ile alakalı olarak manevi tazminat istemi ile davalı finansal kiralama şirketine ve araç sürücüsü....'e karşı İzmir 4. ASHM'nin 2020/320 esas sayılı dosyası üzerinden açılan davanın Uyap sistemi üzerinden incelenmesinde adı geçen Mahkemece 26/05/2022 tarih ve 2022/193 karar sayılı ilam ile davalı ... yönünden talebin kısmen kabulüne, davalı finansal kiralama şirketi yönünden ise husumet yokluğundan redde dair verilen karara yönelik davacı ... tarafından yapılan istinaf istemi neticesi İzmir 4. HD'nin 2022/2704 esas ve 2025/1162 karar sayılı ilam ile husumet yönündeki mahkeme gerekçesine dair istinaf isteminin reddine karar verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 02/10/2025 tarihinde kesinleşmiştir.
Trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Lakin, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. İşleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Yapılan bu açıklama kapsamında dava konusu aracın finansal kiralaması ile ilgili belgelerin sonradan sunulması sonradan delil bildirme olarak değerlendirilemeyeceği gibi önceden sunulan belgeler dava konusu araç ile ilgili değil ise de bunun maddi hata olarak kabulünde bir hata olmayacağı, dosyaya sonradan sunulan dilekçe ekindeki bilgi ve belgelere göre .... plakalı aracın ....Şti. arasında akdedilen 21/03/2017 tarihli ve 84443 Sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesine konu edildiği, söz konusu sözleşmeye istinaden oluşturulduğu anlaşılan proforma faturada yer alan şase numarasının bahse konu araç şase numarası ile uyumlu olduğu yönündeki mahkemece yapılan benimsemenin yerinde görüldüğü kaldı ki az önce de belirtildiği gibi İzmir 4. ASHM'nin 2020/320 esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada .finansal kiralama şirketi aleyhindeki isteme yönelik husumet nedeniyle ret kararının kesinleştiği anlaşılmakla görmezden gelinemeyeceği değerlendirilmekle husumet yönünde ilk derece mahkemesince yapılan değerlendirme yerinde görüldüğünden bu yönden yapılan istinaf istemine itibar edilmemiştir.
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, dava açılmadan önce davalı sigortaya usulüne uygun başvuru yapılmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun maddi olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle geçici iş gücü kaybı ve bakıcı gideri zararına hak kazanmasına, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, iş görmezlik tazminatının ise TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, geçici iş görmezlik ile tedavi giderine ilişkin maddi tazminat yönünden davalıların sorumluluğunun talebe uygun şekilde belirlenmesine, hükmedilen maddi tazminatın davalı ZMMS şirketinin sorumluluk limiti kapsamında hükmedilmesine, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. ve Harçlar Kanunu hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 24.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.