İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Taraflar arasındaki davadan dolayı Manisa Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/06/2023 gün ve 2021/1354 Esas - 2023/389 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin .... Şti'nin 5.000 sermayeye denk gelen 10 adet hissesinin sahibi iken şirketteki paylarını Manisa 3.Noterliği'nin 28/01/2020 tarihli ve 03021 yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile davalıya devrettiğini, davalının müvekkilinin şirket hissesinin %25'ini has altın olarak ödeyeceğini taahhüt ettiğini, bir kısım kesintiler yaptıktan sonra müvekkilinin hissesine 18.240,25 gr has altın isabet ettiğini belirterek ödeme planı hazırladığını, müvekkilinin hesabından yapılan kesintileri kabul etmediğini, göstermediğini iddia ederek şimdilik müvekkiline düşen payın dava tarihindeki 24 ayar has altın değeri üzerinden ticari faizi ile birlikte 2.000.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının şirket paylarını TTK hükümlerine göre devredip bedelini aldığını, 28/01/2020 tarihinde noterde limited şirket pay devri sözleşmesinin imzalandığını, aradan iki yıl geçtikten sonra hisselerin bedellerinin ödenmediğine yönelik iddianın hayatın olağan akışına uymadığını, müvekkili tarafından yazılmayan belge ve whatsapp mesajlarının müvekkili açısından bir bağlayıcılığının olmadığını, taraflar arasında bedele ilişkin ayrıca yapılan bir sözleşme bulunmadığını belirterek davının reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalının .... Şti'nin ortakları oldukları, davacının şirketteki 100 adet payının 16/12/2019 tarihli genel kurul kararı ile davalıya devrine karar verilip 28/01/2020 tarihinde Manisa 3. Noterliği'nde 5.000 TL bedel karşılığında davalıya devredildiği, pay devrinin ticaret sicil gazetesinde yayınlanarak sicile tescil olunduğu, davacı vekilinin devirden yaklaşık 23 ay sonra devir sözleşmesinden kaynaklı alacağın ödenmediği iddiası ile bu davayı açtığı, hisse pay devri sözleşmesinin noterde düzenlenmiş olup TTK'daki pay devrine ilişkin tüm unsurları taşıdığı, limited şirket hisse devir sözleşmelerinde tarafların noter sözleşmesinden farklı bir bedel kararlaştırılmaları mümkün olmakla birlikte bu yöndeki iddiaların yazılı bir sözleşme ile ispatlanmasının gerektiği, inanç sözlemesi ve benzeri nitelikteki bir akdin yazılı olarak düzenlenmesinin yeterli olacağı halde davacı tarafından bu iddiayı ispatlayacak bir yazılı delil sunulmadığı, yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek incelenen ve tanık dinlenen el yazısı ile hazırlanan yazıların borç ikrarı içermediği gibi şirket zararları, demirbaş, dönemin altın fiyatları vs tespitleri düzenlediği, bu belgelerin ortak tanık ve yetkili müdür.... tarafından düzenlenip davacı ve davalı elinden sadır olmadığı, davalının elinden çıktığı anlaşılan "şirket son durum" başlıklı belgenin kapsamında .... ile ilgili bir ifade ve tarafların isimlerinin dahi yer almadığı, davalı aleyhine bu belgenin delil olamayacağı, davalı tanıklarının anlatımlarının ticari teamüle daha uygun ve birbirlerine paralel nitelikte bulunduğu, davacı tanıklarının anlatımlarının ise çoğunlukla duyumdan ibaret olduğunun anlaşıldığı, HMK'nun 202. maddesi gereğince yazılı delil başlangıcı olarak ispat edilemeyen davacı iddiasının HMK'nun 200. maddesi gereğince resmi senetle ispatlanmasının gerektiği, bu nitelikte bir belge ileri sürelemediği, tacir olduğu anlaşılan ve bilgisiz ya da tecrübesizliğinden söz edilemeyecek olan davacının noterde pay devrinden yaklaşık iki sene sonra bu davayı açmasının TMK'da düzenlenen iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı, mali müşavir bilirkişinin rapor ve ek raporlarında şirket defterlerinde sermayenin sermaye hesabında takip edildiği, hisse devrine ilişkin kaydın bulunmadığının tespit edildiği, bu itibarda davacının davasını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili, noter devrinden 23 ay sonra dava açılmasının iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğine dair gerekçenin hatalı olduğunu, davalı ile davacı arasında şirket varlığının hesaplanması ve müvekkilime düşen payın noter devrinden sonra ödenmesi için anlaşma yapıldığını, demirbaşların hesabının henüz yapılmadığı ve onların daha sonra hesaplanacağının bildirildiğini, davalının kendi elinden çıktığını kabul ettiği şirket son durum-ödeme planı belgesinde 10 Şubat, 4 Mayıs ve 3 Ağustos 2020 tarihlerinde ödeneceğinin bizzat davalı tarafından bildirildiğini, davalı bu belgenin kendi el yazısı olduğunu kabul ettiğini, ödeme yapılmayacağına ilişkin ifadelerin Ocak 2021 tarihli mektupla bildirildiğini, yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilen belgelerin borç ikrarı içermediğine ilişkin gerekçenin yerinde olmadığını, tanık .... ve diğer tanık beyanları ile iddianın ispatlandığını, şirket son durum-ödeme planı başlıklı belgede .... ibaresinin geçmemesinin delil niteliğini ortadan kaldırmadığını, davalı tarafın noter devir sözleşmesi dışında bir ödeme iddiası veya devir tarihinden sonra bir ödeme yapıldığına ilişkin bir iddiasının bulunmadığını, ödeme planının bizzat davalının eli ürünü olduğunu, davalı tarafından noter devrinden sonra davacıya mektuplar gönderildiğini, mektupların içeriğinin huzurda dinlenen tanığa dikte ettirilerek yazdırıldığını, özellikle belge ve mektupların taraflar arasındaki devir sözleşmesinin kapsamını, müvekkilimin devrettiği hisseye düşen bedeli hesaplama yöntemlerini ve ödeme tarihlerini kapsadığın, bu şekilde devir bedelinin ödenmediği iddiasını ispatladıklarını, bu hususların aksini ispat yükünün davacıya geçtiğini, davalı tarafça yazılı delil başlangıcı sunmadığından tanık beyanlarının lehine delil olamayacağını, mahkemece davalının tevil yollu ikrar içeren beyanlarının dikkate alınmadığını, davadan sonra, 21.12.2021 tarihinde davalı tarafından gönderilen whatsapp kayıtlarına göre de davacıya borcunu ödemek istediğine ilişkin mesajlar attığını, bu mesajlaşmaların bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespitini talep ettikleri halde mahkemece bu konuya ilişkin bir araştırma yapılmadığını, HMK 199/1 maddesine göre bu mesajların belge niteliğinde olduğunu, tüm deliller ve elektronik ortamdaki belgeler toplandıktan sonra davalının isticvabını talep ettiklerini ancak binin yapılmadığını, delil listemizde yemin deliline dayandıkları halde davalıya yemin teklif edilmesi hususunda gerekli usuli işlemlerin yapılmayarak, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirtmiştir.
Dava, limited şirket hisse devrinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, tarafların dava dışı .... Şti'nin ortakları oldukları, davacının şirketteki payını 28/01/2020 tarihinde Manisa 3. Noterliği'nde 5.000 TL bedel karşılığında davalıya devredildiği, pay devrinin ticaret sicil gazetesinde yayınlanarak sicile tescil edildiği, davacı vekilinin devirden sonra hisse bedelinin ödenmediği iddiasıyla eldeki davayı açtığı, mahkemece yapılan yargılamada taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesinin tüm yasal unsurları taşıdığı, limited şirket hisse devir sözleşmesinde tarafların noter sözleşmesinden farklı bir bedel kararlaştırıldığı yönündeki iddiaların yazılı delilerle ispatlanmasının gerektiği, davacı tarafça bu iddiayı ispatlayacak yazılı delil sunulmadığı, ancak yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek, dinlenen tanık beyanları ile hazırlanan belge içeriklerinin de borç ikrarı içermediği, bu belgelerin ortak tanık ve yetkili müdür .... tarafından düzenlenip, davacı ve davalı elinden sadır olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; bizzat davalının yerel mahkemenin 09/09/2022 tarihli iki nolu celsesinde mahkeme huzurunda verdiği beyanı ile ortak tanık ....'in beyanları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu belge içeriklerinin bizzat davalı tarafından şirket muhasebecisi olan tanık ...'e dikte ettirildiği, dolayısıyla söz konusu belgelerin davalıdan sadır olmadığı yönündeki yerel mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı, buna göre mahkemece söz konusu belgelerin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edildiği de dikkate alınarak, ortak tanık .... ve söz konusu belgeleri davacıya ulaştırdığı anlaşılan tanık ....'ın beyanlar ve bir kısım hisse bedelinin davalı tarafından davacıya ödendiği yönündeki iddia ve beyanlar da nazara alınarak, gerektiğinde bu hususta taraflar isticvab edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece önce söz konusu belgelerin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edildiği belirtilip, bu hususta tanık dinlendikten sonra, söz konusu belgelerin yazılı delil başlangıcı olamayacağı yönündeki çelişkili gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı, diğer taraftan ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline de başvurulduğu dikkate alındığında, ispat yükünün yerine getirilmediği sonucuna varılması halinde yemin deliline başvurulup başvurulmayacağı hususunda davacı tarafın beyanı alınıp sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği halde mahkemece davacı tarafa yemin deliline başvurulup başvurulmayacağı hatırlatılıp, buna ilişkin usuli işlemler gerçekleştirilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/06/2023 gün ve 2021/1354 Esas - 2023/389 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/04/2026