Tazminat (Satış ve Taşımadan Kaynaklanan)

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'den 47.11.2016 tarihli faturayla 410.499,-USD*KDV bedelle ve ... Bilişimden de KDV dâhil 4.956,-USD bedelle tedarik edip davalı kargo şirketi aracılığıyla 1 nolu davalı ...'in...Şubesine teslim ettiği dava konusu teknolojik cihazları...'in sözleşmeden dönerek müvekkiline... aracılığıyla iade ettiğini, bu süreçte...'in çalışır vaziyette davacıdan satın aldığı cihazları kendisine teslim edildiği haliyle müvekkiline gönderemediğini, çalışmaz durumda teslim edebildiği için zarardan sorumlu olduğu gibi davalı ...'ın da kendisine çekincesiz olarak teslim edilen cihazları teslim aldığı halde davacıya teslim edemediğini, ... Şubeleri arasında yaptığı aktarmalarda cihazların hasarlanmasına sebep olduğunu, müvekkili ile... yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde ürünlerin taşıma sırasında hasar gördüğü konusunda mutabakat da sağlandığını, müvekkilinin oluşan zararını kargo şirketinden de isteme hakkına haiz olduğunu gerekçe göstermek suretiyle) Yüce Mahkeme'den özetle çalışmaz hale gelen dava konusu teknolojik cihazlar yüzünden müvekkilinin uğradığı 17.354,82 USD. tutarındaki zararın, iade tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ... ve davacı şirket arasında alım satım sözleşmesi olmadığını, dava konusu cihazların satış faturasına bağlanmadan deneme amaçlı olarak davalıla gönderildiğini, teslim alınan cihazların test edilerek denendiğini ve amacına uygun kullanılamayacağının belirlenmesi üzerine cihazların davacıya iade edilmek üzere diğer davalı kargo şirketine teslim edildiğini, satış faturalarının ise bu süreçten sonra dava dışı şirketler tarafından müvekkiline değil davacı şirket adına düzenlendiğini, davalının davacı ile mutabakat sağlamak suretiyle iade edilecek cihazları diğer davalı ... Kargonun Arsin Şubesine kendisine teslim edildiği haliyle teslim ettiğini, nakliye sürecinin uzamasına ve yapılan aktarmalar da kaynaklanan hasardan davalının sorumlu olmadığını, davalı...'nun hasarı karşılayacağına dair beyanı olduğu halde herhangi bir ödeme yapmamış olma sından dolayı işbu davanın açıldığını, davalının zarar sorumlusu olmadığını beyan etmek suretiyle) karşı çıktığı, davanın reddedilmesini talep etmektedir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde; davalının somut olayda tazminat bağlamında sorumluluğun doğduğunun kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla 2016 'da gerçekleşen taşıma işi için davacının 2018 yılında dava konusu yaptığı tazminat talebinin TTK. Müa.855'e göre zaman aşımına uğradığını, kaldı ki müvekkil -inin üzerine düşen edimini gereği gibi yerine getirdiğinden nakliye sürecinde oluştuğu iddia edilen hasardan, zarardan sorumlu da olmadığını, dava konusu kargo davalıya teslim edilirken içeriğinin bildirilmediğini, sevkiyat sürecinde oluştuğu iddia edilen hasar için müvekkiline usulünce hasar ihbarı yapılmadığını, talebin kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla müvekkilinin somut olayda üzerine düşebilecek sorumluluğun ve tazminat bağlamında mesuliyet üst sınırının davacı tarafın talebine göre deği! TTK. Md.880 ve devamında yer alan düzenmelere göre belirlenebileceğini beyan etmek suretiyle) açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi 01/12/2022 tarih ve 2018/622 Esas - 2022/880 Karar sayılı kararında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile davalı ... arasında veri depolama sistemi ve sunucu ürünlerinin sağlanması hususunda sözleşme yapılıp yapılmadığı, davacıca gönderilen ürünlerin davalı ... tarafından kullanıldıktan sonra davalı kargo şirketi aracılığıyla davacıya iade edildiğinde meydana geldiği anlaşılan hasarda davalıların kusurlu olup olmadığı, meydana gelen hasarın miktarı, hasarın davalılardan tahsili gerekip gerekmediği hususlarında olduğu, davacı ile davalı ...Ş arasında sözlü olarak beğenme koşuluyla satış sözleşmesi kurulduğu, bu kapsamda dava konusu ürünlerin davacı tarafından, davalı ... şirketinin...Şubesine kargo yoluyla gönderilip teslim edildikler, davalı ...'in ürünleri beğenmemesi üzerine davacıya iade ettiği, davacının daha önce gönderdiği ürünlerin hasarlı teslimi nedeniyle maddi zararının davalıdan tahsilini istediği, beğenmeme koşulu ile satış sözleşmesinin bozucu koşula bağlı olduğu, satılanı onaylamama iradesi açıklanıncaya kadar hasarın alıcıya ait olduğu, beğenmeme iradesinin açıklanması, bozucu koşulun gerçekleşmesi ile hasarın satıcı davacıya geçtiği, zira beğenmeme koşulu gerçekleşince sözleşmenin souçlarının geçmişe etkili olarak ortadan kalktığı, beğenme koşulu gerçekleşmediği için yarar ve hasarın davalı alıcı... A.Ş ' ye intikal etmediği, bu nedenle de davalı ...Ş' nin meydana gelen hasardan sorumlu olmayacağı; davalı...'un taşıyıcı olduğu, dava konusu ürünlerin davalı ... tarafından davacıya iade edilmek üzere 05/10/2016 tarihinde davalı Kargo Şirketi'ne teslim ediliği, davalı taşıyıcının gönderiyi aldıktan sonra, birçok transfer merkezi ve şube arasında birden fazla kez dolaşımda bulundurduğu ve oldukça fazla sayıda yükleme ile boşaltma yapıldığı, hasarın taşıma sırasında taşımaya bağlı olduğu, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğu, davacıya karşı brüt ağırlığı toplam (28,60 + 36,80) 65,40 kg. olan gönderinin (tamirinin ekonomik olmayacak seviyede) hasar görmesi nedeniyle tazminat sorumluluğunun, iade edilen cihazların bulunduğu kargonun kendisine teslim edildiği 05/10/2016 tarihinde geçerli, TCMB Bülten No: .......'deki, “1 SDR = 1,39378 USD.” olan SDR/USD. kuruyla (65,40 kg. x 8,33 SDR x 1,39378 SDR/USD=) “759,31 USD” ile sınırlı olacağı, temerrüdün davalı taşıyıcıya eşyanın teslim edildiği tarih itibarıyle oluştuğu, gerekçeleri ile; davalı ...Ş.'ye karşı açılan davanın reddine, davalı....... A.Ş'ye karşı açılan davanın kısmen kabulü ile 759,31 USD'nin 09/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı... .... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...Ş.'ye hasarsız teslim edilen ve bu davalı zilyetliğine geçen veri depolama cihazlarının bu davalı tarafından davacıya iadesi amacıyla davalı...'ya teslim edildiğini, ancak cihazlar taşıyıcıya teslim edilirken sigorta vs gibi basit önlemler alınmadığını, özen gösterilmediğini, cihazların davacıya tamamen kullanılamaz durumda ulaştırıldıklarını, Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporundaki hukukçu bilirkişinin görüşü ile dosyaya celse arası sundukları ..... Hukuk Fakültesi, Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. ... tarafından verilen hukuki mütalaa arasında açık çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, mahkemece bilirkişi heyetindeki hukukçu bilirkişinin yetersiz raporuna karşı sundukları mütalaada yer alan görüşlerin de inclenemediğini ve gerekçede karşılanmadığını, Duruşma hakiminin tarafsızlığı konusunda taraflarında şüphe oluştuğu için reddi hakim talebinde bulunduklarını, ancak bu taleplerinin reddedilerek yargılamaya devam edildiğini; mahkemenin bu reddi hakim taleplerini reddetmesi üzerine dosyayı bu konuda karar vermek üzere görevli Asliye Ticaret mahkemesine göndermemesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, .... Hukuk Fakültesi, Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. ... tarafından verilen ve bir örneği dosya içinde bulunan hukuki mütalaaya göre hasardan her iki davalının farklı hukuki sebeplere dayalı olarak ve müteselsilen sorumlu bulunduklarını, oysa mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise... A.Ş yönünden yaarar ve hasarın alıcıya geçmediği yönünde hatalı görüş bildirildiğini, Bilirkişi raporunda, ilgili belgeleri dosyaya ibraz ettikleri halde, dava konusu veri depolama sisteminin davalı ... A,Ş. ye ne zaman gönderilerek teslim edildiğine ve bu şirket tarafından ne zaman geri iade edilmek üzere diğer davalı şirket... A.Ş. aracılığıyla geri gönderildiğine ilişkin hiçbir bilgi verilmediğini; dava konusu veri depolama sisteminin 24/08/2016 tarihli irsaliye ile gönderildiğini ve 26/08/2016 tarihinde... A.Ş. tarafından teslim alındığını; ... A.Ş.'nin ise yaklaşık iki ay sonra 19/10/2016 tarihinde bu ürünleri müvekkili şirkete gönderilmek üzere kargo şirketine teslim ettiğini; bu işlemi yaparken hassas aletler olan veri depo sistemiyle ilgili olarak teslim belgelerine hiçbir not düşmediği gibi mahiyeti hakkında hiç bir bilgi vermediğini, Dava konusu ürünlerin 54 gün boyunca davalı ...Ş.'nin zilyetliğinde kaldığını; cayma hakkı için öngörülen kanuni sürelerin 7 ve 14 gün olduğunu ve bu sürelerin fazlasıyla aşıldığını; cayma hakkının kullanıldığından bahsedilemeyeceğini; öte yandan bu ürünlerin 54 gün boyunca ambalajları açılarak kullanıldığını; bir an için hiç kullanılmadığı kabul edilse dahi 54 gün boyunca davalının zilyetliğinde ve hakimiyetinde kaldığını; cayma hakkı bulunsa da bulunmasa da davalı ...Ş.'ye hasarsız bir şekilde teslim edilen ürünlerin ne olursa olsun uzun bir süre davalının zilyetliğinde, bünyesinde kaldığını ve bu süre zarfında ne olduğunun bilinmediğini, ama her halükarda bu ürünlerin hasar sorumluluğunun davalı ...Ş.'ye ait olduğunu; davalının ürünleri tekrar davacıya geri gönderirken, diğer davalı... A.Ş.'ye teslim sırasında sevk irsaliyesine ürünlerle ilgili bir uyarı veya not düşmemesi, taşıma sırasında zarar görecek ürünler olduğunu belirtmemesi, taşıma sigortası yaptırmaması başlıbaşına kusurlu olduğunu gösterdiğini; ürünlerin cayma süresi geçmiş olmasına rağmen, ürünler ayıpsız ve hasarsız şekilde gönderilseydi müvekkili şirketin belki süresinden sonra yapılan cayma talebini kabul edebileceğini; ancak mevcut durumda böyle haksız ve hukuka aykırı bir şeyin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşme beğenme koşuluyla satış sözleşmesi olsa dahi alıcının, satım konusu malı beğenip beğenmemesinin, TBK m. 250'ye göre mülkiyetin geçişi ile alakalı olduğunu; alıcı eline ulaşan malı beğense de beğenmese de malın zilyeti olduğunu; malın teslim ile alıcının hakimiyetine geçtiğini; dava konusu bu malların zayi, hasar gibi nedenlerle zarar görmesinin... A.Ş'nin sorumluluğunda olduğunu; söz konusu veri depolama sistemlerinin hasarının geçişinin beğenme koşuluna bağlanamayacağını; dava konusu malların kusursuz ve hasarsız bir şekilde... A.Ş'ye ulaştırıldığını; mallarda hasarın iade sırasında meydana geldiğini; davalının malı iade etmek istediğini bildirdiğinde bu malı teslim aldığı şekilde hasarsız olarak davacıya teslim ve iade etmek zorunda olduğunu; nakliye işlemleri sırasında meydana gelen hasarlardan, kusuru olmasa dahi objektif sorumluluk esaslarına göre nakliye şirketiyle birlikte müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olacağını, ... A.Ş'nin söz konusu malların iadesinde nakliye işlemlerini, mallar çok hassas aletler olan veri depolama sistemleri olduğu için; darbe, çarpma ve sarsılmalardan etkilenmeyecek şekilde gerekli tedbirleri alarak, muhtemel hasarları kapsayacak şekilde en garantili yolu seçerek ve sigortasını yaptırarak yerine getirmesi gerektiğini; kargo irsaliyesinde ürünlerin mahiyeti, hassasiyeti ile ilgili hiçbir not ya da bilgi bulunmadığını; bu konuda özenli davranılmadığını; Mahkemece, ... A.Ş'nin kusurlu bir eylemi olmadığı, zararın tazmininden sorumlu olamayacağı, ......A.Ş'nin ise sadece 759,31 USD ile sorumlu olacağının belirtildiğini, ancak müvekkilinin tarafı olmadığı ve müdahale edemediği, sadece alıcısı olduğu bir taşıma sözleşmesinde ortaya çıkan zararının kendi üzerine bırakılmasının açıkça hukuka aykırı bir durum olduğunu; mahkeme kararında müvekkili şirketin müterafik kusuru olduğuna dair bir tespit de bulunmadığını, Kök rapordaki, davalı... A.Ş'nin, dosyaya toplanan bilgiler ışığında kendisini mesuliyetten kurtaracak beyyinelerin herhangi birinden istifade edemeyeceği sonucuna varılarak özel çekme hakkı (SDR) üzerinden bir hesap yapılmak suretiyle (85,40 kgx 8,33 SDR x 1,39378 SDR/USD) 759,31 USD gibi yapılan yanlış hesabın ek raporda da muhafaza edildiğini ve mahkemenin hükmünü bu yanlış görüş üzerine bina ettiğini; daha önceki itirazlarında da ifade ettiklerini esasen yapılan bu hesaplamanında yanlış olduğunu; bunun yerine aynı gerekçelerle TTK 880. Maddenin "Eşyanın taşınmak üzere nakliyeciye teslim edildiği yer ve zamandaki piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir" şeklindeki hükümlerine göre talep ettikleri üzere malın bilirkişi raporunda hesap edilen değeri olan, müvekkilin gerçek zararı 17.344,82 USD'nin belirtilmesi gerektiğini, Davalı... A.Ş'nin taşıma işinde ağır kusur ve ihmalinin olduğunu; müvekkilinin bu taşıma işinin tarafı da olmadığını; taşıma sözleşmesinin iki davalı şirket arasında yapıldığını; nakliye sırasında yapılan aktarma işlemlerinde transfer merkezlerinin çok olmasının güzergahın rutin uygulaması olması gibi bir açıklamayla ifade etmenin hiçbir anlamı olmadığını; nakliye şirketinin asli görevinin taşınacak malların teslimatını kendisine verilen haliyle gerçekleştirmek olduğunu; beş değil yirmi beş aktarma noktası da olsa bu malların kendisine nasıl teslim edildiyse öyle teslimat adresine ulaşması gerektiğini; bunun aksi her durumun kargo şirketinin sorumluluğunda olduğunu; eğer bu aktarma noktalarının çokluğu teslimatın hatasız gerçekleştirilmesinde bir risk veyahut engelse buna rağmen nakliyata devam etmenin basiretsiz bir tüccar olarak hareket etmek şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini, Davalı... A.Ş.'nin taşıma işinde ağır kusur ve ihmalinin olduğunu; müvekkili şirket yetkilisi... ile tarafına gönderilen ürünleri teslim alacağı sırada ürün kutularının hasara uğradığını, kargo kutuları içerisindeki ürünlerinde hasar aldığını ve bu şekilde kargoyu kabul edemeyeceklerini kargoyu teslim etmek için gelen kargo görevlisine söylediğini ve durumun tutanak altına alınması gerektiğini kendisine beyan ettiğini; müvekkilinin durumu...’nun Şube Müdürüne aktararak kendisini ürünün teslim edildiği yer olan müvekkili şirkete ait ...’deki işyeri adresine çağırmak suretiyle durum tespiti yaptırmak ve durumu tutanak altına almak istediğini; malların teslim yeri adresine gelen... Şube Müdürü ve müvekkili şirket arasında ürünlerin taşınma sırasında hasar aldığı konusunda mutabık kalındığını, ürünlerin taşınma sırasında hasar aldığı Kargo Şirketi Müdürü tarafından ikrar edildiğini ve... Şube Müdürü kendilerinin ürünlerin hasar aldığına dair bir tutanak hazırlayacaklarını müvekkiline bildirdiğini, davalı......A.Ş ürünleri taşıma esnasında kendisine düşen önlemleri almadan taşıdığı için ürünlerin zayi olduğunu; ayrıca davalı kargo şirketi ürünleri ....’dan İstanbul’daki müvekkilinin adresine ivedi bir şekilde göndermesi gerekirken, taraflarınca yapılan kargo sorgulaması neticesinde davalı kargo şirketinin ürünleri 4-5 gün boyunca... şubeleri arasında gezdirmiş olduğu ve ürünlerin teslimi konusunda gecikmeye ve hasarına sebep olmuş olduğu, dava konusu olayla ilgili olarak da ürünlerin bozulmasına bu kusurun neden olduğunu, İleri sürerek, öncelikle icranın geri bırakılmasına, izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve her iki davalı bakımından gerçek hasar bedeli olan 17.344,82 USD üzerinden taleplerinin kabulüne, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu talebin TTK'nun 855 maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve dava tarihi itibariyle talebin zamanaşımına uğradığını; davaya konu gönderi davacıya 19.10.2016 tarihinde teslim edilmiş olup davacı tarafından davanın, zamanaşımı süresi dolduktan sonra 24/05/2018 tarihinde ikame edildiğini; davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı TTK'nın 874. ve 889. maddeleri kapsamında süresi içerisinde bildirim yapmamış olup bu hususun da tüm itirazlarına rağmen yerel mahkeme tarafından nazara alınmadığını,Dava konusu gönderi içeriğinin kesin delillerle ispat edilemediğini, bu yöndeki itirazlarının hükme esas alınan bilirkişi raporlarında nazara alınmadığını, ayrıca davaya konu kargo içeriğini kabul anlamına gelmemekle birlikte, kargo içerisinde bulunduğu iddia edilen ürünlerin diğer davalı tarafından tam ve hasarsız olarak müvekkil şirkete teslim edildiğinin ispatlanamadığını, dava konusu gönderi içerisinde ''... ...... GB marka ve özellikteki Veri Depolama Sistemini ve ... cinsi Sunucu ürünleri'' bulunduğuna ilişkin dava dosyası içerisinde kesin bir delil bulunmadığını, davacı ile diğer davalı arasında yer alan sözleşmenin beğenme koşuluyla satış sözleşmesi olduğunun ve gönderi içerisinde bulunduğu iddia edilen ürünlerin bir süre diğer davalı ... nezdinde kaldığı ve kullanıldığının anlaşıldığını, mahkemenin ürünlerde varsa hasarın diğer davalı nezdinde iken gerçekleşmiş olabileceği hususunu göz ardı ettiğini,Davacı tarafından sunulan faturaların ve sevk irsaliyesinin taşıma ilişkisinde taşınan emtianın tür ve niteliğine ilişkin delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava dosyasına sunulan faturaların düzenlenme tarihinin gönderinin taşınmasından sonra olduğunu; itirazlarına rağmen yerel mahkeme tarafından bu hususun nazara alınmadığını, davacı tarafça sunulan 14.11.2016 ve 17.11.2016 tarihli faturaların, dava dışı ...Bilişim ve ... Bilişim ile davacı arasındaki satım hizmetine ilişkin olduğunu; bu faturalar yalnızca faturanın tarafları arasında kurulum hizmeti içeren bir satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğuna ilişkin delil olabilecek nitelikte olup gönderi içerisinde bulunduğu iddia edilen gönderiye ilişkin kesin delil niteliğinde bir delil teşkil etmediğini, davaya konu gönderilerin diğer davalı tarafından müvekkili şirkete 05.10.2016 tarihinde teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından da bu gönderilerin alıcı/davacıya 19.10.2016 tarihinde teslim edildiğini; davacı tarafından sunulan ürünlere ait olduğu iddia edilen faturaların 14.11.2016 ve 17.11.2016 tarihli, yani taşımadan sonra düzenlenmiş olduğunu; bu kapsamda da işbu faturaların dava konusu gönderilerin içeriğini ve bedelini belirleyebilecek nitelikte olmadığını; yerel mahkeme tarafından bu hususun nazara alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, İddia edilen gönderi içeriğini asla kabul anlamına gelmemekle birlikte taşımadan bir yıl sonra düzenlenen teknik servis raporları doğrultusunda gönderilerin hasarlı olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gönderilerin davacı tarafından teslim alınırken Kargo Teslim Tutanağı'na çekince konmadan alındığını ve gönderilerin hasarlı olduğuna dair sunulan teknik servis raporlarının taşımadan yaklaşık 1 yıl sonra düzenlendiğini; taşımadan uzun süre sonra düzenlenen teknik servis raporları doğrultusunda gönderilerin hasarlı olduğu ve bunun taşıma sırasında meydana geldiğine karar verilmesinin bu yönü ile de hukuka aykırı olduğunu,Kabul anlamına gelmemekle birlikte; taşınan ürünün diğer davalı tarafından ambalajlandığı ve gönderi üzerine gerekli işaretlemelerinin konulmadığını, bu kapsamda ttk'nın 862. ve 878. maddeleri kapsamında müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu hükümler kapsamında gönderici/ diğer davalının dava konusu gönderinin zıya ve hasara uğramasına engel olacak şekilde ambalajlamakla ve gerekli işaretlemeleri yapmakla yükümlü olduğunu, taşıma konusu ürünün müvekkili şirket tarafından paketlenmediğini, müvekkili şirketin taşımaya dair kayıtları incelenmiş olup kök rapora itiraz dilekçeleri ekinde sunulan sistem hasar tespit tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere "Ambalajın Yetersiz Olması Ve Faturanın Sonradan Düzenlenmiş Olmasından Dolayı Talep Uygun Görülmemiştir." şeklinde kayıt tutulduğunu ancak bu hasar tespit tutanağı nazara alınmayarak değerlendirilmediğini, Müvekkili şirket tarafından gönderi teslim alınırken çekince konulmadığından bahisle müvekkili şirket sorumlu tutulmuşsa da, çekince konulmadığı tespitinin hukuki bir dayanağı olmadığını; aksi halde davacının da gönderiyi herhangi bir çekince koymaksızın teslim aldığı, bu hususunda gönderide hasar bulunmadığını gösterdiği şeklinde değerlendirilmesi ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; hukuka aykırı olarak sorumluluğun sadece müvekkili şirkete yüklendiği, Yerel mahkeme davacıya 759,31 USD'nin 09/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiş olup müvekkili şirketin gönderinin teslim edildiği tarih itibariyle temerrüte düştüğünün kabul edildiğini; ilk olarak gönderinin müvekkili şirkete 09/08/2016 tarihinde teslim edilmediğini, 05/10/2016 tarihinde diğer davalı tarafından teslim edildiğini; gönderinin davacı tarafından diğer davalının...Şubesi'ne ilk teslim edilme tarihinin müvekkili şirket yönünden temerrüt tarihi olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu; ikinci olarak müvekkili şirketin kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirket gönderinin teslim edilmesi ile temerrüte düşmediğini; davacı tarafında müvekkili şirkete gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığını, müvekkili şirketin davaya konu olaydan dava dilekçesinin tebliği tarihi itibariyle haberdar olduğunu; bu nedenlerle belirlenen faiz başlangıç tarihi hukuka aykırı olup taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, İleri sürerek, izah etmiş oldukları ve re’sen gözetilecek nedenlerle; öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulüne ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve re’sen yapılacak inceleme ile müvekkil şirket yönünden davanın reddine, davacının müvekkili şirket aleyhine olan istinaf sebeplerinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı ile davalı ...Ş. Arasındaki beğenme koşuluyla satış sözleşmesine konu emtianın, beğenme koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle davacıya iadesine yönelik taşıma sırasında zayii olduğundan bahisle, zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ...Ş.'ye karşı açılan davanın reddine, davalı... Şirketi'ne karşı açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı ile davalı ... arasında; dava konusu, ...... marka ve özellikteki Veri Depolama Sistemi ve ...... cinsi Sunucu emtiasının beğenme koşuluyla satışına yönelik anlaşma yapıldığı, davacının dava dışı firmalardan temin ettiğini belirttiği ürünleri kargo yolu ile davalı ...'e 26/08/2016 tarihinde teslim ettiği, davalının cihazların taleplerini karşılamaması iade edilmesini istediği ve tarafların bu konuda anlaştıkları, diğer ifade ile beğenme koşulunun gerçekleşmediği, davalı ... tarafından emtianın davacıya gönderilmek üzere 05/10/2016 tarihinde diğer davalı...'ya teslim edildiği, taşıma ilişkisinin davalılar arasında kurulduğu, ... kargo tarafından 19/10/2016 tarihinde davacıya teslim edilen her iki cihazın hasarlandığını ve kullanılamaz hale geldiklerini iddia eden davacının davalılardan, cihazlar için dava dışı iki şirkete ödediği fatura bedellerinden oluşan zararının tazminini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından dosyaya, ...marka ve özellikteki Veri Depolama Sistemi için dava dışı İnfotec şirketi tarafından davacıya kesilen 17/11/2016 tarihli KDV dahil 41.087,53 TL bedelli fatura ile; ... cinsi Sunucu için dava dışı ... Bilişim Şirketi tarafından davacıya kesilen 14/11/2016 tarihli KDV dahil 4.956,00 USD bedelli fatura, davacının davalı ...'e düzenlediği ürünlerin gönderimi amacıyla düzenlediği sevk irsaliyesi(üzerinde demo notu olan), ... marka cihaz için, ... firması tarafından düzenlenen 10/07/2017 tarihli cihazın tamamen değiştirilmesi gerektiğine dair rapor, ... cihaz için ... A.Ş. Tarafından düzenlenen 05/07/2017 tarihli cihazın yenilenmesi gerektiğine dair rapor ve hasar fotoğrafları sunulmuştur. Davalı ... tarafından dosyaya hasar sonrası, davacı ve diğer davalı... ile yapılan mail yazışmaları ve gönderiye ilişkin hareket bilgilerinin ekran görüntüsü sunulmuştur. Mahkemece davalı...'ya uyuşmazlık konusu gönderiye ilişkin tüm taşıma belgelerinin sunulması için müzekkere yazılmış, davalı ... Kargı vekili tarafından sunulan 09/01/2019 tarihli dilekçe ekinde teslim tutanağı ve irsaliye numaralı ekran görüntüsü sunulmuş olup, teslim tutanağında tarih bulunmadığı, yalnızca teslim alan kısmında bir imza ile irsaliye numarasının bulunduğu, gönderi ekranında ise gönderinin hareket bilgilerinin yer almadığı ve fakat davacıya 19/10/2016 tarihinde teslim edildiği bilgisinin kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. İrsaliye detayları dosyaya sunulmamıştır. Beğenme koşulu ile satış 6098 Sayılı TBK'nun 249 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, alıcının satılanı deneyerek veya gözden geçirerek beğenmesi koşuluyla yapılan satış türüdür. TBK'nun 250 maddesi uyarınca, beğenme koşuluyla satışta alıcı, satılanı kabul etmekte veya hiçbir sebep göstermeksizin geri vermekte serbesttir. satılan, alıcının zilyetliğine geçmiş olsa bile, mülkiyet beğenme koşulunun gerçekleştiği ana kadar satıcıda kalır. TBK'nun 252/1 fıkrası uyarınca satılan, denenmeksizin veya gözden geçirilmeksizin alıcıya verilmişse, sözleşme veya âdete göre gereken süre içinde veya böyle bir süre yoksa, satıcının ihtarı üzerine alıcı, satılanı beğenmediğini hemen bildirmez veya onu geri vermezse, beğenme koşulu gerçekleşmiş olur. Buna göre taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça beğenme koşuluyla satış iradi geciktirici koşula bağlı bir satış olup, sözleşmenin kurulması için geciktirici koşul olan beğenmenin gerçekleşmesi gerekir(bkz. Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 8 inci Bası, Beta Yayın evi, İstanbul 2003, s.1123; Yavuz; Nihat; Borçlar Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, Ankara 2018, s.722). Somut olayda; dava konusu cihazların denenmeksizin ve gözden geçirilmeksizin davalı alıcıya gönderildiği, davalı alıcının da henüz satıcı bir ihtarda bulunmadan önce satılanın talepleri ni karşılamadığını bildirerek satıştan vazgeçtiği, buna göre beğenme koşulunun gerçekleşmediği ve satış sözleşmesinin hüküm ve sonuçlarını doğurmadığı anlaşılmaktadır. Beğenme koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle davalı ...'in zilyetliğini devraldığı cihazları davacıya masrafları kendisine ait olmak üzere iade yükümlülüğü bulunmaktadır (bkz.Yavuz; Nihat; Borçlar Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, Ankara 2018, s.724). Alıcı... beğenme koşuluyla satışa konu malın zilyetliğini, davacıdan devralmış olmakla birlikte, geciktirici iradi şartın gerçekleşmediği, davalının beğenmeme iradesini açıkladığı anda zilyetliğin dayanağını oluşturan askıdaki hukuki sebep ortadan kalktığından, malın zilyetliği davalının malvarlığında sebepsiz zenginleşme teşkil etmektedir. Davalı ... beğenmeme iradesini açıklandığı anda iyi niyetli sebepsiz zenginleşen olmaktan çıkmıştır. Zira iradi geciktirici şartın gerçekleşmediğini, zilyetliği devralınan malvarlığı unsurunun kendi malvarlığında sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini ve iade borcu doğduğunu, beğenmeme iradesini açıkladığı anda bilmektedir. Bu nedenle iade yükümlülüğünün kapsamı TBK'nun 79/2 fıkrası uyarınca zenginleşmenin tamamından, somut olayda iadesi gereken malvarlığından oluşmaktadır. Sebepsiz zenginleşenin iade borcu, zenginleşmenin, iade borçlusunun kusuruyla gerçekleşip gerçekleşmediğinden de bağımsızdır. Davalının iade borcunun dayanağının sebepsiz zenginleşme hükümleri olması karşısında, mahkeme gerekçesinde belirtildiğinin aksine satış sözleşmesinde hasar ve yararın geçiş anına ilişkin hükmün somut olayda uygulanma olanağı yoktur. Davalı, iade borcunun konusunu oluşturan malın, kendi akidi olan diğer davalı taşıyıcının kusuru ile zayi olduğuna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. Yapılan bu saptamalar karşısında, davalı ...'nin iade borcunun konusunu oluşturan malın zayi olması nedeniyle davacıya karşı, malın sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihteki değeri ile sorumludur. Ancak bu tutar davacının fakirleşme tutarını geçemez. Davacı tarafından dava dosyasına, davalı ...'e gönderilmek üzere temin ettiği iki cihazın bedellerini kendi satıcılarına ödediğine dair 17/11/2016 tarihli KDV dahil 41.087,53 TL bedelli fatura ile; 14/11/2016 tarihli KDV dahil 4.956,00 USD bedelli fatura sunulmuş olup, dava dilekçesinde her iki şirkete USD cinsinden ödeme yapıldığı ve zayi olan malların değerinin USD cinsinden tazmini gerektiği ileri sürüldüğüne göre, mahkemece dava konusu emtianın beğenmeme koşulunun gerçekleştiği ve emtianın taşıyıcıya teslim edildiği 05/10/2016 tarihindeki piyasa rayiç değerinin belirlenmesi, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak dava dışı firmalara bu iki cihaz için yaptığı ödemelerin tespit edilmesi, şayet 05/10/2016 tarihi itibariyle piyasa rayiç değeri, davacının yaptığı ödemeden daha yüksek ise ödeme tutarının sebepsiz zenginleşme tutarı olacağı, yine zayi olmuş emtianın hurda değerinin de sebepsiz zenginleşme tutarından mahsubu gerektiği gözden kaçırılmayarak bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, hasarın meydana gelişinde davalı ...'in kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile hüküm tesisi yerinde görülmemiş, davacının bu davalıya yönelik istinaf sebebi haklı bulunmuştur.
Mahkemece; bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğunun kabul edildiği, kök raporda sınırlı sorumluluğu ortadan kaldıracak sebeplerin mevcut olup olmadığının incelenmediği, itiraz üzerine alınan ek raporda ise davalı taşıyıcı oldukça fazla sayıda yükleme ile boşaltma yapmış olsa da, transfer merkezlerinde yapılan aktarmaların kargo taşımacılığında güzergâhtan kaynaklanan rutin bir uygulama olduğu, bu nedenle davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğunun belirtildiği, öte yandan dosyada hasarlı kargoya ilişkin fotoğrafların bulunduğu, bilirkişiler tarafından hasarın ne şekilde meydana geldiğine, hasarın meydana geliş şekline ve emtianın niteliğine göre; yükleme ve boşaltmalar sırasında taşıyıcının ifa yardımcısı olan çalışanlarının TTK'nun 886 maddesi uyarınca pervasızca hareket olarak nitelenilebilecek davranışları bulunup bulunmadığına dair herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, mahkeme gerekçesinde de bu hususun irdelenmediği, yine davalı taşıyıcının zamanaşımı def'inin de değerlendirilmediği anlaşılmış olup, mahkemece zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi, ayrıca yukarıda belirtilen hususlarda daha önce rapor tanzim eden bilirkişi heyetinden davacı itirazlarını karşılar şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi yerinde görülmemiş, davacının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.

Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı... A.Ş'nin istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin../12/2022 tarih ve 2018/.... Esas ve 2022/. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Davalı ...'nin istinaf taleplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,

3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine,

5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,

7-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.