İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili; davalının davacıdan mal ve hizmetler aldığının, davalının davacıya 2021 yılı cari borcunun bulunduğunu ve iş bu borcu tahsil için takip başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının haksız itirazının iptaline, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davalının davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, itirazlarının haklı olduğunu, icra takibindeki alacağa uygulanan faiz oranının geçersiz olduğunu, taraflar arasında sözleşmenin olmadığı gibi cari hesap ilişkisi bulunmadığı, davacı tarafından davalıya verilmiş bir hizmet veya teslim edilmiş bir malın olmadığını belirterek davanın reddine, alacaklı hakkında %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, ayrıca tarafların BA ve BS formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu alacağın davacı ve davalı tarafından Vergi Dairesine bildirildiği anlaşıldığı, başka bir deyişle davalının, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağına ilişkin mal/hizmeti kabul edip Vergi Dairesine bildirdiğinin anlaşıldığı, o halde davalının, beyanname vermekle cari hesaba konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerektiği, davacının,alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, 77.939,90 TL asıl alacak ve takip talebinde belirtilen oranda işleyecek faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazla talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili; fatura tek başına bir akit olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğinde olduğunu, faturaya dayalı bir borcun varlığının herşeyden önce muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğunu, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurmasının da söz konusu olmadığını, somut olayda taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığının çekişmeli olduğu için davacının akdi ilişkinin varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerekitiğini, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağını, faturalardaki malların müvekkil firmaya teslim edildiğinin de davacı tarafından ispatlanamadığını, irsaliyeli faturalarda müvekkil firma yetkililerinin imza, kaşe veya herhangi bir tasdik edici işaretleri bulunmadığını, itiraza konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava,cari (açık) bir adet fatura bedeli bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği 2 adet faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ve davalının iki ayrı ödemesinin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinde bulunan kayıtların mutabakat içerisinde olduğu icra takip tarihi itibariyle, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya 77.939,90 TL borçlandığı belirlenmiştir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK'nın 21/2. Maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delille ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. Maddesine bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacının faturaları ve alacağı davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir.
Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalının davacıya 77.939,90 TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kaydı bulunan alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, anlaşılmakla istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 5.324,07 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.331,10 TL harcın mahsubu ile kalan 3.992,97 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20 TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/04/2026