Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. (...) ile müvekkili şirket arasında; ... ... metkezinin İstanbul ili Küçükçekmece ilçesi, ... Mah. ... parselde bulunan hizmet binası için 14/01/2019 tarihli Dağıtım Sistemi Bağlantı Anlaşması ... Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusu olarak; "28/01/2014 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 21. maddesi ve Kullanıcı Tarafından Dağıtım Varlıklarının Tesis Edilme Metodolojisinin hükümleri doğrultusunda, 09/01/2018 tarih sayılı enerji müsaadesi ve 1961 tarih sayılı proje kapsamında İstanbul ili Küçükçekmece ilçesi ... mahallesi, 40 ada, 3 parselde bulunan başvuru sahibine ait yapıların enerji ihtiyacını karşılamak için başvuru sahibi tarafından yapılacak olan ... ... Merkezi'nin tranşe kablosunun çekilmesi işinin ... Boğaziçi Bölge Müdürlüğü/... Anonim Şirketi tarafından onaylanan projeye uygun olarak başvuru sahibi tarafından tesis edilmesi" olarak belirlendiğini, sözleşmenin 10. maddesinde 8.796,53 TL teminat bedeli olarak belirlendiğini ve bu teminatın müvekkili şirket tarafından 14/01/2019 tarihinde yatırıldığını, sözleşme kapsamında ... ... Merkezi'nin Küçükçekmece ... Mah. 40. ada 3 parseldeki hizmet binasına 09/01/2018 tarih sayılı enerji müsaadesi ve 1961 tarih sayılı proje kapsamında müvekkili şirket tarafından yaklaşık 220 metre 3x70+35 mm² kesitli ... elektrik tranşe kablosu çekildiğinin ilgili müdürlüğün bildirimi ile anlaşıldığını, sözleşme uyarınca tranşe kablosu bedeline ilişkin sözleşmeden doğan şirketin alacağının tarafa ödenmesi ve teminat bedelinin iadesi talebi ile davalı şirkete başvuru yapıldığını ve tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan başvurular neticesinde davalı tarafın cevap olarak; "kullanıcılar tarafından tesis edilen dağıtım varlıklarının tesis bedellerinin geri ödemelerine ilişkin sürecin devam ettiği, dağıtım varlıklarının tarafınızdan tesis edildiğine ilişkin kanıtlayıcı belgelerin sunulmasına müteakip geri ödemenin yapılacağı belirtilmiştir" şeklinde cevap verdiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin ilgili müdürlüğü tarafından davalı şirkete tekraren bilgi ve belgeler sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşmeye konu iş ve işlemlerin sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilerek davalı şirkete usulüne uygun bildirimde bulunulduğunu ve davalı tarafın herhangi bir ödeme yapmadığını, davaya konu edilen alacağın yasal faizi ile birlikte tarafa ödenmesi ve sözleşme kapsamında yatırılan teminatın da iadesi talebi ile İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 2022/9022 sayılı zorunlu dava şartı arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını ve anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle; davalı taraf ile imzalanan 14/01/2019 tarihli Dağıtım Sistemi Bağlantı Anlaşması-AG Tesis Sözleşmesi'nden doğan toplamda 43.396,21 TL (29.321,76+5.277,92 TL KDV ve 8.796,53 TL teminat olmak üzere toplam 43.396,21 TL) şirket alacağının 14/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu bedele dayanak belgeleri sunamadığını ve geri ödemeye muhatap taraf olduğunu ispatlayamadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi dava konusu tranşe kablosunun çekilmesi işinin davacının elektrik ihtiyacının karşılanması için tesis edilmiş olduğunu, mevzuat hükümleri ve EPDK kararları değerlendirildiğinde, davacının hak sahibi olarak “geri ödemeye muhatap taraf” olması gerekli olduğunu, EPDK kararları ile açık olup hukuken ödemenin mümkün olduğu tesislerde ödemeye muhatap taraf kullanım yerinin malikleri olduğunu ve davacının dava/talep hakkı bulunmadığını, müvekkili şirket ile ... arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi hükümleri gereğince, dağıtım tesislerinin mülkiyetinin ...'a ait olduğundan husumetin müvekkili şirkete yöneltilmesinin doğru olmadığını, Yüksek Planlama Kurulu'nun 17.03.2004 tarih ve 2004/3 sayılı kararı ile kabul edilen "Elektrik Reformu Özelleştirme Stratejisi Belgesi" çerçevesinde Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 04.02.2004 tarih, 2004/22 numaralı kararı ile ... A.Ş. Özelleştirme kapsam ve programına alındığını, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 21.07.2006 tarih ve 6747 sayılı yazısı ve 24.07.2006 tarih, 31-153 sayılı Yönetim Kurulu Kararına istinaden ... Genel Müdürlüğü ile %100 hissedarı olduğu ... Anonim Şirketi arasında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 24.07.2006 tarihinde imzalandığını, Özelleştirme yüksek Kurulu'nun 07.03.2013 tarih 2013/20 sayılı kararı ile müvekkili şirketin %100 oranındaki hissesinin ... ortak girişim grubuna satılmasına karar verildiğini, daha sonra ise özelleştirme usulleri gereği bu ortak girişim grubunun bir şirketi olan ...A.Ş. ile 28.05.2013 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi imzalanarak müvekkili kurumun özelleştirme sürecinin tamamlandığını, müvekkilinin %100 oranındaki hissesi ... A.Ş.'ye ait olduğunu ve müvekkilinin bütünüyle özel sektör şirketi olduğunu, müvekkili ...'ın özelleştirilmesi, işletme hakkı devri yöntemiyle yapılması nedeniyle dağıtım tesislerinin mülkiyetinin ... Genel Müdürlüğü'ne ait olduğunu, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi hükümlerine göre; Şirketimiz dağıtım tesislerinin işletme hakkına sahip olmakla birlikte, mülkiyetine sahip değildir. Bu nedenle husumetin ...'a yöneltilmesi gerekmektedir. Nitekim İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin "Üçüncü Kişilerin Hak ve İddiaları" başlığını taşıyan 7. Bölümünün 2. Maddesi aynen "İşletme Hakkı ... tarafından devredilen Dağıtım Tesisleri'nin mülkiyetine ilişkin olarak, Sözleşme'nin imza tarihinden sonra ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilaflar Şirket tarafından derhal ...'a bildirilir. Söz konusu Dağıtım Tesisleri'nin mülkiyetine dair bu idari veya hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan doğacak her türlü yükümlülük ...' aittir. Şirket gecikmesinde tehlike olan durumlarda ...'a bildirimde bulunmakla birlikte ... adına ve/veya hesabına gerekli tedbirleri almak ve işlemleri yapmakla yükümlüdür. Şirket tarafından alınan tedbirler ve gerçekleştirilen işlemlere ilişkin masraflar belgelendirilmek ve makul olmak şartıyla ... tarafından karşılanır." şeklinde olduğunu, elektrik dağıtım faaliyetine ilişkin olarak kullanılan mal ve hakların mülkiyetinden kaynaklı ihtilafların çözümünde sorumlunun ... olduğunu, taraflar arasındaki Tesis Sözleşmesinin 9. ve 14. maddelerinde açıkça dava konusu tesislerin ... adına devir ve tescil olunacağı ve mülkiyetinin yine ...’a ait olacağı kararlaştırıldığını ve davanın muhatabının mülkiyet hakkını elde edecek olan dava dışı ... olduğunun açık olduğu, kullanıcı tarafından dağıtım şirketi adına yapılan veya finanse edilen dağıtım varlıklarına ilişkin izin, yapım, kabul, ödeme ve benzeri süreçlere ilişkin hususlar ve bunların mahsuplaşma yöntemiyle geri ödenmesi, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na göre çıkartılan 04/08/2002 tarihli ve 24836 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan mülga Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin (mülga Lisans Yönetmeliği) 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenmiş iken, bu düzenlemeler 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayalı olarak çıkartılan, 02/12/2013 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yeni Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin (Lisans Yönetmeliği) kabul edilmesiyle yürürlükten kaldırıldığını, ancak yeni Lisans Yönetmeliğinde dağıtım şirketi adına kullanıcı tarafından tesis edilen dağıtım tesislerine yönelik yatırım bedelinin mahsuplaşma yöntemiyle geri ödenmesine ilişkin bir hükme yer verilmediğini, hem bu tesis bedellerinin bedel olarak geri ödemesine ilişkin esaslar, hem de önceki dönemde mahsuplaşmaya tabi olan tesislerin durumu 28/01/2014 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde herhangi bir boşluğa yer verilmemesini teminen düzenlendiğini; ayrıca bu Yönetmelik gereği iade olunacak tesis bedellerinin belirlenmesine ilişkin “Kullanıcı tarafından Dağıtım Varlıklarının Tesis Edilme Metodolojisi” (Metodoloji) çıkartıldığını, müvekkili tarafından hazırlanan bağlantı görüşü gereği kullanıcı tarafından dağıtım varlığının tesisi yoluna gidildiğini, bağlantı görüşüne 15 gün içerisinde itiraz edilmemekle bağlantı görüşündeki hükümlere göre işlem yapılacağının kabul edildiğini, davacı yan imzalanan Tesis Sözleşmesi gereği dava konusu tesislerin geçici kabulünü talep etmediğini ve dava konusu tesislerin geçici kabulü yapılmadığı için dava konusu bedellerin ödenmesinin mümkün olamadığını, taraflar arasındaki AG Tesis Sözleşmenin 12/(a) maddesi, ''Anılan tesislerin tamamlanmasından sonra Başvuru sahibi, dağıtım şirketinden geçici kabulün yapılmasını isteyecektir.'' hükmünü içerdiğini, geçici kabulün başvuru sahibi davacı yanca davalı müvekkili şirketten talep edilmesi gerektiğini, davacı yanca, geçici kabul işlemi için davalı müvekkili şirkete talepte bulunulmadığını, davacı yan dava dilekçesinde başvurularının, dağıtım varlıklarının tesisine ilişkin kanıtlayıcı belgelerin sunulması akabinde ödeme ve geri iade koşullarının oluşacağından bahisle davalı müvekkili şirket tarafından reddedildiğini beyan ederek davalı müvekkili şirketçe geçici kabule dair talepte bulunulması gerektiğine ilişkin sözleşme hükmü hatırlatılmışsa da davacı yanın, geçici kabul için talepte bulunarak süreci tamamlama yoluna gitmek yerine kötüniyetli şekilde huzurdaki davayı ikame ettiğini, yine 11.01.2019 tarihli Kullanıcı Tarafından Tesis Edilecek Bağlantı Hatlarının Yapımına İlişkin Tesis Sözleşmesinin 11/3 maddesi gereği, yapılacak tesislerin başvuru sahibinin mülkiyetindeki arazinin dışında kalan kısımlarının kamulaştırma işlemleri kapsamında, dava konusu taşınmazın imar planı içinde kalıp kalmadığının tespiti ve akabinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlar ile yapılacak olan görüşmelere binaen davalı müvekkili şirkete gerekli bildirimlerin yapılması sorumluluğunun da davacı yana ait olduğunu ve fakat dosya kapsamında, davacı yanca sorumlulukların yerine getirildiğine dair hiçbir delil bulunmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle aktif ve pasif husumetten, hukuki yarar yokluğundan ve zamanaşımından usulden; aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince ; "1-Davanın REDDİNE," karar verilmiş olup, bu karara davacı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin davanın reddine karar vermesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, nitekim 14/01/2019 tarihli Dağıtım Sistemi Bağlantı Anlaşması ... Sözleşmesi'nin 4. maddesinde; "...Bu sözleşmenin bedeli, Madde 3'deki sözleşme konusu işlerin tamamının, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 27.08.2014 tarih 5187-2 sayılı kurul kararı ile onaylanmış olan Kullanıcı Tarafından Dağıtım Varlıklarının Tesis Edilme Metodolojisinin 5. Maddesi doğrultusunda hesaplanmış olup 29.321,76 TL+ KDV..dir. ...Geri ödemeye esas sözleşme bedeli kesin hesapta çıkacak maliyet bedeli olacaktır." şeklinde düzenleme bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşmeye konu iş ve işlemlerin sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilerek davalı şirkete usulüne uygun bildirimde bulunulmuşsa da davalı tarafın herhangi bir ödeme yapmadığını, sözleşme hükümleri uyarınca şirket alacaklarına ilişkin olarak; yerinde yapılacak ölçümler neticesinde hesaplanacak kesin hesap miktarı neticesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, Yerel Mahkeme kararında; "..geçici kabul nedeniyle başvuru yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı" belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de kararda; dağıtım şirketi tarafından geçici kabul yapılmadan binaya enerji verilemeyeceği hususunun göz ardı edildiğini, nitekim binaya enerji verilmesi ve abonelik yapılması ile birlikte geçici kabulün tamamlandığının açık olduğunu, ancak buna rağmen Yerel Mahkeme tarafından geçici kabul başvurusuna ilişkin belge olmadığından davanın reddedilmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kaldı ki geçici kabul başvurusu yapıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığından bahisle işbu dava reddedilmişse de; davalı firmaya şirketlerinin ilgili birimleri tarafından defalarca yazılı başvuruda bulunulduğu, ancak davalı firma tarafından başvuruların incelenmeksizin sonuçsuz kaldığı hususlarının dikkate alınmadığını, nitekim dosyada mübrez olan başvuru dilekçelerinden de görüleceği üzere davalı firmaya birçok kez yazılı başvuruda bulunulduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına ilişkin beyan ve itirazlarını aynen tekrar ederek kabul anlamına gelmemekle birlikte; 3 x 70 +35 mm2 ... kablo elektrik tesisatı imalatının %100 ünün tamamlandığı, yine kök raporda davacı şirket tarafından yaklaşık 220 metre 3x70+35 mm2 kesitli ... elektrik tranşe kablosu çekilmesi işleminin bedeli olarak alacaklı olduğunun da açıkça belirtildiğini, hal böyle iken söz konusu binaya enerji verilmesine, abonelik yapılmasına, yatırmış oldukları teminata ve sözleşmeye konu alacaklarına rağmen davanın reddedilmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/295 Esas, 2023/216 Karar sayılı 22/03/2023 tarihli kararının tehir-i icra talepli olarak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. Maddesine göre davacı yanca gerçekleştirilen istinaf başvurusunun esastan reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince; davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada istinaf incelemesi, HMK 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller de dikkate alınarak; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan istinaf sebepleri ile sınırlı, takdiren duruşmasız olarak yapılmıştır.

İstinaf isteminin değerlendirilmesi;
Eldeki davada, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında ... ... merkezinin Küçükçekmece ... Mah. ... parseldeki hizmet binasına 09/01/2018 tarih sayılı enerji müsaadesi ve 1961 tarih sayılı proje kapsamında davacı tarafından yaklaşık 2020 metre 3x70+35 mm2 kesitli ... elektrik tranşe kablosu çekildiği, çekilen bu kablonun bedeline ilişkin alacağın ve sözleşme kapsamında davalı yana ödenen teminatın ödenmesi için başvuru yapılmasına rağmen davalı yanın herhangi bir ödeme yapmadığı belirtilerek sözleşmeden dolayı belirtilen bedellerin 14/01/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafın ise, davacı yanın dava konusu bedele dayanak belgeleri sunamadığı için geri ödemeye muhatap taraf olduğunu ispatlayamadığı, davacının geri ödenmesini istediği bedelin sözleşme şartlarına bakıldığında muaccel olmadığı bu haliyle davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, sözleşme kapsamında geçici kabulün yapılmadığı, gerekli başvuru ve talebin davacı yan tarafından yapılmadığı, istenen bedellerin mevzuata uygun hesaplanıp hesaplanmadığının anlaşılmadığı, geri ödemenin nasıl yapılacağının sözleşmede açıkça düzenlendiği, yine teminatın iadesi şartlarının oluşmadığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Kanun’un "İspat yükü" başlıklı 6. maddesi uyarınca; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Kanun'un 190. maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Taraflar arasında imzalanan 14/01/2019 tarihli sözleşmenin 1. maddesinde akdin kapsamının ''Bu sözleşme, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ikincil mevzuat uyarınca Dağıtım Sistemi bağlantı anlaşmasının ilgili maddelerine (Üretim Faaliyeti Gösteren Tüzel Kişiler için 4., AG/OG den Bağlantı Yapan Tüketiciler İçin 5.) göre dağıtım sistemine bağlantı yapılabilmesi için sistem kullanımı açısından kapasitenin yetersiz. Olması nedeniyle, genişleme yatırımı ve/veya yeni yatırım yapılmasının gerekli olduğu ve söz konusu yatırımın ... adına bağlantı yapmak İsteyen gerçek veya tüzel kişi/kişiler tarafından ilgili mevzuat kapsamındaki teknik standartlar sağlanarak Başvuru Sahibi tarafından tesis edilmesi ve ettirilmesine ilişkin hüküm ve şartları içerir.'' şeklinde belirtildiği,
Sözleşmenin konusu ile sözleşme bedelinin 3. ve 4. Maddelerde düzenlendiği,
Ödemelere ilişkin hususun ise sözleşmenin 6. Maddesinde;
'' a) İşin Başvuru Sahibi tarafından tesis edilmesi halinde,... tarafından geçici kabullerinin yapılmasını müteakip; Başvuru Sahibi, Dağıtım Şirketi ile birlikle kesin hesaba esas tespit tutanaklarını düzenler. Tespit tutanağındaki miktarlar ile sözleşme bedelinin bulunmasında kullanılan birim fiyatların çarpılması sonucu kesin hesap tutarı bulunur. İşin yıllara sari olması veya süre Uzatımı verilmesi halinde ayrıca fiyat farkı verilmeyecektir.
Başvuru Sahibi tarafından yapılan tesislerin, ... ın mülkiyetine alınabilmesi için kesin hesap bedeline, Madde 9/3 (b) ve (c) kapsamında Başvuru Sahibi tarafından yapılan masraflar eklenerek mahsuplaşmaya esas bedel TL olarak belirlenir ve sabitlenir.
b) Geri ödemenin yapılmasıBu durumda gerçekleşen yatırıma ait bedel, Dağıtım Şirketi tarafından bağlantı görüşünde verilen bağlantı talebinin karşılanabileceği 2019 yılı içerisinde en fazla on iki aylık eşit taksitle, yatırımı yapan Başvuru Sahibi ne, Başvuru Sahibi ne ulaşılamaması halinde tesisin bulunduğu yerdeki en yakın banka ya da ... şubesine, Başvuru Sahibi adına yatırılarak ödenir. Dağıtım tesisinin geçici kabulünün, Dağıtım Şirketi nin bağlantıyı karşılayabileceğini öngördüğü tarihten sonra yapılması halinde ödeme geçici kabulün yapıldığı tarihi takip eden yıl içerisinde söz konusu dağıtım tesisinin bulunduğu yerlere ilişkin kullanım haklarının, geri ödemenin yapılacağı yıla kadar ... adına temin edilememiş olması halinde ise ödeme, bu hakların tamamının ... adına temin edildiği yılı takip eden yıl içerisinde yapılır.
Sözleşme bedeli Madde 4 de belirtildiği şekilde kesin hesap miktarlarına göre güncellenir.'' şeklinde kararlaştırıldığı,
Sözleşmenin 10. Maddesinde ise, başvuru sahibinin, sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdikten sonra teminatının iadesi için Dağıtım Şirketinden talepte bulunacağı ve alınan teminatın bu serette iade edileceğinin belirtildiği görülmektedir.
Yapılan açıklamalar ve dosya kapsamından; mahkemece yerinde keşif icra edilerek tespit yapılmamış ise de, davacının, taraflar arasındaki sözleşme gereğince, sözleşmeye konu yerin elektrik tesisatı imalatını %100 olarak tamamladığının dosyaya ibraz edilen belgeler ve bu kapsamda heyet bilirkişi kurulundan alınan kök ve ek raporlardan anlaşıldığı, ancak taraflar arasında imzalanan Tesis Sözleşmesinin 6. maddesi gereğince işin başvuru sahibi tarafından tesis edilmesi halinde ... tarafından geçici kabullerin yapılmasına müteakip kesin hesap tutarının tespit edileceği ve geçici kabulden sonra ödemelerin dağıtım şirketi tarafından işi yapan başvuru sahibine ödeneceğinin kararlaştırıldığı, yine anılan sözleşmenin 12/(a) maddesinde sözleşme konusu tesislerin tamamlanmasından sonra başvuru sahibinin dağıtım şirketinden geçici kabulün yapılmasını isteyeceği, sözleşmenin 10 maddesinde ise, başvuru sahibinin, sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdikten sonra teminatının iadesi için başvuruda bulunabileceğinin belirlendiği, bu kapsamda davacı tarafından davaya konu işin geçici kabulüne ilişkin davalı tarafa başvuru yapıldığına dair delil ibraz edilmediği gibi, varsa işin geçici kabulüne ilişkin tutanağın dosyaya da ibraz edilmediği anlaşılmakla, davacı taraf tacir olup, TTK 18/2 maddesinde belirtildiği üzere, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi, taraf olduğu sözleşmenin hüküm ve koşullarını iyi analiz etmesi, sonuçlarını hesaplaması, her ihtimale göre değerlendirme yaparak hareket etmesi gerektiğinden, sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca, davacının imzalamış olduğu sözleşme ile bağlı olduğu ve sözleşmede belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeden alacak yahut iade talebinde bulunamayacağı sonucuna varılmakla, davanın vasıf ve mahiyetine, ispat hukuku hükümleri çerçevesinde delillerin takdirinde ve hukuki mevzuatın olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilerek; davacı vekilinin istinaf istemleri yerinde bulunmamıştır.
Bu itibarla; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan incelemesi neticesinde; davacı vekilinin istinaf talebinin HMK/353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m.353/1-b-1 gereğince esastan REDDİNE,

2-İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davalı lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,

3-Alınması gerekli 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla, m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 28/04/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.