ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1335 Esas 2026/517 Karar
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
KARAR
İtirazın İptali (Bankacılık İşleminden Kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı bankanın davalı borçlu ... Grup şirketi ile arasında genel nakit ve gayri nakit kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalılar ...'in bu sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğunu, kredi kapsamında kullandırılan borçların ödenmemesi sebebiyle Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2019/11245 Esas sayılı icra takibinin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;redi sözleşmesinden kaynaklanan borç tutarının müvekkili tarafından alacaklı bankaya ödendiğinden borcun kapandığını, herhangi bir borçlarının bulunmadığını, 358943 karton numaralı taksitli ticari kredi borcu ... A.Ş tarafından desteklenen müvekkilleri tarafından edimlerini yerine getirmiş olduğunu, genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi ile bir ilişiği bulunmayan davacı banka ile müvekkilleri arasında yer alan ayrı bir ticari ilişki olduğunu, iş bu itirazın iptali davasının esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişinin kök ve ek raporunda belirtildiği üzere, “4282-358943 ile 4282-339166 numaralı KGF kefaletli aylık taksit ödemeli ticari kredilerden kaynaklanan alacaklarınan karşı tüm sorumluların sorumluluklarının devamı kaydıyla..” ifadesine yer verildiği, 4282-358943 karton numaralı krediden kaynaklanan borcunun olmadığı anlamını taşımadığı, kefillerin sorumluluğu devam ettiğinden buna göre davacı bankanın davalı taraftan 141.825,01 TL anapara, 61.102,94 TL temerrüt faizi ve 3.055,15 TL BSMV olmak üzere toplam 205.983,10 TL alacaklı olduğu tespit edilmek ile HMK.nun 26.maddesine göre, davacı bankanın talebine bağlı kalınarak, toplam alacağının 203. 558,61 TL olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalıların Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2019/11245 Esas sayılı ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca iptali ile, 141.950,06.TL asıl alacak, 58.674,81.TL işlemiş faiz, 2.933,61.TL, BSMV olmak üzere toplam 203.558,61.tl alacağın icra takip talebinde belirtilen oranda faiz işletilecek şekilde takibin devamına, davalılarca takibe haksız olarak itiraz edildiğinden İİK'nun 67.maddesi gereğince alacağın %20'si olan 28.390,01.-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yasal ve yeterli gerekçe yazılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, 358943 nolu taksitli ticari kredinin KGF tarafından desteklenen bir kredi olup, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi ile ilgisinin bulunmadığını, davacı ile davalı arasında yer alan ayrı bir ticari ilişki olduğunu, 358943 karton nolu kredi ile genel kredi sözleşmesi arasında ilişki kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçların ödenerek kapatıldığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap özetleri, icra dosyası, bilirkişi raporu, ticaret sicil kayıtları vs deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 15. İcra Dairesinin 2019/11245 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı 141.950,06 TL asıl alacak olmak üzere toplam 203.558,61 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların ödeme emrine süresinde itirazları üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
11/11/2021 tarihli kök ve 11/02/2022 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; davalı tarafın 36 ay vadeli kredinin 5 aylık taksidini ödediği, geri kalan 31 aylık kredi geri ödemesini yapmadığı, davacı tarafın davalı taraftan 141.825,01 TL anapara, 61.102,94 TL temerrüt faizi ve 3.055,15 TL BSMV olmak üzere toplam 205.983,10 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, kefaletlerin geçerli olduğu, mahkemece alınan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ve takibin dayanağını teşkil eden 358943 karton nolu taksitli ticari kredi nedeniyle 141.825,01 TL anapara, 61.102,94 TL temerrüt faizi ve 3.055,15 TL BSMV olmak üzere toplam 205.983,10 TL alacaklı olduğu, takip konusu 358943 karton nolu taksitli ticari kredinin ayrı bir sözleşme kapsamında kullandırılmayıp, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Öte yandan, davacı banka ile KGF arasında düzenlenen protokolün Hazine Destekli Kefaletlerde Takip ve Tahsilat Süreçlerine İlişkin Genel Usul ve Esaslar Başlıklı 4.1. maddesinde 1. bendinde "kurumun kefaleti ile kullandırılan kredilerin temerrüdü halinde kurumun alacağr dahil kanuni takip işlemleri kredi veren tarafından yürütülür." .... 3. bendinde "kurumun kredi veren karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek kredi verenin yükümlülüğündedir." düzenlemesi yer almaktadır.
Davacı banka ile dava dışı garantör KGF arasında düzenlenen protokol ve dosya kapsamı itibariyle kredi borçlularının sorumluluklarının garantör tarafından ödenmesi ile sona eremeyeceği, KGF'ye karşı ödemeler bitinceye kadar protokol kapsamında takibin sürdürülmesi gerekmekle, takip konusu kredinin KGF desteğiyle kullandırılmış olmasının davalıların sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağından davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalılardan alınması gerekli olan 13.905,09 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.476,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.428,82 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı şirket tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/04/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -