ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1648 Esas 2026/513 Karar
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
KARAR
Tazminat
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... İnşaat Harita Müh...Ltd. Şti. ile ... Proje İnş. Taah...Ltd. Şti. arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, bu ortaklıktan kaynaklı olarak yürütülen projeler neticesinde elde edilen ve harcanan giderler için ... İnşaat ile ... proje adına ... A.Ş'nin Yıldızevler Şubesinde hesap açıldığını, işbu hesaptan para çekme yetkisinin müvekkili olan ... İnşaat Ltd. Şti.'ye ait olduğunu, müvekkili şirketin adi ortaklık sözleşmesi içeriğinden anlaşılacağı üzere pilot firma olup, hesapları tek başına kullanmaya yetkili olan taraf olduğunu, pilot ortağın iş ortaklığının yüklendiği işi yerine getirebilmesi için yapılması gereken olağan işlemleri yürüttüğünü, olağan işlerin yürütülmesi için gerekli olan her türlü hukuki işlemi yapabileceğini, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğine göre iş ortaklığında en çok hisseye sahip olanın ortağın pilot ortak olarak gösterilmek zorunda olduğunu, davalı bankanın tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak adi ortaklığa ilişkin hesaba bloke koyduğunu ve blokeyi elinde herhangi bir hukuki gerekçe olmamasına rağmen devam ettirdiğini, adi ortaklık hesabına konan blokenin davacının ticari itibarını zedelediğini, ticari faaliyetlerini yürüttüğü diğer firmalar açısından ödeme güçlüğüne düştüğü izlenimi oluşturduğunu, müvekkili şirketin blokenin davalı banka tarafından konulduğu tarihten itibaren söz konusu hesaptaki parayı halen kullanamadığını, hukuka aykırı blokenin halen devam etmekte olduğunu ve bu bloke neticesinde müvekkili şirketin ticari itibarı ile saygınlığı ve onuru zedelendiği gibi maddi zarara da uğradığını ileri sürerek, 2.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle, bilirkişi raporu neticesinde arttırılmak üzere, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız blokenin konulduğu tarihten itibaren işletilecek faizleri ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, davalı bankanın koymuş olduğu haksız blokenin ivedilikle kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve dava dışı ... Proje….Ltd.Şti. adi ortaklığının müvekkili Bankanın Yıldız/Ankara şubesi müşterisi olup, bu adi ortaklık adına şube nezdinde hesap açıldığını, söz konusu hesaba 10/09/2021 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğünden 907.960,81 TL ödeme geldiğini, aynı tarihte dava dışı ortak ... Proje Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından önce müvekkili Bankanın Balgat Şubesine, ardından Yıldız Şubesine başvurularak, paranın tamamına yakınının başka bir bankaya, yetkilisi olduğu ... Proje Ltd.Şti. adına EFT yapılmasını talep ettiğini, şahsın aceleci ve şüpheli tavırları nedeni ile işlemler gerekli teyitler yapılmak sureti ile ilerlerken davacı şirket yetkilisi ...tarafından hesaba gelen paranın 500.000,00 TL’lik kısmının davacı yana ait müvekkili Banka nezdindeki hesaba internet bankacılığı üzerinden havale edildiğini, yine davacı şirket yetkilisi ...tarafından şubenin defalarca aranarak, bir yandan internet havale/EFT limiti yükseltilmesinin talep edildiğini, bir yandan da şubede bulunan dava dışı ortak ... Proje Ltd.Şti. yetkilisine ödeme yapılmamasının talep edildiğini, davacı ile dava dışı ... Proje Mühendislik Müşavirlik Ticaret Ltd. Şti. arasında bir adi ortaklık kurulduğunu, kurulan ortaklığa ait adi ortaklık sözleşmesinde; ..., ... ve ...’ın adi ortaklığı münferiden temsil ve ilzama yetkili olmak üzere temsilci olarak belirlendiğini, adi ortaklıklarda bankacılık işlemlerine ilişkin olarak sözleşmede açık bir yetkilendirme yok ise, işlemlerin ya tüm ortakların müşterek katılımıyla ya da adi ortaklık adına bütün ortakların müşterek olarak almış oldukları, yapılmak istenen bütün bankacılık işlemlerini açıkça kapsayıcı şekilde temsile ilişkin bir karar doğrultusunda ya da tüm ortakların vereceği ve yapılacak işlemler için uygun yetkileri içeren bir vekaletname ile vekil tayin edilen vekil ile yapılmasının mümkün olduğunu, davacı ile dava dışı şirket arasında akdedilen adi ortaklık sözleşmesinde ortakların bankacılık işlemlerindeki iradesinin ne yönde olduğuna (münferit-müşterek yetki) ilişkin ayrı bir düzenleme yer alamayıp, sözleşmede bulunan genel nitelikteki münferit yetkiye istinaden adi ortaklık hesabından adı geçenlerin münferit yetkisi ile işlem yapabileceği anlaşılmakla birlikte; adi ortaklığın paydaşları arasında ihtilaf yaşandığı ve ortakların adi ortaklığı münferiden temsil ve ilzama yetkili temsilcilerinin birbirinden farklı talimatlarla hesaplardan işlem yapmak istedikleri ve dahi ortaklardan birinin bir diğer ortak ve temsilciler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, davacı ile dava dışı ortağın yaşadığı ihtilaflar sebebiyle adi ortaklık ile yapılacak tüm bankacılık işlemlerinde adi ortaklığın müşterek yetki ile temsili esasının dikkate alınması ve hesaplardan münferit imza ile herhangi bir işlem yapılmamasının müvekkili Bankanın kanun karşısında sorumluluğu olduğunu, dava dışı ortak ile davacı arasındaki ihtilaf ve ortakların ödeme ile ilgili karşılıklı engellemeleri karşısında müvekkil Bankadan kanuni sorumluluğu gereği hesaptan, ortaklardan birine münferiden ödeme yapılmasının beklenmesinin mümkün olmadığını savunarak, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacı şirket ile dava dışı diğer şirketin kurmuş oldukları Adi Ortaklıkta davacı şirketin payı %55, dava dışı ... Projenin %45 oranında pay sahibi oldukları, davacı şirketin adi ortaklığın pilot ortağı olarak belirlendiğini, pilot ortak olması nedeniyle adi ortaklığı temsil yetkisine haiz olduğunu, ancak Adi Ortaklık Sözleşmesinde davacı şirket müdürü ...ile dava dışı diğer şirketin yetkilileri ... ve ...'ın münferit imzaları ile Adi Ortaklığı temsil ve ilzam edeceklerinin de açıkça belirtildiğini, sözleşmede banka işlemlerinin yürütülmesine ilişkin özel bir yetki verildiğine dair hüküm olmamakla birlikte herhangi bir kısıtlamanın da bulunmadığı, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında kurulan adi ortaklığın her iki şirketin de müdürleri tarafından atacakları münferit imza ile temsil ve ilzam edileceğinin kararlaştırıldığı, adi ortaklık sözleşmesinde davacı ... İnşaat Harita Müh...Ltd.Şti.'nin pilot ortak olarak gösterilmiş ve belirlenmiş olmasının, ihale makamı olan Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalanmış bulunan hizmet alım sözleşmesi için geçerli bir husus olup, adi ortaklığın bankacılık ile ilgili işlemlerle ilgili olarak almış olduğu özel bir yetkinin bulunmadığı, ihale makamı ile olan ilişkide pilot ortak olarak belirlenen davacı şirketin, adi ortaklık adına açılmış bulunan hesaptan diğer ortağın karşı çıkması halinde pilot ortak olduğunu ileri sürerek tek başına para çekmesi ve hesapla ilgili olarak tasarrufta bulunmasının mümkün olmayacağı, somut olayda; adi ortaklık adına açılan hesaptan adi ortaklığı oluşturan her iki şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili temsilcilerinin birbirinden farklı talimatlarla hesaptan işlem yapmak istedikleri ve adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında çıkan ihtilaflar, yapılan suç duyuruları ile açılan davanın bulunduğu, bu durumda davalı bankanın söz konusu hesapla ilgili olarak adi ortaklığın müşterek yetki ile temsili esasını dikkate alması ve hesaplardan münferit imza ile herhangi bir işlem yapmamasının hukuka aykırı bir yönü bulunmadığı gibi tacir olan ve bir güven kurumu olup yetkili makamlardan alınan özel izinle faaliyet gösteren ve sürekli denetim altında bulunan bankaların kendileri nezdinde açılmış hesaplarda bulunan parayı özenle koruması gerektiği, aksi durumun bankanın sorumluluğunu gerektireceği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının pilot ortak olup, ortaklığı tek başına temsile yetkili olduğunu, davalı bankaca adi ortaklık hesabına bloke konulması işlemi için gerekçe olarak davacı ile dava dışı ... İnşaat arasında bulunan somut uyuşmazlıklar gösterilmiş ise de, salt bu sebebe dayalı olarak mahkeme kararı olmaksızın bloke işlemi tesis edilmesinin hukukun temel ilkelerine aykırı olup, davalı bankanın işleminin haksız fiil niteliğinde olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
davacı şirket ile dava dışı şirket tarafından oluşturulan adi ortaklık adına davalı banka nezdinde bulunan hesaba davalı bankaca bloke konulması nedeniyle uğranıldığı iddia olunan 1.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamında yer alan davacı ... İnş. Harita Müh. ve Müşavirlik Turizm İth. İhr. Tic. San. Ltd. Şti. ile dava dışı ... Proje İnş. Taahüt Gıda Tekstil Matbaa San. ve Tic. Ltd. Şti. Arasında imzalanan Ankara 47. Noterliği'nin 08/05/2020 tarih 9493 yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmede pilot ortak olarak vasıflandırılmış olan davacı şirketin ortaklık payının %55, özel ortak olarak vasıflandırılmış olan dava dışı diğer şirketin ortaklık payının %45 olduğu, diğer taraftan Adi Ortaklık Sözleşmesinde davacı şirket müdürü ...ile dava dışı diğer şirketin yetkilileri ... ve ...'ın münferit imzaları ile Adi Ortaklığı temsil ve ilzam edecekleri açıkça belirtildiği, sözleşmede banka işlemlerinin yürütülmesine ilişkin özel bir yetki verildiğine dair hüküm olmamakla birlikte herhangi bir kısıtlama da bulunmadığı görülmüştür.
Yargılama aşamasında alınan davalı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak tanzim edilen bilirkişi raporu ile; dava dışı ... İnş. Harita Müh. Ltd. Şti. / ... Proje Müh. Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığının TR55 .....18 nolu hesap ekstresinin incelenmesinde, 10/09/2021 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından gönderilmiş olan 907.960,81 TL EFT havalesi bedelinin hesaba alacak kaydedilmiş olduğu, aynı gün içerisinde hesaptan davacı şirketin TR60...... 34 nolu hesabına internet kanalından 500.000,00 TL havale yapılmış olduğu (davacı şirket müdürü ...'a internet şifresi verilmiş olduğu anlaşılmakta olup, zira Adi Ortaklık hesabından kendi şirketinin hesabına internet kanalı üzerinden 500.000,00 TL havale yapılmış), adi ortaklığın davalı Bankanın Yıldız Şubesindeki TR55......18 nolu hesap ekstresinin incelenmesinde, 407.945,77 TL'nin inceleme tarihi itibariyle hesapta tutulduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/158311 sor. sayılı dosyası ile de sabit olduğu üzere adi ortaklığı oluşturan ortaklar arasında ihtilaf olduğu tartışmasızdır.
Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK 620/1. madde). Ortaklığın kararları, bütün ortakların oybirliğiyle alınır. Sözleşmede kararların oy çokluğuyla alınacağı belirtilmişse çoğunluk, ortak sayısına göre belirlenir (TBK 624. madde). Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur. Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar (TBK 638. madde). Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır (TMK 701. madde).
Davamıza konu blokeli hesabın adi ortaklığa ait hesap olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacının istinaf itirazları doğrultusunda dosyamız kapsamındaki uyuşmazlık davalı bankanın adi ortaklığa ait hesapta bulunan parayı adi ortaklar arasında yaşanan ihtilaf nedeniyle davacıya ödememesinin haksız fiil olarak kabul edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.
Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet: Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara, 2001, s. 106.). Ayrıca bu güvenin önemli bir yönü de banka ile hukuki ilişkiye girenlerin, banka muhasebe kayıtlarının profesyonel bir ekip tarafından usulüne uygun biçimde tutulduğuna güvenmeleridir.
Hal böyle olunca, adi ortaklık adına açılan hesaptan adi ortaklığı oluşturan her iki şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili temsilcilerinin birbirinden farklı talimatlarla hesaptan işlem yapmak istedikleri ve adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında çıkan ihtilaflar, yapılan suç duyuruları ile açılan davanın bulunduğu, bu durumda davalı bankanın söz konusu hesapla ilgili olarak adi ortaklığın müşterek yetki ile temsili esasını dikkate alması ve hesaplardan münferit imza ile herhangi bir işlem yapmamasının hukuka aykırı bir yönü bulunmadığı gibi tacir olan ve bir güven kurumu olup yetkili makamlardan alınan özel izinle faaliyet gösteren ve sürekli denetim altında bulunan bankaların kendileri nezdinde açılmış hesaplarda bulunan parayı özenle koruması gerektiği, bankanın yasanın kendisine verdiği hak ve görevi yerine getirmesinin haksız fiil olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alındığında mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2026
Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi -