İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... ile davalı ... Demir Doğrama arasında bir adet tabela/totem yapımı hususunda sözlü olarak anlaşmanın yapıldığını, bu anlaşma mucibince 07.11.2022 tarihinde davalının hesabına 15.000 TL gönderildiğini, aradan uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını ve bedeli alınan tabelanın müvekkili şirkete teslim edilmediğini, basiretli bir tacir gibi ve iyiniyetli davranan müvekkili ------- tarafından, söz konusu tabelanın teslimi amacıyla bir takım şifahi görüşmelerin yapıldığını, taraflar arasındaki görüşmelerden hiçbir netice alınamadığını, müvekkilinin alacağının ve takip tarihine kadar işlemiş faizinin tahsili amacıyla ------- İcra Müdürlüğü -------- E sayılı dosyası tahtında ilamsız icra takibinin başlatıldığını, taraflar arasında alacağın varlığı hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığını, davalının alacağının tahsilini geciktirdiğini ve zaman kazanmak amacı ile takibe itiraz ettiğini, itirazın kötü niyetli, haksız ve dayanaksız olduğunu, takibe konu borcun likit bir para borcu olduğunu, BK.89/1 hükmü çerçevesinde takibe konu dekont bedeli para alacağı olduğunu, alacaklının yerleşim yerinde ödenecek borçlardan olduğunu, müvekkili şirketin alacağının likit bir alacak olduğunu, davalı şirketin mali açıdan zor günler geçirdiğini, davalının daha da zora girmesi ve mallarını kaçırması halinde müvekkili şirketin huzurdaki davayı kazanmasına rağmen alacağını tahsil edemeyeceğini ve bu nedenle telafisi imkansız olan zararların olacağını, müvekkilinin hak kaybına engel olmak amacı ile mahkemenin uygun bir teminat karşılığında borçlu şirketin borca yeter miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, Davalının -------- İcra Müdürlüğü -------- E sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz tüm itirazlarının iptali ile takibin devamını, takip konusu alacağına, takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi talebinin kabulünü, takip konusu bakiye alacağı olan 28.584,37 TL nin reeskont avans faizi ile birlikte tahsili amacıyla takibin sürdürülmesini, davalının haksız itirazı nedeniyle % 20’tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, Yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmilini, karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ekli tensip zaptı davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

Dava dilekçesi, -------- İcra Müdürlüğü---------- Esas sayılı icra dosyasının Uyap çıktıları, -------- Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, -------- Ticaret Odası ve vergi dairesine yazılan müzekkere cevapları.

Dava, İİK 67 maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.--------- Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, -------- Ticaret Odası ve vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının esnaf kaydının bulunup bulunmadığının sorulduğu, müzekkere cevaplarının dosya içine alındığı, davacının esnaf kaydının bulup, gerçek kişi olup tacir olmadığı görüldü. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, dava konusu nazara alındığında davanın mutlak ticari dava olmadığı, bununla birlikte davalının tacir statüsünde olmadığından davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nun 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, re'sen incelenir. Eldeki davayı görmekle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olacağı kanaati ile, mahkememizce görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,

3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli --------- Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere ---------- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,

4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 24/12/2025