İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç 28.07.2023 tarihinde, müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araca çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, bu kaza sonucu müvekkilinin maliki olduğu araçta yüksek maddi hasar meydana geldiğini, kaza tarihi itibariyle ... plakalı araç ... A.Ş. tarafından “...” no'lu poliçe ile zorunlu trafik sigortalı olduğunu, zararın tazmini için K.T.K m.97 uyarınca davalı sigorta şirketine KEP üzerinden başvurulmuşsa da sigorta şirketince ödeme yapılmamış ve gerçek zarar karşılanmadığını, müvekkili aracının onarımı boyunca aracından yararlanamadığından araç mahrumiyet zararı doğduğunu, ancak davalının teminat kapsamında araç mahrumiyet zararı olmadığından buna ilişkin kusurlu araç sürücüsü ve araç malikine karşı hakları saklı tuttuklarını, müvekkilinin aracının hasar tespiti için yapılan ekspertiz çalışması sonrası düzenlenen raporda müvekkili aracında 64.765,61 hasar meydana geldiği tespit edildiğini, dolayısıyla bilirkişi tarafından hasarlanan parçaların orijinal parça fiyatları ile listelenerek ve işçilik bedelleri de belirtilerek iskonto uygulanmadan ve KDV dahil zarar hesaplaması yapılarak aracın onarımının ekonomik olmaması halinde sovtaj ve rayiç değeri belirtilerek zarar hesaplaması yapılmasını, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor aldırılmasını talep ettiklerini, orijinal aracın piyasa değerinde yapılan tamirat ve bu kaydın Tramerde gözükecek olması nedeniyle ciddi düşüş olduğunu, değer kaybı nedeniyle araç sahibi, aracını gerçek piyasa fiyatından daha düşük bir bedele satmak durumunda kalacağını, dolayısıyla davalıya sigortalı araç sürücüsünün haksız eylemiyle doğan bu zararında tazmini gerektiğini, değer kaybının ödenmesine ilişkin davalı sigorta şirketine başvurulmuşsa da herhangi bir ödeme yapılmadığını, resmi trafik ekiplerince tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında da meydana gelen kazanın oluş biçimi ifade edildiğini, ancak tutanağa göre müvekkiline KTK md 53-1/B uyarınca %75 oranında kusur izafe edildiğini, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, KGYS kayıtları ile de sabit olduğunu, ... araç emniyet şeridinde ilerlemekte olup emniyet şeridini ihlal ettiğini, kaza tutanağında ise yol çift şeritli olarak hatalı değerlendirildiğini, yolda ise herhangi bir fren izi bulunmadığını, ayrıca kusura ilişkin yapılan tespit kabul olmamakla birlikte, yeniden kusur değerlendirilmesi yapılırken Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğundan kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususları da ayrıca irdelenerek dava konusu kazanın oluşumuna etki edecek trafik işaret ve lambalarından, trafik güvenliğini etkileyecek yol durumu ve görüşü engelleyecek başkaca sebebin olup olmadığı tespit edilmesi gerektiğini, Borçlar Kanunu m.49; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” düzenlemesine haiz olduğunu, dava trafik kazası neticesi araçta oluşan zararın giderilmesi istemli olduğunu, Trafik kazasında davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu eylemiyle müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, haksız eylemle zarar gören müvekkili, anılı hüküm uyarınca zararının tazminini isteme hakkına sahip olduğunu, “...” plakalı araç sürücüsü trafik kazasında asli kusurlu olduğunu, işletenin hukuki sorumluluğu da 2918. sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 85'te “İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu” başlığı altında “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde düzenlendiğini, araç maliki de bu zarardan sürücü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin hukuki sorumluluğu ve rizikonun teminat dışı kaldığını ispat yükü sorumluluğun sınırları ve miktarları da Zorunlu Trafik Sigortası Poliçe Genel Şartları ile poliçeden anlaşıldığını, kaza tarihi itibariyle maddi kazalarda araç başına teminat 120.000 TL olduğunu, poliçe teminat dışı kalan haller ise yine 2918 S. Kanun m.92 de tarif edilmektedir ve dava konusu uyuşmazlıkta böyle bir hal olmadığını, davalı sigorta şirketinin hukuki sorumluluğunun başlangıcı ve zararı ödeme yükümlülüğünün kazaya ilişkin hasar bedelinin ödenmesi için 12/09/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine KEP üzerinden başvurulmuş ancak haksız ve gerekçesiz olarak ödemeden imtina edildiği, başvuruya yanıt verilmediğini, sigorta şirketi oluşan zarar nedeniyle gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, HMK m. 107 kapsamında fazlaya ilişkin müvekkili hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla ilgili yerlere müzekkere yazılarak 8.07.2023 tarihli kazaya ilişkin KGYS ve Mobese kayıtlarının istenmesine, hasar bedeli olarak 50 TL ve değer kaybı zararı olarak 50 TL olmak üzere toplam 100 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt(avans) faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama gideri (başvuru ücreti, bilirkişi ücreti, ıslah harcı ve sair giderler) ile vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; uyuşmazlık konusu kazaya karışan ... plakalı araç, müvekkili şirket nezdinde ... nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusurun tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü %50 kusurlu olduğunu, kaza dolayısıyla talep sahibi tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine ... nolu hasar dosyası açılmış ve yapılan incelemeler neticesinde müvekkili şirkete sigortalı aracın sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında herhangi %25 kusurlu olduğu tespit edildiğini, dolayısıyla, sigortalı sürücünün kusur oranı uyarınca şirketimizin sorumluluğu olacağından kusurun olası tazminat hesabında dikkate alınmasını talep ettiklerini, belirsiz alacak davasına ilişkin şartlar başvuran tarafın yapmış olduğu başvuru bakımından oluşmadığını, başvuru sahibi, komisyona sunduğu başvuru dilekçesinde aracında meydana gelen hasar miktarının 64.765,61 TL olduğunu belirterek şimdilik 50,00 TL hasar bedeli demek suretiyle başvurusunu belirsiz alacak davası olarak yaptığını, talep sahibinin başvuru konusu talebi dikkate alındığında, işbu başvurunun belirsiz alacak davası olarak ikame ettirilmesi mümkün olmadığını, belirsiz alacak davasına ilişkin şartlar, başvuru bakımından oluşmadığını, başvuru sahibinin, maliki olduğu araçta meydana geldiğini iddia ettiği hasar miktarı ve ekspertiz ücreti bedeli başvuru sahibi tarafından bilinip, tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, bu yönüyle, başvuru sahibinin maliki olduğu araçta meydana geldiğini iddia ettiği zarara ilişkin alacak miktarı başvuru sahibi tarafından belirlenebilir ve tespit edilebilir nitelikte olduğu sabit olduğundan, başvuru sahibinin işbu davayı belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, dolayısıyla belirsiz alacak davasına ilişkin şartların işbu başvuru bakımından oluşmadığı kendiliğinden ispatlandığını, bu kapsamda, iş bu başvurunun hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini(Sigorta Tahkim Komisyonu’nun ... ... sayılı kararı), müvekkili şirket tarafından talep sahibine ekli eksper raporu doğrultusunda hasar ödemesi yapılmış olup, karşı tarafın başvuru konusu zararının tamamı tazmin edildiğini, başvuru sahibinin müvekkili şirkete başvurması üzerine ... no’lu hasar dosyası açıldığını, açılan hasar dosyası kapsamında sigortalı sürücünün %25 kusuru uyarınca başvuru sahibine 13.09.2023 tarihinde 16.191,00 TL ödendiğini, bu ödeme ile müvekkili şirket sorumluluğunu gereği gibi eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, talep sahibinin aracının layıkıyla onarıldığını, bu kapsamda, başvuru konusu taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu kendiliğinden kanıtlandığını, ZMM Sigortası Genel Şartları’nın B.2.2.maddesinde sigorta şirketinin ödenecek tazminattan anlaşmalı merkezde uygulanacak iskonto oranını düşebileceği düzenlendiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu ... Karar 20/01/2015 K.... 20.01.2015 tarihinde verdiği kararında da yine savunmalarına paralel yönde bir hüküm verildiğini, sigorta kuruluşu tarafından eksper raporunda tespit edilen KDV hariç 7.020 TL hasar miktarının 10/06/2014 tarihinde başvuru sahibine ödendiğini, ekspertiz raporunda ve onarım faturasında parçaların orijinal fiyatlarıyla yer aldığını, Sigorta Kuruluşunun sigorta poliçesi kapsamında uğranılan gerçek zararı ödemekle yükümlülüğü bulunduğu gibi, tazminat ödeme yükümlülüğünü yerine getirirken kendi masraf ve giderini azaltmaya yönelik tedbir ve önlemleri alma hakkının da bulunması gerektiğini, dosya muhteviyatı belgeler incelendiğinde, başvuru sahibine tazminatın orijinal parça tedarikinin önerildiğini, ancak söz konusu önerinin kabul edilmediğini, sigorta kuruluşunun, başvuru sahibine ait ... plakalı aracın onarımına yönelik parça tedarik ve işçilik indirim hakkını kullanabilme imkanının olduğunu kabul etmek gerektiğini, tazminat talebinde bulunan başvuru sahibinin de, sigorta kuruluşuna ödenecek tazminat esasında zarar ve giderini azaltmaya yönelik uygulamalarına olanak tanıyacak şekilde iyiniyetli davranması gerektiğini, bu nedenle hakemlikçe, başvuru sahibi tarafından aracın onarım faturasına istinaden sigorta şirketince eksik ödendiği beyan edilerek yapılan başvurusu kabul görmediğini, müvekkili şirket başvuru sahibine yapmış olduğu ödeme ile sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan haksız ve mesnetsiz başvurunun reddi gerektiğini, bu bağlamda müvekkili şirket aleyhine yapılan işbu haksız başvurunun reddine karar verilmesini talep ettiklerini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte müvekkili şirketin hasar tutarının KDV’sine ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, bilirkişi raporundaki tazminat hesabı KDV dahil olarak yapılmış olup, işbu hesaplamanın kabulü mümkün olmadığını, başvuru sahibinin başvuru dilekçesinde, onarım faturası veya onarıma ilişkin ödeme yapıldığını gösterir dekont bulunmadığını, bu kapsamda, başvuru sahibinin aracın onarımına ilişkin KDV ödemesi yapmadığının açık olduğunu, dolayısıyla, başvuru sahibince ödenmeyen KDV bedelinin müvekkili şirketten talep edilmesi mümkün olmadığını, mahkemece takdir edileceği üzere, ödenmeyen KDV bedelinin müvekkili şirketin sorumlu tutulması, başvuru sahibinin sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğinden hukuken kabul edilemeyeceğini, Mahkeme tarafından dikkate alınmasını ve bu kapsamda, başvuru sahibinin KDV’ye ilişkin talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından başvuru sahibine ödeme yapılmış olup bu ödemeyi aşan taleplerin fahiş olduğunu, bu nedenle iş bu başvurunun her halde reddi gerektiğini, kaza dolayısıyla talep sahibi tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine ... nolu hasar dosyası açılmış ve yapılan değerlendirmeler sırasında alınan Ekspertiz Raporu doğrultusunda ödeme yapılarak sorumluluk yerine getirildiğini, ekspertiz raporunda; başvuru sahibinin meydana gelen trafik kazasında kusursuz olduğu dikkate alınarak, müvekkili şirket tarafından alınan rapor doğrultusunda, tespit edilen 10.000,00 TL tutanındaki değer kaybı zararı 19/09/2023 tarihinde başvuru sahibine ödenmiş ve müvekkili sigorta şirketi sorumluluğunu yerine getirdiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur durumunun şüphesiz tespiti gerektiğini, ayrıca kaza tarihi itibariye teminat limiti 120.000 TL olduğunu, teminat limitinin üzerine sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz türü hatalı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüt tarihi belirtilmediğini, davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Mahkememizce deliller toplanmış, davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve hasar dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden sigorta ve hasar bilgileri, kazaya karışan araçlara ilişkin tescil bilgileri dosya içerisine celp edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan değer kaybı bedeli ve hasar bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın hadise tarihinde meydana gelen kazaya karışan tarafların kusurlu olup olmadığı, kaza neticesinde dava konusu araçta değer kaybı ve hasar bedelinin oluşup oluşmadığı, oluşması halinde tutarları, davacı tarafın faiz talep edip edemeyeceği, hangi tarihten itibaren ne tür faiz talep edebileceği, netice itibari ile değer kaybı talep şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktarının tespiti noktalarında toplandığı,
Somut olayda; 28.07.2023 tarihinde davalı tarafından sigortalı olan sürücü dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı sağ ön kısımları ile çarpışması sonucu iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmış olup,
Mahkememizce önce yerel bilirkişilerden sonrasında İTÜ den rapor alındığı, İTÜ raporunda kusurun değiştiği, yerel bilirkişi raporunda hasardan kısmi ödemenin düşülmediği, değer kaybında ise davacı ve davalı kusur oranının hatalı tatbik edildiği, ayrıca kalan güncel denilerek rapor/dava tarihine göre miktar belirlendiği, halbuki kaza tarihi esaslı hesaplamanın asıl olduğu, % 25 davacı kusuruna göre 42.070,74 ün 3/4 ü olan miktardan kısmi ödemenin tenzilinin gerektiği,
Ancak belirtildiği üzere İTÜ raporunda kusur oranı değiştiği gibi ayrıca formülasyonun da doğru tatbik edildiği, yani
İndirilecek bedel=sözleşme bedeli-(sözleşme bedelixayıplı değer/ayıpsız değer) formülüne göre tayin edilen değer kaybının doğru olacağı, ilk rapordaki tespitin bu yönü ile de sağlıklı olmadığı görülmekle,
Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişi heyeti raporunda; 28/07/2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Geçme kural ve yasakları” başlığı altındaki 54. Maddesinin 1/A-3 bendini ihlal ettiği bu nedenle ASLİ ve TAM kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda atfi kabil kusurunun bulunmadığı, hasar onarımı nedeniyle bakiye kalan bedelin 48.574,61 TL olduğu ve davalı sigorta şirketinin hasar onarımı bedelinden sorumlu olması gerektiği, kaza neticesinde dava konusu ... plakalı araçta oluşan değer kaybının, kaza tarihi itibariyle 7.932 TL olduğu, denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyetteki bilirkişi raporuna itibar edilerek her ne kadar dava dilekçesi ve miktar arttırım dilekçesinde alacakların avans faizi ile tahsili talep edilmiş ise de kazaya karışan araçların tescil bilgilerinde kullanım amacının hususi olduğu görülmekle yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla davacı tarafın miktar arttırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-DAVANIN KABULÜNE,
a-) i-) hasar bedeli olarak ... Sigorta yönünden, 48.574,61 TL alacak kaleminin 12.09.2023’e(müracaat tarihi) KTK 97. Madde mucibince 15 gün ilavesi ile 28.09.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ii- Değer kaybı bedeli olarak ... Sigorta yönünden, 7.932 TL alacak kaleminin 12.09.2023’e(müracaat tarihi) KTK 97. Madde mucibince 15 gün ilavesi ile 28.09.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 3.859,96 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL peşin harç ve 967,00 TL ıslah harcı toplamı 1.394,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.465,36 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 85,00 TL e-tebligat gideri, 21.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4,00 TL KEP masrafı olmak üzere toplamı 21.089,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 967,00 TL ıslah harcı toplamı 21.089,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
8-Dosya kapsamına göre, HUAK 18/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk faaliyeti ücreti olarak suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, Davalı ... Sigorta vekilinin yokluğunda,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2025