5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sırasında,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,Müvekkilinin, -------- ile --------Ş ----------- Şubesi'nin tarafı olduğu 01.07.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine kefil olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesinin limiti 430.000 (Dörtyüz Otuz Bin) TL olduğunu, sözleşme ile müvekkile ait --------- ili ---------- ilçesi ---------- ada ---------- parsel de kayıtlı bulunan dubleks taşınmazı da ipotek olarak verildiğini, sözleşmede ipotek verdiği taşınmazı ile sorumlu olduğunu bildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle, Banka tarafından genel kredi sözleşmesinin borçlusu -------- ve müvekkil --------- hakkında ---------İcra Müdürlüğünün ----------- e sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, dosyada asıl alacak miktarı yani genel kredi borçlusunun kullanmış olduğu kredi borcu 363.308,04 TL olduğunu, davaya konu taşınmazın satıldığını ve bedelinin davalı Bankaya ödendiğini, bakiye alacak için takibe devam ettiğini, davalı Banka'nın, aynı borca yönelik ----------İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, genel kredi sözleşmesinin bir parçası olan teminat olarak imzalatıldığı anlaşılan ve fakat müvekkilin imzaladığını hatırlamadığı bononun takibe konulduğunu, bono miktarının 500.000 TL olduğunu, takibe konulan miktarın 363.410,70 TL olduğunu, Genel kredi sözleşmesinde müvekkilin kefil olduğu tutarın 430.000 TL olduğunu, söz konusu borç nedeniyle müvekkilin ---------- taşınmazının satılıdğını, aynı borç için 2.kez takip başlatılmasının kötü niyetli olup, mükerrer tahsilat yapılması anlamına geldiğini, Davalı Banka'nın, 430.000 TL lik borç için müvekkilinin --------- bulunan evini satıp borcu tahsil ettikten sonra, borcun ödenmediği gerekçesi ile ------- E sayılı dosyasında tasarrufun iptali davası açarak müvekkilin --------- bulunan taşınmazının satışının iptalini istediğini, sonuç itibariyle müvekkilin davalı bankaya borcunun ne olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığını, davalı Bankanın haksız olarak gerçek borç miktarının neredeyse 2 katından fazlasını talep ettiğini, öncelikle davanın kabulü ile, ---------İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyasında davalıya borcunun olmadığının tespitine, kötüniyetli davalının %20 tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın usuli itirazları doğrultusunda öncelikle usulden reddine, mahkeme tarafından işin esasına girilmesi halinde esastan reddine, İşbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Dosyanın -------- Esas --------- sayılı kararı ile gelmekle, Mahkememiz esas defterinin -------- Esas sırasına kaydı yapılmış, mahkememizce bilirkişiden rapor alınmıştır. Davacı vekili 23/12/2025 tarihli dilekçe ile davalı tarafa karşı açmış oldukları menfi tespit istemine ilişkin davalarından, müvekkilinin kendi özgür iradesi ile gördüğü lüzum üzerine feragat edildiğini, Bu nedenle davalı tarafa karşı olan taleplerinden ve davadan feragat etmekte olduklarını, feragata ilişkin işbu beyanlarının kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili de tarihsiz dilekçe ile dosyada herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili yine 24/12/2025 tarihli duruşmada da yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden vekilin feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir.
Feragatin varlığı nedeniyle, davanın feragat nedeniyle reddine dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2-Peşin alınan 80,70 TL harç ile 6.206,14 TL tamamlama harcından Alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.671,44 TL fazla harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça talep edilmediğinden lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına

5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.560,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

6-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025