İstirdat

Mahkememizde görülen İstirdat davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde alacak konusu 03/07/2021 tarihli kazada yaralanan kişiye ödenen tazminatın rücusu olduğunu, rücu nedeninin olay yerinden firar edilmesi olarak gösterildiğini, Müvekkiline ait --------- plakalı araç ile meydana gelen kazada sürücü -------- olduğunu, Kazanın meydana gelmesinde sürücünün kusurlu bulunduğunu, kaza nedeni ile ---------- isimli kişi yaralanmış olduğunu, ---------- plakalı aracın trafik sigortası -------- tarafından poliçe kapsamında tazminat ödendiğini, Ancak sürücünün olay yerinden firar etmesi neden gösterilerek rücu edildiğini, kazaya ilişkin -------- -------- soruşturma numaralı savcılık dosyası da incelendiğinde anlaşılacağı üzerine sürücünün firar etmediğini, olay anının getirmiş olduğu şartlar doğrultusunda hareket ettiğini, ---------- plakalı araç taksidir ve kaza anında araçta müşteri olarak bulunduğunu, araçta müşteri dahi varken ---------- isimli şoförün olay yerinden firar etme amacı ile hareket etmesinin bir mantığının bulunmadığını, kazanın meydana geldiğini hemen anlayamamış olduğunu ve müşterisini uygun bir yerde indirebilmek için aracı ilerde sağa park ederek kaza yerine döndüğünü, Daha sonrada yaralıyı hastaneye götürdüğünü, Sigorta şirketi tarafından olay yeri firar tek başına rücu nedeni olarak gösterilemeyeceğini, Sigorta şirketi tarafından şoförün ağır kusur olduğunu, ehliyetsiz olduğunu yada alkollü olduğu gibi bir neden gösterilmediğini ve kanıtlanmadığını, Bu nedenle davalı tarafından araç sahibi olan müvekkiline rücu edilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın kabulünü, müvekkilinin borçlu olmadığı halde cebri icra takibi neticesinde ödemek zorunda kaldığı 213.304,04 TL’nin ödeme tarihi olan 21/12/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte istirdadını, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili sigorta şirketi nezdinde --------- numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Davacı -------- maliki ve dava dışı firari şahsın sürücüsü olduğu sevk ve idaresinde bulunan sigortalı ---------- plaka sayılı ticari taksi otomobili ile 03.07.2021 tarihi saat 16.15 sularında kaza mahali -------- mahallesi--------- Caddesini takiben---------- istikametine seyirederken geldiği kavşakta sağa ayrılan---------- Caddesine girmek için aniden yavaşlayıp sinyal vermeden sağa dönüş manevrası yaptığında sağ gerisinden gelmekte olan dava dışı mağdur--------- idaresindeki ---------- plaka sayılı motosikletin sol yan kısımlarına otomobilinin sağ ön kısımları ile çapması neticesinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasında; motosikletin arkasına yolcu olan binili bulunan ---------- yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirket konu poliçe kapsamında bir ödeme gerçekleştirdiğini, işbu ödemeye istinaden davacı sigortalı işleten --------- ile dava dışı -------- --------- İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosyası ile bir ilamsız takip başlatıldığını, İşbu icra dosyasında dava dışı taraflar ödeme emrine itiraz etmiş bulunsalar da davacı ----------- takibe süresi içerisinde itiraz etmediğini, takip davacı adına kesinleştiğini, İşbu sebeple de dosyadan tahsilat sağlayabilmek adına dosyada haciz işlemlerine başlandığını, dosya borcu davacı tarafından karşılandığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,--------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyanın uyap çıktıları, -------- soruşturma sayılı dosyasının uyap çıktıları, bilirkişi raporu.

Dava; davacını --------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasına yapıldığı iddia olunan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın -------- İcra müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına yapıldığı iddia olunan ödemenin istirdatı istemi hususlarında olduğu anlaşıldı. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı --------- ait, davadışı --------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın 03/07/2021 tarihinde trafik kazası yaparak karşı yan motorsiklet sürücüsünün yarlanmasına sebebiyet verdiği, kaza nedeni ile davalı ZMMS sigortasının olay yerini terk sebebinin gerçekleştiği iddiası ile kendi sigortalısı olan davacıya ödediği bedeli rücu ederek icra takibi başlattığı, davacının icra dosyasına ihtirazi kayıtla ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Davacı taraf somut uyuşmazlıkta olay yerinin terk edilmediğini, rücu şartlarının oluşmadığını iddia ederek icra dosyasına ödediği bedelin iadesini talep etmiş, davalı taraf davacı iddialarını inkar ederek davanın reddini istemiştir.Yargılama sırasında davacı taraf vefat ettiğinden mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacıya ait araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk edip etmediği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarına göre salt maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terkin içe rücu nedeni olup olamayacağına ilişkindir.
Sigortacı, KTK 95/2. maddesi ve ZMSS Genel Şartları B.4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına dair halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye dair kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Sigortacının kendi sigorta ettirenine karşı açtığı içe rücu davası ile sigortacının sözleşme ve kanun gereği sigorta sözleşmesinin diğer tarafını oluşturan sigorta ettirene karşı defi hakkına dayanarak kendi âkidine dönmesi sağlanmaktadır. Sigortacının rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesinden almaktadır.Zarar görene ödeme yapan sigortacının daha sonra işletenine rücu edebileceği haller, işletenin sigorta korumasından yararlanmasının uygun görülmediği, başka bir deyişle bu korumanın dışında bırakılmış olan hallerdir. 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmadığından sigorta şirketi bu nedene dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ise ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Sürücünün olay yerinden haklı neden olmamasına rağmen ayrılması, sigortacının durumunu ağırlaştırmaya elverişlidir. ZMSS Genel Şartları m.B.4-(b) ve (c) sürücü belgesi olmayan bir kişinin veya uyuşturucu ya da alkol etkisi altında bulunan bir sürücünün kazaya yol açması hallerinde de işletene rücu edilebileceğini belirtmektedir. Kaza yerinin terk edilmesi olasılığında bu rücu hakkını kullanma şartlarını kanıtlama imkanı sigortacının elinden alınmış olabilir. Bu açıdan bir kaza söz konusu olduğunda, sürücünün olay yerinde kalmasının istenmesi makul bir beklenti sayılabilir.Buna göre somut uyuşmazlık ele alındığında; dosya içerine alınan soruşturma dosyasındaki ifade tutanakları ve olay anını gören kamera kaydından davacı araç sürücüsü --------- olay yerinden kaçmadığı, kaza anında olay mahallinden biraz ilerlese de durduğunun anlaşıldığı, kazaya karışan motosiklet sürücüsünü hastaneye götürdüğü hem araç sürücüsünün hem de kazaya karışan diğer tarafın beyanları ile sabittir. Buna göre; sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası hastaneye gitmesi, olay anını gören kameranın bulunması karşısında kusur tespiti yönünden davalı sigorta şirketinin durumunu ağırlaştıracak bir neden olmaması nedeni ile eldeki olayda olay yerini terke dayalı rücu şartlarının oluşmadığı kanaati ile davanın kabulüne, davacı tarafça ödenen 213.304,04 TL 'nin 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak veraset ilamındaki paylar doğrultusunda davacılara ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın kabulü ile, 213.304,04 TL 'nin 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak veraset ilamındaki paylar doğrultusunda davacılara ödenmesine,

2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 14.570,80 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 3.642,70 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 10.928,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 3.642,70 TL peşin harcın toplamı 3.912,55 TL'nin davalıdan alınarak veraset ilamındaki paylar doğrultusunda davacılara verilmesine,

4-Davacı tarafça yapılan posta/müzekkere masrafı olan 603,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak veraset ilamındaki paylar doğrultusunda davacılara ödenmesine,

5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 1.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacılar taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,

8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 24/12/2025