İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirket tarafından ....İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı icra dosyası ile ... aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 06.01.2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalı takip dosya borçlusu tarafından ödeme emrine konu olan borca ve yetkiye itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklanan borcun detaylarını, tarafların arasında imzalanan sözleşmenin 9.maddesi ve verilen 5 adet çek belgelendirdiğini, müvekkili şirketin takip talebinde belirtilen alacağının, davalıya verilen fakat karşılığında mal alınamayan çeklerden kaynaklandığını, ....İcra Müdürlüğü 2022/... esas sayılı dosyasına yapılan İtirazın iptali ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile takibin devamına, davalı aleyhine %20' den az olmamak üzere inkar tazmi hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Müvekkilinin sözleşmenin imzaladığı tarihte tacir sıfatında bulunmamakla birlikte yapılan sözleşmedeki yetki anlaşması hususunun kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın icra takibindeki alacak kalemleriyle dava dilekçesinde belirtmiş olduğu alacak kalemlerinin aynı olmadığını, bu davaya ilişkin en önemli hususlardan birinin, davaya konu edilen çeklerin hepsinin alacaklısının davalı olduğunu hiç bir iddiayı kabul etmemek üzere, takas mahsup definde bulunulduğu, davalı alacaklı olduğundan ve icra takibinde belirtilen alacak kalemi ile dosyada açılan alacak kalemlerinin uyuşmaması sebebiyle davanın reddine, alacağın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
-08/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı'ya ait 2017,2018,2019,2020,2021 ve 2022 yılları yasal defterlerin sahibi lehine olma özelliğine sahip olduğu, Davalı vekilinden 28.08.2024 tarihinde ... ...@hotmail.com adresinden defter ve belgeler istendiği halde tarafına ibraz edilmediği, Davalı 2017 yılında işletme defteri kullandığından davacı tarafından yapılan 2017 yılındaki ödemeler davalının defterinde gözükmeyeceğinden davacının defterlerinin doğru ve gerçeği yansıttığının kabul edilmesinin gerektiği, Davalı vekilinin Müvekkilimiz sözleşmenin imzaladığı tarihte tacir sıfatında bulunmamakla birlikte savunmasının gerçeği yansıtmadığı, taraflar arasındaki sözleşme tarihinin 21.03.2017 olarak görüldüğü, dolayısıyla davalı 15.03.2017 tarihinde iş yeri açılışı yaptığından, sözleşmenin düzenlendiği tarih olan 21.03.2017 tarihinde davalının tacir sıfatına haiz olduğunun görüldüğü, 27.12.2022 tarihli takip talebinin tebliğinin var olmadığı, davalı borçlunun ise 03.01.2023 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, Davacının davalıdan alacağının hesaplanması; Mahkeme tarafından taraflar arasında var olduğu ihtilafsız olan 21.03.2017 tarihli sözleşmenin ve 2017 yılındaki ticari ilişkinin kabul edilmesi halinde takip tarihi 27.12.2022 itibariyle 326.064,19 TL alacaklı, takip talebinin de asıl alacak olarak 326.064,19 TL, davadaki talebin de asıl alacağa (326.064.19 TL) takip tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans fai le takibin devamına olduğu, Mahkeme tarafından taraflar arasındaki sözleşme ve ticari ilişkinin kabul edilmemesi halinde davalının davacıya borcunun var olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
-11/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Mahkemenin ek rapor için görevlendirme kararı doğrultusunda davalının dosyaya sunduğu işletme defteri ayrıntılı olarak incelendiği ve gerekli değerlendirmenin (davalının 21.08.2017 tarihinden sonra davacının düzenlediği çekleri almadığına yada tahsil etmediğine dair yasal ve kabul edilebilir bir belge sunması gerektiği, dava dilekçesi ekinde var olan çek fotokopilerinde davalının çekleri ciro ettiğinin görüldüğü) yapıldığı, dolayısıyla kök rapordaki tespit ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.
-11/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacıya ait 2017,2018,2019,2020,2021 ve 2022 yılları yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davalı 2017 yılında işletme defteri kullandığından davalının defterinde gözükmeyeceğinden davacının defterlerinin doğru ve gerçeği yansıttığının kabul edilmesinin gerektiği, Davalı vekilinin " Müvekkilimiz sözleşmenin imzaladığı tarihte tacir sıfatında bulunmamakla birlikte" savunmasının gerçeği yansıtmadığı, taraflar arasındaki sözleşme tarihinin 21.03.2017 olarak görüldüğü, dolayısıyla davalı 15.03.2017 tarihinde iş yeri açılışı yaptığından, sözleşmenin düzenlendiği tarih olan 21.03.2017 tarihinde davalının tacir sıfatına haiz olduğunun görüldüğü, Dava konusu yapılan 4 adet çek (... nolu 23.01.2018 vadeli 120.000,00 TL, ... nolu 04.02.2018 vadeli 100.000,00 TL, ... nolu 09.03.2018 vadeli 55.000,00 TL, ... nolu 05.02.2018 vadeli 100.000,00 TL, toplam 375.000,00 TL tutarlı çeklerin davalı adına (nama) yazılı olduğunun görüldüğü ve dava dışı ... A.Ş. tarafından tahsil edildiği, çeklerin ciro silsilesi ile ilgili herhangi bir bilginin dava dosyasında var olmadığı, 27.12.2022 tarihli takip talebinin tebliğinin var olmadığı, davalı borçlunun ise 03.01.2023 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği, Mahkeme tarafından taraflar arasında var olduğu ihtilafsız olan 21.03.2017 tarihli sözleşmenin ve 2017 yılındaki ticari ilişkinin kabul edilmesi halinde takip tarihi 26.12.2022 itibariyle 326.064,19 TL asıl alacak, 240.785,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 566.850,22 TL Alacak hesaplandığı, takip talebinin de 326.064,19 TL asıl alacak, 248.733,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 574.797,57 TL talep edildiği, aradaki farkın işlemiş faizden kaynaklandığı, alacağın 566.850,22 TL olarak kabulünün gerektiği, Mahkeme tarafından taraflar arasındaki sözleşme ve ticari ilişkinin kabul edilmemesi halinde davalının davacıya borcunun var olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.

Dava, cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan .... İcra dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, dava süresinde açılmıştır.
Davacı taraf, taraflar arasında ... mağazaları için belirlenen ürünlerin üretimi ve satışını kapsayan bir "Üretim ve Satın Alma Sözleşmesi" imzalandığını, davalının cari hesap kayıtlarında görülen borcunu ödemediğini iddia etmiş; dava dilekçesinde ve aşamalarda sunulan beyan dilekçelerinde cari hesap alacağının kaynağını "davalının düzenlediği faturalara karşılık, davalıya toplam 744.000,00 TL tutarında ödeme amacıyla çek verildiğini, davalının bir kısım faturasının iade edildiğini, davacının da davalıya kestiği faturalar bulunduğunu" belirterek, davacının çekleri, davalının faturalarına karşılık ödenmiş olup, bakiye tutarını oluşturan temel kalemler, davacının düzenlediği faturalar olarak açıklamıştır.
Davalı yan aşamalarda ve cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş olup, davacının dosyaya suretlerini sunduğu çeklerde alacaklı olduğunu, davacının çek alacağına ilişkin talebinin takiple çeliştiğini, davacının cari hesap alacağının dayanağını net olarak açıklayamadığını savunmuştur.
Taraflar arasında; 21/03/2017 tarihli Üretim ve Satın Alma Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca davalı üreticinin ... mağazaları için belirlenen ürünlerin üretimini ve satışını yapacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 15. maddesinde her türlü ihtilafın çözümü için İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı, tarafların tacir oldukları bu nedenle yetki sözleşmesinin geçerli olduğu dolayısıyla davalının mahkemenin ve icra dairesinin yetkisine itirazı yerinde değildir.
Tarafların aşamalardaki tüm beyanlarından esas uyuşmazlığın, davacı tarafından davalıya fazladan yapılan ödemelerden kaynaklandığının anlaşıldığı; davacının ibraz edilen ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı ... Mağazacılık Tekstil A.Ş.’ ne ait 2022 yılı yevmiye defterinde davalı ...-...
Tekstil ... cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan
İşlemlerin kayıt altına alındığı, davacı şirketin ticari defterlerinde, davalıdan 27.12.2022 takip tarihi
itibariyle 326.064,19 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği; davalının 2017 yılına ait İşletme defterinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı, 2017 yılı
işletme defteri kapanış tasdikine tabi olmadığı, ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için
yasaya uygun olarak tutulmuş olmaları, bu şartın gerçekleşmiş sayılması için yılsonu tasdiklerinin
bulunması gerektiği, bu itibarla, davalının 2017 yılı işletme defterinin TTK. Hükümlerine göre
sahibi lehine delil teşkil edeceği, davalı yasal defter kayıtlarına göre 2017 yılında davacı ile yapılan işlemlerinde davalının
düzenlediği 24.11.2017 tarih ... Nolu 22.118,40 TL faturanın davacı şirketin yasal defterlerinde kayıtlı
olmadığı,
davacı şirket tarafından düzenlenen 19.10.2017 tarih ... Nolu 165,20 TL tutarlı fatura, 27.10.2017
tarih ... nolu 73.379,25 TL tutarlı fatura, 27.11.2017 tarih ... nolu 8.317,88 TL tutarlı
faturaların davalının yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu dört faturanın haricinde hem davalının
davacıya, hem de davacının davalıya düzenlediği diğer tüm faturaların tarafların yasal defterlerinde
kayıtlı olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, işletme defterlerinin tek taraflı kayıt sistemine
dayandığı, tek taraflı kayıt sisteminde alış ya da satış faturalarının kayıt edildiği, fakat alınan ya da yapılan ödemeler için işletme defterinde yer olmadığından kayıt yapılamadığı,
dolayısıyla taraflar arasındaki esas ihtilafın davacı şirket tarafından davalıya fazladan yapılan
ödemelerden kaynaklandığı, davacının da yasal defterlerini bilanço esasına göre tuttuğundan
davacının yasal defterlerinin doğru ve gerçeği yansıttığının tespit edildiği, 21.08.2017 tarihinden sonra davacının düzenlediği çekleri davalının almadığına ya da tahsil
etmediğine dair delil sunulmadığı, sunulan çek fotokopilerinde davalının çekleri ciro ettiğinin görüldüğü dolayısıyla davacının takip tarihi itibariyle 326.064,19 TL asıl alacak, 240.785,44 TL işlemiş faiz olmak üzere
toplam 566.850,22 TL alacaklı olduğunun bilirkişi tarafından hesaplandığı, takip talebinin de 326.064,19 TL asıl alacak,
248.733,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 574.797,57 TL talep edildiği, aradaki
farkın işlemiş faizden kaynaklandığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile, davalının .... icra dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 326.064,19 tl asıl alacak, 240.785,44 tl işlemiş faiz üzerinden devamına; alacak likit ve hesap edilebilir nitelikte olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, Takibin 326.064,19 TL asıl alacak, 240.785,44 TL işlemiş faiz üzerinden devamına,
Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 38.721,50 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 6.942,12 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 31.779,38 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.076,86 TL'sinin davalıdan, 43,14 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 85.723,39 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Red edilen kısım yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 7.947,94 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 7.369,72 TL ilk gider, 827,25 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.696,97 TL. yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 12.521,40 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2025