İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ... A.Ş, (Bundan sonra “Davacı otel” olarak anılacaktır) yukarıda belirtilen adreste yerleşik, tabela adı ... İstanbul olan ve lüks segmentte faaliyet gösteren 5 yıldızlı bir otel işletmesidir. Davacı otel ile davalı ... ... Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Bundan sonra “Davalı şirket” olarak anılacaktır) 24.10.2023 tarihli ... Çim Örtü Yenilenmesi Hizmet Alım İş Sözleşmesi (Bundan sonra “Sözleşme” olarak anılacaktır)'ni akdetmişlerdir. (EK-1) Sözleşmenin konusu, davacı otelin düğün ve benzeri banket organizasyanlarını gerçekleştirdiği 1200 m”lik ... isimli açık alanın çim örtüsünün yenilenmesi olup; İşbu sözleşme ile davalı şirket, kazı-dolgu işlerinin yapılması, sulama sisteminin kurulması, çim tohumu ekimi ile bakım ve renovasyon işlerini üstlendiği, bir diğer deyişle taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, sözleşme kapsamında iş mahalli davalı şirkete sözleşmede öngörülen tarihte teslim edilmiş, ayrıca davacı otel tarafından davalı şirkete 19.600.-USD karşılığı ilk peşin (552.629,84 TL) ödeme yapılmış (EK-2) ve davalı şirket tarafından iş mahallinde sözleşme konusu işler ifa edilmeye başlandığı, ne var ki; davalı şirket, sözleşme konusu işleri, sözleşme ile belirlenen geçici kabul tarihinde ve geçici kabule uygun şekilde tamamlamadığı, gerçekten de davacı otel yetkilisinin, davalı şirketin ödeme talebi üzerine davalı şirket yetkilisine gönderdiği, ne var ki; davalı şirket, taahhüt ettiği tarihte (20.02.2024) sözleşme konusu alanı taahhüt ettiği nitelikleri haiz hale getirmemiş ve aradan geçen süre boyunca, davalı şirket yetkilisi, yurt dışında olduğunu mazeret göstererek; davacı otel yetkililerinin sorularına da kayıtsız kalmış ve taraflar arasında iletişimsizliğe sebep olduğu, devamla davalı şirket yetkilisi, 17.04.2024 tarihli e-mail'inde (EK-8), alanda tolere edilebilir. kusurlar olduğunu ve sözleşme konusu işin tamamlandığını beyanla; bakiye bedelin ödenmesini talep ettiği, aynı gün içerisinde davacı otel tarafından sehven 849,29.-USD karşılığı 27.570,84.-TL tutarında bir ödeme daha yapıldığı, bunun üzerine davacı otel yetkilisi, 24.04.2024 tarihli e-mail'inde (EK-10) sözleşme konusu alanın davalı şirketin taahhütlerine uygun hale getirilmediğini, ilgili atanın 01.05.2024 tarihi itibarıyla etkinlik için satışa açık olduğunu ve organizasyona hazır hale getirilmesi gerektiğini, otel açısından gelir kaybı yaşanmaması adına halen davalı şirket tarafından tam ve kusursuz hale getirilmeyen alana 18.04.2024 tarihinde davacı otel tarafından müdahale edilmek zorunda kalındığını, belirttiği, Buna göre; davacı otel, ekli faturalardan (EK-11) da anlaşılacağı üzere; etkinlik alanına serme çim uygulaması yapılması için 394.967,50.-TL'lik harcama yapmıştır ki; dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan işlemler dahi; davalı şirketin alt yapı uygulama hatalarını gideremediği, diğer yandan dava dışı ... Ltd, Şti. tarafından gerçekleştirilen serme çim uygulaması sırasında, davalı şirket tarafından yapılan ve toprak altında kalan hatalı ve eksik diğer işlemler de ortaya çıktığı, bu kapsamda; Sürekli ıslak kalan, diğer alanlar kurumasına rağmen kurumayan alan için ilave drenaj hattı kazısı yapılmış ve bu kazı esnasında davalı şirket tarafından yapılan drenaj borularına keçe sarılmamış olduğu, drenaj borularının ters eğimli olduğu ve bu nedenle drenaj sisteminin çalışmadığı, drenaj borularının olması gereken derinliğe yerleştirilmemiş olduğu, zeminin en üstünde olması gereken toprak katmanının çakıllarla dolu olduğu ve uygulama esnasında araçların alana alınması için düzleştirilen alanın eski hale getirilmediği ve sulama hattının toprağa gömülmediği tespit edildiği, yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması kaydıyla; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00.-USD tutarındaki sözleşme bedelinin (alacağın/tazminatın) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeti mevduat hesahına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00.-TL tutarındaki maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın kabulüne ve yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava dilekçesi içeriğinde de detaylı olarak yer almasına rağmen ; 10 USD olarak talep edilen sözleşme bedeli iadesi ; dava dilekçesi ve ekinde sunulan ödeme dekontlarında yer aldığı şekliyle 19.600 USD, 5.600 USD, 5.600 USD ve 849,29 USD miktarlarında olup, ödeme miktarı kesin ve net bir şekilde belirli olduğu, davacı şirket tarafından iadesi istenen sözleşme bedeli, belirli olup ; belirsiz alacak davasına konu edilmesi mümkün olmadığı, keza maddi tazminat talebi bakımından da 10 TL üzerinden dava ikame edilmiş ise de ; dava dilekçesinin 8. Maddesinde belirtildiği ve delil olarak fatura sunulduğu şekliyle, dava şirketin maddi zarar iddiasına konu miktar 394.967,50 TL olup ; belirsiz alacak davasına konu edilmesi mümkün olmadığı, sözleşmede belirtilen şekilde çim alan toprak yüzeyinin %95'lik kısmı kaplaması ve müvekkilin işi tamamlamasına izin verilmeyerek, davacı şirket tarafından, müvekkil tarafından yüklenilen iş 3. Kişilere tamamlattırılarak davacı yan tarafından kötü niyetli şekilde işin kesin kesin kabulü yapılmamış, müvekkile bakiye ödemesi haksız olarak yapılmadığı, davacı yan tarafından ikame edilen huzurda görülen dava öncesinde gönderilen .... Noterliği'nin 13.06.2024 tarih ve ... Yev. No.lu ihtarnamesi ile "taraflar arasında imzalanan yeşil alan çim örtü yenilenmesi hizmet alım işine dair sözleşmesel yükümlülüklerin gereği gibi ve yahut hiç ifa edilmediği, 3. Kişilere iş ve işlem yaptırılarak maddi zarara uğranıldığı iddia edilerek, müvekkil şirkete ödenmesi gereken bakiye alacağın mahsubu ile 341.941 TL sözleşme bedeli ve maddi tazminat bedeli ödenmesi" talebinde bulunulduğu görüldüğü, öncelikle müvekkilin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği edimlere yönelik olarak müvekkil şirkete isnat edilen iddialar tamamen asılsız olduğu, bununla birlikte, kabul ve ikrar anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yan somut olay bağlamında ayıba karşı tekeffül hükümlerine uygun bir ayıp ihbarında bulunmadığı, TBK 473/ıı md.'ye uygun şekilde, işin devamının üçüncü kişiye yaptırılacağı hususunda ihtarda bulunulmamış ve müvekkil şirkete herhangi bir mehil vermediği, davacı yan tarafından sözleşme hükümlerine ve kanuna aykırı hareket edildiği, ; taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkile teslim edilen iş sahasının korunmamasına dair yükümlülük davacı şirket tarafından yerine getirilmemiş, yine davacı şirketin 3. Kişilerin müdahalesine izin verilmesi yönündeki tasarrufu, yapılan drenaj ve peyzaj işlemlerinde bozulmalara sebep olduğu, bununla birlikte, müvekkil şirket yetkilisine gönderilen davacı yanın dava dilekçesinde de bildirilen eksiklik ve ayıp iddialarına karşı müvekkil şirket yetkilisi tarafından, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan ihtilaf sebebiyle 27.05.2024 tarihinde davacı şirket personeli ve yetkililerine ( .., ... ve ...) gönderilmiş olan mail ile de bildirilmiş olduğu üzere; iş sahasının müvekkile tesliminden ve işe başlandıktan sonra haberi ve rızası olmaksızın davacı şirket tarafından 3. Kişiler iş mahalline sokularak müdahalede bulunulduğu anlaşılmıştır. Yine, drenaj işlemi müvekkil tarafından tamamlanan iş sahasında tekrar tekrar kazılar yapılarak davacı şirket tarafından elektrik hatları döşendiği, davacı şirketin personeli tarafından açık bırakılması sebebiyle iş sahasının aşırı sulamaya maruz kaldığı, ve müvekkil şirket yetkilisine bilgi verilmediği için iş için getirilen silindirin gömüldüğü müvekkil şirket tarafından alınan video ve fotoğraflar ile kayıt altına alındığı, bu nedenle, müvekkil şirket tarafından yüklenilen işin eksik ve ayıplı olduğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı hareket eden taraf, bizzat davacı yan olduğu, nitekim, ilerleyen süreçte ise, müvekkil şirket personelinin iş mahaline girişi davacı şirket personeli ... tarafından engellenmiş, işin tamamlanmasına davacı şirket tarafından izin verilmediği, kaldı ki, davacı yanın dava dilekçesinden anlaşılan beyanlarından, sözleşme konusu iş kapsamında, 3. Kişilere işlem yaptırıldığının davacı yan tarafından bizzat kabul edildiği görüldüğü, tüm bu hususların davacı şirket ile müvekkil şirket arasında imzalanan sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği her türlü izahtan vareste olduğu, yukarıda sunulan nedenlerle; davanın görev nedeniyle reddine, mahkemece usule ilişkin yapmış olduğumuz itirazların uygun görülmemesi halinde, mahkemece esas incelemesine geçilmesi halinde, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 11/03/2025 tarihli raporda özetle;
"SONUÇ;
Hukuki değerlendirme ve takdir Yüksek Mahkemeye ait olmak üzere;
Sayın Mahkemece verilen görev doğrultusunda dava konu ...l adresinde yer alan ... The ... Otel bahçesinde 1200m2 yüzölçümlü organizasyon alanı (...) mahallinde ve dosya kapsamında yer alan tüm bilgi, belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda;
... Çim Örtü Yenilenmesi Hizmet Alım Sözleşmesi kapsamındaki işlerin eksik ve ayıplı ifa edilip edilmediği, sözleşmenin tarafların yükümlülüklerine uygun olarak yerine getirilip getirilmediği ve bunun sonucunda ortaya çıkan zararlardan hangi tarafın sorumlu olduğu konusundadır.
• Davalı tarafın sözleşmede belirtilen işleri eksiksiz ve sözleşme şartlarına uygun olarak tamamlamadığı, sözleşmede belirtilen malzemelerin kullanıldığı fakat uygulama aşamasında yetersizliklerin oluştuğu
• Drenaj, toprak örtüsü ve sulama sistemlerinin teknik açıdan uygun şekilde düzenlenmediği,
• Sözleşme bedelinin büyük bir kısmının ödenmesine rağmen, işin beklenilen düzeyde tamamlanmadığı
• Eksik ve ayıplı ifa nedeniyle davacı tarafın başka bir firmaya çim yenileme işi yaptırdığı ve bu sebeple 394.967,50 TL tutarında ek bir harcama yapmak zorunda kaldığı,
AYIP VE KUSUR DURUMLARI
Bu olayda açık ayıp olabilecek durumlar:
• Çim alanın görünür bir şekilde seyrek olması veya homojen yayılmaması,
• Yüzeyde çakıl, taş veya bozuk toprak bulunması, toprak çeşitliliğinin homojen yayılmaması,
• Sulama sistemlerinin gözle görülür şekilde hatalı monte edilmesi (örneğin boruların yüzeyde kalması),
• Çimlerin çıkmaması veya ölü olması,
• Alan kot farkının belirgin şekilde yanlış olması.
Eğer otel yönetimi, iş tamamlandığında bu sorunları hemen fark etmişse ve yükleniciye bildirmişse, bu açık ayıptır.
Drenaj sisteminin ters eğimli olması (İlk bakışta fark edilemez, ancak su birikintileri oluşmaya başladığında anlaşılır),
• Sulama sisteminin teknik olarak yanlış uygulanması (örneğin, boruların yanlış eğimde olması ve suyun doğru akmaması, Toprak Altı Kısımlarda Bağlantıların Düzgün Yapılmamış Olması),
• Zemin katmanlarının teknik şartnameye uygun olmaması (örneğin, yeterli dere kumu veya planting mix serilmemesi),
• Çimlerin zamanla bozulması ve gelişmemesi (ilk ekimde fark edilmez, ancak birkaç ay içinde çimlerin gelişmemesi veya çürümesi ile ortaya çıkar).
Eğer otel yönetimi, ilk başta çimler çıkmış gibi göründüğü için teslim almış ama birkaç ay sonra çimlerin gelişmediğini veya drenajın yanlış yapıldığını fark etmişse, bu gizli ayıptır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce 25/06/2025 tarihli celse ara kararı ile; Sözleşmenin "götürü bedelli" sözleşme olduğu gözetilerek sözleşme kapsamında yapılan işin eksik ve/veya ayıplı kısmının tüm sözleşmeye oranlanması suretiyle yüzdelik kısmının belirlenmesi ve her bir eksik ve/veya ayıplı iş kalemlerinin (kullanılan malzeme ve işçilik ücretleri ayrı ayrı olacak şekilde) sözleşme toplam bedeline göre bedellerinin ayrı ayrı tespiti ile ne kadarlık bir işin eksik ve/veya ayıplı olduğu, dava konusu eser sözleşmesinin tamamlanma oranına göre davalının sözleşme gereği hak kazanabileceği bedelin tespiti ve TBK 475. Maddesi uyarınca eserin bu haliyle kabul edilebilir olup olmadığının değerlendirilerek açıkça belirtilmesi, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları da dikkate alınamak suretiyle rapor tanzimi için bilirkişi heyetine 1 sözleşme bilirkişisi ve hesaplama bakımından 1 mali müşavir eklenmesine, bu haliyle dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 29/09/2025 tarihli ek raporda özetle;
"SONUÇ ;
• 24/10/2023 tarihli Taraflar arasında sözleşme bedelinin (28.000 USD + KDV) 33.600 USD olduğu, sözleşme gereği ödemelerin md 13 ödeme günkü kur ile yapılacağı belirlenmiş olduğu,
Davacı tarafından Ödemelerin tespiti aşamasında; KDV dahil 33.600 USD sözleşme bedeli olduğu, 28.000 USD karşılığı 882.525,68 TL ödeme yapılmış olduğu, (% 20 KDV nin %90 tevkifatlı olarak hesap edilmesi ile 87.570,84 TL kdv) davacı tarafından 27.570,84 TL ödemesinin yapılmış olduğu bakiye kalan olarak 60.000 TL (KDV den kalan bakiye olduğu) olarak tespit edildiği,
• Fiili olarak “İşin yaklaşık ~ %70-75 oranında tamamlandığı”,
• Eksik ve ayıplı kısımların ise sözleşme bedeline oranla yaklaşık ~%25-30 olduğu,
• Davacı tarafından “Eksik-ayıplı iş dolayısı ile yapılan masrafların” = toplamda 394.967,50 TL olduğu,
Mahsup yapılmasına karar verilmesi durumunda “Eksik-ayıplı iş dolayısı ile yapılan masrafların” 394.967,50 TL -sözleşme gereği 60.000 TL (KDV den kalan bakiye olduğu)= 334.967,50 TL davacının alacaklı kaldığı,
• TBK m. 475 kapsamında eserin mevcut haliyle kabul edilebilir olduğu ancak bedelden indirim yapılması gerektiği,
• Yerleşik içtihatlar gereği ise eksik-ayıplı işlerin oranlanması sureti ile eldeki işin karşılığı (%72,5) 24.360 USD olup davacı tarafından yapılan 28.849,29 USD ödemeden mahsubu ile davacının 4.489,29 USD bedeli iade hakkının hesap edildiği,
• Davacı tarafından söz konusu eksiklik ve ayıpların giderilmesi için 394.967,50 TL masraf yapıldığı dikkate alındığında, davacı iş sahibinin fazladan 334.967,50 TL zarara uğradığının hesaplandığı,
• Eğer mahkemenizce davacının tüm masrafı talep edebileceği değerlendirilecek olursa yapılan masraf yukarıda tespit edildiği üzere 394.967,50 TL olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Uyuşmazlığın, tarafların aralarında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında davalının ayıplı ifasının bulunup bulunmadığı, ayıplı ifanın tespiti halinde davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zararın niteliği ve miktarı davacının bedel iadesi ve maddi zarar tazmini istem hakkının yasal şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce tensip ara kararı ile, davacı vekiline, keşif yapılması ihtimaline binaen dava konusu eser sözleşmesine konu alanının (otelin hangi bölüm ve kısımları) ayrıntılı olarak açıklanması ve sözleşme konusu işin dava dışı herhangi bir yüklenici tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı belirtilerek eserin mevcut durumunun ne olduğunun ayrıntılı açıklanması ve ön inceleme duruşma tarihinden sonrasında olacak şekilde (mart veya nisan ayında) keşfen inceleme için uygun gün ve saat bildirilmesi hususunda kesin süre verildiği, tensip ara kararı gereğince davacı vekili tarafından uygun tarih bildirir beyan dilekçesi sunulduğu, beyan kapsamında mahkememizce keşif incelemesi yapılmasına, keşif icrası için bir mimar, bir ziraat mühendisi ve bir peyzaj mimarından oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetinin refakate alınmasına karar verildiği, 09/01/2025 tarihinde keşif mahalline (.../Beşiktaş) gidildiği, mahalde otel teknik işler direktörü ...'ın davaya konu alanın gezilmesi ve kazı işlemleri için hazır bulunduğu anlaşılmıştır.
Keşfen inceleme sonucunda, eser sözleşmesine konu alanın toprak saha halinde olduğu, üzerinde çim bulunmadığı anlaşıldı. Ayrı ayrı 9 alan kazıldı, 7 ayrı alandan hem toprak yüzeyi hemde daha derin kısımdan toprak numunesi hem de pleksi toprak numunesi alındı, 2 ayrı drenaj alanı kazıldı görüldü, bilirkişiler tarafından gerekli fotoğraflama ve videolama işlemi yapıldı, yüzeyden alınan toprak numunesi için etiket ile belirleme yapıldı ve toprak numuneleri poşetler içerisinde keşif aracına alınmış, toprak analizlerinin yapılması için ... Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına, mahkeme personeli tarafından fiziki olarak teslim edilecek olan toprak numunelerinin, toprak analizlerinin detaylı olarak yapılması toprak yapısı, toprak karışım oranları ve içerisindeki tüm makro-mikro elementlerinin detaylı analizlerinin yapılması için ayrıntılı olarak 3 ayrı toprak numune sonucunun ayrı ayrı değerlendirilmesi ve analiz sonuçlarının mahkememize gönderilmesi hususunda müzekkere yazıldığı, müzekkere sonucunda analiz sonuçlarının mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; yapılan keşfen incelemedeki bizzat mahkeme gözlemi, inceleme sırasında birçok farklı alandan alınan toprak numuneleri bu numunelerin yapılan toprak analizleri dikkate alındığında somut olay bakımından ayıplı ifa bulunduğu sabit olup, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına götürü bedel üzerinden ayıp oranına göre yapılan iş bedelinin belirlenmesi ve teknik tespitler yönüyle denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre (davacı tarafça yapılan toplam miktarının yazımı konusunda maddi hata bulunmakla birlikte, yapılan ödemeler dekontlar ile sabit); toplam iş bedelinden ayıp oranında indirim yapılması sonucunda (31.649,29.-USD - 24.360.-USD) davacı şirketin 7.289,29.-USD bedel iade talep hakkı bulunduğu anlaşılmıştır.
Yine davacının sözleşme uyarınca söz konusu alanın düzeltilmesi, eksiklik ve ayıpların giderilmesi için yaptırdığı masraflar toplamını da zarar kalemi olarak tazmin talep hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça her ne kadar rapora itiraz edilmiş is de, itirazlarının sözleşme uyarınca davalıya toplam olarak ödenen bedelin tespitine ilişkin olduğu, dosya kapsamında davacı tarafça yapılan toplam ödeme miktarının ödeme dekontlarıyla sabit olduğu, bu yönüyle ek rapor alınmasına ihtiyaç bulunmadığı gözetilerek ek rapor alınmasına yönelik talebin reddine ve davacı vekiline ıslah ve ıslah edilen miktar üzerinden tamamlama harcının yatırılması hususunda 1 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup karar gereğince davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-7.289,29 USD'lik iade talebinin kabulü ile 10,00 USD'yi dava tarihinden itibaren, bakiye kalan 7.279,29 USD'ye ıslah tarihi olan 09/12/2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A Maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-394.967,50 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 13/06/2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 48.169,23 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç ile 12.042,31 TL mahsubu ile geriye kalan 35.699,32 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 916,00 TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 54.071,50 TL masraf ile 4.361,50 TL keşif harcı olmak üzere toplam 58.433,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 111.773,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-3.600,00 TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025