Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 23/09/2021 tarihinde ... plakalı araç ile ... plaka sayılı araçlar ile gerçekleşen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka araçta değer kaybı oluştuğunu, şimdilik araçta oluşan değer kaybı bedeli olarak 100,00 TL ve araç mahrumiyet bedeli olarak 100,00 TL olmak üzere 200,00 TL'nin davalılardan tahsilini ve davalının alacağa yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına, tazminatlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekilinin 19/09/2025 tarihli değer arttırım dilekçesi ile ; Bedel arttırım talebimizin kabulü ile; fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile; 9.000 TL değer kaybı bedeli, 1.312,50 TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere toplam 10.312,50 TL'nin kaza tarihi olan 23.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, diğer taleplerimiz yönünden dava dilekçemizdeki taleplerimizin kabulüne; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına, karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz 19.09.2025" şeklinde talep etmişlerdir.

...Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; zamanaşımı, husumet, kesin hüküm, derdestlik, hak düşürücü süre, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği araç değer kaybı bedeli ve mahrumiyet bedeline ilişkin belirsiz alacak talebinin haksız olduğunu, zira bahse konu icra dosyası ile taleplerini netleştirerek takibe konu etmiş ve bu nedenle zararın tam olarak belirlenemediği iddiasının haksız olduğunu, taraflarca tutulan kaza tespit tutanağında ve eki olan fotoğraflardan da görüleceği üzere, müvekkilinin işleteni olduğu aracın da önden maddi hasar görmüş olduğunu, dosya kapsamına kazandırılacak bilirkişi raporu sonrasında tespit edilecek olan aracın daha önceki dönemlere ait tramer bilgileri ve tarafsız bir ekspertiz tarafından yapılacak inceleme neticesinde aracın daha önceki hasar kayıt durumunun ortaya konulması ve bu hususun mahkememizce göz ardı edilmeden özellikle incelenmesi gerektiğini, zira davacıya ait aracın son durumuna bakılınca araçta daha önceki zamanlara ait olan hasarların bertaraf edilmek kaydıyla, aracın yaşı, modeli, kilometre durumu, piyasa bedeli göz önüne alınarak kötü niyetle aracın kaza anındaki durumu ile son durumu arasında fark yaratılıp yaratılmadığının tespiti açısından önem arz ettiğini, kazaya taraflar dışında 3. kişilerin etkilerinin iyice araştırılması gerekti yapılması taleplerinin mevcut olduğunu, davacının, aracının bir süre onarımda kaldığını ve bu süre boyunca aracını kullanmadığından bahisle araç mahrumiyet bedelinin talep etmiş olduğunu, dilekçede açık olmayan husus aracın onarım süresinin ne kadar sürdüğü, araçtan ne kadar süre mahrum kalındığı ve bu süreçte ikame araç kullanılıp kullanılmadığı sorularına cevap vermek gerektiğini, herhangi bir belge de sunulmamış olduğunu, davacı tarafından haksız olarak talep edilen araç mahrumiyet bedelinin soyut iddialara dayandığını, ayrıntılı olarak izah edilen nedenlerden ötürü davacı tarafından haksız olarak ikame edilen işbu davanın reddedilmesini talep ettiklerini itirazları neticesinde haksız yere açılan davanın usulden reddine karar verilmesini, aksi kanının hasıl olması durumunda davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ikame edilmiş olan 23.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı yanın ... plakalı araca ilişkin değer kaybı ve hak mahrumiyeti talepli iş bu davanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının kazadan yaklaşık 2 yıl sonra ilamsız takip yoluna başvurmuş itiraz üzerine ilgili takip durmuş olduğunu, iş bu dava da itirazın iptali davası şeklinde ikame edilmediğinden takip dosyası ile de ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle davanın öncelikle zaman aşımı yönünden reddini talep ettiklerini, ayrıca derdestlik ve husumet açısından itirazlarını sunduklarını, kaza tespit tutanağında müvekkilinin kullanımında olan aracın daha önce kavşağa girdiğinin çok açık olduğunu, davacının malik olduğu aracın sağda olması hasebiyle geçiş üstünlüğünün davacıya ait araçta olduğu kaza tespit tutanağında davacı tarafın malik olduğu aracın sürücüsü tarafından ifade edilmişse de, müvekkilinin daha önce kavşağa girdiği ilgili belgedeki krokide sabit olduğundan, kavşağa daha önce giren aracın geçiş üstünlüğü bulunduğundan kusurlu olan asıl tarafın davacı olduğunu, zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında değer kaybı ve maddi hasar bedellerinin poliçe limitleri dahilinde ödenmekte olduğunu, bu nedenle davanın ... A.Ş.'ne ihbarını ve hukuka ve hakkaniyete aykırı davanın reddini talep ettiklerini savunmuş ve sonuç olarak, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Bilirkişiler ..., Makine Mühendisi ... ve Mali müşavir ... tarafından hazırlanan 28/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle ; ".... Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; tüm dosya kapsamı üzerinde Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, Haksız fiilde, fiilin işlendiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olacağından, davalıların kazanın meydana geldiği 23.09.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, Davalı sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, Davacıya ait aracın sürücüsü ...'un %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, Dava konusu aracın onarım sonrası uğramış olduğu değer kaybının kaza tarihi itibarıyla 12.000,00 TL olduğu, Dava konusu aracın makul onarım süresinin 7 gün olduğu, Onarım süresince ortaya çıkan ikame araç zararının 1.750,00 TL olduğu davacının talep edebileceği gerçek zarar miktarının 12.000,00 +1.750,00 = 13.750,00 x 0,75 — 10.312,50 TL olduğu, İşbu Raporun Mali İnceleme, tespit ve değerlendirme başlığı altında yapılan tespit ve değerlendirme çerçevesinde, Davacını, davalılardan Dava tarihi İtibariyle Talep edilebilecek değer kaybı ve kazanç kaybından toplam 10.312,50 TL'lık asıl alacak için, 16,75 ve değişen oranlarda olmak üzere işleyecek faizi ile birlikte talep edilebileceği hususu Mahkemeniz takdirlerinde mütalaa edildiği, Tarafların Diğer talepleri de Mahkemeniz takdirlerinde olduğu, Görüş ve kanaatine varmıştır. ..." şeklinde heyet görüşünde bulunmuşlardır.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

23/09/2021 tarihinde yaşanan kaza nedeniyle davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı ve kazanç kaybı bedeli istemine ilişkindir.
Mahkememizce ....İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Otomotiv Servis Ve Ticaret Anonim Şirketi davalı ...Taahhüt Ticaret Anonim Şirketi ve ... aleyhine 06/09/2023 tarihinde 7.006,35 TL alacağı için süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada uyuşmazlık; 23/09/2021 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacının aracında hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı, yaşanan kazada kusurun kimden kaynaklandığı, zaman aşımının dolup dolmadığı, davacının mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği ve davacının talep edebileceği kadri maruf zarar kalemlerinin tespiti noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişiler makine mühendisi ... ve sigorta uzmanı ... tarafından hazırlanan 28/05/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.

A- Zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; davaya konu alacak hakkında daha önce takip başlatılmış ve itiraza rağmen itirazın iptali davasına konu edilmemiş bir takip ve bu takipte alacağın tahsiline yönelik yapılan her işlem zamanaşımını kesecek ve yeni bir zamanaşımı süresi başlatacaktır. Davacı borçluya karşı 05/09/2023 tarihinde takip başlatmış, ödeme emri tebliğ edilmiş ve bu tarihten itibaren yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlamıştır ( 6098 sayılı TBK’nın 154/2 ve 157/2. maddeleri). Davacı yan 06/08/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurmuş ve 12/09/2024 tarihinde arabuluculuğun başarısızlıkla sonuçlandığına dair tutanak düzenlenmiş, 10.06.2019 tarihinde ise işbu dava açılmıştır. Açıklanan bu nedenlerle zamanaşımım süresinin dolmadığı anlaşılmış ve itirazın reddi gerekmiştir. (Emsal ilam; Yargıtay 11. H.D 2021/2396 Esas, 2022/6884 Karar)

B- Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı istemi yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde; 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamında genel şartlar ifadesi iptal edilmekle (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.07.2011 tarihli ve 2011/1-421 esas, 2011/524 karar sayılı kararında; “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05/09/1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/03/2012 tarihli ve 2012/20-12 esas, 2012/232 karar sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21/01/2004 tarihli ve 2004/10-44 esas, 2004/19 karar sayılı ve 03/02/2010 tarihli ve 2010/4-40 esas, 2010/54 karar sayılı kararlarında da; “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.) derdest dava yönünden bağlayıcı olup 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarına göre belirlenen değer kaybı hesaplama yöntemine göre değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varılmıştır. Kabul edilen hukuksal durum gereğince, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk ve 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda; aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış hâldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekmiş olup bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde yukarıda anılan hükme elverişli kusur raporu doğrultusunda davalıların 2918 sayılı KTK'nın 84/l-h uyarınca kavşaklarda geçiş üstünlüğüne uymama maddesi gereğince %75, davacının ise 2918 sayılı KTK'nın 52/a-b uyarınca hızını azaltmamak nedeniyle %25 kusurlu olduğu dikkate alınarak anılan kriterlere ve kusur durumuna uygun olarak belirlenen 9000 TL değer kaybı üzerinden talebin kabulüne karar verilmiştir.

C-Yapılan açıklamalar doğrultusunda mahrumiyet bedeli istemi yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde; dava konusu ... plakalı aracın onarımda kaldığı makul süre boyunca muadil taşıt kiralanabilecek olup davacı bu sürede ödediği kira bedelini talep edebilecektir. Bilirkişiler tarafından aracın onarım döneminde muadil taşıt kira bedelinin günlük 250,00 TL olarak bildirildiği ve davacının aracının onarımı için makul sürenin 7 gün olduğu tespit edilmekle davacının kusur oranları esas alınarak KDV dahil 1312,50 TL bedeli talep edebileceği anlaşılmıştır.

D-Temerrüt tarihi ve faiz türünün incelenmesinde; davalı araç maliki şirket ve davalı araç sürücüsü için kaza tarihi olarak esas alınmış, tarafların tacir olduğu ve müteselsil borçluluk ilkesi nazara alınarak alacağın bu tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

Gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile,
9.000,00 TL değer kaybı ve 1.312,50 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 10.312,50 TL'nin 23.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 704,45 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 276,85 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

3-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 21.719 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4- Davalı taraflar yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 10.312,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,

6-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,

8-Davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL ve başvurma harcı olan 427,60 TL toplam 855,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

9-Devletçe karşılanan 3.800 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025