İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının başlattığı İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takipte, Osmaniye 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı talimat dosyası ile fiili haciz uygulaması esnasında müvekkillerinden ... ...'nin fiili haciz işlemi uygulanan borçlunun bulunduğu haciz mahallinde iken icra memurları ve diğer kişilerin nezaretinde konu hakkında pek fazla hukuki bilgisi olmadığı ve bu konuda da bilgilendirilmediğinden tutanaklara birlikte imza attığını, cebri icra yoluyla kendisine ait araç haczedilerek satışının sağlandığını, eşi ... ...'nin aracın satışı ile durumu öğrendiğini, bilseydi kesinlikle rızasının olamayacağını ileri sürerek, icra kefalet işleminin ve bu işleme bağlı olarak müvekkili aleyhine haksız olarak düzenlenen icra emrinin ve müvekkil açısından icra takibinin iptaline, müvekkili ... ...'nin bu konuda borçlu olmadığının tespitine, 28.300 TL ile ödenen sair paralar ve aracın düşük değerli satımından kaynaklanan zararların ödeme tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin başlattığı kambiyo takibinde, Osmaniye 2. İcra Müdürlüğünün ...-Tal sayılı dosyası ile 26/08/2016 tarihinde uygulanan haciz işleminde davacı ... ...’nin borca kefil olduğunu, davacı-kefile ödeme emri gönderildiğini ve takibin kesinleştiğini, davacının icra kefilliğinin geçerli olduğunu, haciz zaptının 1.sayfasında haciz tarihinin açıkça belirtildiğini, davacıların icra kefilliğinin geçerli olduğunu, sonradan davacıya icra takibi emri gönderildiğini, tebliğ edilmesine rağmen borçlu tarafından itiraz edilmediğini, istirdat davasında ispat yükünün davacıya ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiş, davacıların istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin kararı ile kaldırılmıştır.
İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; davacı ... ...'nin eşinin kefaletine rızası olmadığından kefaletin geçersiz olduğu ve davalı ... ... A.Ş tarafından kefalete ilişkin olarak davacı taraftan yapılan tahsilatların davacı tarafa iadesi gerektiği, aracın satışındaki değer düşüklüğü nedeniyle uğranan zarara yönelik miktar belirtmediğinden ve davacı ... ...’nin eşinden izin almadan kefaleti kabul etmesinde davalı tarafa yüklenebilecek bir kusur olmadığından aracın satışındaki değer düşüklüğü nedeniyle uğranan zarar talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 32.661,00 TL'nin 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; istirdadı talep edilen araç satış bedelinin 06/11/2017 tarihinde ödenmiş olduğu nazara alındığında İİK'nın istirdada yönelik hükümlerinden faydalanma imkanının 06/11/2018 tarihinde sona ermiş olduğu, 22/02/2019 tarihinde ikame edilen işbu davanın hak düşürücü süre yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği halde, kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, yine bir an için davanın kabulü kararının yerinde olduğu kanaati hasıl olması halinde dahi, takipte taraf sıfatı bulunmayan davacılardan ... ... tarafından takip hukukuna üzgü bir dava olan istirdat davasında davacı sıfatıyla talepte bulunulması imkanını olmadığından, bu davacı yönünden aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, isirdat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kısmi ödeme ile hak düşürücü sürenin başlamayacağı (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2020/4849-5967 E-K.) anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.2-Takip borçlusu olmayan davacı ... ...'nin istirdat davasında aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, sıfat yokluğunun yargılamanın her aşmasında hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği, davacı ... ...'nin açtığı davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yazılı şekilde adı geçen davacı yönünden de yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/05/2023 gün ve 2021/813 Esas, 2023/484 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davacı ... ...'nin açtığı davanın sıfat yokluğu (aktif husumet) nedeniyle reddine,4-Davacı ... ...'nin açtığı davanın kısmen kabulü ile 32.661 TL'nin davalıdan (temlik eden ... ... A.Ş ve temlik alan ... Varlık Yönetimi AŞ) istirdatı ile 06/11/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ... ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,5-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 2.231,07 TL ilam harcından, peşin yatırılan 483,30 TL ile 148,94 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.598,83 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,b)Davacı ... ... tarafından yatırılan 483,30 TL peşin harç ile 148,94 TL ıslah harcı toplamı 632,24 TL'nin davalıdan alınarak davacı ... ...'ye verilmesine,c)Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 32.661,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... ...'ye verilmesineç)Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 7/2 maddesi gereğince hesaplanan 5.225,76 TL vekalet ücretinin davacı ... ...'den alınarak davalıya verilmesine, (Aktif Husumet nedeniyle red kararı yönünden)d)Davacılar tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti, 155,20 TL tebligat ve müzekkere giderlerinden oluşan toplam 1.755,20 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 877,60 TL'sinin davalıdan alınarak davacı ... ...'ye verilmesine, bakiye yargılama gideri olan 877,60 TL'nin davacı ... ... üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 214,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.383,40 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/12/2025