Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Ref'i

Markanın Hükümsüzlüğü

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un, tekstil alanında faaliyet gösteren, İstanbul ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde satılmak üzere ürün üreten, sektörün öncü ve saygın bir üreticisi konumunda olduğunu, bu anlamda TPMK nezdinde 2013/99423 sayı ile tescilli "... ..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin Türkiye piyasasında iyi bilinen bu markanın ve aynı zamanda bu markanın kullanıldığı tekstil ürünlerindeki tasarımların da sahibi olduğunu, ancak hal böyle iken davalı tarafın müvekkiline ait tescilli ve tanınmış "... ..." ibareli marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan "..." ibareli markayı, ürettiği ürünler üzerinde iltibas teşkil edecek ve ortalama tüketiciyi aldatıcı nitelikte kullandığını, bu hususların Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/78 D.iş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti ile de sabit olduğunu, davalının bu bahse konu eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüzün tespitini, men'ine ve ref'ine, davalı tarafından haksız olarak satışa sunulan tüm ürünlerin satışının ve üretiminin durdurulmasına, ürünlerin mağazadan kaldırılmasına ve bu ürünlerin imha edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 26.12.2019 tarihinde ... tarafından kurulan, tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, taraflar arasında çeşitli iş ortaklıkları olduğunu, ancak oluşan uyuşmazlıklar neticesinde bu ortaklıklara son verildiğini, davacı tarafından, taraflar arasındaki ticari ilişki ve müvekkilinin ticari menfaati yok sayılarak kötü niyetli bir şekilde tescil işlemi yapıldığını, keza davacının tescil ettirmiş olduğu markanın ayırt edici herhangi bir niteliğe sahip olmadığını, davacının marka hakkına tecavüz edildiği ve iltibas oluştuğu yönündeki iddialarının asılsız ve haksız olduğunu, müvekkilinin yurtdışında ticari faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla davacının iddia ettiği bir şekilde tüketicinin yanıltılması hususunun bulunmasının mümkün olmadığını, neticede davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA: Birleşen Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/108 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesi ile, dava dışı ve müvekkilinin babası ... tarafından ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortak olarak kurularak 02/02/2009 tarihinde tescil edildiğini, şirketin büyütülmesi amacıyla Londra'da faaliyet gösterilmeye başlandığını ve turistik piyasaya yönelik işlemler yapıldığını, ortaklar tarafından "... ..." nakış baskılı tişört, kazak vb. ürünlerin üretimini yapıp ihracatına başlandığını, yapılan ürünlerin, genellikle tescil edilemeyecek nitelikte ve genel kullanım niteliğinde ürünler olduğundan herhangi bir tescil işleminin gerçekleştirilmediğini, taraflar arasında çeşitli uyuşmazlıklar çıktığını ve ticari ortaklığa son verildiğini, akabinde davalı tarafından kötüniyetle müvekkili ile birlikte ticari alım, satım, ihracat ve ithalat yapmakta olukları ürünleri tekelleştirme amacıyla ... sayılı markanın tescili için kurumda tescil işlemi yapıldığını ve söz konusu tescil işleminin müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadan gerçekleştiğini, davalı tarafından tescil edilmiş markanın, ayırt edici herhangi bir niteliğe sahip olmadığını, TPMK tarafından belli şekillerin tescil kapsamı dışında tutulmasının amacının, münhasır hakların tekel oluşturarak haksız rekabete yol açmasını engellemek olduğunu iddia ederek, davalı adına tescilli ...tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; hükümsüzlük davasının 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacıların hükümsüzlük talep etme haklarını kaybettiklerini, kötüniyet iddialarını kabul etmemekle beraber, kötüniyetli tescil halinde dahi uzun süre sessiz kalındıktan sonra dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacıların müvekkilinin markasını kötüniyetle tescil ettirdiğini ispatlamaları gerektiğini, davacıların işbu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, müvekkili tarafından açılan marka hakkına tecavüz davalarından kısa yoldan kurtulmak amacıyla işbu davanın açıldığını, markayı ilk tescil ettiren, ihdas eden ve kullanan kişinin müvekkili olduğunu, taraflar arasındaki ortaklığın 2010 yılında sona erdiğini, ortaklık döneminde bu marka ile üretim yapılmadığını, 2013 yılında marka tescil edildikten sonra müvekkilinin markası ile üretim yaptığını, taraflar arasındaki ortaklığın 2010 yılında bitmesinden sonra, 2018 yılında müvekkilinin, üretmiş olduğu ürünleri davalıya satması suretiyle ticari ilişki kurulduğunu, bu ticari ilişkinin de Ocak 2020 tarihinde cari hesap alacağından dolayı müvekkili tarafından sona erdirildiğini, bu süreç ve sonrasında da aralarında herhangi bir sözleşme kurulmadığını, müvekkilinin markasının SMK’nın 5/1-c maddesi kapsamında tanımlayıcı bir ibare olmadığını, aksi takdirde tescil başvurusunun kabul edilmeyeceğini, davacıların kötüniyetli olduklarını, marka tanımlayıcı olsa bile SMK’nın 25/4. maddesine göre marka, 5/1-b-c-d bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamayacağını belirterek, hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA: Birleşen Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/144 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, TPMK nezdinde kayıtlı ... tescil numaralı "... ..." şeklindeki markanın müvekkili adına kayıtlı olduğunu, davalı tarafından müvekkiline ait tescilli ve tanınmış marka olan "... ..." ibareli marka ve ayırt edilemeyecek derecede benzer "..." ibareli markanın, davalı şirket tarafından üretilen ürünler üzerinde iltibas teşkil edecek şekilde ve ortalama tüketiciyi aldatıcı nitelikte kullanıldığını, davalı taraflardan ...'a ait ... Ltd. Şirketi'nin daha önce, bu ürünleri, müvekkilinin sahibi olduğu ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şirketi'nden satın almakta iken en son üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmemesi ve bakiye borçlarının bulunması sebebi ile 31/01/2020 tarihi itibari ile aralarındaki ticari ilişkiyi sonlandırdığını, aradan geçen sürede ise davalı şirket ve şahsın müvekkiline ait marka üzerinde hiçbir hakları olmadan kullandıklarının ve üretim yaptıklarının anlaşıldığını, davalıların, müvekkiline ait tescilli markayı kullanmak ve bu suretle satış yapmak, aynı mal ve sınıflarda hizmet vermek suretiyle tüketici algısı yanıltılarak, esaslı marka sahibi işletme algısı yaratarak haksız kazançlar elde ettiklerini, davalıların, müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/78 Değ. İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, mahkemenin 2022/111 Esas sayılı dosyası ile de marka hakkına tecavüzün men'i ve ref'i davası açtıklarını, taraflarınca dava şartı arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu ve arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması neticesinde müvekkilinin zararlarının giderilmesi amacıyla maddi ve manevi tazminat talepleri için işbu davayı açtıklarını beyanla, davalı tarafın, müvekkilinin SMK kapsamında marka hakkına tecavüzü sebebiyle şimdilik 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hakkaniyet gereği Mahkemece belirlenecek tutarda itibar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BEDEL ARTIRIMI: Davacı vekili 11/12/2023 tarihli dilekçe ile, 100.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 241.902,14 TL tutarında artırarak, harcını yatırmıştır.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Birleşen Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/144 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesi ile, her ne kadar davacı tarafından, uyuşmazlık konusu markanın yüceltildiği ve tanınmış marka haline getirildiği iddia edildiyse de, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının da ikrar ettiği üzere tarafların ortaklığı döneminde söz konusu ürünlerin satışının her iki tarafın da eylemleri sonucu etkili hale geldiğini, zira belirtmiş oldukları üzere davacının, müvekkili şirket bünyesinde önceden çalışan sıfatına haiz olduğunu, müvekkilleri tarafından Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/108 Esas sayılı dosyasında, davacının markasının hükümsüz kılınması için marka hükümsüzlüğü davası açtıklarını, davacının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, geriye etkili sonuç doğuracağından, işbu davanın konusuz kalacağını, bu nedenle hükümsüzlük dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlık konusu ürünlerin, ortaklık döneminde tarafların birlikte eylemleri sonucu satışa sunmuş olduğunun tartışma konusu olmadığını, davacı tarafından da işbu hususun ikrar edildiğini, dolayısıyla davacı tarafından müvekkili şirketin her türlü adres ve faaliyet bilgisine sahip olduğu ele alındığında, davacı tarafından öne sürülen müvekkilinin üretim yapmakta olduğu iddiasının abesle iştigal olduğunu, davacının iddia ettiği üzere 2020 yılının Ocak ayından beri taraflar arasındaki ticari ilişkinin bulunmadığı halde davacının bu denli süre sonrasında işbu taleplerde bulunmasının davacının iyiniyeti yönünden samimiyet taşımadığını, davacının söz konusu ürünleri, müvekkili ile birlikte ticari faaliyetini yürütmekte iken taraflar arasında uyuşmazlık çıkması akabinde davacı tarafından işbu ürünlerin müvekkilinden habersiz bir şekilde tescil ettirildiğini, davacı tarafın ticari itibarının zedelendiği iddia etmiş ise de, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının, markasını tanınmış marka olarak nitelendirdiğini, söz konusu nitelendirmenin hukuki ve somut gerçeklikten uzak olduğunu, "... ..." markasının marka olma unsuru dahi taşımadan tanınmış marka olmasının abesle iştigal olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 20/02/2024 tarihli 2022/111E. - 2024/39 K. sayılı kararıyla; "...Öncelikle davaya dayanak 2013/99423 tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne dair birleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/108 Esas sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede; dosya kapsamına göre taraflar arasında süre gelen ticari ilişki bulunduğu, dava konusu markanın 2013 yılında tescil başvurusunun yapılıp davalı ... adına tescil edildiği, tescili kapsamında bu güne kadar kullanıldığı, bu tescilden ve kullanımdan davacı tarafın da haberdar olduğu, markanın İngiltere (Birleşik Krallık) da tescilli olduğu, ... ... şeklinde olduğu, kötü niyetli tescilin varlığını gösterir herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetince düzenlenen raporda markanın esas unsuru olan ibarenin 25. Sınıfta yer alan emtialar açısından SMK 5/1 (c) maddesinde ifade edilen işaretlerden olduğu belirtilmiş ise de, bu ibareye katılmak mümkün olmamıştır. Zira, İngiltere ve Londra ibareleri SMK 5/1-c maddesi anlamında özellikle 25. Sınıf emtia yönünden coğrafi kaynak belirten ibare olarak kabulü mümkün değildir. TPMK kayıtları incelendiğinde benzer şekilde bir çok marka tescili söz konusudur. Esasında İngiltere diye bir ülke adı olmayıp, Birleşik Krallık ülkesinin bir bölgesini ifade etmektedir. Bu bağlamda SMK 5/1-f bendi kapsamında hükümsüzlük koşulları oluşmamıştır. Kaldı ki, taraflar arasında eskiden beri süre gelen ticari ilişki mevcut olup, 2013 yılında tescil edilen markaya yönelik aradan bunca zaman geçtikten sonra hükümsüzlük talebinde bulunulması hakkın kötüye kullanılması mahiyetindedir. Bu itibarla hükümsüzlüğe dair davanın reddi gerekmiştir. Asıl dosya yönünden (mahkememiz 2022/111 Esas) yapılan değerlendirmede; davalı ...'un ortağı ve ticaret sicil kayıtlarına göre müdürü olduğu davalı şirketin herhangi bir hakka dayanmadan davacı adına tescilli 2013/99423 tescil nolu ... ... markasının tescili kapsamında yer alan 25. Sınıftaki “dış giysiler” üzerinde ayırt edilemeyecek kadar aynısını kullanıldığı ve böylece davalıların SMK 29 maddesi kapsamındaki markadan doğan haklarını ihlal ettikleri anlaşılmakla, davanın kabulü gerekmiştir. Birleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/144 Esas sayılı dosyası yönünden yapılan değerlendirmede; davalı ...'un ortağı ve ticaret sicil kayıtlarına göre müdürü olduğu davalı şirketin herhangi bir hakka dayanmadan davacı adına tescilli 2013/99423 tescil nolu ... ... markasının tescili kapsamında yer alan 25. Sınıftaki “dış giysiler” üzerinde ayırt edilemeyecek kadar aynısını kullanıldığı ve bu kullanımın davacının markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla, davacının markadan doğan hakları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunması mümkündür. Davacının tercihi olan lisans seçeneğine göre ihlal süresi ve miktarı gözetildiğinde istenebilecek maddi tazminat tutarının 241.902,14 TL olduğu anlaşılmakla, maddi tazminat talebi bu tutar yönünden kabul edilmiştir. Davacının manevi tazminat talebine gelince, davalıların eylemi aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek, davacı yararına 50.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

A-ASIL DOSYA YÖNÜNDEN ;

1-Davacının davasının KABULÜNE, davalıların davacı adına tescilli 2013/99423 tescil nolu "... ..." esas unsurlu markadan doğan haklara tecavüzün tespitine, men'ine, ref'ine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine el konularak, imhasına,

B-BİRLEŞEN BAKIRKÖY 2.FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI'NIN 2022/144 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:

1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, toplam 241.902,14 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE,

C-BİRLEŞEN BAKIRKÖY 2.FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI'NIN 2022/108 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;

1-Davacıların davasının REDDİNE..." karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF İSTEMİ: Asıl ve birleşen Bakırköy 2.FSHHM'nin 2022/144 E.sayılı dosyasında davalılar - birleşen Bakırköy 2.FSHHM'nin 2022/108 E.sayılı dosyasında davacılar ... ve ... Dokuma Tekstil San. Tic. Ltd. Şirketi vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; asıl ve birleşen davalardaki savunma ve iddialarını tekrarla, yerel mahkemenin marka hükümsüzlüğü talebiyle açılan 2022/108 Esas sayılı davayı reddetme gerekçesinin hatalı ve mevzuatın gerekçesine aykırı olduğunu, markanın SMK'nın 5/1-c maddesi uyarınca mutlak ret nedenlerinden dolayı hükümsüz kılınması gerektiğini, "... ..." markasının bir coğrafi yer adını işaret ettiğini, İngiltere'nin Dış İşleri Bakanlığı'nın resmi sitesinde ülke olarak tanımlandığını,Dava konusu markanın ayırt edici/tanınmış bir marka haline de gelmediğini,Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında markanın SMK'nın 5/1-c maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğine dair görüş bildirildiğini,Markanın SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, oluşturulan logo ve yazı sitilinin ayırt edilebilir nitelikte olmadığını,Marka tescilinin kötüniyetli olduğunu, marka sahibi davalı/davacının işbu marka ile ortağı olduğu şirketin üretim yaptığını bildiği halde kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkiline bu konuda hiçbir bilgi vermediğini,Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkillerine markanın kullanılmaması konusunda hiçbir uyarı da yapmadığını,Davalı/davacı tarafın 2013 yılından bu yana markasının ihlal edildiğini iddia etmesine rağmen, 2018-2020 yıllarında müvekkiline neden ürün sattığının değerlendirilmeden müvekkilinin kötüniyetli olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu,Dosyaya sundukları delillerinin ve iddialarının incelenmediğini, iddia ve savunmalarına gerekçeli kararda yer verilmediğini,Taraflarınca Prof. Dr. ... ve Dr. Eda...'dan alınan uzman görüşüne kararda yer verilmediğini, bu delilin tartışılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini,Daha önce ... tarafından karşı yandan faturalı ve bedeli ödenerek alınmış, depoda duran ürünlerin iltibas iddiasına konu edildiğini, karşı tarafın aralarında hiçbir hukuki ve ticari ilişki olmadığını iddia ettikten sonra, bu iddiasıyla çeliştiğini, Mahkemece bu husus üzerinde durulmadığını,Zamanaşımı def'inde bulunmalarına rağmen bu hususun hiç değerlendirilmediğini, 2013 yılından dava tarihine kadar TBK'nın 72. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu,... tarafından bedelini ödeyip ... TEkstil'den satın aldığı ürünlerin alıkonulduğunu, davalı/davacının husumeti müvekkilleri ... ve onun tarafından kurulan ... Dokuma Tekstil San. Tic. Ltd. Şirketi'ne atfettiğini, husumet itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, Müvekkili ... tarafından gerçekleştirilen bir eylem bulunmadığını, husumet itirazlarına ilişkin Mahkemece bu konuda bir gerekçe açıklanmadığını,Mahkemeden davanın Santekstile Şirketi'ne ihbarı talep edildiği halde, Mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini,Müvekkillerinin markanın tescilinden daha önce haberdar olmadıklarını, ihtiyati tedbir kararı ile haberdar olmalarına rağmen, Mahkemece niyet okunarak karar verildiğini,Markanın İngiltere'de tescilli olmadığını, yalnızca tasarım tescilinin bulunduğunu, hatalı olan Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Bilirkişilerin markanın hükümsüz kılınması gerektiğine dair görüş bildirmelerine rağmen, Mahkemece maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Kabul anlamına gelmemekle birlikte, aksi kanaatte olunması halinde marka hakkının tüketilmesinin söz konusu olacağını, taraflar arasında sözleşmenin geçerli olduğu tarihler için hak talep edilemeyeceğini, bu yöndeki itirazlarının incelenmediğini,Müvekkili şirketin 2022 yılındaki geliri üzerinden lisans bedeline göre maddi tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, karşı tarafın haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin gelirlerinin yalnızca karşı yanın ürünlerinin satışından elde edilmediğini, pek çok ülkeye farklı ürün satışlarının mevcut olduğunu, Manevi tazminat hesaplamasına ilişkin gerekçe bulunmadığı, hiçbir açıklama yapılmadan karşı tarafın talebine uygun olarak manevi tazminata hükmedildiğini, hükmedilen tutarın müvekkilleri açısından fahiş olduğunu, Mahkemenin tazminatın takdirine ilişkin gerekçesinin matbu ibarelerden oluştuğunu, somut olaya uygulanmadıklarını belirterek, açıklanan hususlar, yargılama esnasında resen tespit edilecek hususlar, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Hakları Hukuk Mahkemesi'nin 20.02.2024 tarih 2022/111 E. Ve 2024/39 K. sayılı ilamının istinafen incelenerek talepleri doğrultusunda istinaf başvurularının kabulüne, karşı tarafça ikame edilen asıl ve birleşen Bakırköy 2. FSHHM. 2022/144 E. davasının reddine, taraflarınca ikame edilen birleşen Bakırköy 2.Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/108 E. sayılı davanın kabulüne, Mahkeme aksi kanaatteyse ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için eksikliklerin tamamlanması ve yeniden inceleme yapmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; birleşen Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/108 Esas sayılı dosyasında hükümsüzlüğü talep edilen 04/12/2013 başvuru, 18/02/2025 tescil tarihli, 2013 99423 tescil numaralı "... ...+Şekil" ibareli markanın ... adına 25. Sınıfta "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri." emtiasında tescilli olduğu, halen geçerliğinin devam ettiği anlaşılmıştır. Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/78 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; asıl davada davacı ... tarafından, asıl davada davalılar ... Dokuma Tesktil Sanayi Ticaret Ltd. Şirketi ile ... aleyhlerine 28/03/2022 tarihinde "... ..." markasına tecavüz ettikleri iddiasıyla delil tespiti talep edildiği, davalı ... Dokuma Şirketi'nin adresinde delil tespiti yapıldığı, marka vekili bilirkişi ...'dan alınan bilirkişi raporunda özetle; talep edenin 2013 99423 numaralı "... ..." arkasının 25 sınıfta tescilli olduğu, mahalde fiilen üretim yapıldığı, üretimi yapılan ürünlerin 25.sınıfta yer aldığı, şeffaf poşetler içinde külliyatlı miktarda ürün bulunduğu, bir kısım ürünlerin sevkiyata hazır şekilde kolilendiği, kolilerin üzerinde "... ..." yazılı olduğu, her kolide 30 adet ürün yer aldığı, kolilerin içinde yer alan ürünlerin üzerinde "... ..." ve "..." yazılı olduğu, kolilenmiş ve hazır halde bekleyen ürünlerde yer alan markanın tespit isteyen tarafın "... ..." markası ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekilleri ... ve mali müşavir ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 08/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "…Davalı tarafın ilgili dönem ticari defterlerinin kendi lehine delil olarak kabul edilebileceği, takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, tüzel kişiliği olmamasından ötürü davacı yandan ticari defter ibrazı talep edilmediği, 2013/99423 tescil nolu ... ... markasının Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, davalı şirketin ... ... markasını, davacı markasının tescil kapsamında yer alan 25. Sınıftaki “dış giysiler” üzerinde ayırt edilemeyecek kadar aynısını kullandığının ve bu kullanımlarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olabileceği, ancak, birleşen davada davacı-karşı davalının markasının hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğuna ilişkin görüşlerimizin Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde, davalı-karşı davacının kullanımlarının, davacı-karşı davalının tescilli marka hakkına tecavüz koşullarının mevcut olmayacağı ve tazminat hesaplaması yapılamayacağı, tecavüz koşullarının mevcut olmadığı ve tazminat hesaplaması yapılamayacağı yönündeki marka ve hukuk uzmanı heyet üyelerimizin görüşleri çerçevesinde tazminat hesaplanmadığı, ancak Sayın Mahkemenin tazminat hesaplanması yönünde bir takdiri olması halinde hesaplama yapabilmek için davalı yandan dava konusu markanın kullanımına dair üretim ve satış verisi talep edildiği, bu verinin heyetimize sunulmadığı, neticeden herhangi bir tazminat ya da yoksun kalınan kazanç hesaplanmadığı, BİRLEŞEN Bakırköy 2. Fikri Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/144 Esas dosyası Açısından; manevi tazminatın takdiri ve miktarının tespitinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, BİRLEŞEN Bakırköy 2. Fikri Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/108 Esas sayılı dosya Açısından (HÜKÜMSÜZLÜK); davacı-Karşı Davalı adına Türk Patent nezdinde... no ile tescil edilmiş olan ... ... markasının esas unsuru olan ibarenin 25. Sınıfta yer alan emtialar açısından SMK 5/1 (c) maddesinde ifade edilen işaretlerden olduğu,davalı-Karşı davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını tespit edilemediği, davacı-karşı davalının 2013/99423 no ile tescil edilmiş olan ... ... markasını Kötü niyetle tescil ettiğinin tespit edilemediği…" yönünde görüş ve tespitlerini bildirmişleridir.İlk derece Mahkemesine aynı bilirkişi heyetinden alınan 01/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; önceki görüşlerini tekrar ettikleri, ayrıca tecavüz koşullarının mevcut olmadığı ve tazminat hesaplaması yapılamayacağı yönündeki marka ve hukuk uzmanı heyet üyelerinin görüşleri ve taraflardan hesaplamaya yarar veri temin edilememesi sebepleri ile kök raporda tazminat hesaplanmadığı, zira dava konusu markaya dair birim maliyet, üretim adedi, satış adedi, birim başına kazanç ve toplam kazanç gibi verilere ulaşılamadığı, taraflarca sunulan emsal lisans sözleşmesi de bulunmadığı, Mahkemenin tazminat hesaplanması yönünde bir takdiri olması halinde davalı şirketin 2019-2020-2021-2022 yılları gelir beyanı toplamının %10'u üzerinden 241.902,14 TL varsayımsal lisans bedeli hesaplandığına dair görüş bildirmişlerdir.

Asıl dosyada dava, davacının markadan doğan haklarına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, birleşen Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/108 Esas sayılı dosyasında dava, davalı adına tescilli 2013 99423 numaralı markanın hükümsüzlüğü ve birleşen Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/144 Esas sayılı dosyasında ise dava, markadan doğan haklara tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplidir.Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/108 Esas sayılı davanın reddine, birleşen Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/144 Esas sayılı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen 2022/144 Esas sayılı davalarda davalı-birleşen 2022/108 Esas sayılı davada davacılar ... ve ... Dokuma Tekstil San. Tic. Ltd. Şirketi vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Marka hükümsüzlüğü davasıyla ilgili yapılan incelemede; her ne kadar marka hükümsüzlüğü davasıyla ilgili aynı heyetten alınan bilirkişi raporlarında "... ..." markasının SMK’nın 5/1-c maddesi uyarınca marka olarak tescil edilemeyecek ibarelerden olduğuna dair görüş bildirilmişse de, dava konusu markanın sadece "... ..." sözcüklerinden ibaret olmadığı, "... ..." ibarelerinin pembe renkli dikdörtgenin içine dekoratif şekilde yazıldığı, yani markanın kelimelerin yanısıra şekil ve renk unsuru da içerdiği, bu şekilde ayırt edicilik kazandığı, marka şekil ve renk unsuru da barındırdığına göre, markanın asli ve yardımcı unsurları ile bir bütün halinde ayırt edici niteliğe sahip olduğunun ve SMK’nın 7. maddesinde açıklanan koruma sınırının da ayrı ayrı sözcükler üzerinde olmayıp, işaretin bütününü oluşturan izlenim üzerinde gerçekleşeceği, ayrıca markanın tescilli olduğu 25. sınıftaki emtia için bu ibarelerin tanımlayıcı nitelikte olmadıkları, bilirkişi raporunun takdiri delil niteliğinde olup, Mahkemece bu konuda raporda bildirilen görüşün aksine görüşle hükümsüzlük davasının reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, markanın kötüniyetle tescil edildiğinin kabul edilebilmesi için tescil tarihinde kötüniyetin mevcut olması gerektiği, davacıların davalıya ait markanın tescil başvuru tarihinde davalının kötüniyetle hareket ettiğini de kanıtlayamadıkları kanaatine varılmış, hükümsüzlük davasıyla ilgili davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Asıl markaya tecavüz davası ve birleşen tazminat davasıyla ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde; davacı tarafça 2020 yılından sonra ticari ilişkilerinin sonlanmasından sonra markasına tecavüz edildiğinin iddia edildiği, bu nedenle zamanaşımının söz konusu olmadığı, kaldı ki markaya tecavüz aynı zamanda suç teşkil ettiğinden ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı, davalı ... Dokuma şirketinin adresinde yapılan delil tespitinde 2022 yılında "... ..." markalı giysi ürünlerinin üretiminin yapıldığı ve çok sayıda ürünün paketlenmiş halde olduğunun tespit edildiği, bu nedenle husumetin davalı ... Dokuma şirketine ve şirketin ortağı ve yetkilisi olan ...’a yönetilmesinin usule uygun olduğu, davalıların işbu ürünlerin dava dışı ... tarafından yine dava dışı ... Tekstil'den satın alınan ürünler olduğunu ticari kayıtları ile kanıtlayamadıkları, kaldı ki üretime devam ettiklerinin tespit edildiği, dava dışı ve İngiltere’de kurulu olduğu belirtilen ... Şirketi’nin yetkilisi davalı ... olduğundan, davanın bu şirkete ihbar edilmemesinin sonuca etkili olmayacağı, davalıların maddi tazminatın hesaplanmasına ilişkin başka ürün satışları da olduğuna dair savunmalarını da ticari kayıtları ile kanıtlayamadıkları, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkeme kararının yeterli gerekçeyi içerdiği anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince asıl ve birleşen Bakırköy 2.FSHHM'nin 2022/144 E.sayılı dosyasında davalılar - birleşen Bakırköy 2.FSHHM'nin 2022/108 E.sayılı dosyasında davacılar ... ve ... Dokuma Tekstil San. Tic. Ltd. Şirket vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ESASTAN REDDİNE,

2-Asıl dava yönünden alınması gereken; 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın, davalılar ... ve ... Dokuma Tekstil San. Tic. Ltd. Şirketi'nden alınarak Hazineye irat kaydına,

3-Birleşen Bakırköy 2.FSHHM'nin 2022/144 E.sayılı dava yönünden alınması gereken; 19.939,83 TL nispi harçtan, peşin alınan 9.969,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.973,03 TL eksik harcın, davalılar ... ve ... Dokuma Tekstil San. Tic. Ltd. Şirketi'nden alınarak Hazineye irat kaydına,

4-Birleşen Bakırköy 2.FSHHM'nin 2022/108 E.sayılı dava yönünden alınması gereken; 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın, davacılar ... ve ... Dokuma Tekstil San. Tic. Ltd. Şirketi'nden alınarak Hazineye irat kaydına,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İstinaf yargılama giderleri olarak yalnız asıl ve birleşen Bakırköy 2.FSHHM'nin 2022/144 E.sayılı dosyasında davalılar - birleşen Bakırköy 2.FSHHM'nin 2022/108 E.sayılı dosyasında davacılar ... ve ... Dokuma Tekstil San. Tic. Ltd. Şirketi avansından çıkış yapıldığı anlaşılmakla, yapılan masrafların üzerlerinde bırakılmasına,

7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.