Sigorta (KASKO Sigortası Kaynaklı)

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı 2010 model ... Sedan marka aracın 9633743 numaralı ve 23.02.2021 - 23.02.2022 vadeli kasko poliçesi ile ... Sigarta A.Ş. tarafından sigortalanmış olup, poliçe vadesi içerisinde ve 13.10.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlandığını, işbu kaza sebebiyle müvekkiline ait araçta oluşan zararın tespiti ile sigortacının sorumluluğunun belirlenebilmesi adına, bağımsız bir sigorta eksperi görevlendirildiğini, görevlendirilen eksperin, zararın K.D.V. dahil 154.125,97 TL olduğunun tespit edildiğini, davalının zarardan sorumlu olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 115.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigortalı tarafından kazadan sonra müvekkili şirkete bildirimde bulunulmuş olmakla birlikte davacının, gereken/ talep edilen belgeleri müvekkili şirkete iletmediğini, kazanın üstünden 1 yıl geçtikten sonra davacının arabuluculuk yoluna başvurduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması üzerine iş bu davayı açtığını, davacı sigortalının yükümlülüklerini ihlal ettiğini, rizikonun gerçekleştiğini uzun süre bildirmediğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı araç üzerinde inceleme yapılmasına izin ve imkan tanımadığını, müvekkili şirkete hiç bilgi vermeksizin ve yokluğunda yanlı bir eksper raporu tanzim ettirmek suretiyle gereksiz şekilde masraf yarattığını, müvekkili şirkete hasara ilişkin inceleme yapma imkanı tanınmadığı için davacı tarafından sigorta sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerinin kasten ihlal edildiğini müvekkili şirkete kaza akabinde başvuru yapılmış olsaydı ve müvekkilinin olaya ilişkin gerekli incelemeleri yapabilmiş olsaydı (uygun bulması halinde), sigortalıya ödeyeceği bedeli kazada kusurlu olan araç maliki/sürücüsünden rücuen tahsil edebileceğini ancak davacı tarafından müvekkili şirkete olaya ilişkin hiçbir inceleme yapma imkanı tanınmadığı için müvekkili şirketin rücu hakkına da halel geldiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın bilirkişi tarafından tespit edilen KDV dahil tutar üzerinden davanın kabulü ile KDV dahil 145.611,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 22/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının beyan yükümlülüğünü ve dolayısıyla davanın rücu hakkını ihlal etmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, tedarik iskontosu uygulanması gerektiğini, davacının hasarı ihbar etmesi nedeniyle artmasına sebebiyet verdiğini, hasar miktarının fahiş olduğunu, KDV istenemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararanın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

13/10/2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Kasko sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza tespit tutanağı, araca ait renkli fotoğraflar, trafik tescil tutanağı, ekspertiz raporu, bilirkişi raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur.
27/02/2023 tarihli kök ve 22/05/2023 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; araçta meydana gelen hasarların kaza tespit tutanağında belirtilen şekle uygun olduğu ve sigorta eksperi tarafından tespit edilen hasarlı parçaların dosyadaki fotoğraflardan görüldüğü, yapılan araştırmada parça ve işçilik değerlerinin rayiç değerlerde olduğu, aracın model ve kaza tarihi dikkate alınarak değişen parçalarda kıymet kazanma tenzili yapıldığı, hasar miktarının parça+ işçilik+KDV olmak üzere toplam 145.611,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davalı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı davacıya ait ... plakalı aracın 13/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere parça+ işçilik+ KDV dahil toplam 145.611,00 TL tutarında hasarlandığı, kazanın teminat kapsamı dışında olduğuna dair davalı yanca herhangi bir delil ibraz edilmediği, taraflar arasında düzenlenen poliçede tedarik parçalara ilişkin iskonto oranına dair bir hüküm bulunmadığı, hükmedilen miktara KDV eklenmesinde de hukuka aykırı bir yön olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 9.946,68 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.487,00 TL nispi istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 7.459,68 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,+

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/12/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -