İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.12.2016 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı zırhlı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının ağır yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru olmadığını, olayla ilgili Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/4043 sayılı dosya ile soruşturma yürütüldüğünü, kazaya yol açan ... plakalı aracın ... Sigorta AŞ tarafından sigortalandığım, bu nedenle davacının geçici ve sürekli işgöremezlikten doğan zararı ile SGK kapsamında faturalandırılamayan tedavi giderleri ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesinden alman rapor ücretinin poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, geçici işgöremezlik süresinin 360 gün olduğunun ve SGK kapsamında fatura edilemeyen tedavi giderlerinin de 12.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davacının kaza öncesinde özel bir sürücü kursunda usta eğitmen olarak çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacının geçici işgöremezlikten doğan zararı nedeni ile 100,00 TL, sürekli bakıcı gideri nedeni ile 100,00 TL, SGK kapsamında fatura edilemeyen tedavi giderleri için 100,00 TL ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan rapor ücreti için 1.200,00 TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.11.2018 tarihli dilekçesi ile talebini sürekli iş göremezlik için 139.215,11 TL geçici bakıcı gideri için 21.103,81 TL SGK tarafından fatura edilmeyen tedavi içinde, 11.900,00 TL olarak arttırmış, 18.12.2018 günlü duruşmada geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının davalı şirket tarafından düzenlendiğini, davacı tarafın istenilen eksik belgeleri davalı şirkete iletmediğini, kaza ile davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, öncelikle kusur ve maluliyet oranlarının belirlenmesini, yürürlükte olan genel şartlar uyarınca %69 maluliyet oranının altında ortaya çıkan kalıcı sakatlıklar dışında bakıcı ücreti talep edilemeyeceğini, tedavi giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafça talep edilen geçici işgöremezlik tazminatının da teminat dışı olduğunu, dava konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesini, varsa SGK tarafından yapılan ödemelerin tenzil edilmesi gerektiğini, hesaplamalarda asgari ücretin esas alınmasını, davalının sorumluluğunun poliçe teminat limitleri dahilinde olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/1338 Esas 2021/1899 Karar sayılı kararı ile, tedavi gideri yönünden yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğu gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda tedavi gideri yönünden doktor bilirkişiden rapor alındığı, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan maluliyet raporu alındığı, davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında daimi maluliyet oranının %3, iyileşme süresinin 18 ay olduğunun, bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından hesaplama yapıldığı, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 139.315,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.249,74 TL SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen tedavi gideri olmak üzere toplam 141.564,85 TL maddi tazminatın 14.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyet oranının eksik belirlendiğini, sürekli işgöremezlik zararı ve tedavi giderinin az hesaplandığını, bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı zırhlı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde; özellikle, davacının dava konusu kazadan kaynaklanan maluliyetinin belirlenmesi yönünden Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınan raporda, davacının kaza sonrası tedavi evraklarının ve raporlarının incelendiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlendiği, kaza sonrası bakıcı ihtiyacı olmadığının belirtildiği, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmış olmasına, kaldırma kararı doğrultusunda tedavi giderlerinin hesaplanması yönünden doktor bilirkişiden rapor alındığı, sürekli işgöremezlik zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmış olmasına göre, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.