İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (Tüzel kişilik perdesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... AŞ ile müvekkili arasında 28/12/2016 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin tapuda .... İli ... İlçesi, ...Mah, 5767 ada ... pafta 24 parselde kayıtlı A Blok 19 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, müvekkilinin taşınmazın satış bedelini ödediğini, ancak taşınmazın tapusunun ve konutun kendisinin müvekkiline fiilen teslim edilmediğini, dava dışı Neoyap nın müvekkilinin alacaklısı olduğu konut dahil tüm malvarlığı üzerinde milyonlarca liralık haciz ve ipoteklerin mevcut olduğunu, ayrıca bu şirket aleyhine açılmış bulunan iflas davası dahil diğer alacaklıların açtığı yüzlerce dava bulunduğunu, bu durumda müvekkilinin satış sözleşmesi ile alacak hakkı bulunan konutun tapusunun üzerinde milyon liralık haciz ve ipotekle devralamayacağını, dava dışı şirketin inşaatı tamamlamadığı için müvekkilinin sözleşmeden ... 30 noterliğinin ... tarih ve .... yevmiye sayılı ihtarname ile haklı sebeplerle döndüğünü, ve satış bedelinin iadesi için ... 13 icra müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak yapılan takip talebi ve ödeme emrine karşın içi boş olan ve iflas ilanı çıkan bu şirketten bir sonuç alamadıklarını, dava dışı ... kurulu üyeleri olan davalılardan ... ve ... ın müvekkille karşı verilen zarardan sorumlu olduklarını, diğer davalılardan ... nın hakim ortağı ve ... 'un şirketi olan ... ve ...'ın şirketi ... ise tüzel kişilik perdesinin aralanması sebebiyle sorumlu olduklarını, müvekkilinin alacaklısı olduğu konut üzerinde tesis edilen 16 milyon TL tutarında ipotek olduğunu, ve 04/06/2018 tarihinden itibaren 3. Kişiler tarafından konmaya başlayan ve bugüne kadar devam eden 24 farklı ihtiyati haciz şerhi bulunduğunu, diğer alacaklılar tarafından ... aleyhine ... 1 ATM nin ... sayılı dosyası ile iflas davası açıldığını, şirket alacaklarının şirket borçlarını karşılamaz nitelikte olduğunu, müvekkilinin satın aldığı aynı etaptaki tüm konutlar üzerinde ipotek ve hacizler bulunduğunu, davalılardan ... ve ... ... nın yönetim kurlu üyesi olarak kendisine TTK nın yüklediği yükümlülükleri kusur ve ihmaliyle yerine getirmediklerinden alacaklıların doğrudan zararına sebep olduklarını satış bedelinin müvekkiline iadesi konusunda müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı şahısların TTK 376 sayılı yükümlülüklerini yerine getirmeyerek ara bilonço çıkarmamış şirketin alacaklarının alacaklarını karşılamaya yetmediği ve iflasın eşiğinde olduğu halde şirketin iflasını istemediklerini, davalıların tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle sorumlu olduklarını, davalı ...Aş ye yapılan hisse devrinin alacaklılardan mal kaçırma amacı ile yapıldığının açık olduğunu, dava dışı...ve davalı şirketlerin hissedarlarının aynı kişilerden oluştuğunu, bu şirketlerin iç içe geçtiğini, davalı şirketlerin dava dışı ...gibi faaliyet konularının inşaat olduğunu,... ile davalı ...in aynı adreste faaliyetlerini sürdürdüğünü, ... ... ve ... nın aynı anda konkordato talep etmesi şirketler arasındaki organik bağı kanıtladığını beyan ederek müvekkilinin davalıların zararı sebebiyle alacaklı olduğu 285.000 TL nin davalılara ihtar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile ödenmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... Tic AŞ vekili Cevabında:
Davalılar ... ve ... Tic AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkillerine yönelik hiçbir iddiasını kabul etmediklerini, iddiaların gerçekleri yansıtmadığını, müvekkillerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin dava dışı ...şirketi ile imzalandığını, davacının sözleşmeden döndüğü iddiasıyla açacağı bir alacak davasını sözleşmenin tarafı olan şirkete yöneltmesi gerektiğini, müvekkillerinin sorumluluğuna gidebilecek herhangi bir eylemlerinin söz konusu olmadığını, huzurdaki davanın açılabilmesi için ilk şart bir somut bir zararın söz konusu olması olduğunu, davacının gerçekleşmiş somut bir zararının söz konusu olmadığını, davacı tarafın her ne kadar dava dışı ... nın tüm malvarlıkları üzerine haciz ve ipoteklerin mevcut olduğunu, iflasının istendiğini ileri sürmüş ise de iş bu davanın açıldığı tarih itibari ile bahsi geçen şirketin iflas etmediğini ve şirketin birçok malvarlığı bulunduğunu, bu nedenle davacının öncelikle sözleşmenin asıl tarafı olan dava dışı şirkete yönelik dava açmak, başvurunun sonuçsuz kalması halinde bu davaya açabileceğini, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini ve şartları oluşmayın davanın reddine karar verilmesine yönelik beyanlarını saklı kalmak kaydıyla davacının tüzel kişilik perdesinin aralanarak ... ortaklarından olan müvekkillerinin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğine yönelik beyanlarını kabul etmediklerini, ... şirketinin müvekkilinin aile şirketi olduğunu, ortakların aynı olması bu şirketlerin ayrı tüzel kişiliği olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, bir an için tüzel kişilik perdesinin aralanacağı düşünülse dahi yapılacak inceleme neticesinde müvekkil şirketin alacaklarından mal kaçırma kastının bulunmadığı aksine dava dışı ... nın borçlarına karşılık müvekkil şirket tarafından şirketin tüm taşınır taşınmaz malvarlığının teminat olarak gösterildiğini, bu nedenle dava dışı şirketin borçlarından dolayı müvekllerinin de ekonomik olarak zorlandığı ve mağdur olduğunun anlaşılacağını beyan ederek davaya konu sözleşmenin tarafı olmayan müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğinden huzurdaki davanın müvekkilleri açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, yasal şartları oluşmayan davanın usulden reddine, müvekkiller aleyhine açılan haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir,
Davalı ... vekili Cevabında:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin TTK 369 maddesinde belirtilen özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak muvazaalı işlemler ile yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dava dışı ... şirketinin içini boşalttığını ve mal kaçırıldığını idia ettiğini, dava dışı şirketin sektörün önde gelen ve uzun yıllar üst düzey konut inşaatları gerçekleştirdiğini müvekkilinin 30 yıllır inşaat mühendisliği kariyeri ile bu projelerin hepsinde aktif olarak görev aldığını, ancak dünya genelinde likitide sıkıntısı ve son bir yılda ülkemizin ekonomik durumun kötüye gitmesi, genel seçimler öncesi yaşanan siyasi belirsizlik nedeni ile yaşanan durgunluk ve döviz kurunda yaşanan ani yükselişin yarattığı ekonomik daralmadan en çok etkilenen sektörlerin başında gelmesinden dolayı faaliyetlerini devam edemeyecek duruma geldiğini, müvekkilinin alacaklılara zarar verme kastıyla hareket etmediği gibi müvekkilinin dava dışı şirketin borçlarına karşı şahsi kefaletlerde bulunmuş olması dahi şirketin içini boşaltarak alacaklılara zarar verme yada sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı kusurlu harekette bulunmadığının tek başına ispatı olduğunu, davacının şirketin hisselerinin devrine ilişkin iddiaları gerçeği yansıtmadığını, söz konusu devir işleminin ...e ... AŞ nin kredibilitesinin yüksek olması nedeniyle şirketin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan kurtulmak ve yeni kredi imkanları yaratmak amacıyla yapıldığını, bu devir işleminin şirketin içini boşaltmak için değil tam tersine şirketin mali yapısını güçlendirmek ve sürdürebilir bir ekonomik program oluşturmak amacıyla yapıldığını, davacının dilekçesinde müvekkili ve diğer davalı ...n'un TTK 376 maddesine göre şirketi borca batık durumda olduğunu bildiklerini ve ara bilanço çıkartıp bu durumu mahkemeye bildirerek şirketi iflasını istemediklerini bu nedenle görevlerini yerine getirmediğinden borçtan sorumlu olduklarını iddia ettiğini ancak davacının dava dilekçesinde de delil olarak gösterdiği gibi ... 1 ATM nin ... Esas ve ... 2 ATM nin ... esas sayılı dosyalarındaki bilançolardan görüleceği üzere dava dışı şirketin borca batık durumda olmadığını, dava dışı şirketin bankaların kredi kullandırmasından dolayı likit sıkıntısı yaşadığını borçlarını ödeyemediğini, davacının iddialarının hiçbiri müvekkilinin kusurunu ispatlamadığını beyan ederek davanın müvekkili açısından haksız ve mesnetsiz olması nedeni ile reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Tic Ltd Şti cevap dilekçesi ve delil listesi sunmamıştır.
Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi, İhtarname, tapu kayıtları, yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi incelemesi, tarafların açıklamaları ve tüm dosya kapsamı.
Dava, dava dışı şirket ile imzalanan Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi'ne konu taşınmazın teslim edilmemesi ve sözleşmeden dönülmesi sebebiyle uğranılan zararın, dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olan davalı gerçek kişilerden TTK'nın 553 ve 369. maddeleri uyarınca yönetici sorumluluğu kapsamında, dava dışı şirketle organik bağ içerisinde oldukları iddiası ile davalı şirketler yönünden tüzel kişilik perdesinin kaldırılması kapsamında tazmini talebine ilişkindir.
Mahkememizden ...Esas, ...Karar ile 08.07.2021 tarihinde verilen karar davalılar ... ve ...Şirketi tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesi ile, dava dışı ... Anonim Şirketi ile arasında 28.12.2016 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'nin imzalandığını, sözleşme ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 5767 ada, 24 parsel sayılı taşınmazın A Blok 19 nolu bağımsız bölümünü satın aldığını, satış bedelini ödemesine rağmen taşınmazın fiilen teslim edilmediğini ve tapu devrinin yapılmadığını, taşınmazın tapu kaydında milyonlarca liralık haciz ve ipotek tesis edildiğini, dava dışı şirket aleyhine üçüncü kişilerce iflas davası açıldığını, şirketin borçlarını ödeyemez halde olduğunu, dava dışı şirket tarafından zarara uğratıldığını, davalılardan ...ve ...'ın dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olduklarını ve uğradığı zarardan, gerek dava dışı şirketin iflasını istememiş olmaları, gerekse şirketin malvarlığını alacaklılara zarara uğratacak şekilde kullanmaları sebebiyle TTK'nın 553 ve 369. maddesi uyarınca sorumlu olduklarını, davalı ... A.Ş.'nin dava dışı şirketin hakim ortağı olduğunu, adı geçen şirket ile diğer davalı şirketin yönetici ve ortakları ile dava dışı ..... Şirketi'nin yönetici ve ortaklarının, faaliyet konularının aynı olduğunu, aynı adreste faaliyet gösterdiklerini, dava dışı şirket ile davalı şirketler arasında organik bağ olduğunu, dava dışı şirket yönünden tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle zararın davalı şirketlerden tahsilinin gerektiğini iddia ederek ödemiş olduğu taşınmaz bedelinin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ...ve ... Şirketi, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin dava dışı ..... Şirketi ile yapılmış olduğunu, taraflarına bu sözleşmeden doğan zararın tazmini için husumet yöneltilemeyeceğini, davalı ...'un TTK'nın 553. maddesi uyarınca sorumluluğundan bahsedilebilmesi için davacının somut ve gerçek bir zararının bulunması gerektiğini, öncelikle taşınmaz bedelinin dava dışı şirketten talep edilebileceğini, dava dışı şirketin iflas etmediğini, bir çok malvarlığının bulunduğunu, dolayısıyla davacının somut bir zararın olmadığını, dava dışı ... .. Şirketi ile ...Şirketi'nin farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğunu, iki şirket arasında dava dışı şirketin alacaklılarını zarara sokacak bir işlem yapılmadığını, ...Şirketi'nin neredeyse bütün malvarlığını dava dışı şirketin borçlarına karşılık teminat olarak gösterdiğini, tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirir şartların oluşmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davacı yan ile dava dışı ... A.Ş arasında akdedilen,... tarihinde ... 3 noterliği nin ... yevmiye numarasında kayıtlı, "düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve inşaat yapım Sözleşmesi" imzalanmıştır. Davacı tarafından dava dışı ... hesabına yapılmış 297.000,00 TL tutarındaki ödeme dekontları sunulmuştur.
Dava dışı ... A.Ş ile davacı arasında imzalanan taşınmaz satışı sözleşmesi uyarınca davaya konu edilen 285.000,00 TL nin ödendiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur.
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin .. tarih ... sayılı nüshasında ilan edilen dava dışı ...A.Ş. ye ait yönetim kurulu kararına göre şirket ortaklarından ...'ın 22.100 adet hissesine karşılık 2 milyon 210 bin TL bedelli hissesini ... A.Ş. ye devir etmiştir.
Davalı ... A.Ş. nin 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu görülmüştür.
İstinaf öncesi yapılan bilirkişi incelemesi ile alınan bilirkişi raporunda;
Davalı şirket ticari defterlerinde, dava dışı ... ile aralarındaki ticari ilişkiye ait muhasebe hareketlerinin 120 numaralı "alıcılar" ve 320 numaralı "satıcılar" hesaplarında havuz şeklinde, 340 numaralı "alınan avanslar" hesabının da 340.01.001 numaralı alt hesabında takip edildiği görülmektedir. Anılan hesaplardan 120 numaralı hesapta, davalı ... tarafından dava dışı ... verilen depo kiralama ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin olarak düzenlenen faturalar ile bunlara karşılık yapılan tahsilatların izlendiği, 320 numaralı hesapta, 2017 ve 2018 yılları içerisinde dava dışı ... herhangi bir mal veya hizmet alışı bulunmamasına rağmen davalı ... tarafından banka havaleleri gönderildiği, dava dışı... tarafından da davalı şirkete dönem dönem çekler verildiği, yıl sonlarında 120-320 ve 340 numaralı hesaplar arasında virmanlar yapıldığı, bu anlamda dava dışı ... tarafından davalı şirkete kaynak aktarımı sağlandığı, kaynak kullanımı için davalı şirkete adat faturası keşide edildiği, 19.09.2018 dava tarihi itibarıyla davalı şirketin dava dışı ... 1.300,51 TL alacaklı olmasına karşılık, ... numaralı alınan avanslar hesabından dava dışı ... 4.322.392,13 TL borçlu olduğu,
Bilirkişi kök raporunun 8-10. Sayfaların yer verilen tablolardan (2017 ve 2018 yılları için iştirakleri, ortaklar cari hesap durumu, diğer çeşitli borçlar tablosu, alınan avanslar durumu) anlaşıldığı üzere davalı ... şirketinin dava dışı ... 2.805.000,00 TL tutarında iştirakinin bulunduğu, davalılardan ...'a 2018 yılsonu itibarıyla 7.420.072,61 TL borçlu olduğu, son sermaye yapısına göre ise de şirketin hakim ortağının, davalılardan ...olduğu müşahede edilmiştir. Davalı şirketin 2017 yılında da dava dışı ...'ya 2.805.000,00 TL tutarında iştirakinin bulunduğu görülmekle, dava dosyasında yer alan hisse devri tesciline ilişkin ticaret sicil gazetesinde, davalı şirketin, dava dışı ...'nın 2.210.000,00 TL daha hissesini devir aldığı görülmesine rağmen, 2018 yılı iştirak hesabında herhangi bir değişiklik yapılmamış olması karşısında, söz konusu hisse devrinin defter kayıtlarına intikal ettirilmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava dışı ...A.Ş ile davalı şirketler arasında kaynak aktarımı olup olmadığı yönünden yapılan bilirkişi raporunda;
Bilirkişi kök raporunun 12. Sayfasında yer verilen tablodan anlaşıldığı üzere dava dışı ...hesaplarından davalılara toplamda 25.408.358,00 TL tutarında aktarım yapılmış olduğu, davalılar tarafından ise dava dışı ...'ya toplamda 4.330.582,72 TL geri ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ticari defterleri incelenen ...A.Ş. ye aktarılan tutardan, 2018 yılsonu itibarıyla "alınan avanslar" hesabında 4.322.392,13 TL nin, dava dışı ...'ya borç olarak beklediği tespit edilmiştir.
Somut olayda haksız fiil niteliğindeki davranışlardan ilki yönetim kurulu üyelerinin haksız menfaat elde etmek kastıyla hareket etmeleri, bunu yaparken dava dışı anonim ortaklık adına yerine getirilmesi mümkün olmayan, şekle aykırı ve geçersiz sözleşme ilişkileri uyarınca para (satış bedeli) tahsilatları yapmalarıdır. Bu durum ortaklık menfaatine aykırı olduğu gibi kanundan kaynaklanan özen yükümlülüğünün de ihlalidir (TK 369). Zira tüm bu işlemler yapılırken ortaklık alacaklılarının dava dışı ... A.Ş'den olan alacaklarını tahsil etmelerinin de önü kapatılmıştır.
Yukarıda açıklanan vakıaların tümü kanun tarafından yönetim kuruluna tanınan devredilmez görev ve yetkilerin ağır bir şekilde ihlali anlamına gelmektedir. Üstelik zikredilen tüm yükümlülük ihlalleri birbiriyle bağlantılıdır. Bu yönüyle dava dışı ... A.Ş.'de yönetim kurulu üyesi olmanın beraberinde getireceği yükümlülüklerin yerine getirilmemesi suretiyle ... A.Ş.'nin aktif olarak faaliyette bulunulmasının önüne geçilmiş, davacının, yeterli özkaynağı bulunmayan dava dışı ortaklıktan talepte bulunmasının önü bilinçli olarak kapatılmıştır. Yine, bizatihi yönetim kurulu üyeleri tarafından anonim ortaklık adına yapılan işlemler dolayısıyla dava dışı ... A.Ş.'ye müracaat edilmesinin de önüne geçilmiştir. Anlaşılabileceği gibi haksız fiil sorumluluğu uhdesinde bulunması gerekli olan tüm unsurlar; bu kapsamda hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve nedensellik bağı somut olay özelinde eksiksiz olarak sağlanmaktadır.
...Ltd. Şti. Kuruluş; 08.12.1999, sermaye; 720.000,00 TL ortaklar; ..., yetkili; ... iş konusu; inşaat faaliyetleri,
... A.Ş. Kuruluş; 21.06.2000, sermaye 8.500.000,00, ortaklar; ... -... - ...A.Ş. Yönetim Kurulu; ... - ..., yetkili; ..., iş konusu; inşaat faaliyetleri,
...Tic. A.Ş. (... ticaret sicil no) kuruluş; 01.08.2018, sermaye 39.415.000,00 TL yönetim kurulu; ...Yetkili; ..., iş konusu; gayrimenkul hizmetleri - turizm faaliyetleri
Buna göre; davalılardan ... dava dışı ... A.Ş ile davalılardan ... Şti. nin ortağı ve yöneticisi olduğu,
Davalılardan ...'un, dava dışı ... A.Ş ile davalılardan ... A.Ş. nin ortağı olduğu, bununla birlikte sadece ...Tic. A.Ş. nin yöneticisi olduğu,
Dava dışı ... A.Ş. ve davalı şirketlerin Merkezlerinin ve şubelerinin aynı yerde bulunmadığı, anlaşılmaktadır.
Tespitlerine yer verilmiştir.
Davalı ...Sti kesin sürelere rağmen defterlerini incelemeye sunmamıştır. 22.10.2020 tarihli ara kararda defterlerin incelemeye sunulmaması halinde dosyanın mevcut durumu ile karara bağlanacağı ve karşı taraf açıklamalarının dikkate alınabileceği, 06.12.2019 tarihli ara karar ile defterlerin sunulmaması halinde defterlerin incelenmesinden vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiştir. Davalı ... Şti. ticari defterlerini sunmadığından, ...kendisine aktarılan tutarının ne kadarlık kısmının uhdesinde kaldığı tespit edilememiştir. Davalı ... defterlerini incelemeye sunmadığından diğer deliller ile birlikte yapılan incelemeler sonucu davacı yan açıklamalarına üstünlük tanınmıştır.
Davalı ... şirketi dava dışı ... şirketinin borçlarına kefil olduğunu savunmuştur. Davalı şirketler arasında mevcut organik bağ, davalı ... şirketinin defterlerinde taşınmaz satışına ilişkin bir kayda, belgeye rastlanmaması, bilirkişi incelemesi ile kaynak aktarımına ilişkin yapılan tespitler ve davalı şirket ortaklarının tüzel kişiliği perde olarak kullanarak kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri karşısında davalı ... şirketinin dava dışı şirkete kefil olması esasa etkili görülmemiştir.
Mahkememizden verilen 08/07/2021 tarih ve... Esas ... sayılı davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalılar... ve ... Şirketi tarafından istinaf kanun yoluna buşvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesini'nin 07/03/2024 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı ilamıyla;
" Mahkemece dava dışı şirketin ticari defterleri ve diğer mali kayıtları ile getirtilen banka, tapu vs kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadan, getirtilen konkordato vs dava dosyalarından bahsedilmeksizin borca batık olduğuna yönelik tespitin neye dayandığının gerekçeden anlaşılamadığı, yine gerekçeden davalı ...yönünden de tüzel kişilik perdesinin kaldırıldığı sonucu çıkarılabilirse de, kararda ayrıca bilirkişi raporuna atıf yapılmak ve davalı gerçek kişilerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettikleri kabul edilmekle, bu davalı yönünden açık bir şekilde hangi hukuki sebebe dayanılarak davanın kabul edildiği anlaşılamadığı gibi, bilirkişi raporuna göre yönetim kurulu üyesi olmayan davalı ...'un yönetim kurulu üyesi olarak mı kabul edildiği, yönetim kurulu üyesi olduğu kabul edilmemiş ise kanuni yükümlüklerinin ne olduğu, bu yükümlülüklerin ne şekilde ihlal edildiğinin de anlaşılamadığı, dava dilekçesinde davalı ...yönünden TTK'nın 553 ve 369. maddesi uyarınca tazminat talep edildiği, bu davalı yönünden tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yönünde herhangi bir talep olmadığı, bu minvalde Mahkemece davalı ... yönünden davacı tarafından getirilen vakıalara bağlı kalınarak ve bu kişinin yönetim kurulu üyesi olup olmadığı yönündeki çelişkiler giderildikten sonra, davalılar vekilince cevap dilekçesinden itibaren husumet itirazında bulunulduğu ve davacının gerçek ve somut bir zararının olması gerektiği, dava dışı şirketin iflas etmediği, malvarlığının bulunduğunun beyan edildiği de nazara alınmak suretiyle, davacının zararının niteliği ve TTK'nın 369 ve 553. maddelerinde yer alan şartların davalı ... yönünden oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin, davalı ...Şirketi'nin dava dışı şirketin ortağı olup olmasına göre aralarında organik bir bağ olup olmadığı hususu ile, davalı ....Şirketi'nin dava dışı ... ..Şirketi'nin borçlarına kefil olduğu ve borçları için ipotek verdiği taşınmazlarının satıldığına yönelik savunması ve bu kapsamda dosyaya sunulan deliller ve bilirkişi ek raporunda bu belgelerin incelenmesi gerektiğine ilişkin tespite göre, dava dışı şirketten davalı ...Şirketi'ne para aktarımı olup olmadığı, davalı şirketin dava dışı şirketle birlikte alacaklıları zarara uğratacak iş ve işlemlerde bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, bu konuda gerekli olması halinde ek bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken bu gerekliliklere uyulmaksızın davalı şirketin defterlerinde böyle bir kaydın olmaması gerekçesi ile esasa etkili görülmediğinden bahisle verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalılar vekilinin istinaf başvurusu haklıdır." gerekçesi ile kaldırılmıştır.
BAM kaldırma kararı uyarınca bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda;
"2- Davalılardan ...Tic. A.Ş. nin, dava dışı ...Tic. A.Ş.’nin borçlarına karşılık kredi sözleşmelerinde kefil sıfatını haiz olduğu anlaşılmakla, davalılardan ... A.Ş. nin, iştiraki konumundaki bir şirkete kefaletten doğan borcu nedeni ile ekonomik olarak zarar görmüş olabileceği,
3- Tüm bunlarla birlikte 05.06.2020 tarihli kök raporumuzda da yer verdiğimiz şekli ile ... A.Ş. tarafından davalılara 25.408.358,00 TL tutarında aktarım yapılmış olduğu, davalılar tarafından ise dava dışı ...’ya toplamda 4.330.582,72 TL geri ödeme yapıldığı, bu itibarla dava dışı ... malvarlığının içeriğinin bu şekilde davalı şirketlere aktarıldığı hususunun önem arz ettiği,
4- Bu bağlamda da davalı ... A.Ş. firmasının, dava dışı ... şirketinin kullandığı banka kredilerine kefil olmasına dayalı olarak, ödenmeyen krediler nedeni ile “kefil” sıfatıyla kendi mal varlıklarının paraya çevrilmesi (mali yönden zarara uğraması) ve bunun sonucu olarak da dava dışı ... firmasından alacaklı duruma geçmiş olmasının (... ticari defterlerinde bu yönde bir kayıt olmamakla birlikte icra dairelerince satışların gerçekleştiği anlaşıldığından), ... nın davalılara para aktardığı gerçeğini ortadan kaldırmadığı,
5- Bu aşamaya kadar gerek dava dışı ... gerek ise davalılardan ... firmalarının ticari defter kayıtları incelemeye ibraz edilmediğinden, davalı ... firmasının kefil olduğu ... kredilerinin, davacı yanın davasına konu ettiği taşınmazların imalatında kullanılıp kullanılmadığı, ya da kredilerin ne şekilde tasarruf edildiği tespit edilemediğinden, ... şirketinin, dava konusu taşınmazı tamamlayamayıp teslim edememe ve borca batık hale gelerek konkordato ilan etme sebebinin, davalılara aktardığı kaynak olup olmadığı hususunun, tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmesinin olanaklı olmadığı,"
Tespitlerine yer verilmiştir.
Davalı ... Aralık 2016 dan 2021 yılına kadar davalı şirket yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştır.
Dava dışı ... Anonim Şirketi hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...esas, ...karar sayılı ilamı ile şirketin mali tablolarından gerçek durumunun tespit edilemediğini, alacaklılara zarara uğratma kastıyla hareket ettiği ve ödemelerini tatil ettiğini belirterek konkordato talebinin reddi ile iflas karar vermiştir.
Bu kapsamda somut olayda;
İncelenen davalı ... ticari defterlerine göre, davalı ... tarafından dava dışı ..., depo kiralama ve danışmanlık hizmetleri verildiği, bunun dışında taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, dava dışı ... tarafından davalı ... şirketine kaynak aktarımı sağlandığı, 19.09.2018 dava tarihi itibarıyla davalı şirketin dava dışı ... 1.300,51 TL alacaklı olmasına karşılık, ... numaralı alınan avanslar hesabından dava dışı ... 4.322.392,13 TL borçlu olduğu, dava dışı ... A.Ş ile davalı şirketler arasında kaynak aktarımının 25.408.358,00 TL olarak tespit edildiği, davalılar tarafından ise dava dışı ...'ya toplamda 4.330.582,72 TL geri ödeme yapıldığı ve bu şekilde dava dışı ... şirketinin mal varlığının davalı şirketlere aktarılarak ortaklık alacaklılarının dava dışı ... şirketinden olan alacakların tahsilinin engellendiği, dava dışı şirketin yeterli öz kaynağının bulunmadığı, bunun üçüncü kişilerden saklandığı ve bu nedenle 3. Kişilerin zarar gördüğü, ortaklık mal varlığının yönetici pay sahipleri tarafından kendi mal varlıkları gibi yönetildiği, davalı şirketler ile dava dışı şirket pay sahipleri ile yöneticilerinin büyük ölçüde aynı kişilerden oluştuğu ve şirketlerin ağırlıklı olarak aynı alanda faaliyet gösterdikleri, davalı şirket yönetici ve pay sahipleri ile dava dışı şirket ile ortak malvarlığı anlayışıyla hareket ettiği, ciddi para transferlerini haklı gösterir ticari ilişkinin varlığı ortaya konulmadığı bunların neticesinde dava dışı şirketin borca batık duruma getirildiği ve iflasına karar verildiği, davalı şirketlerin ise faaliyetlerine devam ettiği, davalı gerçek kişilerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ayrıntılarını bilirkişi raporunda açıklanan hukuka aykırı davranışlarıyla ihlal ettikleri dikkate alındığında davalı şirketler ile dava dışı müflis ... arasındaki perdenin kaldırılarak davalı şirketler davacı alacağından sorumlu tutulmuştur.
Davalı ... yönünden;
TTK'nın 553. maddesi uyarınca şirket alacaklıları şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açabilir. Söz konusu davanın açılıp görülebilmesi için oluştuğu iddia olunan zararın doğrudan ya da dolaylı zarar niteliğinde olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Şirket alacaklısı konumunda olan üçüncü şahısların sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulu, oluştuğu ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olmasıdır. Şirket yöneticilerinin, şirketin almış olduğu borcu ya da başkaca edim yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla şirketi atıl kılarak acz içine düşürmeleri hali, üçüncü kişiler yönünden doğrudan zarar niteliğinde olup, bunun dışında kalan ve dolaylı zarar olarak nitelendirilebilecek hususlarda alacaklıların, ancak yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunmaları mümkündür.(İstanbul BAM 13 HD ... Esas ...Karar) Davalı aralarında tüzel kişilik perdesi bulunduğu kabul edilen her iki şirkette yöneticidir. Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemeleri ve ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas, ... karar sayılı dosyasında yapılan tespitlerden dava dışı müflis ... şirketinin mal varlığının davalı şirketlere aktarılarak ortaklık alacaklılarının dava dışı ... şirketinden olan alacakların tahsilinin engellendiği, alacaklılara zarara uğratma kastıyla hareket edildiği anlaşılmıştır. Dava dışı şirket kurucu ortak ve yöneticilerinin, davacı ve aynı durumda olan başkaca birçok kişiden alacaklıları zarara uğratma kastıyla hareket etikleri, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini hukuka aykırı davranışlarıyla ihlal ettikleri böylelikle haksız fiil sorumluluğu kapsamında davacının doğrudan uğradığı zarardan davalı yöneticinin sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1- Davanın kabulü ile, 285.000,00 TL nin 15.08.2018 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalılar ... ve .. Şirketi' nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2- Mahkememizden ...Esas, ... Karar ile 08.07.2021 tarihinde verilen karar davalılar ... ve .... Limited Şirketi tarafından istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 19.468,00 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 4.867,09 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 14.601,26.TL harcın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ... ve ... Şirketi' nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4- Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.600,00 TL nisbi vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar davalılar Mustafa ... ve ... Şirketi' nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yatırılan aşağıda dökümü yapılan toplam 30.262,94 TL yargılama giderinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ... ve ... Şirketi' nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025
Üye (e-imzalı)
Üye (e-imzalı)
Katip (e-imzalı)
Peşin Harç: 4.867,09, -TL
Başvuru Harcı: 35,90.- TL
Vekalet Harcı: 5,20 TL
Bilirkişi Ücreti: 24.400,00 TL
Posta Giderleri: 954,75 TL
Toplam: 30.262,94.- TL