KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLLERİ:

Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;17/09/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı sayılı aracın trafik kurallarına uygun bir şekilde ... caddesi mobilyacılar istikametine seyir halindeyken davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün müvekkiline ait aracın arkasına çarpmasından dolayı 56/1c maddesi kural ihlali ettiğini, ilgili kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç sürücüsünün ise %100 kusurlu olduğunu, polis tarafından tutulan kazaya ilişkin tutanakta tespit edildiğini, müvekkiline ait ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, tramer kaydında kaza kaydı yer alarak araçta değer kaybı meydana geldiğini, müvekkiline ait araca yönelik yaşanan kazadan sonra meydana gelen aracın değer kaybı neticesinde müvekkilinin ciddi anlamda zarara uğradığını ve müvekkiline ait 17/11/2023 tarihinde aracını satarken işbu davaya konu kaza sebebiyle maddi anlamda zarara uğradığını, bu nedenle poliçe kapsamı sınırları içerisinde oluşan değer kaybının davalı sigorta şirketi tarafından giderilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle 17/09/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı yönünden taleplerinin HMK 107 gereği kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alacaklarının belirlenebilir hale geldiğinde sonradan artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL'sinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 17/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında meydana gelen varsa değer kaybına ilişkin tazminat talebi olduğu anlaşılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 17/09/2023 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 15/08/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinin 30/04/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle;Davalı Sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü ... %100 oranında kusurlu olduğu, ... ... kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 10.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin kusura yönelik olarak aracın hem ön tarafında hem de arka tarafında değer kaybı hesaplanması gerektiğine ilişkin itirazlarının değerlendirilmesi ve davalı tarafça dosyaya sunulan değer kaybı ekpertiz rapor ile eldeki rapor arasında oluşan farkın açıklanması ve gerekirse ve yeniden değerlendirme yapılması ve davacı vekilinin rapora itirazlarının karşılanması için ek rapor aldırılmak üzere dosyanın kök rapor hazırlayan sigorta uzmanı bilirkişisine yeniden tevdii edilmiş, sigorta uzmanı bilirkişisinin 16/11/2025 tarihli ek raporundan özetle; Dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 10.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... sigorta şirketinin ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, ancak mahkeme dosyasına sonradan kazandırılan 19.060,04 TL'lik değer kaybı ödeme dekontu ile sorumluluğunun kalmadığı rapor edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı bedelinin sigortacıdan tazminine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.

Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen kök ve ek raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı tarafça sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu değerlendirilerek 10.000 TL değer kaybı maddi zararı hesaplanmıştır.
Davalı vekilince dosyaya sonradan sunulan dilekçe ile davacının değer kaybı zararı nedeniyle davacı vekiline 19.060,04 TL ödeme yapıldığı beyan edilmiş ve buna ilişkin dekont sunulmuştur.
Davacı vekili; davalı tarafça arabuluculuk oturumunda ve işbu davanın süreci boyunca ödeme yapıldığı iddiası ileri sürülmediğini, ödeme beyan ve belgesini ilk olarak bilirkişi raporuna beyan süresinde sunulmasının usule aykırı olduğunu, savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu, ödeme yapıldığını karşı tarafın kendilerine bildirmediğini, ödemenin fark edilmesinin avukat olması nedeniyle mümkün olmadığını, herşeyden öte davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden davalının sorumlu olduğunu beyan etmiştir.
Öncelikle ödeme iddiası her aşamada ileri sürülebileceğinden bu yöndeki davacı vekili itirazları yerinde değildir. Ödeme dekontu incelendiğinde gönderen adı, kime gönderildiği, hasar dosya numarası, hangi plakalı araç için olduğu ve "DK" şeklindeki yazımdan değer kaybı ödemesi olarak yapıldığı açıkça bellidir. Üstelik ödeme davacı vekilinin başvurusu nedeniyle yine davacı vekili hesabına yapılmıştır. Vekilin burada kendi hesabına gelen paradan haberdar olmadığına yönelik savunması kabul edilemez. Davalı tarafça dava açılmadan önce açıkça davaya konu bedelden fazlası davacı vekili hesabına gönderilmiş olup davacı vekilince yine de dava açılması tamamen kendi kusurundan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan 60,80 TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 25/12/2025