İtirazın İptali

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. kumaş üretimi yapmakta olduğunu, davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin müvekkili şirketten kumaş satın aldığını, fakat aldığı kumaşların ödemelerini eksik yaptığını, müvekkili şirketin davalı şirketten fatura kaynaklı cari ekstre bakiye alacağı 95.405,43 TL olduğunu, Cari ekstre ve faturaları ekte sunduklarını, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip başlatıldığını, asıl alacak ve faiz alacağı ile birlikte toplam takip miktarı 99.463,43 TL olduğunu, davalının 25.10.2024 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmiş ve takibi durdurmuş olduğunu, dava şartı kapsamında 25.10.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu ... dosya no.lu arabuluculuk dosyası kapsamında yapılan görüşmelerin 06.12.024 tarihinde anlaşmama olarak neticelendiğini, takibe yapılan haksız itirazın kaldırılması için işbu dava ikame edildiğini beyan ederek, davanın kabulüne, Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan İtirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Yukarıda bilgileri yer alan dava dosyası ile, müvekkil ve davacı taraf arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olan cari hesap alacağı olduğu iddia edilerek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edildiğini, aleyhe iddia ve taleplerinin hiçbirini kabul etmemekle ve itiraz etmekle birlikte davacı tarafın haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz davasının reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin yerleşim yeri Bursa olup, yetkili yer mahkemelerinin Bursa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava yetkisiz mahkemede ikame edildiğinden yetkisi hususunda itiraz ettiklerini, davanın usulden reddini istediklerini, davanın, müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığı gibi aksine müvekkilinin davacının ayıplı/eksik/geç ifasından kaynaklanan zarar nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu, müvekkiline teslime edilen bir kısım ürünlerin hatalı, kabul edilebilir nitelikte olmadığını, hiç kimsenin bozuk ve hatalı bir ürünü kabule zorlanamayacağını ve bu yüzden borçlandırılamayacağını, ürünlerin hatalı ve bozuk olduğunun tespiti için bilirkişi incelemesinin durumu ortaya koyacağını, iş bu nedenle davacı/karşı davalının faturalarından kaynaklı olarak yapılan icra takiplerine de haklı olarak itiraz edildiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, her türlü karşı dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın reddini istediklerini, faturaların, her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilmekte olup, tek başına alacağın varlığını ve muaccel olduğunu kanıtlar nitelikte olmadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; aleyhe ikame olunan haksız davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturaya dayalı başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 06/12/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 95.405,43 TL cari ekstre bakiye alacak, 4.058,00 TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 99.463,43 TL alacak için 23/10/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebinin cari hesap olarak gösterildiği, davalı tarafından 24/10/2024 tarihinde borca, ödeme emrinde belirtilen imzaya, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının 2024 tarihli faturalar nedeni ile davalıdan cari hesap alacağının olup olmadığı, faturaya konu kumaşların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, usulüne uygun ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, geç ve eksik teslim olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 08/04/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri açısından dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 02/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "rapor içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ... ait incelenen ticari defteri ile yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacı konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı tarafından cari hesap alacağının tahsili amacıyla takibe geçildiği, davalı ... tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davacı tarafça huzurdaki davanın açıldığı, davacı tarafın kestiği faturaların e-arşiv portalından davalı ... gönderildiği ve yapılan incelemelerde 2024 yılına ait ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu, her iki tarafın da be-bs formlarında 2024 yılına ait 11 adet faturaların beyanda bulunulduğu, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinden inceleme yapılması için Bursa Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılacak olan inceleme de tespit edilebileceği ancak dosya kapsamında davalı tarafından ayıp ihbarında bulunduğuna dair belgenin bulunmadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde 3.056.851,41 TL, hizmet satımı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde 3.065.851,41 TLlik ödemelerin olduğu, davacı ... davalıdan kaydı olarak 95.405,43 TL tutarında alacaklı olduğu, faiz talep edeceği hasıl olacak olursa davacı tarafın davalı taraftan 165,67 TL faiz talep edebileceği" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Davacı vekilinin itiraz dilekçesi ve talimat raporu dikkate alınarak ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, 17/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Davalı taraf her ne kadar 16.10.2024 tarihli 298.660,98 TL tutarında fatura düzenlemiş ise de, faturanın hangi ürün veya hizmete ait olduğuna, miktarına, teslim tarihine ve içeriğine dair herhangi bir bilgi ya da belge sunulmadığı, ayrıca, davalı tarafından ayıplı ürün veya eksik teslim iddiası da ileri sürülmediği, bu nedenle söz konusu fatura ticari işlem dayanağı taşımamakta, mali ve hukuki geçerliliği bulunmadığı, davacı tarafın süresinde itirazda bulunması ve iade faturası düzenlemesinin muhasebe ilkelerine uygun olduğu, sonuç olarak 31.12.2024 tarihi itibariyle ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. Lehine 95.405,43 TL tutarında cari hesap alacağı bulunduğu," sonuç ve kanaate varıldığı bildirilmiştir.
Davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi açısından Bursa Asliye Ticaret Mahkemelerine talimat yazılmış, talimat mahkemesince alınan 03/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Davalı ... Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin 2024 yılına ait ticari defterlerinin .... sitem programı üzerinden elektronik ortamda tutulduğu, ticari defter tasdiklerinin aylık dönemler halinde e-defter beratları ile yasal süreleri içinde onaylanmış olduğu, ticari defter muhasebe kayıtlarının tek düzen muhasebe hesap planı ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerinde belirtilen esaslara uygun olarak tutulmuş olduğu, davacı şirketin ticari defterlerine kaydedildiği görülen satış faturaları nedeniyle taraflar arasında 2024 yılında alım satım içeren faturalardan ve ödemelerden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, 320 Alıcılar Hesabı altında 320 U 0005 / ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kod ile takip edildiği, davacı tarafından davalıya 9 adet fatura karşılığı 2.758.190,43 TLlik mal satışı yapıldığı, davalı tarafından 5 adet çek ile 2.662.785,00 TL ödeme yapıldığı, satış faturalarından kalan bakiyenin 95.405,43 TL olduğu, davalı tarafça 16/10/2024 tarihinde 298.660,98 TLlik iade faturası kesildiği, 03/04/2024 tarihinde verilen 2.000.000,00 TL lik çekin 12/08/2024 tarihinde iade edildiği, 31/12/2024 tarihli ... yevmiye numaralı kapanış fişinde hesabın 203.255,55 TL borç bakiyeli olarak 159.10.001 yurtiçi sipariş avansları hesabına devredildiğinin görüldüğü, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 2024 yılında kesilen faturalardan kaynaklanan davalı şirketin ticari defter muhasebe kayıtlarına göre, davalı şirketin davacı şirketten 203.255,55 TL cari hesap alacağının bulunduğu," sonuç ve kanaate varıldığı bildirilmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesinde açık yemin deliline davalı tarafa yemin metnini sunmak üzere süre verilmiş, davalı tarafça yemin metni süresinde ibraz edilmiş, davacı şirket yetkilisi ... ve ... 25/12/2025 tarihli duruşma sırasında yemin eda etmiş ve yemin beyanında ısrarcı olmuşlardır.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; öncelikle yetki itirazı incelendiğinde, para alacakları bakımından İİK'nın 50.maddesi yollamasıyla HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi yetkilidir. Dosyada bulunan fatura ve kayıtlardan davacı şirketin muamele merkezinin Bağcılar/İstanbul olduğu, para alacakları yönünden alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin ve icra dairesinin yetkili olması nedeniyle takibin doğru icra dairesinde başlatıldığı, davanın da yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına, davalının ayıp iddiası bakımından da ürünler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Ayıp iddiası bakımından, mahkememiz duruşma salonunda tekstil mühendisi bilirkişi ile faturaya konu ürünler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup davalı vekilince ürünler hazır edilmemiştir.
Davacının defterleri mahkememizde ve davalının defterleri ise Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile talimat yolu ile incelenmiş, defterlerdeki kayıtların karşılaştırılması ve itirazların değerlendirilmesi için mahkememizce inceleme yapan SMM den ek rapor alınmıştır. Düzenlenen kök ve ek raporda davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde 3.056.851,41 TL, hizmet satımı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde 3.065.851,41 TLlik ödemelerin olduğu, davacı ... davalıdan kaydı olarak 95.405,43 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ancak davalının defterlerinde yer alan 298.660,98 TLlik iade faturasından kaynaklı davalı defterlerinde davacı alacaklı gözükmemektedir. Bu iade faturasına davacı tarafından süresinde itiraz edildiği bilirkişi raporu ile sabit olduğundan davalının iade faturasının içeriğini ispat etmesi gerekmektedir. Ürünlerin incelemeye sunulmaması nedeni ile iade faturasının içeriğinin doğruluğu ispatlanamadığı ve davalının cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış olduğu göz önünde bulundurularak yemin hakkı hatırlatılmış olup davalı tarafından süresinde yemin metni sunulmuştur. Ancak davacının yemin metni içeriğine ilişkin itirazları dikkate alınarak yemin metni mahkememizce tadil edilmek sureti ile davalı şirket yetkilisi yemini eda etmiştir. Yemin içeriğinden de anlaşılacağı gibi davalı ayıp iddiasını ispatlayamadığından davacı ... davalıdan 95.405,43 TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının takip talebine konu ettiği takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına ilişkin talebi bakımından; TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklindedir. TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki satım sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki dosya içerisinde TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt da bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri ve faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,

1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın kısmen iptali ile asıl alacak olan 95.405,43 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine,

2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 19.081,09 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 6.517,14 TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 1.201,27 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.315,87 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.201,27 TL peşin nispi harç, 60,80 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.689,67 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 14.345,00 TL toplam yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 13.759,72 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin rabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.453,12 TLsinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 146,88 TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalının kendisini vekille temsil ettiği anlaşılmakla, davanın reddedilen miktar dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.058,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine,

9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025