BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; Cari hesap dökümünden kaynaklı bakiye ticari alacağın, Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Yeni Büyükçekmece İcra Dairesi ...) sayılı icra dosyasına konu edilmiş ve davalı borçlu şirkete ilamsız takiplerde ödeme emri gönderilmiş ancak davalı tarafından, işbu icra takibine, haksız ve mesnetsiz iddialarla itiraz edilmiş, bu nedenle, itirazın iptaline yönelik dava ikame edilmesi zarureti hasıl olmuş olduğunu, dava ikame edilmeden önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, müvekkili ... Nakliye Ve Lojistik Hiz. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında cari hesap dökümünden kaynaklı ticari uyuşmazlık bulunduğunu, müvekkilinin, işbu ticari ilişkide edimlerini yerine getirdiği halde, davalı şirketin müvekkiline cari hesap dökümünden kaynaklı bakiye 400.000 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, anılan alacak ilişkisinin; müvekkili ve davalı tarafın cari hesap kayıtlarının, ticari kayıt ve defterlerin ve BA/BS formlarının incelenmesi ile de açıkça görüleceğini, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın, haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının, müvekkili şirkete borçlu olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla davalı aleyhine, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmışsa da davalı borçlu tarafından icra takibine haksız ve mesnetsiz iddialarla itiraz edildiğini, bu sebeple, işbu dava ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, taraflarınca başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazların iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalının herhangi somut bir delile dayanmayan haksız ve mesnetsiz iddialarının/itirazlarının gerçeği yansıtmadığını, bununla birlikte borçlu tarafın, ödeme emrindeki gibi borcu bulunmadığını, bu nedenle borca, faize, faiz oranına ve borcun tüm fer'ilerine itiraz etmişse de; dava konusu takip dosyasında faiz, faiz türü ve faiz oranının hukuka uygun olduğunu, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Yeni Büyükçekmece İcra Dairesi ...) sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin aynen devamına, davalı aleyhine, alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalı şirketin yerleşim yerinin ''... Mah. ... Sok.No: 17/4 Ortahisar-TRABZON '' olduğunu, Trabzon Ticaret Odasına kayıtlı ve Trabzon Ticari Sicil Memurluğunda sicil kaydının bulunduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve yetki şartı da olmadığını, davanın Trabzon ilindeki Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerekirken yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafça haksız ve yersiz yapılan icra takibi neticesinde kötüniyetli olarak açılan bir davanın söz konusu olup, davacı tarafın iddia ettiği gibi taraflar arsında bir cari borç ilişkisi olmadığı gibi müvekkil şirketin karşı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkide müvekkili şirketin defter kayıtlarında karşı tarafa borcu bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen belgelere karşı da tarafın süresi içerisinde bir itirazı olmadığını, davacı tarafın, 2022 yılı itibariyle iddiası dolayısıyla taraflar arasında 2 yıldan fazla bir süre geçen bir işlemden dolayı bu süre içinde herhangi bir bildirim ve itiraz etmemişken ve taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığı halde dile getirmesi kötüniyetliliğin bir göstergesi olduğunu, tarafların 2022 yılı Ticari Defter ve kayıtlarının celbi halinde ve Vergi Dairelerinden 2022 yılı vergi formları istenildiğinde müvekkili şirketin herhangi bir borcunun olmadığı görüleceğini, davacı tarafın, haksız ve kötüniyetli yaptığı icra takibi ve neticesinde açılan dava nedeniyle % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına yükletilmesi gerektiğini beyan ederek, dava yetkisiz mahkemede açıldığından mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı yükletilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen cari hesaba dayalı faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 02/08/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 400.000,00 TL asıl alacak, 40.835,62 TL işlemiş faiz 05/04/2020-01/01/2021 arası 271 gün %13,75,67.000,00 TL işlemiş faiz 01/01/2021-01/01/2022 arası 365 gün %16,75,63.000,00 TL işlemiş faiz 01/01/2022-01/01/2023 arası 365 gün %15,75,21.323,29 TL işlemiş faiz 01/01/2023-01/07/2023 arası 181 gün %10,75,33.775,34 TL işlemiş faiz 01/07/2023-01/01/2024 arası 184 gün %16,75,86.802,74 TL işlemiş faiz 01/01/2024-28/06/2024 arası 179 gün %44,25 olmak üzere toplam 712.736,99 TL alacak yönünden 01/07/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari hesap dökümünün gösterildiği, davalı tarafından 11/07/2024 tarihinde icra takibine, yetkiye, ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca ve bilcümle ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davanın, cari hesap dökümünden kaynaklı bakiye ticari alacak nedeniyle davacının başlattığı icra takibinde davacının alacaklı olup olmadığı, ne kadar alacağının olduğu, davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup Trabzon Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesince dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 17/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Delillerin takdiri ve değerlendirilmesi mahkemeye ait olmak üzere, dava konusu ile ilgili olarak, dosya içeriğinde mevcut belgeler ve beyanlar incelenmiş ve yerinde yapılan inceleme ile; Davalı şirketin 2022 yılı Ekim BS(;Satış bildirimi), davacı şirkete KDV hariç 370.408,00 TL(KDV dahil 400.040,64 TL) satış yaptığı, davalı şirketin, davalıya yaptığı bu satışı KDV beyannamesinde beyan ettiği, Davacı şirketin 2022 dönemi BA ve BS beyanlarının incelendiği, bu beyanlarda davalı şirketten yapılan bir alımın tespit edilmediği, davalının yasal defterlerinde, davacının alacak veya borcunun olmadığı, davacı şirketten alınan avansa karşılık düzenlenen satış faturası ile hesabın kapatıldığı, yapılan incelemede satış faturasında satışa konu edilen ürünlerin nasıl teslim edildiği, nakliyesinin nasıl yapıldığı, satış faturasının alıcısına nasıl iletildiği hususlarında herhangi bir belge görülmediği, söz konusu belgelerin dava dosyasına sunulması gerektiği," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce taraf şirketlerin defterlerinin incelenmesi için inceleme günü verilmiş, davacı tarafın defterlerinin incelenmesi bakımından dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Rapor içerisinde detaylı olarak açıklandığı üzere; Davacının 2022 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, Davacının 01.07.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 400.000,00 TL alacaklı olduğu, Beylikdüzü/İstanbul Ticari Şube ödemeli, 05.04.2022 tarihli, 400.000,00 TL tutarlı, “Ürün Alım Avansı” açıklamalı EFT işlemine ilişkin dekont aslının dava dosyasına sunulmuş olduğu, Davalı tarafın Form Bs içeriğinde davacı adına düzenlenmiş KDV hariç 370.408,00 TL tutarında | adet satış faturasını bildirdiği, buna karşılık davacı tarafın Form Ba içeriğinde davalı tarafından düzenlenmiş alış faturasını bildirmemiş olduğu, netice itibarıyla davacının 2022 yılına ilişkin Ba bildirimi ile davalı şirketin Bs bildiriminin birbirleriyle uyumlu olmadığı, Davacı tarafın davalı tarafı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belgenin yer almadığı, dolayısıyla davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 14/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında özetle; "Rapor içerisinde detaylı olarak açıklandığı üzere; Kök rapora davalı tarafından yapılan itirazların, kök raporda değişikliği gerektiren bir hususa havi olmadığı, bu nedenle kök rapordaki görüşlerini korudukları, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizin 20/11/2025 tarihli duruşmasında davalı vekiline yemin deliline başvurulup başvurulmayacağına ilişkin süre verilmiş olup, süresinde sunulan yemin metni şirket yetkilisine tebliğ olunuş, 25/12/2025 tarihli duruşmada hazır bulunan şirket yetkilisine yemin metni doğrultusunda yemin eda ettirilmiştir.
Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK' nın 6 ve HMK'nın 190,200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; öncelikle yetki itirazı incelendiğinde, para alacakları bakımından İİK'nın 50.maddesi yollamasıyla HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi yetkilidir. Dosyada bulunan fatura ve kayıtlardan davacı şirketin muamele merkezinin Büyükçekmece/İstanbul olduğu, para alacakları yönünden alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olması nedeniyle davanın da yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının takibe koyduğu cari hesaba konu faturalar nedeni ile alacaklı olduğunu ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı icra takip dosyasında 400.000,00 TL cari hesap alacağına ilişkin belgeyi dayanak göstermiştir. Cari hesap alacağının olup olmadığı var ise neyden kaynaklandığının tespiti bakımından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup düzenlenen kök raporda tarafların defter ve kayıtlarının usulüne uygun düzenlendiği davalı şirketin 2022 yılı Ekim BS(;Satış bildirimi), davacı şirkete KDV hariç 370.408,00 TL(KDV dahil 400.040,64 TL) satış yaptığı, davalı şirketin, davalıya yaptığı bu satışı KDV beyannamesinde beyan ettiği tespit edilmiştir. Davalı tarafın defter ve kayıtlarında davacı cari hesap alacaklısı gözükmemektedir. Bunun sebebi ise 20/10/2022 tarihli faturadan kaynaklanmaktadır. Davacının sunduğu cari hesaba dayanak oluşturan 05/04/2022 tarihli dekontta "ürün alım avansı" açıklamasının bulunmaktadır. Bu hali ile davacı avans ödemesi yaptığını yazılı delil ile ispatlamıştır. Davalı ise bu avans ödemenin karşılığında 20/10/2022 tarihli fatura ile edimini ifa ettiği iddiasındadır. Davalının edimi ifa ettiği bakımından delil ikame yükü üzerinde olup bu kapsamda ödemenin avans ödemesi olmadığı ve hizmetin ifa edildiğini ispat ile yükümlüdür. Mahkememizce bu kapsamda davalı vekiline 06/11/2025 tarihli duruşmada sevk irsaliyesi ve teslime ilişkin evrakların sunulması için süre verilmiş ise de belirlenen kesin sürede dosyaya bu yönde evrak sunulmaması karşılığında davalı vekilininin cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşıldığından yemin hakkı hatırlatılmış, yemin tahtında alınan beyanda 20/10/2022 tarihli avans ödemesinin karşılığı olarak düzenlenen faturaya konu malın teslim edilmediğine ilişkin beyanı dikkate alındığında, davacının davasını ispatladığı, avans ödemesi karşılığında hizmetin ifa edilmemesi nedeni ile cari hesap nedeni ile alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Takip konusu alacak "ürün alım avansı" ödemesinden kaynaklı cari hesap alacağı olup taraflarca bilinebilir ve likit bir alacak niteliğinde olduğundan davacının ticari defterleri ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı (eski esas Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı) ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 400.000,00 TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 80.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 27.324,00 TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 3.267,32 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 24.056,68 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 3.267,32 TL peşin nispi harç, 60,80 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 3.755,72 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 14.052,50 TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025