İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.10.2024 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın hakimiyetinin kaybedilmesiyle tek taraflı kazanın gerçekleştiğini; gerçekleşen kaza sonucunda müvekkillerinin desteği olan ...’nin vefat ettiğini, ... plakalı aracın Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunmadığından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. Maddesine göre, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin kaza tarihi itibariyle ölüm halinde sağladığı teminat limiti olan 1.800.000,00 TL’nin ... Hesabı tarafından desteğinden yoksun kalan müvekkillerine (... ve ...’ye) ödenmesinin gerektiğini, Davalı ... Hesabına kaza tarihi (23.10.2024) geçerli bir Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin bulunmaması sebebiyle teminat limitleri içinde 15 gün içinde ödeme yapması ihtarı 6 adet ekiyle birlikte iadeli taahhütlü usulde 14.11.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, 14.11.2024 tarihinde ihtarı tebliğ alan davalı ... hesabının Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde taraflarına ödeme yapmayarak 27.11.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla ve maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, müvekkilleri ... ve ...'nin oğlunun ... (T.C:...) desteğinden yoksun kalması sebebiyle; (anne ... için 1.000,00 TL, baba ... için 1.000,00 TL olmak üzere) ilk aşamada 2.000,00 TL (Belirsiz alacak davasına ilişkin geçici talep) maddi tazminat bedelinin (destekten yoksun kalma tazminatı) temerrüt tarihi olan 27.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. ve 163. Maddeleri ile 2918 sayılı KTK’nın 85 ve 88/1. maddesi gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 24/11/2025 tarihli dilekçesi ile de; Müvekkili ... yönünden 1.003.759,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... hesabına başvuru tarihlerinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Müvekkili ... yönünden 796.240,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının ... hesabına başvuru tarihlerihnden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı olan müvekkili kuruma başvurunun usulüne uygun gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesini, Türk Medeni Kanunu Madde 6'ya, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 190 ve TBK madde 50 gereği kazanın anlatılan şekilde gerçekleştiğinin ispat yükünün davacıya ait olduğunu,
Müvekkili ... Hesabı’nın kaza sebebiyle ortaya çıkan zarardan sorumluluğunun teminat limiti dâhilinde ve sorumlu olduğu aracın kusur oranıyla sınırlı olduğunu,
İşbu nedenle kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp İhtisas Dairesince / Kusur Bilirkişisine tevdini, ... Hesabı 5684 sayılı Kanun gereği sigorta yaptırılması zorunlu ancak yaptırılmamış araçların neden olduğu kazalar nedeniyle taraf olabileceğinden aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir poliçesinin bulunup bulunmadığının sorulmasını, kazanın karayolunda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasını, kaza ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplamasının 01.06.2015 tarihli zorunlu mali mesuliyet sigortası yeni genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, ... Hesabının sorumluluğunun, kaza tarihi itibari ile geçerli olan zorunlu trafik sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek şartıyla aleyhlerine bir karar verilmesi durumunda hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılması şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili kurum aleyhine tazminata hükmedilmesi durumunda yerleşik Yargıtay içtihatları gereği hesaplanan tutardan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz isteminin reddinin gerektiğini, yine davaya konu olayın haksız fiil mahiyetindeki trafik kazasından kaynaklandığından, burada “yasal faiz” işletilebileceğini, müvekkili ... Hesabı aleyhine ikame edilen işbu davanın öncelikle usule ilişkin gerekçelerle usulden reddine; bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise esastan reddine, masraf ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
... CBS ... Soruşturma sayılı dosyası, kaza tespit tutanağı, nüfus kayıt örneği, kusura ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu, taraf beyanları, aktüer bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Davacı tarafından açılan dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Meydana gelen kazadan dolayı davacıların davalıdan Destekten yoksun kalma tazminatı talep edip edemeyeceği, tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, meydana gelen kazada kazaya karışanların kusur oranlarının ne olduğu hususlarındadır.
Deliller toplandıktan sonra davaya konu kazada tarafların kusur oranlarının tespiti amacı ile rapor aldırılmış, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; "... 23.10.2024 günü saat 20.30 sıralarında sürücü ... idaresindeki... plakalı otomobil ile 1.Cadde üzerinde ... kavşağı istikametinden Narin kavşağı istikametine doğru seyir halindeyken ... Fabrikası önlerine gelip önünde aynı yönde seyreden araçları geçmek üzere önce sağa sonra da sola şerit değiştirtme manevrası yaptığında kontrolünü kaybederek orta refüj aydınlatma direğine çarpması sonucu aracında yolcu ...'nin ölümüne dair dava konusu olayın meydana geldiği kazada Mevcut verilerle;
Sürücü ... idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içindeki yolda seyir halindeyken olay yerine geldiğinde, önünde aynı yönde ilerlemekte olan araçları geçmek üzere önce sağa sonra sola şerit değiştirme manevraları yaptığı esnada aracını taşıt yolu içinde tutamadığı ve sevk-idare hatası nedeniyle kontrolünü kaybederek orta refüj aydınlatma direğine çarptığı olayda asli derecede kusurludur.
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
- Sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu..." kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Kusur raporunun aldırılmasının ardından dosyamız hesaplama konusunda uzman aktüeryal bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu 22/09/2025 tarihli raporunda özetle; TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre Gelecek Dönem Hesabında 2025 Yılı Asgari Ücret verisi esas alınarak hesaplama yapıldığı, Davalı tarafından paydaşlara yapılan herhangi bir maddi tazminat ödemesinin olmadığı, Dava dışı SGK tarafından paydaşlara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödemenin olmadığı, teminat limitinde kalan anne için 1.003.759,09 TL, baba için 796.240,91 TL hesaplandığı, tüm Paydaşların hesaplanan zararlarının ZMMS teminat limiti kapsamında kalan ve ZMMS limiti aşan kısımlarının “Paydaşların Toplan Zararının Teminat Limiti Kapsamında Garameten Paylaşımı” maddesi altında detaylandırıldığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödenmesini isteyebilir. TBK'nin 53/3 maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir.
Somut olayda; ATK'dan alınan kusur raporu ile, Sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Trafik kazası tespit tutanağında müteveffa yolcu ...'nin emniyet kemeri takıp takmadığı hususu "belirsiz" olarak işaretlendiğinden, mahkememizce müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Dosya içerisinde bulunan ölü muayene tutanağında, müteveffa'nın kardeşi'nin beyanında;" Bana göstermiş olduğunuz ceset kardeşim ...'ye aittir. Kardeşim bildiğim kadarıyla daha öncesinde alkol ve uyuşturucu kullanmaktaydı. Şoför koltuğunda bulunan ... isimli şahıs kardeşimin uzun zamandır arkadaşıydı. Aralarında bildiğim kadarıyla herhangi bir husumet yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu görüldüğünden aracın sürücüsü ... ile bir akrabalık bağının bulunmadığı, araçta ücret karşılığı seyahat etmediği de nazara alınarak taşımanın hatır taşıması olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve anne için 1.003.759,09 TL, baba için 796.240,91 TL hesaplanan tazminatlardan % 20 hatır taşıması indirimi yapılarak 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davacı ... yönünden 803.007,272 TL, davacı ... yönünden 636.992,728 TL olmak üzere toplam 1.440.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi limitiyle sınırlı olmak üzere) 27/11/2024 temerrüt tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davacı ... yönünden 803.007,272 TL, davacı ... yönünden 636.992,728 TL olmak üzere toplam 1.440.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi limitiyle sınırlı olmak üzere) 27/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 98.366,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL ve 30.000,00 TL ıslah harçlarının mahsubu ile bakiye 67.938,80 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacılar tarafından peşin yatırılan 427,60 TL ve 30.000,00 TL ıslah harçlarının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 3.040,00 TL'sinin davalıdan, bakiye 760,00 TL'sinin davacılardan alınaraK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 214.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 57.600,00 TL TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 500,00 TL yargılama giderlerinden 100,00 TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.900,00 TL ATK fatura bedeli, 1.170,00 TL tebligat, müzekkere ve posta giderlerinden oluşan toplam 11.497,60 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 9.198,08 TL' sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/12/2025