Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

Davacı vekili asıl davaya ilişkin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 03/04/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında...ilçesi üç yol mevkinde yeşil ışık yandıktan sonra hareket eden...plakalı aracın sürücüsü hareket ettikten sonra yolun sağ tarafın da ışık ihlali yapan ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumun da sürücü ... tek ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin...ilçesin de ambalaj işleri ile uğraşmakta olduğunu, kaza nedeni ile müvekkiline ait ... plakalı aracın hasar gördüğünü, kazadan yaklaşık 2 ay sonra aracın tamirinin yapıldığını, 30/05/2021 tarihinde kendisine teslim edildiğini, müvekkili söz konusu kazadan dolayı yaklaşık 2 ay boyunca işlerinin aksadığını, aracı ile malzeme dağıttığı için iş kaybı yaşadığını, müvekkilinin aracının kapalı kasa kamyonet olduğunu, bununla dağıtım yaptığını, alternatif bir aracı olmadığı için de gerek kendi işlerini gerekse müşterilerine dağıtım yaptığı işi 2 ay boyunca yapamadığını, maddi kazanç kaybına uğradığını, söz konusu kaza sebebiyle müvekkilinin aracında yaklaşık 38.724,84 TL'lik bir hasar kaydı meydana geldiğini, müvekkilinin aracında değer kaybı da olduğunu, ilerleyen günlerde müvekkilinin aracını satmak istese söz konusu kaza sebebiyle ortaya çıkan hasar kaydı sebebiyle emsallerine nazaran daha düşük bir sebeple satılacağından dolayı değer kaybının da talebi söz konusu olacağını, müvekkiline ait aracın kasko değerinin Türkiye ortalaması alıp ve müvekkilinin aracında oluşan 38.724,84 TL'lik hasar kaydı baz alınarak değer kaybının da hesaplanması gerektiğini, ... plakalı aracın ...police numarası ile 22/06/2021 tarihine kadar ... Sigorta tarafından trafik sigortalı olduğunu beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı yasanın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminat tutarının (1.000,00 TL şimdilik harca esas olmak üzere) davalı ... Sigorta Şirketi için kaza tarihi olan 03/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen davaya ilişkin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Asıl dosya kapsamında öne sürülen maddi vakıa ve hukuki sebepler dahilinde, anılan dosyayla birleştirilmek üzere kazanç ve değer kaybı talepleri yönünden yazılı miktarların olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama harç ve masraflarının karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Islah dilekçesi ile talebini 41.190,00 TL olarak artırmıştır.

Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu davanın usulden reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kaza oluşumunda kendisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının tamamen kötüniyetli olduğunu beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda 18.01.2024 tarihli hükümle; "...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava 03.04.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan ... plakalı araçta oluşan değer kaybı, araç mahrumiyeti ve kazanç kaybı taleplidir. Asıl ve birleşen davaların konusu aynı olup davalıları farklıdır. Mahkememizce ZMMS genel şartlarında belirtilen formüle göre araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyetine ilişkin tazminat tespit edilmiş, mahkememizce kazanç kaybı husunda emsal yargıtay kararları doğrultusunda aracın tamirde kalması gereken makul süre hükme esas alınmış bu nedenle davacının fazlaya ilişkin talebi reddedilmiştir, 04.04.2022 tarihli kusur raporunda ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşunda kusurunun bulunmadığı, ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu..." gerekçesiyle
"...A-Asıl dava yönünden;

1-Asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, 14.115,00 TL değer kaybı tazminatının 29/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

B-Birleşen 2023.... Esas sayılı dava yönünden;

1-Birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile, 14.115,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 03/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8.500,00 TL maddi tazminatın 03/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.

Davacı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece somut kazadan dolayı 57 gün yetkili serviste kalan araç için 20 gün içerisinde onarılacağı kanaatiyle en son alınan bilirkişi raporu baz alınarak karar verildiğini, dosyada yer alan önceki raporlar ile çelişkili olduğu hususunundaki bilirkişi raporuna karşı itirazların dikkate alınmadığını, yazılı belgeler ile somut veriler var iken varsayımsal bir hesaplama yapılmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını, bu bakımdan bilirkişi raporunda bahsedilen hesaplamanın eksik olduğunu belirterek kararın kaldırılması, yargılama masraf ve giderlerinin davalılar üzerine tahmil edilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvrumuştur.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçe teminat limitini aşan taleplerin reddi gerekirken davanın tam kabulüyle müvekkili şirketin poliçe teminat limitini aşar şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükmedilen feriler yönünden poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğa ilişkin hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması ile talepler doğrultusunda karar verilmesi, yargılama masraf ve giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvrumuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

11.11.2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı ve aracın kullanılamamasından kaynaklı kazanç kaybı tazminatın kazanın oluşumunda kusurlu karşı aracın zorunlu mali trafik sigortacısı olan sigorta şirketinden, birleşen 2023/... Esas sayılı dava ise aynı taleplerin karşı araç işleteni ve sürücüsünden tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, davalı sigorta şirketi ve davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
1-) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olup, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır.
Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini sigorta limitleri dahilinde öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir.
Somut olayda maddi hasarlı trafik kazası sonrasında asıl dosya davalısı sigorta şirketi tarafından 25.08.2021 tarihinde davacının kasko sigorta şirketi olduğu anlaşılan ... Sigorta tarafından yaptırılan eksper incelemesi ve hasar ödemesi sonrası 39.690,24 TL tutarında ... Sigorta A.Ş'ye banka havalesi yoluyla ödeme yaptığı görülmekle iş bu bedelin davalıdan rücuen tahsil edildiği halde maddi araç başına zarar teminat limitinden (41.000,00 TL) mahsup edilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli bulunmamıştır.
Kabule göre de asıl dosyada kabul edilen miktar 14.115,00 TL olup AAÜT 13-(2) fıkrasına aykırılık oluşturacak şekilde asıl davada davalı sigorta şirketi lehine, birleşen dosyada ise kabul edilen kazanç kaybı gideri 8.500,00 TL olduğu halde davalı şirket lehine fazladan vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
2-) Haksız fiil neticesinde meydana gelen kazanç kaybı nedeniyle zarar görenin talep edebileceği zarar "gerçek zararı" olup, davacının gerçek zararı sunulan deliller çerçevesinde tespit edilebiliyor ise sunulan deliller çerçevesinde tespit edilmelidir. Bu şekilde kazanç kaybının makul olarak tespiti mümkün ise emsale göre kazanç kaybı tespit edilemez.
İlk Derece Mahkemesince ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına yazılan müzekkere sonrası dosyaya gönderilen 21....2023 havale tarihli cevap dahilinde 2021 olay tarihi itibariyle ...marka aracın günlük kiralama miktarının fiyat aralığı 400-450 TL olarak belirlenmiş, hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi .... tarafından hazırlanan rapora göre günlük bedel ortalama 425 TL olmak üzere aracın tamir edilebileceği 20 gün zarfında kazanç kaybının 8.500,00 TL olabileceği mütalaa edilmiştir.
Belirlenen bu yöntem kazanç kaybı talebinin karşılanması noktasında yeterli bulunmamıştır.
Öncelikle aracın kaza tarihinde marka, modeli, aracın günlük geliri ile bakım, onarım, yakıt, amortisman gibi zorunlu giderlerin çıkartılarak davacının kâr-zarar durumu tespit edilmelidir. Mahkemece .... Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanlığına yazılan ikinci müzekkere cevabına göre aracın günlük kiralama ücretine dair kaza tarihi itibariyle ortalama bir fiyat aralığı verilmiş olmakla birlikte, iş bu kiralama bedeli yönünden aracın olağan giderlerinin tenzil edilmiş olması gerektiği, taraflarca davacının kazanç durumuna - yazılı bedelin belirlenmesine yönelik doğrudan bir itiraz ileri sürülmediğinden iş bu bedelin esas alınmasında isabetsizlik görülmemekle birlikte aracın tamir edilebileceği sürenin 20 gün olabileceğinden bahisle davacının mahrum kaldığı kazanç kaybının belirlenmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöne vaki istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Bu minvalde; aynı işte kullanılmak üzere başka bir aracın kiralanmasının gerekebileceği ve hasar tarihi ile onarım tarihi arasındaki dönemde tamir süresince davacının kesintisiz her gün (57 gün) çalışacağı kabulünün de hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği düşünülerek, hasar tarihi ile onarım tarihi arasındaki dönemde aracın çalışabileceği makul gün sayısının tespitiyle net kazanç kaybının tespiti için bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmalı ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre esasa dair karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Taraflar vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine,

4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,

5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,

6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 26/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.