Davalı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf başvuru şartları yönünden ön inceleme yapılıp, üye hakimin inceleme raporu ve açıklamaları dinlendikten sonra, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.. tarihinde, davalı sigorta şirketince zorunlu trafik sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan .. plaka sayılı aracın, müvekkilinin içerisinde yolcu olduğu ..plaka sayılı araca çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun karşılanmadığını, arabuluculuk aşamasında anlaşma olmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik .. TL sürekli, .. TL geçici iş göremezlik tazminatı, .. TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda .. TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava etmiş, yargılama aşamasında talebini HMK'nın 107/2. maddesi gereğince .. TL olarak arttırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zorunlu başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğini, zorunlu arabuluculuk şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, hesaplamaların sigorta genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin tespitinin gerektiğini, kusur tespitinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davalının sorumluluğunun sigortalısının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile .. TL geçici .. TL kalıcı işgöremezlik ve .. TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam .. TL tazminatın davalının temerrüt tarihi olan ..tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kusur raporunun hüküm vermeye ve denetime elverişli olmadığını, gerekçeli kararın usulüne uygun olmadığını, başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, uzlaşma durumunun araştırılması gerektiğini bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Değerlendirme ve Sonuç

1. Dava, trafik kazası sonucu maruz kalınan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.

2. Davacının davadan önce davalı sigorta şirketine KTK'nın 97.maddesi gereğince tazminat hesabı için makul bir sürede hazırlanabilecek belgelerle yapılmış bir başvurusu bulunduğundan, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

3. Davaya konu trafik kazasının oluşumunda,.. plaka sayılı otomobil sürücüsü . .. ağır ihmat ve ihlali ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, .. plaka sayılı araç sürücüsü . .. olayın meydana gelmesinde etken bir davranışının olmadığı, .. plaka sayılı otomobil sürücüsü . .. olayın meydana gelmesinde etken bir davranışının olmadığı ve yolcu . .. olayın meydana gelmesinde etken bir davranışının olmadığına dair oluşa uygun ve yeterli gerekçeyi içeren ve kusur bilirkişisi raporunun hükme esas alınmasında ve bu bağlamda mahkemenin sigortalanan araç sürücüsünün ..kusurlu kusurlu olduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Davacının, kaza nedeniyle .. oranında kalıcı, .. ay geçici iş göremezliği ve.. hafta bakıcı ihtiyacı olduğu konusunda .. Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporu kaza tarihi itibarıyla geçerli "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış olup, mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

5. Tazminat hesabı yönünden yargı kurumları ile .. gibi diğer kurumlar arasında uygulama birliğinin sağlanması açısından, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe, Marmara ve Başkent Üniversitelerinin ortak çalışmasıyla belirlenmiş olan ve ülkemize özgü güncel verileri içeren "Ulusal Mortalite Tablosu" TRH 2010 tablosuna göre bakiye ömür belirlenerek, Anayasa Mahkemesi'nin .. sayılı kararı ile, KTK'nın 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği gözetilerek genel şart değişikliğinden önceki yargısal uygulamalar doğrultusunda progresif rant formülüne göre düzenlenen aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik yoktur.

6. Davacının yolculuk sırasında emniyet kemeri takılı olup olmadığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, bu hususun aksinin davalı tarafından ispat edilmediği anlaşıldığından, mahkemece tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında da bir isabetsizlik görülmemiştir.

7. Anayasa Mahkemesinin .. tarih, .. Esas ve .. Karar sayılı Kararı ile; " Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden, davacı tarafından açılan tazminat davasının esastan görülmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

8. KTK'nın 98/1 ve 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeler ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe yapılmaması halinde temerrüt gerçekleşir. Davacının davalıya başvurusundan sonra ödemenin gerçekleşmemesi nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiş olup davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b,1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1. İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE.

2. Alınması gereken .. TL istinaf karar harcından peşin alınan .. TL'nin mahsubu ile eksik kalan .. TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

4. Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5. Gider avansından harcanmayan kısmın talep halinde yatırana iadesine dair,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/12/2025