Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;: Davalı sigorta şirketince ZMM poliçesi (Poliçe No: 19793344000) ile sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araç arasında 05/03/2024 tarihinde trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, davalı ...’in ... plakalı aracın işleteni, diğer davalı ...’in ise haksız fiil anında bu aracın sürücüsü olduğunu, incelenen kayıtlara göre meydana gelen elim trafik kazasında, davalı sigorta şirketince sigortalı ... araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun görüldüğünü, Gerçek Hasara İlişkin Bedelin Hesaplanması Gerekmekte olduğunu, hem araç sürücüsünün, hem araç sahibinin hem de sigorta şirketinin gerçek zarardan sorumlu oldukları yerleşik yargı içtihatları ile de sabit olduğunu, Hesaplamada Hasarlı Parçaların Orijinalleri Baz Alınması gerektiğini, bu kapsamda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 27/09/2021 Tarih 2018/ Esas ve 2021/ Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, hesaplamada iskonto yapılmaması gerektiğini, Sigortanın sorumluluğunun, hasar sorumluluğu olduğunu, Sigortacının sorumluluğunu azaltan yada kaldıran anlaşmalar da KTK'nin 111. Maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, bu sebeple iskontonun da baz alınmaması gerekmekte olduğunu, Sigorta şirketinin sorumluluğu hasar sorumluluğu olduğunu, bu kapsamda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2024 Tarih 2021/1997 Esas ve 2024/1206 Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, Hasar Hesaplamasının KDV'li Yapılması gerektiğini, Sigortacı, sigorta sözleşmesi gereği gerçek zararı karşılamakla yükümlü olup, gerçek zararın kapsamında yapılan onarım sonucu, yasal olarak ödenmek durumunda olunan KDV’den de sorumlu olduğunu, nitekim 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1. Maddesi uyarınca Türkiye’de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ver ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi olduğunu, belirtilen bu nedenle hesaplamada KDV’li tutarlar baz alınması gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/11/2017 Tarih 2016/ Esas ve 2017/ Karar sayılı ilamının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/16052 Esas 2017/8418 Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, davaya konu tazmin talebini içeren trafik kazasının gerçekleşmesi ile beraber, davacının aracında meydana gelen zararın tespiti amacıyla sigorta şirketince bir eksper atanmış, hasar tespiti ilk olarak eksper tarafından yapılmış olduğunu, Sigorta şirketinin atamış olduğu eksper raporunda mevzuata uygun olmayan yan sanayi parça ve çıkma parça kullanılacak şekilde hesaplama yapılmış olduğunu, Orijinal yedek parçalarda ve işçiliklerde ise haksız ve hukuka aykırı bir şekilde iskonto uygulanmış olduğunu, Parça ve işçiliklere KDV uygulanmamış olduğunu, halbuki sigortacı, sigorta sözleşmesi gereği gerçek zararı karşılamakla yükümlü olup, gerçek zararın kapsamında yapılan onarım sonucu, yasal olarak ödenmek durumunda olunan KDV’den de sorumlu olduğunu, ayrıca hasar onarımı için belirlenen işçilik bedelleri piyasa rayicinin altında belirlenmiş olduğunu, davacının aracında hasar gören parçaların orijinal parça olmasına karşın, onarımında az yukarıda açıklandığı üzere mevzuata uygun olmayan kullanılmış olduğunu, yine sigorta şirketi tarafından atanan eksper raporunda davacının aracında hasar gören parçaların mevzuata uygun parçalarla değiştirilmesi gerekirken bu hasarlı parçalar değiştirilmeyerek tamir edilme yoluna gidilmiş olduğunu, bu uygulamanın açıklanan yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerden ötürü; araçtaki hasar bedelinin, orijinal parçalar baz alınarak, piyasa rayicine göre belirlenecek işçilik ve bunlara (işçiliğe ve orijinal parçalara) yansıtılacak K.D.V. dahil, bedellerde (işçilik bedeli ve orijinal parça bedelinden) herhangi bir iskonto yapılmadan gerçek hasar bedelinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekmekte olduğunu, Kaza Sonrası Araçtaki Değer Kaybı Bedelinin Hesaplanması ve Tazmini Gerekmekte olduğunu, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereği kaza sonrası aracın satılmak istendiğinde kazadan önceki haline göre 2. El piyasa rayiç bedelinde ortaya çıkacak fark ile hesaplanması, eş deyişle Reel Değer Kaybının hesaplanması gerekmekte olduğunu, ayrıca reel değer kaybı hesaplanırken, davacının aracının markası, modeli; aracın daha önceden hasar kaydının olmaması, aracın ikinci el pazarında gördüğü yoğun rağbet, değişen parçaların araç üzerindeki konumu, parça değişiminde uygulanan işlemler gibi olaya ilişkin hususların da göz önüne alınması gerekmekte olduğunu, 2198 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliği ve diğer mevzuatlar gereğince müvekkilin aracında oluşan hasardan ve değer kaybından, kazada kusuru bulunan sigortalı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan ve ZMM sigortasını düzenlemiş bulunan davalı sigorta şirketi de sorumlu olduğunu, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde; zamanında bakımı yapılan, emsallerine göre temiz kullanılan davacının aracının emsallerine nazaran daha fazla değer kaybı yaşayacağı açık olduğunu, dosya kapsamında yapılacak olan inceleme ile beraber davacıya ait aracın kaza nedenli uğramış olduğu değer kaybının da tarafımıza ödenmesi gerekmekte olduğunu, hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan zarar araç mahrumiyet tazminatı olduğunu, kusurlu araç sahibi ve sürücüsü bu zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, somut olayda davacının, kazadan çok uzunca bir süre sonra aracını kullanabilmiş olduğunu, bu belirtilen onarım süresi boyunca davacının aracını kullanamamış, aracından mahrum kalmış olduğunu, Yargıtay’a göre araç mahrumiyet tazminatı için araç tamir edildiyse tamirden çıkış süresi, bu tespit edilemezse makul süre, araç pert olduysa da mağdurun yeni araç alabilme (pert bedelini alıp) süresinin tespitiyle araç mahrumiyeti bedeli hesaplanacak olduğunu, mevcut hasarına göre makul tamir süresinin ne olduğu, belirlenen makul tamir süresi içinde yaşanan mahrumiyet bedelinin bilirkişilerce tespiti ve bunun davalılardan tahsili talepleri olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/2020 Esas 2016/5739 Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketine zararların giderilmesi amacıyla başvuruda bulunulmuş ancak davacının zararları giderilmemiş olduğunu, akabinde arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerden ötürü, davacının zararının tam manasıyla tazmin edilmesi amacıyla mahkemeye başvurma zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; (Bilirkişi raporundan sonra bedel artırım dilekçesi sunulmak üzere) 10 TL hasar fark tazminatı ve 10 TL Değer Kaybı Bedelinden oluşan toplam 20 TL maddi tazminatın işbu alacak kalemleri yönünden belirsiz alacak davası ile beraber haksız fiil tarihinden (05/03/2024) itibaren işletilecek avans faizi ile beraber davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketinin rizikonun gerçekleştiği tarihteki poliçe limitleri ile sorumlu tutulmasına), şimdilik (Bilirkişi raporundan sonra ıslah edilmek üzere) 10 TL Araç Mahrumiyeti Tazminatı bedelinin haksız fiil tarihinden (05/03/2024) itibaren işletilecek avans faizi ile ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle: uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine yöneltilebilecek tazminat talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu, dava konusu trafik kazası 05.03.2024 tarihinde meydana gelmiş olup alacağın zaman aşımına uğradığını, bu itibarla davayı kabul anlamına gelmemek üzere işbu dava yasal süresi içinde davalı şirkete karşı açılmış olmadığından/yönlendirilmediğinden davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, 05.03.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını belirtilen ... plakalı araç 04.07.2023 başlangıç – 04.07.2024 Bitim tarihli ve numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile ... adına maddi hasarda kaza tarihi itibarıyla araç başına 200.000 TL'ye kadar azami sorumluluk hadleri ile davalı şirkete sigorta ettirilmiş olduğunu, söz konusu maddi teminat miktarı davalı sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, huzurdaki davaya konu araç hasarı talebi için davacı vekilin davalı şirkete başvurusu üzerine 4100929858/1-2 nolu hasar dosyası açıldığını, araç maddi hasarına ilişkin 4100929858/1 nolu dosya kapsamında davacı vekiline 21.03.2024 tarihinde 17.920,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, Değer kaybına ilişkin maddi tazminat talebine ilişkin olarak ise söz konusu kazanın davacı tarafından davalı sigorta şirketine ihbarı sonrasında davalı şirket nezdinde numaralı hasar dosyası açıldığını, alınan değer kaybı tespiti hesap raporu doğrultusunda 16.04.2024 tarihinde 10.000,00 TL davacı vekiline ödeme yapılmış olduğunu, yapılan tüm ödemeler sonrasına davalı şirketin trafik poliçesi bakiye teminat limiti 172.080,00 TL olup davayı kabul etmemek kaydı ile; davacının zararının tespit edilmesi ve davalı şirket aleyhine tazminat hükmedilmesi durumunda azami bakiye teminat limiti olan 172.080,00 TL'ye kadar sorumlu olacağını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin; işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olmakta olduğunu, davalı şirket meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen zararların tespiti gerekli olduğunu, Değer kaybı hesabı yapılırken öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) daha önce kazaya karışıp karışmadığı hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın kaza tarihindeki hasarsız hali piyasa rayiç değerinin tespiti ile davaya konu kaza sonucu hasarları onarıldıktan sonraki piyasa rayiç değeri tespit edilerek, aradaki farkın değer kaybı zararı olarak belirlenmesi gerekmekte olduğunu, bu durumda mahkemece öncelikle araç hasarı ve değer kaybı konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespitine yönelik olarak davacının varsa kasko şirketince aldırılan ekspertiz raporu da istenerek ve incelenmek suretiyle yukarıda açıklanan hususları göz önüne alarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybının tespiti konusunda ayrıntılı, açıklamalı, denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu alınmasını arz ve talep ettiklerini, bu kapsamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2020/ E., 2021/ K. Sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, davacıya ait aracın değer kaybı hesabının yapılabilmesi için gerekli bilgilerden olan; davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının, aynı bölgeye daha önceden hasar almış olup olmadığının ve kaza tarihinde kilometresinin kaç olduğunun tespitini arz ve talep ettiklerini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 19.04.2018 Tarihinde 2017/ Esas, 2018/ Karar Sayılı Kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davacı vekiline huzurdaki uyuşmazlığın konusunu oluşturan hasarla ilgili kasko sigortacısından ödeme alınıp alınmadığı, alınmış ise eksik hasar ödemesi nedeniyle kasko sigortacısına tekrardan bir talep yöneltip yönetilmediği hususunun sorulmasını talep ettiklerini, yine somut uyuşmazlıkta, dosyaya onarıma ilişkin herhangi bir fatura sunulmamış olduğunu, Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesinin dikkate alınması ile karşı yandan aracın onarılıp onarılmadığı konusunda bilgi sorulmasını, aracın onarılması halinde onarıma ilişkin fatura ve diğer belgelerin dosyaya sunulmasının istenmesini talep ettiklerini, davalının, tamir bedelinden daha fazla bir ödeme yapmasının gerek TTK gerek TBK açısından mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddedilmesini arz ve talep ettiklerini, davada talep edilen, davalıya ait araç maddi hasarlı trafik kazası sonucu "araçtan mahrum kalma bedeli" hem trafik sigortalı genel şartları hem de KTK'ya göre teminat dışı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 92. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, davalının bu talepten sorumlu olmadığına ilişkin çok sayıda Yargıtay kararı olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi talebinin haksız ve yersiz olduğunu, faize hükmedilmesi kabul anlamana gelmemek kaydıyla; faize hükmedilmesi durumunda ise; uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceği, önem kazanmakta olduğunu, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu’nun 98/1 ve 99/1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumunun sigortacıya ihbarından itibaren sekiz iş gününde ödenmesi gerektiği hükme bağlanmış bulunmakta olduğunu, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvurulmuşsa, bu bildirimin davalı sigorta şirketine tebliğ tarihi tespit edilerek, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde alacağın muaccel hale gelmekte olduğunu, davalı şirketin temerrüde düşmüş olmadığını, her halde faize hükmedilecek ise davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek, davacının araç hasarına ve değer kaybına ilişkin bakiye zararlarının olmaması sebebiyle talebin reddine, davacıya ait aracın geçmiş hasar kayıtlarının SBM'den talep edilmesine, Dolaylı zararın trafik poliçesi teminat haricinde olması sebebiyle talebin davalı şirket yönünden reddine, Mahkemece resen seçilmek üzere araç maddi hasar hesaplamalarında sigortacılık alanında uzman 64 kod numaralı bilirkişiye tespit için atanmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı ...'in cevap dilekçesinde özetle; Davacı haksız ve mesnetsiz bir şekilde işbu davayı ikame ettiğini, Kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu olan davacının olduğunu, Davacının şerit ihlali yaparak (makas atmak amacıyla zik zak çizerek)yolda seyrettiğini, Davacının kusurlu hareketlerinden bahsedilmemiş olsa da bu kazayı gören tanıklarının mevcut olduğunu, Kaza tespit tutanağı davacının sigortacı arkadaşı tarafından kasten taraflı olarak düzenlendiği, Kazanın gerçekleştiği yer gidiş dönüş olmak üzere iki şeritten ibaret olduğunu, davacı hızlı bir şekilde şerit değiştirerek aracına çarpmış olduğunu, Her ne kadar kazanın gerçekleşmesinde kendi ya da aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etse de bilindiği üzere ZMSS sigortası işleteninin ve araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, araç sürücüsünün kusuruna yönelik net bir tespit bulunmamakla birlikte adlı tıp şube müdürlüğü trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının araç mahrumiyet meydana gelmemiş olup ayrıca keşif ve bilirkişi raporu sonucunda davacının kusurunun da bulunduğu tespit edileceğini, davacının dava türü ve faiz talebi faiz başlangıç talebi hukuka aykırı olduğunu, aracının bütün bakımları ve gereklilikleri tarafınca yerine getirildiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'in cevap dilekçesinde özetle; Davacı haksız ve mesnetsiz bir şekilde işbu davayı ikame ettiğini, kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu olan davacı olduğunu, davacının şerit ihlali yaparak yolda seyirettiğini, bu sırada ise otoparkta çıktığını, sinyalini verdiğini, yolu da kontrol ettiğini, ancak davacının kullanmakta olduğu araç hız sınırını oldukça aştığını, her ne kadar kaza tespit tutunağında davacının fren izlerinden ve davacının kusurlu hareketlerinden bahsedilmemiş olsa da bu kazayı gören tanıklarının olduğunu, kazanın gerçekleştiği yer gidiş dönüşlü olmak üzere iki şeritten ibaret olduğunu, karşı şeritten araç gelmekte olduğu için davacı şeridini hızlı bir şekilde değiştirip aracına çarpttığını, olay nedeniyle yaşamış olduğu heyecan ve panik sebebiyle ve bu olayın da büyümesini istemediği için kaza tespit tutanağının kasıtlı olarak aleyhine tutulduğunu fark etmediğini, Her ne kadar kazanın gerçekleşmesinde kendi ya da aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etse de bilindiği üzere ZMSS sigortası işleteninin ve araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, araç sürücüsünün kusuruna yönelik net bir tespit bulunmamakla birlikte adlı tıp şube müdürlüğü trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının araç mahrumiyet meydana gelmemiş olup ayrıca keşif ve bilirkişi raporu sonucunda davacının kusurunun da bulunduğu tespit edileceğini, davacının dava türü ve faiz talebi faiz başlangıç talebi hukuka aykırı olduğunu, aracının bütün bakımları ve gereklilikleri tarafınca yerine getirildiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 05/03/2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıya ait ... plaka sayılı araçta hasar fark bedeli, değer kaybı tazminatı ve aracın kullanılamaması nedeni ile davacının araç mahrumiyeti zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Mapfree sigorta şirketine yazılan müzekkerelere cevapların gelmiş olduğu görülmüştür.
Araçların trafik tescil kaydının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür.
12/03/2025 Tarihli celsenin 7 nolu ara kararı gereği mahallinde Trafik Makine Mühendisi bilirkişisi eşliğinde keşif yapılmasına karar verildiği, Keşif harcının ve bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle keşfin yapılamadığına ilişkin tutanak tutulduğu, dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi tarafından raporun 02/06/2025 tarihinde dosyamıza sunulduğu incelenmesinde özetle; "
"... plaka sayılı araç sü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, gerekirken kontrolsüz bir şekilde U-Dönüşü yapmasıyla dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda asli ve tam kusurlu olduğu; ... plakalı sayılı araç sürücüsü ... 'un ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkinliği olmadığından kusurunun olmadığı, Dava konusu kaza dolayısıyla ... plakalı aracın hasarının sağ ön kısımlarında gerçekleştiği, kaza nedeniyle dosyada sunulan eksper raporunda mevcut yedek parça ve işçilik giderlerine göre toplam 57.004,35 TL hasar meydana geldiği ve söz konusu hasar onarımı için kullanılan yedek parça ve işçilik fiyatlarının kaza tarihindeki piyasa rayicine uygun olduğu, Sigorta firmasınca 17.920,00 TL hasar bedeli ödemesi gerçekleştiği, bu kapsamda Bakiye Araç Hasarının 39.084,35 TL olduğu, ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar sonrası için ikame araç bedelinin; dava konusu kaza sonrası tamir/parça bekleme ve makul onarım süresinin 10 gün olacağı, bu nedenle araç mahrumiyet süresinin 10 gün olarak değerlendirildiği, kaza tarihi civarında emsal 2008 model araç kira bedelinin günlük 600 TL olduğu, İkame Araç Bedelinin 6.000 TL olduğu, Kusur Oranında İkame Araç Bedelinin de 6.000 TL olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazın kabulü ile bilirkişiden ek rapor alınmasına dair ara karar evrakı hazırlandığı, dosyanın ek rapor alındırılmak üzere bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi ek raporunun 19/07/2025 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Dava konusu ... plaka sayılı araçta meydana gelen trafik kazası sonrası Bakiye Değer Kaybı; Bakiye Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleşen Değer Kaybı, Bakiye Değer Kaybı = 50.000,00 - 10.000,00, Bakiye Değer Kaybı = 40.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından 03/12/2025 Tarihli dava değeri artırım dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine davalının 16/04/2024 tarihinde davacıya 10.000 TL değer kaybı tazminat ödemesi yaptığı ancak alınan rapor ile yapılan bu ödeminin davacının zararını gidermediği ve davalının bu nedenle yetersiz ödeme tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmış ve ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir.

Davacı tarafça kararda avans faiz uygulanması talep edilmiş ise de, davalı tarafça sigortalanan ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmekle yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmış ve kararda yasal faize hükmedilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 05/03/2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile, delillerin toplanmasından sonra tarafların kusur durumları ile hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç gideri bedellerinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 02/06/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, meydana gelen kazada ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’in asli ve tam kusurlu olduğu; ... plakalı sayılı araç sürücüsü ... 'un ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkinliği olmadığından kusurunun olmadığı, dava konusu kaza dolayısıyla ... plakalı aracın hasarının sağ ön kısımlarında gerçekleştiği, kaza nedeniyle dosyada sunulan eksper raporunda mevcut yedek parça ve işçilik giderlerine göre toplam 57.004,35 TL hasar meydana geldiği ve söz konusu hasar onarımı için kullanılan yedek parça ve işçilik fiyatlarının kaza tarihindeki piyasa rayicine uygun olduğu, Sigorta firmasınca 17.920,00 TL hasar bedeli ödemesi gerçekleştiği, bu kapsamda Bakiye Araç Hasarının 39.084,35 TL olduğu, ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar sonrası için ikame araç bedelinin; dava konusu kaza sonrası tamir/parça bekleme ve makul onarım süresinin 10 gün olacağı, bu nedenle araç mahrumiyet süresinin 10 gün olarak değerlendirildiği, kaza tarihi civarında emsal 2008 model araç kira bedelinin günlük 600 TL olduğu, İkame Araç Bedelinin 6.000 TL olduğu, Kusur Oranında İkame Araç Bedelinin de 6.000 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Bilirkişi kök raporunda değer kaybı talebi yönünden değerlendirme yapılmaması nedeni ile bilirkişiden ek rapor alınmış ve 19/07/2025 tarihli ek raporda, dava konusu ... plaka sayılı araçta meydana gelen trafik kazası sonrası Bakiye Değer Kaybı; Bakiye Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleşen Değer Kaybı, Bakiye Değer Kaybı = 50.000,00 - 10.000,00, Bakiye Değer Kaybı = 40.000,00 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davalı ...’in kusurlu araç sürücüsü, davalı ...’in aracın işleteni ve davalı sigorta şirketinin ise kazaya sebep olan kusurlu sürücünün kullandığı ... plakalı aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle hasar bedeli ile değer kaybı tazminat talebinden davalı sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu anlaşılmış, davalılar ... ve ...’in kusurlu sürücü ve aracın işleteni olarak davacının ikame araç gideri talebinden sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları görülmüş, davacı vekilinin 03/12/2025 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın kabulü ile, A)39.084,35 TL hasar fark bedeli ile 40.000,00 TL bakiye değer kaybı tazminat bedeli olmak üzere toplam 79.084,35 TL tazminat bedelinin davalılar ... ile ...'den olay tarihi olan 05/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 16/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B)6.000,00 TL ikame araç gideri tazminat bedelinin davalılar ... ile ...'den olay tarihi olan 05/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1-Davanın kabulü ile,
A)39.084,35 TL hasar fark bedeli ile 40.000,00 TL bakiye değer kaybı tazminat bedeli olmak üzere toplam 79.084,35 TL tazminat bedelinin davalılar ... ile ...'den olay tarihi olan 05/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 16/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
B)6.000,00 TL ikame araç gideri tazminat bedelinin davalılar ... ile ...'den olay tarihi olan 05/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 5.812,11 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 1.453,04 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.880,64 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.931,47 TL harcın davalılardan (davalı ...'nin 3.654.23 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalılardan (davalı ...'nin 3.346,13 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 1.453,04 TL Tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.308,24 TL harcın davalılardan (davalı ...'nin 2.145,51 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri, olmak üzere toplam 4.607,50 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ...'nin 4.282,67 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen 85.084,35 TL'lik kısım üzerinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...'nin 41.827,50 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

8-Kararın mahiyeti gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/12/

Katip

e- imzalıdır

Hakim

e- imzalıdır