KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
KAYSERİ
GEREKÇELİ KARAR
MÜTEVEFFA: ...
DAVACILAR:
1- ...
2- ...
3- ...
4-...
5-...
6- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI:
1- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI:
2- ...
VEKİLİ: Av....
Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Manevi Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Manevi Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.05.2024 günü saat 12.30 sıralarında davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı, ... poliçe numarası ile davalı ... Sigorta şirketi tarafından kaza tarihini kapsar şekilde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (trafik sigortası) bulunan aracın Kayseri İli, Kocasinan İlçesi’nde bulunan Bağdat caddesi istikametinden gelip Kaldırım Caddesini takiben Erkilet Bulvarı istikametine seyri sırasında ... ve Peyzaj önündeki yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan müteveffa ... T.C kimlik numaralı ...’ye çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, söz konusu olayla ilgili olarak halen Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında ceza kovuşturmasının devam ettiğini, meydana gelen kazada müteveffa ...’nin hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı araç sürücüsü ...'un tam kusurlu olarak kazaya ve müteveffanın ölümüne neden olduğunu, meydana gelen ölüm hadisesi nedeniyle davalı ...'un ... plaka sayılı aracının kaza tarihi itibariyle trafik sigortasını üstlenen davalı bulunan ... Sigorta Şirketi'ne mail yoluyla teminat limitini kapsayacak şekilde ödeme yapılması için 28.06.2024 tarihinde davalı sigorta şirketinin mail adresine başvuru yapıldığını, 15 günlük yasal süreyi aşan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, kendilerine ödeme yapılamayacağının belirtildiğini, bunun üzerine ticari davalarda zorunlu arabuluculuk süreci başlatıldığını, bu süreçte de anlaşma sağlanamadığını, dolayısıyla davalı sigorta şirketi yönünden de maddi tazminat noktasında huzurdaki davanın açılması zarureti hasıl olduğunu belirterek, öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, fazlaya dair hak ve alacakları ıslah hakkı ile saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin her biri yönünden ayrı ayrı 200,00 TL, toplamda 1.200,00 TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 28.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden ise başvuru tarihi olan 28.06.2024 tarihinden, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dava tarihinden- itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, müteveffanın çocukları müvekkilleri ..., ..., ..., ..., ... yönünden her biri için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplamda 375.000,00 TL, Müteveffanın eşi ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak tarafımıza verilmesine, belirtilen maddi ve manevi tazminat miktarları doğrultusunda davalı ...'un taşınır ve taşınmaz malvarlıklarına teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, yasal hız sınırları içerisinde seyre devam ederken kaza yerine yaklaştığında önünde beyaz Ford marka araç bulunduğunu, beyaz aracın, ani manevra yaptığını, manevradan sonra müvekkil mütefevvaları görmüştür. Mütefavvayı görür görmez manevra yaptığını, frene bastığını ancak aracı durduramadığını, bu kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun müvekkilinde olduğu iddiasını kabul etmediğini, müteveffanın kilolu ve yaşlı bir bayan olduğunu, taşıyamayacağı büyüklükte bir saksı alarak yola çıktığını, onunla beraber 2 kişinin yolun karşısına geçtiğini, müteveffanın ise yük nedeniyle zamanında yolu bitiremediğini, kaldı ki, kazadan hemen sonra çekilen resimler ile de bu durum sabit olduğunu, müvekkilinin bir sürücüden beklenen dikkat ve özeni gösterdiğini, aracı durdurmak adına frene bastığını, yayaya çarpmamak adına manevra yaptığını, ancak dava konusu trafik kazası müvekkil açısından önlenemez ve engel olunamaz bir hal aldığını, dava konusu olayla ilgili alınan henüz alınan bir kusur raporunun bulunmadığını, müvekkilinin, trafik kurallarına uygun olarak, yol hız sınırı ile uyumlu olarak, kendisinden beklenen dikkat ve özeni gösterdiğini, ancak kazanın önlenemediğini, müteveffanın dava konusu trafik kazasından günler sonra vefat ettiğini, müteveffanın ölüm nedeninin trafik kazasına bağlı değil olmadığını, yani ölüm ile dava konusu kaza arasındaki illiyet bağının kesildiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 07/11/2023 - 07/11/2024 tarihleri arasında sigortalıdır. Poliçe teminat limiti kişi başına 1.200.000 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davacı tarafın huzurdaki davayı kısmi dava şeklinde ikame ettiğini, dava türünün değiştirilmesinin mümkün olmadığını, bu husus gözetilerek yargılama yapılması gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulmuştur. ktk, hmk ve genel şartlar gereği müvekkil şirkete usule uygun başvuru yapılması dava şartı olup davanın talep ederiz. müvekkil sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumludur. kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranı gerçeği yansıtmadığını belirterek, müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Zorunlu arabuluculuk anlaşamama tutanağı, davalı ... Sigorta Şirketine 28.06.2024 tarihinde mail ortamı üzerinden yazılı başvuru yapıldığına dair evrak, olayla ilgili olarak Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında yürütülen kovuşturma dosyası, müteveffanın mirasçılarını gösterir Kayseri 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Esas ve ...karar sayılı ilamı, Müteveffa ...'ye ait vukuatlı nüfus kayıt örneği, Kaza tespit tutanağı, Müteveffa ...'ye ait ölü muayene ve otopsi tutanağı ile ölüm belgesi, Kayseri Şehir Hastanesi'nden alınan müteveffaya ilişkin epikriz raporları, Kayseri Şehir Hastanesi'ne müzekkere yazılarak müteveffaya ilişkin kaza sonrası düzenlenen tüm tetkik, tedavi, epikriz evraklarının ve ölüm raporu, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi, keşif, yemine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ..., Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası, Kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağı yönünden müteveffaya ilişkin her türlü tıbbi belge ve bilgileri, Tanık beyanları, Bilirkişi incelemesi, Keşif, Yemin ve İsticvap beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... Sigorta Şirketi, Hasar Dosyası ve Poliçe, 2-SGK’nın Rücuya Tabi Ödeme Yapılıp Yapılmadığına İlişkin Yazısı, Savcılık Soruşturma Dosyası ve Ceza Dosyası, Hastane Evrakları, Nüfus Kayıt Örneği, Müvekkil Şirket Defter ve Kayıtları, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Kayıtları, Bilirkişi İncelemesi, Keşif, Tanık, Yemin beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davacı vekiline; trafik kazası tespit tutanağının okunaklı örneğini mahkememiz dosyasına sunması için süre verilmiştir.
Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının akıbeti sorulmuş, dosyanın tüm UYAP kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının akıbeti sorulmuş, dosyanın tüm UYAP kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Davacıların aile nüfus kayıt örnekleri UYAP sisteminden çıkartılarak dosyamıza eklenmiştir.
... plakalı aracın trafik kayıt örneği UYAP sisteminden çıkartılarak dosyamıza eklenmiştir.
Davacıların ve davalı ... sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması için ilgili emniyet müdürlüklerine müzekkereler yazılmıştır.
Müteveffa ...'nin ölmeden önceki sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması için ilgili emniyet müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır.
Müteveffa ...ile davacıların tck kimlik numaraları belirtilerek Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, ...'nin 28/05/2024 tarihinde trafik kazası sonucu vefatı nedeniyle SGK tarafından davacılara rücua tabii maaş veya gelir bağlanıp bağlanılmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, varsa maaş veya gelir bağlama ya da ödeme yapma kararının, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin hesap çizelgelerinin, bunlara dayanak yapılan kayıt ve belge örneklerinin istenilmesine, yapılan ödeme varsa ilgilisine karşı rücu davası açılıp açılmadığının, açılmış ise mahkeme adı ve esas numarasının bildirilmesinin, yine ...'nin vefatından önce sigorta çalışması varsa en son çalıştığı iş yerinin açık adres ve ünvan bilgileri sorulmuş, 21/11/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacıların ve davalı ...'un TCKN belirtilmek suretiyle ... Sigorta Şirketine müzekkere yazılarak 07/11/2023 - 07/11/2024 vadeli, acente no ..., poliçe no ... sayılı davalı sigortalı ...'a ait ve Anadolu Sigortaya ZMMS poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın karıştığı Kayseri İli Kocasinan İlçesi Barbaros Mahallesinde 28/05/2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu ...'nin vefatı nedeniyle tazminat istemi ile davacıların hangi tarihte ... Sigortaya başvurduklarının ve akıbetinin sorulmasına, ZMMS poliçesinin, ekleriyle birlikte davacıların başvuru evraklarının ve başvuru tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, hasar dosyasının, bu kaza ve poliçeler nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemeye ilişkin kayıt ve belgelerin varsa sulh ve ibra belgesinin, ekspertiz raporunun gönderilmesinin, davacıların başvuru tarihinin açıkça bildirilmesinin ve buna ilişkin evrak kayıt tarihinin yer aldığı kayıt örneğinin gönderilmesinin, sadece evrak gönderilmekle yetilmemesi istenmiş, 27/11/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri 23. Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının en son tarih itibari ile akıbeti sorulmuş, dosyanın tüm UYAP kayıtları dosyamıza eklenmiştir.
Müteveffa ...'nin TCKN belirtilerek Kayseri Şehir Hastanesine müzekkere yazılarak 28/05/2024 tarihli trafik kazasında ...'nin yaralanması ve vefatı ile ilgili tüm tedavi evrak ve rapor örneklerinin gönderilmesi istenmiş, 20/11/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı tanığı ... duruşmada; "Ben davacılardan ...'!nin komşusu olurum. Bu davaya konu trafik kazasını gördüm. Kaza yerinde bende vardım. Komşularla birlikte çicek almaya gitmiştik. Çicekleri aldık. Yolun karşısına geçerken Hatice teyze ile ... karşıya geçiyorlardı. Arabanın hızla ...'ye çarptığını gördüm. Yaya geçidinde geçiyorlardı. Kaza burada oldu. Trafik ışığı olup olmadığını hatırmıyorum. Arabanın hızlı geldiğini gördüm ama kornaya bastığını duydum . Zaten ...'nin karşıya geçmesine bir adım kadar mesafe kalmıştı. Bu kaza 12: 30 gibi oldu. Bu kazanın olduğu gün hava güzeldi. Görüşe açıktı. Zaten ambulansla ben götürdüm. Kaza tarihinde yol kuruydu yağış felan yoktu. ...vefatından önce eşi ... ve boşanan kızı ... ile birlikte yaşıyordu. ...ev hanımıydı. Eşi Hasan Hüseyin devlet demir yollarından emekliydi. Oturdukları ev kendilerindir. ...'nin emekli maaşı dışında ailenin gelir kazancı yoktu. Ev dışında başkaca mal varlıkları yoktur. Maynur eşinden boşandı evde ailesi bakıyor. Ev hanımıdır. ...'nin ihtiyaçlarını eşinin emekli maaşından ...alır karşılardı. Maynur'un gelir ve kazancı yoktur. Birazda psikolojik olarak sorunları var iyi değil. Ancak akıl hastalığı yoktur. ... ...'nin kızı olur. Evlidir. Evi ayrıdır. ... ev hanımıdır, çalışmaz. ... de ev hanımıdır. Evlidir ve evi ayrıdır. Haticenin oğulları Mehmet ve ... Kıbrıs'ta yaşıyorlar. Birisi otelde çalışıyor diğeri ise su satıyor diye biliyorum. Onlar da evlidirler. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır, Davalı vekilinin isteği üzerine soruldu: Kaza anında elinde kesinlikle kendine yormayacak küçük bir saksı vardı. ...'nin araba geldiğinde kaçma şansı olmadığı zaten bir adım kalmıştı. Davacı vekilinin isteği üzerine soruldu: ...çocuklarına destek oluyordu. Beraberce güne girip altınlarını çocuklarına gönderiyordu. Kıyafet alıp çocuklarına gönderiyordu. Marketten de birşey alsa kızına gönderirdi, dedi. Erken çocuklarının borçları çok oluyor diye gün paralarını onlara gönderiyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığın ... duruşmada; "Bu bu davaya konu kazayı görmedim . Davacıları tanırım. ...ölmeden önce ev hanımıydı. Ailesine düşkün bir insandı. ...eşi Hasan Hüseyin ve çocuğu ... ile birlikte yaşıyordu. ... işçi emekli idi. Başka bir yerden geliri ve kazancı yoktur. Oturdukları ev kendilerine aittir. Evden başka mal varlığı olmadığını bilirim. ... çalışmaz, ev hanımıdır. Zihinsel bir engeli var diye biliyorum. Ama vesayet altına alınması ile ilgili bir durumunun olup olmadığını bilmiyorum. Kendisini idare edebilecek bir durumdadır. Ancak annesinin onun üzerinde emeği çoktu. Evde eksik varsa karşılamaya çalışır. Maddi ve manevi olarak ...aile bireylerine destek olurdu. ... evlidir. Evi ayrıdır. Ev hanımıdır diye biliyorum. ... ev hanımıdır. Onun da evi ayrıdır, evlidir. ... ile ilgili çok fazla iletişim yoktur, cenazede gördüm. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Yaşadığı yeri de bilmiyorum. ... Kıbrıs'ta ikamet etmektedir. Orada su satıyor, evlidir. Sürekli olarak kıbrıs da yaşıyor ancak Kayseriye ara ara geliyor. ...'nin vefatından önce çocuklarıyla arasında ilişkisi iyidir. Çocuklarına büyük bağlılı vardır. Gerek maddi gerekse manevi olarak onlardan ilgisini eksik etmedi, dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığın ...duruşmada; "Ben müteveffa ...'yi mahalleden tanırdım. Eşi Hasan Hüseyin ve kızı Maynur ile birlikte aynı çatı altında yaşıyordu. ...sağlığında ev hanımıydı. Daha eskiden mantı sıkıp satardı. Ama son zamanlarında çalışmazdı. Bu söylediğim 4-5 sene öncesine aitti. ... emeklidir. Demir yollarından emekli diyorlardı . Emekli maaşı vardı, annemle birlikte çekmeye giderdik. Başka bir yerden gelir ve kazancı yoktur. ... çalışmıyor, evde . Annesi ve babasının yanında yaşıyor. Evlenmiş boşanmış benimle yaşıt bir çocuğu vardı. Aklı dengesi yerindedir. Psikolojik sorunları vardır ama ciddi boyutta değildir. Oturdukları ev kendilerindir. Başkaca mal varlıkları yoktur. ... kızıdır, çalışmıyor. Ev hanımıdır. Evli ve evi ayrıdır. ...'te müteveffanın kızıdır, evlidir ve evi ayrıdır. Çalışmıyor. ... su satıyor diye biliyorum. Kıbrıs'ta yaşıyor ve evlidir. ... de Kıbrıs ta otelde çalışıyor evlidir. ...ölmeden önce eşi ve çocuklarıyla araları iyidi. Kavga ve gürültüleri olmazdı. ...oğullarına çok destek verirdi. Gün parasını oğullarına destekte verirdi. Evine birşey alındığında yarısını...'a verirdi. Korana döneminde çocuklarının işleri biraz kötüleşmişti. Tarlalarını satıp çocuklarına dağıtmıştı. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ...duruşmada; "Ben kazayı görmedim. Ben kazadan bir gün sonrası itibariyle davacılara ulaştım. Telefonda ... ile görüştüm. Geçmiş olsun dileklerimizi, yardımcı olabileceğimiz bir şey var mı diye sordum. Bizim de bu olaydan dolayı üzgün olduğumuzu bildirdim. Bu görüşmeden kendi ailemizdeki tüm bireylerinde haberi vardı. 3 ya da 4 kez toplam görüştüm. Gelmek istediğimizi, ... ile 2 damadıyla görüştüm. Sinirli olduklarından kabul etmediler. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığın ... duruşmada; "Olay anında amcam ... arabayı sürüyordu. Bordo veya kırmızı olarak kayıtlara geçmiş olabilir Brotvey araçtı. Ben ön sağ koltukta oturuyordu. Kaza sırasında arabanın içerisindeydim. Seyir halindeyken bizim önümüzdeki araç bir anda sağ manevra yapınca ...ile karşı karşıya kaldık. Biz frene bastık ve manevra yapmak istedik fakat olay gerçekleşti. Arabanın hızı kazadan önce 30-40 km civarındaydı. Önümüzdeki arabayla aramızda aşağı yukarı 2-3 metre mesafe vardı. Önümüzdeki araba ani şekilde sağ kaçınca biz de direk ...'yi gördük frene bastık ama kaza gerçekleşti. Kornaya basmadık. Kazanın olduğu sırada görüş açıktı fakat önümüzdeki aracın arka tarafı yüksek olması nedeniyle önümüzü çok net şekilde göremedik. Bu kaza öğlen saatlerinde 12: 20-12: 30 arasında gerçekleşti. Güneş tam tepedeydi. Yol kuruydu. ...olay anında yaya geçidinden ilerideydi. Kaldırım tarafına yakındı. Kaldırıma çıkmasına 1 adım mesafesi kalmıştı. Olay anında ...'ye biz direk yardım ettik, çevredeki insanlarda yardım etti. Ordaki birisi ...'ye soru sordu, ve bize bilinci açık dedi bizde ambulansı aradık. Hatice Fenninin kaza sırasında bir elinde yaklaşık 2 -3 kilo ağırlığında çicek saksısı bir elinde de domates poşeti vardı. Çaprtıpımız yer yaya geçidinin devamı yani kaldırıma ayak basacağı yerdeydi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığın ... duruşmada; "Ben kazayı görmedim. Kazadan sonra ...hastane de yatarken geçmiş olsun ziyaretine gitmek istedik. Bir arkadaşla ...'nin durumu hakkında bilgi sahibi olmak i,çin araştırma yaptık. Daha sonra vefat edince cenazesine katıldık. Orada baş sağlığı dilekçecektik fakat eski komşuları ve akrabaları olayın farklı şekilde anlatıldığını söyledikleri için cesarette bulunup da baş sağlığı dileyemedik. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyanın ATK Ankara Adli Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'na gönderilerek Tarafların iddia ve savunmaları, trafik kaza tespit tutanağı, trafik kayıtları, Kayseri 23. ASCM ... Esas sayılı dava dosyasının içeriği (bu dosya kayıtlarının UYAP sisteminden incelenmesine), dinlenen tanık anlatımları ve dosyamız kapsamındaki tüm kayıt ve belgeler incelenip değerlendirilmek suretiyle; 28/05/2024 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu oldukları, konusunda ceza mahkemesince alınan raporlarda incelenerek hüküm vermeye ve denetime elverişli rapor tanziminin istenilmesine, karar verilmiştir.
Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığınca düzenlenen 15/08/2025 tarihli raporda özetle; "Sürücü ...’un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Yaya ...'nin kusursuz olduğu" belirtilmiştir.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK’nun 267/1. maddesi gereği bilirkişinin HMK’nun 268/1. maddesi uyarınca resen seçilecek aktüerya konusunda nitelikli hesaplama uzmanı olarak belirlenmesine, HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; talep edilen tazminatlar yönünden TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak ve Yargıtay'ın %10 artırma-%10 eksiltme hesap yöntemine göre ve dosya kapsamına göre murisin daha yüksek gelirinin olmaması halinde 2025 yılı asgari ücreti esas alınarak, mahkememize sunulan kusur raporuna göre ayrı ayrı davacıların aktüer zarar hesabının yapılması hususlarında açıklamalı rapor tanziminin istenilmesine, karar verilmiştir.
Aktüer bilirkişi İbrahim Toksöz tarafından düzenlenen 17/11/2025 tarihli raporda özetle; "Davaya konu kazada desteğini yitiren davacı eş ...'nin destek zararının 1.585.495,02 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.800.000,00 TL) kapsamında kaldığı kanaatinde olduğu" belirtilmiştir.
Davacı vekilince 09/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; "yalnızca müvekkil ... yönünden; Davalılardan ...'tan 1.585.495,02 TL'nin kaza tarihi olan 28.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan ... Sigorta Şirketi'nden 1.200.000,00 TL'nin dava öncesi sigortaya başvuru tarihimiz olan 28.06.2024 tarihinden - mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde dava tarihinden- itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkil ...'ye verilmesine, müteveffanın çocukları müvekkiller ..., ..., ..., ..., ... yönünden her biri için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplamda 375.000,00 TL, Müteveffanın eşi ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak tarafımıza verilmesine," şeklinde beyanda bulunularak dava miktarı arttırılmış, eksik harç yatırılmış, dilekçenin bir sureti davalı taraflara tebliğe çıkarılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Davacılar; 28/05/2024 günü davalı ...'a ait kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyri sırasındayken yaya ...'ye çarpması sonucu vefat ettiğinden bahisle davacı eş ... için 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100.000,00 TL manevi tazminat, davacı evlat ... için 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 75.000,00 TL manevi tazminat, davacı evlat ... için 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 75.000,00 TL manevi tazminat, davacı evlat...için 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 75.000,00 TL manevi tazminat, davacı evlat... için 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 75.000,00 TL manevi tazminat, davacı evlat ... için 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 75.000,00 TL manevi tazminat, dilediği görülmüştür.
Olayla ilgili Kayseri 23. ACM'nin dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Ceza dosyasının incelenmesinde 28/05/2024 tarihinde saat 12: 30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Kaldırım Caddesini takiben Bağdat Caddesi istikametinden Erkilet Bulvarı yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan yaya geçidine geldiği esnada aracının ön kısımlarıyla; seyir istikametine göre sağ tarafından sol tarafına doğru yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'ye yaya geçidi üzerinde çarpmasıy sonucu yaya ...'nin 10/06/2024 tarihinde vefat ettiği görülmüştür.
Nüfus kayıtlarının incelenmesinde davacı ...'nin muris ...'nın eşi olduğu, davacı ..., ..., ..., ... ve ... muris ...'nın çocukları olduğu görülmüştür.
Sigorta poliçelerinin ve ceza dosyasının incelenmesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsünün davalı ... olduğu, tescil kayıtlarına göre ise araç malikinin davalı ... olduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; 28/05/2024 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kaza sonucu ...'nin vefatı nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma ve manevi zararları olup olmadığı, talep edilen maddi tazminattan tüm davalıların, manevi tazminattan ise davalı ...'un sorumlu olup olmadığı, davalı sigorta şirketinin KTK'nın 97. Maddesine yönelik dava şartı itirazın dinlenebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Sigorta poliçesinin incelenmesinde;
Sigorta poliçesinin incelenmesinde; ... adına düzenlenen ... poliçe numaralı 07/11/2023-07/11/2024 tarihleri arasında geçerli "Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi" düzenlendiği, sakatlık ve ölüm teminat limitinin 1.800.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan davacının davalı sigorta şirketlerine 28/06/2024 başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememiz olayla ilgili ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Mahkememizce kusur raporu alınmıştır.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde sürücü ..., ... plakalı aracıyla Erkilet Bulvarı istikametinde seyir halindeyken ... önündeki yaya geçidinde karşıdan karşıya geçmekte olan ...isimli yayaya çarpmıştır. Yaralanma ve maddi hasarla sonuçlanan bu kazada; sürücünün, trafik levhalarıyla belirtilen yaya geçidine yaklaşırken yavaşlamadığı ve yayaya ilk geçiş hakkını vermeyerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74/B maddesini ihlal ettiği tespit edildiği görülmüştür.
Olayla ilgili ceza mahkemesince alınan ATK kusur raporunda ise sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli yaya geçidine geldiğinde seyrini mahal özelliklerine göre her an tedbir alabilecek şekilde ayarlaması ve yaya geçidinden karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen yayalara ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce yaya geçidi mahallinden geçişini sürdürdüğünde ise sağ tarafından sol tarafına doğru karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen yayaya yaya geçidi üzerinde çarptığı anlaşılmakla dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...olay mahalli yaya geçidi üzerinden geçiş yaptığı esnada sol tarafından kontrolsüzce gelerek kendisine çarpan otomobile karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu başka üyelerinin bulunduğu heyetten alınan raporda; sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyir istikametini kontrol altında bulundurması, yaya geçidi mahalline müteyakkız yaklaşması, yaya geçidi mahallinden geçiş yapan yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara uymadığı önlemsiz ve kontrolsüz seyrederek yaya geçidi mahallindeki yayaya çarptığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda kusurlu olduğu, yaya ...yaya geçidi mahallinden karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada kontrolsüz ve önlemsiz seyir ile gelen aracın sadmesine maruz kaldığı olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; ...'un trafik levhalarıyla belirtilen yaya geçidine yaklaşırken yavaşlamadığı ve yayaya ilk geçiş hakkını vermeyerek yayaya çarpıp ölümüne sebebiyet verdiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74/B maddesini ihlal ettiği anlaşılmakla kazada %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-Destekten yoksun kalma tazminatına dair değerlendirmede;
Destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. -411 K. sayılı ilamı).
-Davalı ...'un sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde sürücü olması sebebi ile haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
- Aktüerya hesabına dair değerlendirmede;
Yargıtay'da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında davacının ve desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılması gerekmektedir.
Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği üzere erkek çocuklar için 18, kız çocuklar için 22 yaş; evlilik, öğrenim, özürlü olma hali vb. ayrıksı durumlar hariç, anne babasının desteğinden çıktığı yaştır. Bu yaştaki çocuk artık anne babasının desteğini görmeyecek, hatta anne ve babasına destek olabilecektir.
Davacı çocuk... 09/12/1984 doğumlu olup ölüm tarihinde 39 yaşındadır. Ölüm tarihi itibariyle destek yaşını geçen davacının aynı zamanda 25/04/2002 tarihinde evlenerek kendisine yeni bir destek edindiği görülmüştür.
Davacı çocuk ...09/08/1981 doğumlu olup ölüm tarihinde 42 yaşındadır. Ölüm tarihi itibariyle destek yaşını geçen davacının aynı zamanda 27/06/2000 tarihinde evlenerek kendisine yeni bir destek edindiği, 14/06/2010 tarihinde ise boşandığı görülmüştür.
Davacı çocuk ...31/12/1982 doğumlu olup ölüm tarihinde 41 yaşındadır. Ölüm tarihi itibariyle destek yaşını geçen davacının aynı zamanda 08/01/2015 tarihinde evlenerek kendisine yeni bir destek edindiği görülmüştür.
Davacı çocuk ... 23/02/1989 doğumlu olup ölüm tarihinde 35 yaşındadır. Ölüm tarihi itibariyle destek yaşını geçen davacının aynı zamanda 07/06/2021 tarihinde evlenerek kendisine yeni bir destek edindiği görülmüştür.
Davacı çocuk...18/08/1979 doğumlu olup ölüm tarihinde 44 yaşındadır. Ölüm tarihi itibariyle destek yaşını geçen davacının aynı zamanda 16/01/1999 tarihinde evlenerek kendisine yeni bir destek edindiği görülmüştür.
Anılan kişilerin destek yaşını geçmeleri ve başkaca bir desteği ispatlanamadığından ilgililer yönünden maddi tazminat talebi reddedilmiştir.
Bilirkişi raporuna davacı eş ... için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı 1.585.495,02 TL'dir. Anılan raporda hesaplamalar yöntemine uygun olduğu değerlendirilmiştir.
- Manevi tazminata dair değerlendirmede;
Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davalı kusur oranı çekilen ızdırap, murisin yaşı yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde ... için 100.000,00 TL, davacı ... için, 75.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı...için 75.000,00 TL, davacı... için 75.000,00 TL ve davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişiler yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketleri yönünden ZMMS Genel Şartlarının Ek 6 yer alan sigorta şirketine başvuru sırasında ölü muayene raporu dava tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir. Diğer davalılar yönünden ise zararlandırıcı işlem vefat tarihinde gerçekleştiği için vefat tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.
-Davacının ıslah ve talep artırım dilekçesi incelendiğinde;
Davacı vekilince 09/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; "yalnızca müvekkil ... yönünden; Davalılardan ...'tan 1.585.495,02 TL'nin kaza tarihi olan 28.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan ... Sigorta Şirketi'nden 1.200.000,00 TL'nin dava öncesi sigortaya başvuru tarihimiz olan 28.06.2024 tarihinden - mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde dava tarihinden- itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkil ...'ye verilmesine, müteveffanın çocukları müvekkiller ..., ..., ..., ..., ... yönünden her biri için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplamda 375.000,00 TL, Müteveffanın eşi ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak tarafımıza verilmesine," şeklinde beyanda bulunularak dava miktarı arttırılmış, eksik harç yatırılmış, dilekçenin bir sureti davalı taraflara tebliğe çıkarılmıştır.
-Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama sonunda toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; Davacı ...'nin davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile 1.582.495,02 TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin sakatlık/ölüm teminat limitinden karşılanmak (1.200.000,00 TL) ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı ...'un vefat tarihi olan 10/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, Davacının alacağa başvuru tarihinden ve kaza tarihinden faiz işletilmesi talebinin reddine, Davacı ..., ..., ..., ... ve ... tarafından davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının reddine, Davacıların davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının kabulü ile, ... için 100.000,00 TL, davacı ... için, 75.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı...için 75.000,00 TL, davacı... için 75.000,00 TL ve davacı ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 475.000,00 TL manevi tazminatın vefat tarihi olan 10/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, Davacının alacağa kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı sigorta şirketinin poliçe limiti 1.800.000,00 TL olduğu görülmüş ise de davacı kendini 1.200.000,00 TL ile sınırlandırdığından taleple bağlı kalınmıştır.
-Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı ...'nin davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile 1.582.495,02 TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin sakatlık/ölüm teminat limitinden karşılanmak (1.200.000,00 TL) ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olması, davalı ...'un vefat tarihi olan 10/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
2-Davacının alacağa başvuru tarihinden ve kaza tarihinden faiz işletilmesi talebinin reddine,
3-Davacı ..., ..., ..., ... ve ... tarafından davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... hakkındaki maddi tazminat davasının reddine,
4-Davacıların davalı ... hakkındaki manevi tazminat davasının kabulü ile, ... için 100.000,00 TL, davacı ... için, 75.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı...için 75.000,00 TL, davacı... için 75.000,00 TL ve davacı ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 475.000,00 TL manevi tazminatın vefat tarihi olan 10/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,
5-Davacının alacağa kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; maddi tazminat talepleri yönünden alınması gereken 108.100,23 TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin harç olarak alınan 8.132,31 TL peşin harcın ve 5.414,57 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 13.546,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 94.553,35 TL bakiye karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, (davalı ... Sigorta Şirketi'nin 81.972,00 TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile)
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 32.447,25 TL nisbi karar ve ilam harcının davalı ... 'tan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 8.132,31 TL peşin dava harcı ve 5.414,57 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 13.974,48 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta Şirketi'nin 427,60 TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile)
8-Davacılar tarafça yapılan tebligat müzekkere ve posta giderleri toplamı 9.530,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
9-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11-Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat taleplerinin reddine ilişkin verilen karar yönünden davalılar yararına belirlenen maktu 200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...'a verilmesine,
12- Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat taleplerinin reddine ilişkin verilen karar yönünden davalılar yararına belirlenen maktu 200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...'a verilmesine,
13-Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat taleplerinin reddine ilişkin verilen karar yönünden davalılar yararına belirlenen maktu 200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...'a verilmesine,
14- Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat taleplerinin reddine ilişkin verilen karar yönünden davalılar yararına belirlenen maktu 200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...'a verilmesine,
15- Davacı ... yönünden açılan maddi tazminat taleplerinin reddine ilişkin verilen karar yönünden davalılar yararına belirlenen maktu 200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...'a verilmesine,
16-... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince lehine hükmedilen maddi tazminat miktarları üzerinden hesap ve taktir olunan 239.549,30 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta AŞ'nin sadece 186.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydı ile)
17-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
18-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
19-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
20-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
21-Davacı... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
22-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
23-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacılar vekilinin, davalı ... ve vekilinin yüzüne karşı sigorta şirketinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2025