İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Rücuen Tazminat)
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Arsa Sahipleri” sıfatıyla hareket eden ... ... ....Ş., ... ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret ....Ş., ... ... İnşaat ve Ticaret ....Ş ve ... ... İnşaat Ticaret ....Ş. ile davalı ... İnşaat Mühendislik Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi arasında imza edilen Sözleşmelerle ... – ... ... ... “...+” ... Projesi inşaat yapım işinin tamamı, “Anahtar Teslimi Şeklinde” İhale Şartnamesi, Yapım İşleri Şartnamesi, Yapım İşleri Sözleşmesi uyarınca Davalı ... İnşaat Mühendislik Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketine ihale edildiğini, davalı ... İnşaat Mühendislik Taahhüt ve Ticaret ....Ş ile Arsa Malikleri arasındaki yukarıda yazılı sözleşmenin feshinden bir süre sonra, davalı ... İnşaat Mühendislik Taahhüt ve Ticaret ....Ş’ nin bir kısım personeli tarafından asıl işverenleri davalı ... İnşaat Mühendislik Taahhüt ve Ticaret ....Ş’ nin yanı sıra müvekkili davacı şirketin de aralarında bulunduğu Arsa Maliki Şirketlerin üst işveren olduklarını iddiası ileri sürülerek işçilik alacaklarının hüküm altına alınması talebiyle açılan davalardan; .... İş Mahkemesi 2019/... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi ... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi 2017/... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi ... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi 2016/... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi 2021/... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi ... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi 2021/... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi 2021/... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi 2021/... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi 2021/... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi 2016/... Esas sayılı, .... İş Mahkemesi 2021/... Esas sayılı, davalar olduğunu, dava dosyalarından verilen kabul kararlarıyla, asıl borçlusu davalı ... İnşaat Mühendislik Taahhüt ve Ticaret ....Ş. olan işçilik borçlarının, yukarıda Esas numaraları yazılı dava dosyaları davacılarına ödenmesinden, müvekkili davacının da aralarında bulunduğu Arsa Maliklerinin Üst İşveren olduğu gerekçesiyle müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu yönünde hüküm kurulduğunu, yukarıda Esas numaraları yazılı dava dosyalarından verilen ilamların, ilgili dava dosyası alacaklıları tarafından; ... Genel İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı, ... Genel İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı, ... Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı, .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı icra dosyalarından takibe konulduğunu, müvekkili davacının da aralarında bulunduğu Arsa Malikleri işbu cebri icra işlemleri nedeniyle söz konusu takip dosya borçlarının tamamını, her biri ... ... Projesindeki hisseleri nispetinde ödediklerini, toplam; 446.573,72 TL Ödeme yapıldığını, sayın Mahkemeye yukarıda açıklanan sebepler uyarınca fazlaya dair her türlü zarar, ziyan, tazminat ve alacak hakları saklı olmak kaydı ile; Müvekkili davacının hakkındaki ilamlı icra takipleri nedeniyle yapmak zorunda kaldığı işçilik alacaklarına ilişkin ödemelerin tamamından, gerek taraflar arasındaki Sözleşmeler hükümleri uyarınca ve gerekse bu ödemelerin yapıldığı işçilerin asıl işvereni olması nedeniyle müvekkil davacıya karşı davalı münferiden sorumlu olup, davalının, müvekkil davacı tarafından yapılan bu ödemeler toplamı olan 446.573,72 TL’ nin tamamını her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte Müvekkil Şirket’ e rücuen ödemesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda görülen dosyada rücuen akacak talep edilmiş ve dava ticaret mahkemesinde açılmışsa da uyuşmazlık mutlak ticar iş niteliğinde olmadığından Asliye Hukuk Mahkemeleri bu uyuşmazlığın çözümünde görevli olup dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirket işveren, 13.10.2010 tarihinde "... ... Alçı İşleri Sözleşmesi" akdedilmiş olup 03.05.2012 tarihinde bir tarafta temlik eden ... İnş. Ltd. ile diğer tarafta temlik alan ... Uls. İnş. ....Ş., ... ... ....Ş., ... ... ....Ş. ve ... ... ....Ş. olmak üzere aynı proje işleri için temlik sözleşmesi düzenlendiğini, iş bu sözleşme ile davacının ... ... projesindeki tüm hak ve alacakları 685.200,17 TL. bedelle gayrikabili rücu temlik edilmiş olup TBK. madde 162 ve sair maddeler gereğince davacının müvekkile yönlendirebileceği bir husumet kalmadığını, bu sebeple davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, açıklanan sebeplerle, diğer haklarımız saklı kalmak üzere; Aynı hukuki meseleye dayalı açılan dosyanın İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/112 E. sayılı dosya ile birleştirilmesini, dava dilekçesinin görev yönünden reddini, davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları ve bilirkişi raporudur.
Mahkememizin 14/07/2025 tarihli duruşma ara kararı ile rapor alınacak bilirkişinin uzmanlık alanı konusunda varsa beyanlarını bildirmeleri için taraf vekillerine 2 haftalık kesin süre verilmesine, beyan sunulduğunda duruşma günü beklenmeksizin celse arasında bilirkişi ara kararının oluşturulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin 18/07/2025 tarihli ara kararı ile Mahkememizin 14/07/2025 tarihli celse ara kararı gereği davacı vekilinin beyanda bulunduğu gözetilerek, dosyanın Borçlar Hukukçusu Nitelikli Hesaplama uzmanı ... ile İş Mevzuatı Hesaplama uzmanı ... den oluşan 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile, Mahkememizin 13/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında belirtilen uyuşmazlık noktaları hakkında, değerleme, görüş ve hesaplama yapılacak, davacının davalıdan talep edebileceği rücu alacaklarının bulunup bulunmadığı varsa tutarı, her bir rücu alacağının temerrüt tarihi hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyasına 08/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir.
Raporda özetle;" İnceleme Ve Değerlendirme:
İncelemeye sunulan davacı şirketin ticari defter ve kayıtları ile dosya muhteviyatı belgeler üzerinde yapılan inceleme sonuçları aşağıda arz edilmiştir.
1) Huzurdaki Rücuen Tazminat davasında davacı; hakkında açılan ilamlı icra takipleri nedeniyle ödemek zorunda kaldığı işçilik alacakları tutarlarının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep etmektedir.
2) Dava dilekçesi ekinde 24.06.2009 tarihli ...-...-...-“...+” ... Yapım İşleri Sözleşmesi, 24.06.2009 tarihli ...-...-...-“...+” ... İhale Şartnamesi, 24.06.2009 tarihli ...-...-...-“...+” ... Yapım İşleri Şartnamesi (Genel Şartname), 24.06.2009 tarihli ...-...-...-... Konutları Yapım İşleri Şartnamesi (Genel Şartname)'nin dosyaya dahil edildiği,
Yapım İşleri Şartnamesi (Genel Şartname)'si
2.2.maddesinde; “İŞVERENİN; işi ihaleye koyan “...-...” olarak anılan aşağıda hisseleri ve isimleri verilen şirketlerdir. Bu şirketler,
2.2.1 ... ... ....Ş., (%30,47)
2.2.2 ... ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret ....Ş., (%30,47)
2.2.3 ... ... İnşaat ve Ticaret ....Ş., ( %20,55)
2.2.4 ... ... İnşaat Ticaret ....Ş., (%18,51)
Veya yasal temsilcileri veya ardıllarıdır.”
2.4.maddesinde; “YÜKLENİCİ; İşin İhale Edildiği... ... İnşaat Mühendislik Taahhüt ve Ticaret ....Ş.'dir.” denilmiştir.
Sözleşmenin tamamlayıcı parçası olan Yapım İşleri Şartnamesi (Genel İdari Şartname) üzerinde, sözleşmeye taraf olan şirketlerin imzası bulunmaktadır.
Yapım İşleri Şartmanesi'nin İşçi Alacakları ve Hakları Başlıklı 8.1. Maddesinde;"... Yüklenici, İşyerinde bizzat veya alt yüklenicilere bağlı olarak çalıştırdığı bütün işçi, personel alacaklarını, SSK primleri ile gelir vergisi kesintilerini, anlaşmalarına göre zamanında ödemeye ve bu konudaki bilgileri Kontrol” e bildirmeye zorunludur. Yüklenici bu gibi alacakları ödemezse, Kontrol kendisine bir başvuru halinde, başvuruları Yüklenici” ye bildirecek ve Kontrol' ün uyarısını takip eden 15 takvim günü içinde Yüklenici bu alacakları tasfiye edecek ve bunu belgelendirecektir. Aksi halde Kontrol, Yüklenici” nin hakediş ve gerekirse teminatından gerekli kesintileri yapabilir ve bu işlemden dolayı Yüklenici hiçbir iddia ve talepte bulunamayacaktır.” Denildiği, görülmüştür.
*.... İş Mahkemesi'nin .... Sayılı Kararında; Davacı ...'... ait SGK kayıtlarında 20/01/2010 - 31/01/2012 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş. 'de çalışmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
*.... İş Mahkemesi'nin ... E. 2023/... K. Sayılı Kararında; Davacı ...'e ait SGK kayıtlarında 21/09/2010 - 31/01/2012 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş. 'de çalışmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
*.... İş Mahkemesi'nin ...K. Sayılı Kararında; Davacı ...'e ait SGK kayıtlarında 21/09/2010 - 31/01/2012 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş. 'de çalışmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
*.... İş Mahkemesi'nin 2021/... E. 2023/... K. Sayılı Kararında; Davacı ...'... ait SGK kayıtlarında 04/01/2011 - 31/01/2012 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş. 'de çalışmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
*.... İş Mahkemesi'nin 2021/... E. 2023/... K. Sayılı Kararında; Davacı ...'e ait SGK kayıtlarında 01/12/2010 - 31/01/2012 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş. 'de çalışmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
*.... İş Mahkemesi'nin 2021/... E. 2023/532 K. Sayılı Kararında; Davacı ...'e ait SGK kayıtlarında 30/09/2010 - 31/01/2012 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş. 'de çalışmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
*.... İş Mahkemesi'nin 2021/... E. 2023/... K. Sayılı Kararında; Davacı ...'... ait SGK kayıtlarında 20/01/2010 - 31/01/2012 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş. 'de çalışmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
*.... İş Mahkemesi'nin 2016/... E. 2020/... K. Sayılı Kararında; Davacı ...'... ait SGK kayıtlarında 01/06/2011 - 29/02/2012 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş. 'de çalışmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
*.... İş Mahkemesi'nin 2016/... E. 2019/... K. Sayılı Kararında; Davacı ...'e ait SGK kayıtlarında 25/11/2010 - 31/01/2012 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş. 'de çalışmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
*.... İş Mahkemesi'nin ... E. 2019/... K. Sayılı Kararında; Davacı ...'... ait SGK kayıtlarında 22/11/2010 - 15/01/2012 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş. 'de çalışmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
*.... İş Mahkemesi'nin .... Sayılı Kararında; Davacı ...'... ait SGK kayıtlarında 01/10/2010 - 09/03/2012 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş. 'de çalışmış olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
*.... İş Mahkemesi'nin .... Sayılı Kararında; Davacılar ...; Davalılar ... İnşaat Müh. Taahhüt ve Tic. ....Ş., ... Uluslararası İnşaat Turizm ve Paz. ....Ş. ... ... İnşaat Taahhüt ve Tic. ....Ş. Olduğu 20/11/2020 tarihli kararının İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin 27/03/2025 tarih, 2025/38 Esas, 2025/481 Karar sayılı dosyası 27/03/2025 tarihinde kesinleştiği görüldü.
4) Davacı şirket tarafından incelemeye sunulan ticari defter kayıtları dosya kapsamına alınmış olup, dava konusu alacak miktarına ilişkin yapılan tespitler aşağıda sunulmaktadır.
Dava konusu, davacı şirket tarafından icra dairelerine yapılan ve toplam tutarı 446.573.722 TL olan ödemelerin gider hesaplarında kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
5) Davalı şirket tarafından cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan, 03.05.2012 tarihinde imzalanan Temlik Sözleşmesi;
Temlik Alanlar: ... ... ....Ş., ... ... İnşaat Taahhüt ve Tic. ....Ş., ... ... İnşaat ve Ticaret ....Ş., ... ... İnşaat Ticaret ....Ş.
Temlik Eden: ... İnşaat Dekorasyon Tekstil Org. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Temlik Borçlusu: ... İnşaat Mühendislik Taahhüt ve Ticaret ....Ş.
Temlik Tutarı: 685.200,17 TL
Temlik Konusu: Temlik Eden, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain, tapuda 41 pafta 52 ada 8 parsel sayısında kayıtlı taşınmaz üzerindeki ... Projesi adıyla maruf inşaatta “Yüklenici” sıfatıyla hareket eden Temlik Borçlusu ... İnşaat Şirketinin alt taşeronu olarak çalışmıştır.
Temlik Eden, 20.01.2012 tarihine kadar projede yapmış olduğu tüm malzeme dahil imalat ve işçilikten dolayı doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının tamamını bilcümle hukuk ve ferileri ile birlikte Temlik Alanlara devir ve temlik etmiş olması nedeniyle işbu temlik sözleşmesi tanzim ve imza edilmiştir.
Rücu Alacağının Yasal Dayanakları
Dosya kapsamındaki mahkeme kararlarında, dava dışı işçilerin davalı ... İnşaat Mühendislik Taahhüt ve Ticaret ....Ş.'nin sigortalı çalışanı olduğu, davacı ... ... ....Ş. ile dava dışı ... ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret ....Ş., ... ... İnşaat ve Tic. ....Ş. ve ... ... İnşaat Ticaret ....Ş ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme kapsamında, arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olduğu ve dava dışı işçilere karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekeceği sonucuna varılmıştır. Buna göre dava konusuna ilişkin yapılan inceleme ve değerlendirme aşağıdadır.
...) Asıl işveren ile alt işverenin birbirine karşı sorumluluk payları:
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 167'nci maddesinin 1'nci fıkrasına göre “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.”
b)Müteselsil borçluların iç ilişkisinde (rücuda) teselsül olmayacağı ilkesi;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 167'nci maddesinin 2 ve 3'ncü fıkralarına göre “Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.”
Bu yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, davacı asıl işveren ile davalı alt işverenler işçiye karşı müteselsilen sorumlu bulunsalar da kendi aralarındaki iç ilişkide (rücuda) teselsül olamayacağından, her biri kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır. Bu nedenle, her bir alt işverenin dava dışı işçiyi istihdam ettiği hizmet süresi ve ücret seviyesi üzerinden sorumlu bulunduğu rücu alacağının ayrı ayrı tespit edilmesi gerekmektedir.
c) Rücuda halefiyet ilkesi: 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 168'nci maddesine göre "Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu sonuçlarına katlanır.”
d) Muvazaa iddiasının rücu alacağına etkisi olup olmadığı: Yargıtay'ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarıyla kabul edilen görüşleri, işçilik alacağı davasında asıl işveren-alt işveren ilişkinin Muvazaalı olduğunun tespit edilmesi durumunda dahi sözleşme ve kanun hükümlerine göre tarafların birbirine rücu edebileceği yönündedir.
e) 6552 Sayılı Yasanın rücu hakkına etkisi olup olmadığı: 6552 Sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yapılandırılmasına Dair Kanunun 3,4,6 ve 8. maddeleri ile yapılan değişiklikler asıl ve alt işverenler karşısında işçinin haklarını korumaya yönelik düzenlemeler içermekte olup, asıl işverenin alt işverene rücu hakkını ortadan kaldıran herhangi bir hüküm içermemektedir.
f) Ödeme ve faiz başlangıç tarihi: Davacı şirket tarafından icra takip dosyalarına Tahsilat Makbuzları ile dosya borcuna istinaden yapılan ödeme bilgileri aşağıda sunulmaktadır.
Davacı asıl işveren tarafından dava dışı işçinin başlattığı icra dosyasına, ödemenin yapıldığı yukarıda belirtilen tarihlerden itibaren, davalı alt işverenin sorumlu bulunduğu rücu alacağının işleyecek faizi ile birlikte tahsili gerekecektir.
Rücu alacağına yürütülecek faizin oranı: Yargıtay'ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarıyla kabul edilen görüşü, dava konusu uyuşmazlığın, ticari iş niteliğindeki Hizmet Alım Sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu nedenle rücu alacağına avans faizi yürütülebileceği yönündedir. (Y.13.HD.04.10.2013/19495-21612) Davacı vekili, dava dilekçesinde ticari faizi talej iştir.
h) Rücu alacağının zamanaşımı süresi: 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 73/1 maddesine göre müteselsil sorumluların birbirine karşı açtıkları rücu davalarında zamanaşımı süresi 2 yıl olup, davalı tarafın zamanaşımı def-i savunması yoktur.
Ancak T.C.YARG.13. H.D.E. 2016/7398, K. 2017/5934,T. 11.5.2017 kararında, “Mahkemece, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 73/1. Maddesinde rücu istemi halinde zaman aşımının 2 yıl olduğunun hüküm altına alındığı, 818 Sayılı Borçlar Kanunun 60. Maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi ise 1-10 yıl olup faili ve fiili öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı hüküm altına alındığı, ödemenin 20.01.2011 tarihinde yapıldığına ve davanın 25.12.2014 tarihinde açıldığına göre zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı işçi...'ın açmış olduğu kıdem tazminatı alacağı davasının İş Mahkemesince kabul edildiği, davalı kurumla birlikte sorumlu olduğu bedeli ödemiş olduğu, bu bedelden davalının da sorumlu olduğunu bildirerek davalıdan tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece ödemenin 20.01.2011 tarihinde yapıldı, davanın 25.12.2014 tarihinde açıldığı 6098 Sayılı yasada düzenlenen fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden, taraflar arasındaki genel temizlik hizmet alım sözleşmesinin 25.12.2009 tarihinde akdedildiği anlaşılmaktadır. Davacı tabi olup dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Mahkemece işin esasına girilmesi ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir...” hükmedilmiştir. YHGK.06.04.2010/E.2010/3-727-K.2011/75; Y.13.HD.16.01.2015/E.2014/3459-K.2015/241 K).aynı yöndedir.
İ) Davalı alt işverenin sorumlu bulunduğu işçilik alacakları;
1475 Sayılı İş Kanununun halen yürürlükte bulunan 14'ncü maddesine göre devreden alt işverenler devir tarihindeki ücret seviyesi ve hizmet süresi üzerinden hesaplanacak olan kıdem tazminatından “işçiye karşı” müteselsilen sorumlu iseler de, müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişkide (rücu ilişkisinde) her bir alt işverenin kıdem tazminatı sorumluluğunun işçi-işveren arasındaki iş hukuku hükümlerine göre değil, Borçlar Kanunu hükümlerine göre tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu bakımdan, davalı alt işverenin “işçiye karşı” sorumlu olduğu kıdem tazminatı miktarları devir tarihindeki ücret seviyesi üzerinden hesaplanmakta ise de, işçi-işveren ilişkisinde uygulanması gereken iş hukuku hükümlerinde geçerli bu ilkenin asıl işveren-alt işveren arasındaki iç ilişkide (rücu ilişkisinde) uygulanması yasaya, hakkaniyete ve giderek Yüksek Yargıtay'ın içtihatlarına uygun değildir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiyi ramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da oğrultuda hesaplanmaktadır İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, FAZLA MESAİ ÜCRETİ gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı İŞÇİYİ ÇALIŞTIRDIKLARI DÖNEMLE SINIRLI olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler MECBURİ DAVA ARKADAŞI OLMADIĞI gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır...” hükmedilmiştir.
Bilirkişi görevlendirmesi uyarınca tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere
1-“Davacının haklarını üçüncü bir şahsa temlik edip etmediği” hususunda borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Dosyaya sunulan “Temlik Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin (temlik alanlar/devralan) davacı ... ... ....Ş. ile dava dışı ... ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret ....Ş., ... ... İnşaat ve Tic. ....Ş. ve ... ... İnşaat Ticaret ....Ş ile (temlik eden/devreden) dava dışı ... İnş. Dekorasyon Tekstil Org. San. Ve Tic, Ltd. Şti. arasında kurulduğu; borçlu (davalı) ... İnş. Müh. Taah. Ve Tic. ....Ş. Nin 685.200,17 TL lık borcunun (TBK m. 183hükmü uyarınca) alacağın devrine konu edildiği, davacı şirketin (temlik alan/devralan) sıfatını haiz olduğu,
2-Mali inceleme neticesinde: Taraf şirketlere ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, Dava konusu, davacı şirket tarafından icra dairelerine yapılan ve toplam tutarı 446.573,72 TL olan ödemelerin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği,
3-Rapor içerisinde açıklandığı üzere; Davacı şirketin hesaplanan rücu alacağının 446.573,72 TL olduğu, (Talep: 446.573,72 TL)
4-Davacı asıl işveren tarafından dava dışı işçinin başlattığı icra dosyasına yapılan ödeme tutarlarının, ödemenin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsil edebileceği " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Arsa payı sahibi sıfatı ile davacı ve diğer arsa payı sahipleri ile davalı arasında 24/06/2009 tarihli ...- ... ... ... "...+" ... projesi inşaat yapımı işinin tamamının anahtar teslimi şeklinde ihale şartnamesi, yapım işleri şartnamesi, yapım sözleşmesi uyarınca davalıya ihale edildiği taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra davalı şirketin bir kısım personeli tarafından asıl işveren olarak davalının yanı sıra davacının da aralarında bulunduğu arsa malikleri şirketlerin üst işveren oldukları iddiası ile dava dilekçesinde bilgileri yazılı dosyalardan dava açtıkları ve bu dosyalardan müteselsil sorumluluk hükümleri belirtilerek davalı, davacı ve diğer arsa payı sahiplerini aleyhine sonuçlandığı, sonuçlanan bu mahkeme kararlarının dava dilekçesinde bilgileri yazılı icra dosyalarından takip konusu yapılarak davacı ve diğer arsa payı sahipleri tarafından payları oranında paylaştırılarak ödendiği ancak bu bedellerden davalının esas sorumlu olduğu iddiası ile davacının ödediği belirtilen 446.573,72 TL'nin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu davalının husumet görevsizlik ve esasa ilişkin itirazlarda bulunduğu davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve dosyaya ibraz edilen raporlar birlikte değerlendirildiğinde; Davacının haklarını üçüncü bir şahsa temlik edip etmediği hususunda borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Dosyaya sunulan “Temlik Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin (temlik alanlar/devralan) davacı ... ... ....Ş. ile dava dışı ... ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret ....Ş., ... ... İnşaat ve Tic. ....Ş. ve ... ... İnşaat Ticaret ....Ş ile (temlik eden/devreden) dava dışı ... İnş. Dekorasyon Tekstil Org. San. Ve Tic, Ltd. Şti. arasında kurulduğu; borçlu (davalı) ... İnş. Müh. Taah. Ve Tic. ....Ş. Nin 685.200,17 TL lık borcunun (TBK m. 183 hükmü uyarınca) alacağın devrine konu edildiği, davacı şirketin (temlik alan/devralan) sıfatını haiz olduğu, taraf şirketlere ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, dava konusu, davacı şirket tarafından icra dairelerine yapılan ve toplam tutarı 446.573,72 TL olan ödemelerin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dava dışı işçilerin davalı ... İnşaat Mühendislik Taahhüt ve Ticaret ....Ş.'nin sigortalı çalışanı olduğu, davacı ... ... ....Ş. ile dava dışı ... ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret ....Ş., ... ... İnşaat ve Tic. ....Ş. ve ... ... İnşaat Ticaret ....Ş ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme kapsamında, arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olduğu ve dava dışı işçilere karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı asıl işveren ile davalı alt işverenler işçiye karşı müteselsilen sorumlu bulunsalar da kendi aralarındaki iç ilişkide (rücuda) teselsül olamayacağından, her biri kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır. Bu nedenle, her bir alt işverenin dava dışı işçiyi istihdam ettiği hizmet süresi ve ücret seviyesi üzerinden sorumlu bulunduğu rücu alacağının ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiği, dava konusu rücu alacağı taleplerinin dava dışı işçilerin davalı nezdinde çalıştıkları dönem işçi alacaklarına ilişkin olduğu, davacı şirketin hesaplanan rücu alacağının 446.573,72 TL olduğu, davacı asıl işveren tarafından dava dışı işçinin başlattığı icra dosyasına yapılan ödeme tutarlarının, ödemenin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsil edebileceği tespit edilmekle, bilirkişi raporunun denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak, Davanın kabulüne, toplam tutarı 446.573,72 TL olan davacının davalıdan olan rücu alacağının; 321.181,13 TL'nin 21/02/2022 tarihinden itibaren, 7.996,67 TL'nin 10/08/2022 tarihinden itibaren 16.517,91 TL'nin 11/04/2023 tarihinden itibaren, 11.760,80 TL'nin 05/07/2023 tarihinden itibaren, 8.246,12 TL'nin 01/08/2023 tarihinden itibaren, 64.428,85 TL'nin 06/10/2023 tarihinden itibaren,
6.185,82 TL'nin 20/11/2023 tarihinden itibaren, 10.256,42 TL'nin 17/01/2024 tarihinden itibaren, işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1- Davanın kabulüne, toplam tutarı 446.573,72 TL olan davacının davalıdan olan rücu alacağının;
321.181,13 TL'nin 21/02/2022 tarihinden itibaren,
7.996,67 TL'nin 10/08/2022 tarihinden itibaren
16.517,91 TL'nin 11/04/2023 tarihinden itibaren
11.760,80 TL'nin 05/07/2023 tarihinden itibaren
8.246,12 TL'nin 01/08/2023 tarihinden itibaren
64.428,85 TL'nin 06/10/2023 tarihinden itibaren
6.185,82 TL'nin 20/11/2023 tarihinden itibaren
10.256,42 TL'nin 17/01/2024 tarihinden itibaren
İşleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2- Alınması gerekli olan 30.505,45 TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 7.626,37 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 22.879,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden ........Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 71.452,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan ( ...,40 TL ilk masraf + 7.626,37 peşin harç + 102,00 TL posta masrafı + 20.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) toplam 28.216,77 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/...-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2025