İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı ile aralarında bir kısım malların satın alınması için anlaşma yapıldığını, davalının anlaşılan bedelin yarısının gönderilmesi halinde malların teslim edileceğini bildirmesi üzerine davalıya ödeme yapıldığını ancak malların teslim edilmediğini bu sebeple icra takibi yaptıklarını takibe haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, ilgili mallara ilişkin faturaların davacı yana gönderildiğini ve itiraz edilmediğini ve BA formu olarak vergi dairesine bildirildiğini, malların teslim edildiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Davacı davasını ödediği bedelin karşılığı edimin yerine getirilmemesine dayanarak sebepsiz zenginleşme iddiası ile açmış olup, taraflar arasında hukuki ilişki inkar edilmediğinden davacı malların teslim edilmediğini değil davalı malların teslim edildiğini ispat külfeti altındadır. Taraflar tacir olup usulüne uygun tutulmuş ve birbirini doğrulayan ticari kayıtları leh ve aleyhlerinde kesin delil niteliğinde olacaktır. Alınan rapora göre; her iki tarafın defteri de usulüne uygun tutulmuş ancak davacının yaptığı ödemenin davalı kayıtlarında yer aldığı, satım ilişkisi kapsamında düzenlenen faturaların ise davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde ticari defterler teslim hususunu ispata yeterli değildir. Davalı, davacının BA formu ile malları aldığını vergi dairesine bildirdiğini öne sürmüş ise de BA formu bildirimi alınan fatura karşılığı idari bir yükümlülüğün yerine getirilmemesidir. Kaldı ki raporda görüldüğü üzere bu form davacı tarafından bildirilmemiş sistem tarafından otomatik oluşturulmuştur. Diğer yandan faturanın dahi itirazsız kabul edilmesi teslim hususunda kesin kanıt oluşturmazken BA formu bildirimi teslim hususunu ispatlamaktan evleviyetle uzaktır. Davalı taraf malların davacıya teslim edildiğini yazılı bir delil ile ispatlayamamış, bu sebeple davacının davasında haklı olduğu" gerekçesiyle davanın kabulü ile, itirazın iptaline, takip tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacıya lavabo takım halinde satılıp teslim edildiğini, satılan ve davacıya teslim edilen lavabolarla ilgili olarak 2 adet fatura düzenlendiğini, davacı tarafından faturalarla ilgili olarak toplam 24.000,00 TL ödeme yapıldığını, kalan fatura miktarı olan 22.200,49 TL borcunu ödemediğini, taraflarınca ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, taraflarınca Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, mahkemece, faturalara konu malların teslim edildiği, bakiye fatura bedellerinin ödenmediği kabul edilerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğini, mahkemece söz konusu kararın dikkate alınmadığını, diğer kararın kesinleşmesinin beklenmediğini, dava konusu faturaların davacı tarafından BA formlarına işlenmesinin ve vergi dairesine bildirilmesinin faturaya konu malların davacı tarafından teslim alındığını gösterdiğini, faturanın düzenlenmesi ile ürünlerin davacı şirkete teslim edildiğini, davacı tarafın 8 günlük itiraz süresinde faturayı iade etmeyerek faturanın içeriğini ve malın teslimini kabul ettiğini, faturalara ilişkin olduğu açıklaması ile müvekkiline toplam 24.000,00 TL ödeme yapıldığını, tüm bu hususların faturaya konu malların davacı şirkete teslim edildiğini ortaya koyduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, sipariş avansı olarak gönderilen paranın, malların teslim edilmemesi nedeniyle iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, BA formunun Maliye'nin e-arşiv sistemine düşmesinin davacı insiyatifinde olmadığına dair bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına (Aynı yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/965 Esas - 2025/5941 Karar sayılı ilamı), malların davacıya teslim edildiği hususunun davalı tarafından kesin delillerle ispat edilememesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.639,44 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 409,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.229,58 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,

3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...