İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkil şirketin dağıtımını sağladığı elektriği abonesiz, kaçak kullanımına ilişkin ilgili memurlar tarafından 16.07.2023 tarihinde H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanağa istinaden faturalar tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, borçlunun itirazının yerinde olmadığını belirterek, borçlunun yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla, alacağın aslı, faiz ve fer'isi ile masraf ve harçlarının tamamına ilişkin itirazın iptaliyle devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlendiği iddia edilen faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin ... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Elektrik elektronik Mühendisi Bilirkişi ... 09/12/2025 tarihli raporunda özetle; Sayaç zaman sapması nedeniyle ölçüm değerlerinin teknik olarak geçerli olmadığı, İşletmede (tüm işyerindeki cihazları bozan arıza nedeniyle) fiili tüketim olmadığı, Cihazlar yanmış ve çalışamaz durumda olduğu, Sayaç muayenesi yapılmamış olduğu, Çevre araştırması elektrik enerjisi tüketimi olmadığını doğruladığı, Dolayısıyla, Sayaç şikayetli muayeneye alınmamış olduğu ve ekonomik ömrünü tamamladığından, ölçüm verilerinin teknik olarak geçerliliği kalmamış olduğu ve bu veriler üzerinden tahakkuk yapılamayacağı, İşyerinde (arıza sonrası cihazlar çalışamayacağından ve tüm cihazlar arıza sonrası kullanılamaz hale geldiği tespit edildiğinden) gerçek enerji tüketiminin (aktif enerji) gerçekleşmemiş olduğu, Endüktif yükler (motor vb. içerikli elektrik makineleri) devrede değilken, reaktif güç kompanzasyonunun çalışamayacağı, nitekim, güç kontrol rölesi, reaktif gücün güç faktörü (cosfi) değerine bağlı olarak kompanzasyon gruplarını devreye aldığı, Kompanzasyon sistemi, endüktif yükler devrede değilken, güç kontrol rölesi kondansatör gruplarının bulunduğu anahtarlama sistemine (kontaktörlere) sinyal/ enerji veremeyeceğinden tesadüf eseri mantığıyla çalışamazlar. Dolayısıyla, “kompanzasyon sisteminin kendini ileride çalıştırılacak endüktif yüke hazır etmek için çalışması ve buna bağlı olarak sayaçta ilerleme olması” yönündeki beyanların ne tekniğe, ne mühendisliğe ne de bilime uygun bir açıklama olduğu, tamamen bilimdışı tespit olduğu, Sonuç olarak, kaçak elektrik kullanımının (işletmede arıza sebebiyle çalışabilecek cihaz olmadığından) teknik olarak mümkün olmadığı veya beklenmediği, daha açık ifadeyle, (tüm cihazların arızalı ve çalışamaz olması sebebiyle) kaçak elektrik kullanımını gerektirecek ve çalışması gereken bir cihazın/makinenin bulunmadığı ve aktif enerji tüketimini gerçekleştirebilecek aktif bir yük (dosyada yer alan bilgi belgeler kapsamında) olmadığından, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Madde 45/5) gereğince: “…Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır….” Hükmü de beraber değerlendirildiğinde, Tüm bu bilgi-belge ve değerlendirmeler sonucunda, arıza sonrası faaliyeti duran bir işletmeye ilişkin, ekonomik ve doğru kaydetme ömrünü tamamlamış ve muayeneye alınamayacak kadar doğru kaydedemeyeceği bilinen bir sayacın kayıt bilgileri üzerinden fatura tahakkuku yapılmasının uygun olmadığı,
Dolayısıyla, davacı şirket tarafından yapılan kaçak kullanım tahakkukunun isabetli olmadığı, bildirilmiştir.... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... AŞ, borçlunun ... ... olduğu, takibin 8.506,18 TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının faturadan kaynaklanan alacak olduğu, 15/08/2024 tarihli ödeme emrinin 21/08/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 19/08/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... AŞ, borçlunun ... ... olduğu, takibin 8.506,18 TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının faturadan kaynaklanan alacak olduğu, 15/08/2024 tarihli ödeme emrinin 21/08/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 19/08/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 13/11/2024 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Dava ve takibe konu alacak, davacının davalı adına davalı tüketicinin kullanımında olduğu iddia edilen tesisata dair davacı tarafından yapılan kontrolde ... seri nolu ... marka 2014 yılına ait sayacın kayıtsız- sözleşmesiz kullanıldığının tespiti üzerine davalı hakkında tanzim edilen 16/07/2024 tarihli H/... seri nolu kaçak kullanım tespit tutanağına istinaden davalı adına tahakkuk ettirilen faturaya dayalı olup, dava ve takibe konu faturaya dayanak olarak gösterilen davalı tüketiciye ait ... hizmet numaralı tüketim noktasında meydana gelen arıza sonrasında, sayaç kayıtları, enerji tüketim ilerlemeleri/ değişimleri, kaçak kullanıma dair tahakkuklar, sayaç test sonuçları, dağıtım şirketinin bildirim ve işlemleri ile EPDK'nın davacı hakkında sayaç değişiminin yapılmaması nedeniyle düzenlediği idari para cezası kapsamında, 27/12/2021 tarihinde dava dışı ... tarafından yapılan kazı çalışması sırasında davacıya ait hattın zarar gördüğü, davalının kullanımındaki iş yerinde elektronik cihazlarda hasar meydana geldiğinin tutanakla tespit edildiği, sonrasında davalıya ait işletmenin tamamen durduğu ve davalının cihazlarının çalışamaz hale geldiği, cihazların hiç çalışmadığı ve davalının iş yerinin boş olduğu dönemde dahi tüketim ilerlemeleri görüldüğü, bu durumun davacının ölçümlerinin hatalı olduğunu ve güvenilir olmadığını gösterdiği, davalıdan sağımsız sebeple arızalandığı belirlenen sayaç ile ilgili sayaç test formu ve EPDK yazısında belirlenen sayaç ömrü olan 1 yıllık süre geçtiği halde davacı tarafından değişim yapılmadığından davacı hakkında idari para cezası uygulandığı, elektronik sisteminde bozulma olan sayaçta fiili enerji tüketimi olmadığı halde sayaç kayıtları esas alınarak davalı hakkında kaçak kullanım tahakkuku yapıldığı, bu hali ile davalıdan kaynaklanmayan sebeple arızalanan, fiili kullanım olmayan ve davacının değişim yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle arızalı sayaca dayanılarak yapılan tespit doğrultusunda davalı hakkında gerçekleştirilen tahakkukun da buna dayalı düzenlenen faturaların da davalı sorumluluğunda olmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği hesaplanan 8.506,18 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/12/2025