Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 06.12.2016 tarihinde ... sevk ve hakimiyetindeki ... plakalı motosiklet ile müvekkili ...'nin sevk ve hakimiyetindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilnin yaralandığını, kaza tutanağında ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu ve müvekkilinin kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, 15.06.2023 tarihli uzman raporuna göre müvekkilin kalıcı iş göremezlik oranının %8 olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyacının ise 2 aya kadar uzayabileceği tespit edildiğini, müvekkilinin 06.12.2016 tarihinde geçirdiği kaza nedeni ile uğramış olduğu cismani zararın tazmini amacı ile HMK m. 107 uyarınca zarar belirlendikten sonra harcı arttırılmak üzere; 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100 TL bakıcı gideri toplam 300,00 TL belirsiz alacağın 20.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline karşı başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bakıcı giderinin belgelendirilmesi halinde brüt asgari ücret, belgelendirilmemesi halinde ise net asgari ücretin tazminat hesaplamasına esas alınması gerektiğini, kaza tarihinde fiilen çalıştığının davacı tarafça ispat edilmemiş olması nedeniyle mahrum kaldığı geliri bulunmadığının kabulü ile geçici iş göremezlik zararına ilişkin haksız ve hukuka aykırı talebinin reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğu, kaza tarihi olan 06.12.2016 tarihinde geçerli olan teminat limiti tutarı 310.000,00 TL ve kazaya sebep olan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tazminat hesaplaması yapılması ihtimalinde, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu ekipman kullanmamış olması nedeni ile ve aynı zamanda kaza tespit tutanağına göre ehliyetsiz araç kullanmış olmasından dolayı ayrı ayrı Yargıtay İçtihatları doğrultusunda en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar sebebiyle maddi tazminatın davalı ... hesabından tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; 06.12.2016 tarihinde dava dışı ... sevk ve hakimiyetindeki, sigortası olmayan ... plakalı motosiklet ile davacı ...'nin sevk ve hakimiyetindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası neticesinde davacının yaralanmış olması sebebiyle HMK m.107 hükmü uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL belirsiz alacağın 20.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
Sigorta Tahkim Komisyonunun 03.08.2023 Tarihli 2023.E... sayılı başvuru dosyası celp edilip incelendiğinde davacının başvurusunun usulden reddine karar verilmiş olduğu görülmekle mahkememizin işbu dosyası için kesin hüküm / derdestlik teşkil etmediği kanaatine varılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı’na başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Yargılama esnasında davacının celp edilen tedavi evrakları kapsamında ATK'dan alınan maluliyet raporunda özetle;

1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 (yüzdeiki) olduğu,

2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği

3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu maluliyet raporu akabinde dosyanın 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi ve 1 aktüerya uzmanı bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle;
06.12.2016 günü saat 11: 45 sıralarında, sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile ... ili, ... ilçesinde ... Caddesini takiben seyirle ... mahallesi 40. sokak ... mahallesi 40. sokak kavşağına geldiğinde, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile ... mahallesi 40. sokaktan ... mahallesi 40. sokağa geçmek istediği esnada ... caddesinden gelen ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.
Kusur değerlendirmesinde ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'nin meydana gelen kazada %25 oranında kusurlu olduğu, kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmayan ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
... Hesabı Yönetmeliğine göre davacı zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusuru nispetinde davalıdan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunabileceğinden kusur raporu dikkate alınarak davalının %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre hesaplama yapılarak takdire sunulacaktır.
Her ne kadar davalı tarafından davacının kaskının bulunmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği belirtilmiş ise de; ATK raporunda Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Uyluk kaslarındaki atrofi arıza nedeniyle iş gücü kaybı belirlenmiştir. Bu durumda da nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere kask takıp takmama ile meydana gelen yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığından bu konudaki Yargıtay kararlarına göre hatır taşıması indirim koşulları gerçekleşmemiş gözükmektedir.
SGK tarafından bildirilen geçici iş göremezlik ödemeleri toplamı 1.200,90 TL olup, %75 kusura göre rücuya tabi olan (1.200,90 x %75)- 900,68 TL.sı davacının maddi zararından tenzil edilecektir.
06.12.2016 kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalı sigorta şirketinin zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumluluk limiti ölüm / sakatlık ve sağlık giderleri bakımından kişi başı ayrı ayrı 310.000,00 TL.dır.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/16455 ile 2013/2073 E sayılı kararlarında açıkça geçici iş göremezlik zararının zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında ve sakatlık teminatı limitine dahil olduğu belirtilmektedir.
Davacının maddi zararları poliçe limitleri içinde kalmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” demektedir.
Davalıya ilk olarak 12.01.2017 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup, anılan başvuru tarihine göre temerrüt 25.01.2017 tarihinde gerçekleşmiştir. Anca davacı vekili tarafından verilen beyan dilekçesinde 20.06.2023 tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmiş olup, HMK 26.maddesine göre talep aşılamayacağından, taleple bağlı kalınarak temerrüt tarihi 20.06.2023 olarak kabul edilecektir.
Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının: 8.514,89 TL,
Sürekli iş göremezlik dönemine ait %2 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 194.129,76 TL. olduğu,
TOPLAM = 202.644,65 TL
ATK tarafından davacının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle zarar hesabı yapılamadığı,
Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvurunun usulden reddedilmesi nedeniyle işbu rapora bir etkisinin olmayacağı,
Davacı tarafından davalı aleyhine ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/... E sayılı dosyası ile açılan davanın akıbeti hakkında dosyada bilgi bulunmadığından, yapılan hesaplamalarda söz konusu davanın dikkate alınmasının mümkün olmadığı ve anılan davaya ilişkin hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu,
Anadolu Sigorta tarafından ödemeye ilişkin gönderilen belgeler incelendiğinde, ödemenin kazada %75 kusurlu bulunan dava dışı ...'a yapıldığı anlaşıldığından anılan ödemenin davacı bakımından yapılan zarar hesabında dikkate alınmasının mümkün olmadığı,
kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Alınan işbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu akabinde davacı vekili tarafından sunulan bedel arttırım dilekçesinde özetle; "Dilekçemizde 100,00 TL olarak talep edilmiş olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden dava değerinin arttırılarak toplam 194.129,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, Dilekçemizde 100,00 TL olarak talep edilmiş olan geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden dava değerinin arttırılarak toplam 8.514,89 TL geçici iş göremezlik tazminatının 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, Davalı taraftan tahsili ile müvekkile ödenmesine," isteminde bulunmuş olduğu görülmüştür.
Yapılan kontrolde davacı vekilinin dava dilekçesinde 20.06.2023 tarihinden itibaren faiz isteminde bulunmuş ise de sunulan bedel arttırım dilekçesi ile birlikte faizin başlangıç tarihinin daha geriye çekilmiş olduğu görülmüş olup bu kapsamda emsal mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2022/1628 Esas, 2023/955 Karar Sayılı, 18/05/2023 Tarihli "Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. ... Davacı taraf dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de ıslah dilekçesi ile kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş olup mahkemece kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Islah dilekçesi ile faiz başlangıç tarihine ilişkin talebin değiştirilmesi mümkündür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Mahkemece maddi tazminatın tamamı yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğrudur. (Yargıtay 17. HD. 15/10/2020 tarih 2019/6477 Esas 2020/5698 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 17. HD. 16/05/2019 tarih 2016/9984 Esas 2019/6211 Karar sayılı ilamı)" şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamında 194.129,76 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.514,89 TL Geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 202.644,65 TL'nin 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;

1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 06.12.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak;
- 194.129,76 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.514,89 TL Geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 202.644,65 TL'nin 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacının bakıcı gideri talebinin reddine,

2-Alınması gerekli olan 13.842,66 TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60 TL, tamamlama harcı olarak alınan: 693,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 12.722,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 1.609,00 TL (başvurma, vekalet harcı, peşin harç ve tamamlama harcı) davetiye, posta gideri: 581,00 TL, bilirkişi ücreti: 13.000,00 TL, ATK Fatura bedeli: 5.850,00 TL olmak üzere toplam: 21.040,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025