İtirazın İptali

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş ile davalılardan .... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmeye diğer davalılar ... ve ... ise işbu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle ... 22.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla davalı/borçlular aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, sözkonusu alacağın alacaklı ... Bankası A.Ş tarafından müvekkili ...A.Ş’ne temlik edildiğini, davalı/borçlular başlatılan icra takibine kötü niyetle ve haksız olarak itiraz ettiklerini, bunun üzerine icra müdürlüğünce de takibin durdurulmasına karar verildiğini, temlik eden banka ile davalılardan .... Ltd. Şti. arasında diğer davalılar ... ve ... müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzası bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve bu krediye istinaden kredi kullandırıldığını, davalılar ... ve ...'un bu kredi borcundan dolayı müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumluluğu olduğunu, müvekkilin alacağı temlik eden bankanın defter ve kayıtlarıyla sabit olduğunu, temlik eden bankaca uygulanan akdi faiz, temerrüt faizi, masraflar ve tüm fer'ilerin sözleşmeye ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın kabulüne, davalıların ... 22.İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, takibe haksız olarak itiraz eden borçlu aleyhine takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre için de açılması gerektiğini, icra takibine konu tebligatların usulsüz olduğunu, ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi ...Esas ve ...Karar sayılı Mahkeme ilamıyla tespit ettirerek, ilamı 08/01/2020 tarihinde kesinleştirdiklerini, 2020 yılında davacıya tebligatların iptal edildiğini ve icra takibinin durdurulduğu İcra Mahkemesi tarafından ve İcra Müdürlüğü tarafından davacıya tebligatla bildirilmiş olmasına rağmen, davacı tarafın tebliğ tarihinden 4 yıl sonra itirazın iptali davasını açtığını, davacının icra dosyasında tebligatların iptal edilmiş olduğunu ve takibin durdurulmuş olduğunu bilmesine rağmen, kötüniyetli davacının, borçlu ... şirketi adına kayıtlı araçlara 2020 yılında, 2021 yılında, 2022 yılında, 2023 yılında yakala şerhi koyalarak araçları trafikten men edilmesini sağladığını, yapılan usulsüz işlemlerin, davacının Mahkeme kararını tanımadığını göstermekte olduğunu, borcu kabul etmemek kaydıyla, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, borçlular yönünden temerrüt şartları gerçekleşmeyen taleplere karşı da alacaklı tarafından faiz talep edilemeyeceği gibi dava konusu alacak zamanaşımına uğramış olması nedeniyle zamanaşımı def’ide bulunduklarını, davacının göndermiş olduğu ihtarnameler ve bildirimler usulsüz olduğundan müvekkillerine tebliğ edilmediğini, davacı tarafın dilekçesinde davalı yönünden ileri sürdüğü alacak talepleri hayatın olağan akışına ve MK 2. maddesindeki dürüstlük davranma ilkesine aykırı olduğunu belirterek öncelikle gerçek kişiler yönünden davanın tefrik edilerek dosyanın tüketici mahkmesine gönderilmesini, bu mümkün olmadığı taktirde süresinde açılmayan, temerrüt ve muacceliyet şartları oluşmayan talepler zamanaşımına uğramış olduğundan ve gerçek kişiler ticari alacaklarda davanın tarafı olmadığından davanın usulden reddini, dava usulden reddedilmediği taktirde, davacının göndermiş olduğu ihtarnamelerin müvekkillerine tebliğ edilmemiş olması ve ihtarnamelerde ki borç ödeme sürelerinin kanunda belirtilen sürelerinden daha az süre verilmiş/belirtilmiş olması ve fahiş faiz oranı ve hatalı faiz türüyle icra takibi açılmış olması hesabiyle davanın reddine, davalı taraf, icra dosyası tebligatlarını Mahkemede iptal ettirmiş ve takibi durdurmuş olmasına rağmen, kötüniyetli davacı borçlu ... sirketi adına kayıtlı araçlara 2020 yılında ve 2021 yılında ve 2022,2023 yılında ve 2024 yılında davalılar adına kayıtlı araçlara yakala şerhi koyalarak araçları trafikten men ettirdiğini, mahkeme kararıyla icra takibinin durmuş olmasına rağmen davacı kötüniyetli olarak dosyada işlem yapmış olduğundan ve davalıya borçları olmamasına rağmen icra takibi başlatmış olması hesabiyle dava değerinin % 20 az olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 26/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı banka ile davalı kredi lehtarı (asıl borçlu) ... Tic. Ltd.şti: arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, anılansözleşmeye istinaden davacı banka tarafından kredi lehtarı adına kredi hesapları açıldığı ve bu hesaplar üzerinden nakdi kredilerin kullandırılmış olduğunu, işbu kredi borçlarının öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiğini, Kefalet Limiti ve Davalı Kefillerin Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 400.000,00 TL olduğunu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 53.706,51 TL'sının kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin kefatet limitiyle sınırlı olarak-çünkü takip tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüşlerdir de ondan (07.12.2015 T. ... E. ve ... s.K uyarınca) tespit edilen borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği (Lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'nın yargı makamınca değerlendirilebilineceği) davacı bankanın takip tarihi itibariyle hesaplanan alacakları;
olduğunu, mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 86.740.09 TL'nın (141.343.06 -54.602 97 -) reddi durumunda, takip tarihi İtibariyle yukarıda tabloda belirtildiği üzere (C) sütununda belirtilen asıl alacak kalemleri üzerinden (D) sütununda belirtilen temerrüt faiz oranları ve bunun 65 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceğini, takip tarihi ile dava tarihi aralığında toplam 8.816,35 TL (40,994 9704 3154 428,43 41.298 * 962,98 4*645,95 4 1.500 4 2.500 4 1555) tutarında kısmi tahsilat sağlandığını, ancak takip tarihi 28.11.2016 ile dava tarihi 28.08.2024 aralığı yaklaşık olarak 8 yıllık bir süreyi kapsamış olduğu nazara alındığında, yapılan ödemenin takip tarihi itibariyle oluşan alacak miktarında bir aşağı yönlü değişim yaratmayacağı düşünülerek TBK'nun 100 m. kapsamında bir hesaplamanın yapılamamış olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 27/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; kök rapordaki görüşlerini koruduğunu ve bir değişiklik yapılmadığını belirtmiştir.
Davacı ve davalı şirket arasında 13/09/2012 ve 23/08/2013 tarihinde Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalandığı, diğer davalıların ise bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, 13/09/2012 tarihli sözleşmede müteselsil kefiller için eş muvafakatinin bulunduğu, 23/08/2013 tarihli sözleşme için ise kefillerin asıl borçlu şirketin ortakları olduğu anlaşıldığından TBK m.584'e göre eş muvafakatinin gerekmediği, bu sözleşmeler kapsamında davalı asıl borçluya iskonto, KMH, şirket kredi kartı ve çek taahhüt bedeli kredisinin kullandırıldığı, eldeki dava ile de bu kapsamda yapılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, alınan kök ve ek raporla davacının alacağının tespit edildiği, bu raporların hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce hükme esas alındığı, davalı tarafça iskonto kredisi kapsamında tüm çeklerin ödendiği savunulsa da bu hususun ispat edilemediği, ayrıca davalı tarafından zamanaşımı definde bulunulsa da sözleşmeden kaynaklı 10 yıllık sürenin takip tarihi itibariyle dolmadığı, davalıların kefaletten kaynaklı sorumluluklarının TBK m.598 kapsamında dolmadığı, takibe itiraz tebliğ edilmediğinden hak düşürücü sürenin geçmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının gayri nakdi alacağı temlik almadığı da göz önünde bulundurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olduğu gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, reddedilen tutar yönünden davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın kısmen kabulü ile, davalıların ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin şirket kredi kartı yönünden 3.613,42 TL asıl alacak, 85,16 TL işlemiş temerrüt faizi, 4,26 TL BSMV; iskonto kredisi yönünden 48.500 TL asıl alacak, 754,44 TL işlemiş temerrüt faizi, 37,72 TL BSMV; kredili mevduat hesabı yönünden 1.593,09 TL asıl alacak, 14,17 TL işlemiş temerrüt faizi, 0,71 TL BSMV olmak üzere toplam 54.602,97 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-3.613,42 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanarak takibin devamına, (talebi aşmamak kaydı ile)
-48.500 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanarak takibin devamına,
-1.593,09 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %24,24 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanarak takibin devamına, (talebi aşmamak kaydı ile)

2-Takip ile dava tarihi arasında yapılan ödemelerin (8.816,35 TL) infazda dikkate alınmasına,

3-Kabul edilen alacağın %20’si oranında 10.920,59 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,

5-Alınması gereken 3.729,92 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 1.007,71 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 2.722,21 TL peşin harcın toplamı olan 3.149,81 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

7-Nakdi alacak yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

8-Nakdi alacağın reddedilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

9-Gayri Nakdi alacak nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 18.060 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

10-Davacı tarafından yapılan 6.959,50 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.383,95 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
11-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.096,14 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 2.103,86 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

12-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/12/2025