İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin 04/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı şirketin, yetkilisi ...'nin bir dönem ceza evinde kaldığını, müvekkilinin davacı şirketin tek yetkili temsilcisi olduğunu işte müvekkilinin ceza evinde kaldığı döneme denk gelen bir tarih aralığında düzenleme tarihine sahip, müvekkili şirkete ait ... .../... Şubesine ait EI - ... seri numaralı, 30.04.2024 düzenleme tarihli 450.000,00 TL bedelli, Lehtar'ı ... Tem. Ve Yön. Hiz. Ltd. Şti ve cirantası davalı ... olan çekin, davalı tarafından hem .... İcra Dairesi / ... esas dosyasıyla takibe koyulduğunu, hem de takas odasına ödeme için ilgili çeki ibraz eden yetkili hamil davalı tarafından, müvekkili aleyhine, .... İcra Ceza Mahkemesi 2024/... esas sayılı dosyasıyla karşılıksız çek düzenleme suçundan şikayet yapılması nedeniyle, müvekkilinin böyle bir çekten haberdar olduğunu, müvekkilinin ceza evinde olduğu dönemde çek düzenlemesi mümkün olmadığını, çek lehtarı olan ... Temizlik adlı şirket, işbu çeki sahte şekilde düzenlendiğini, müvekkilinin ilgili çekin keşide tarihi olan 30.04.2024 tarihinde, ceza infaz kurumunda olduğunu, böyle bir çek düzenlemesinin mümkün olmadığını, davalının .... İcra Dairesi / ... esas dosyası ile başlattığı icra takibi ile müvekkilinden çek alacağını tahsil etmeye çalıştığını, bu takibin dayanağı olan senet müvekkiline ait olmadığını ve üzerindeki imzanın da müvekkili tarafından atılmadığını, iddialarınına göre, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, lehtarın bu çeki tahsil etmeyi sağlamak amacıyla kötü niyetli şekilde cirolamaya devam ettiğini, en son ciro zincirinde ise, davalı ..., çekin geçersiz olduğunu bile bile çek hamili olduğunu, bu nedenlerle; .... İcra Dairesi / ... Esas numaralı takip dosyasındaki belirtilen toplam alacağın, şimdilik 5.000,00'lik kısmının (daha sonra arttırılmak üzere kısmi dava), takip dayanağı senedin sahteliğinin tespit edilmesi ve davacının borçlu olmadığının resen dikkate alınması neticesinde menfi tespitine, dava sürecinin sonuna kadar icra veznesine yatırılacak senet bedelinin davalıya ödenmemesi amacıyla teminatsız ve mümkün değilse belirlenecek bedel üzerinden ihtiyati tedbir kararı alınmasını, icra takibinin haksız ve kötü niyetle gerçekleştirilmesinden kaynaklanan zararların telafisi için davalıdan, menfi tespitine karar verilen bedelin %20 oranında kötü niyet tazminatının tahsil edilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücreti gibi tüm masrafların davalıya yükletilmesi hususunda karar verilmesini verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 06/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle: ..., 09/03/2024 tarihli genel kurul kararıyla davacı şirkete dışarıdan müdür olarak atandığını, çekin keşide edildiği tarihte davacı şirketi temsile yetkili olan kişi yalnızca ... olmadığını, aynı zamanda ... de olduğunu, çekteki keşideci imzasının da muhtemelen ... tarafından atıldığını, davacı tarafın, çekteki keşideci imzasının ...'e ait olmadığı yönünde bir iddiası olmadığına göre davanın reddedilmesi gerektiğini, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise ...'ün de imza örneklerinin alınarak çekteki imzayla karşılaştırılmasını talep ettiklerini, davacının çekin keşidecisi olduğunu, çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiğini ve karşılığı olmadığı için arkası yazdırıldığını, çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı varsayımında, banka personeli tarafından 'çekteki keşideci imzasının uyuşmadığına dair' şerh düşülmesi gerekirdi ki ; ibraz şerhinde bu yönde hiçbir beyan yer almaması, çeklerdeki imzanın davacıya ait olduğunu ve davacının bankadaki ıslak imza örnekleriyle örtüştüğünü gösterdiğini, bu nedenle de davanın reddedilmesi gerektiğini, dava konusu çekin bağlı bulunduğu ... ... şubesine ve ... Bankası ... şubesine müzekkere yazılarak davacının ıslak imza örneklerinin celbini ve aynı imza ile ödenmiş çek yaprağı bulunup bulunmadığının sorulmasını talep ettiklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte sayın mahkemenin davanın kabulüne karar vermesi halinde dahi müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığını, zira dava konusu çekin incelendiğinde; çekin müvekkile ciro yoluyla geçtiği ve müvekkili ile davacı arasında başka cirolar bulunduğu görüleceğini, müvekkilinin çekleri davacıdan almadığından çekteki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığını bilecek durumda olmadığını, müvekkilinin çekten doğan alacağının tahsili amacıyla iyiniyetle takip başlattığını, bu nedenle çekteki imzanın davacıya ait olmadığı varsayımında dahi somut olayda tazminat koşulları olayda oluşmadığını, bu nedenlerle; davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilerek, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası Uyap kayıtları,
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu senet üzerindeki imzanın itirazı ve senet yönünden menfi tespit talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK' nın 150. Maddesi uyarınca: "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir."
Davacı yan 06/10/2025 tarihli duruşmaya katılmamış olup, tarafların davayı takip etmemesi üzerine mahkememiz dosyası 06/10/2025 tarihinde HMK 150/1 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmıştır.
6100 sayılı HMK'nun 150. maddesinde "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" konusu düzenlenmiştir. Dava basit yargılama usulüne tâbidir. Mahkemece bu hususta re'sen karar verilerek kayıt kapatılır. Bu açıklama ışığında dosya incelendiğinde HMK 150. Maddesi gereğince takip edilmeyen davanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren 06/01/2026 tarihine değin davanın yenilenmesi gerekirken yenilenmediği anlaşıldığından açılmamış sayılmasına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1-Dava dosyasının 06/10/2025 tarihinde müracaata bırakıldığı, aradan üç aydan fazla zaman geçmesine rağmen taraflarca yenilenmediğinden, HMK'nun 150/5. ve müteakip maddeleri gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK madde 333 uyarınca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.