İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 17.07.2020 başlangıç tarihli İş Güvenliği Danışmanlık Hizmeti
Sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme ile müvekkilinin iş güvenliği hizmeti vermeyi davalının da bunun
karşılığında ödeme yapmayı kabul ettiğini, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini ancak
davalının toplamda 10.674,73 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, Sözleşmenin 7.10 maddesinde
ödemelerin fatura beklemeksizin yapılması gerektiğinin yazıldığını, yine Sözleşmenin 7.8
maddesinde ödeme aksaklıklarında %6 bileşik vade farkı uygulanacağının düzenleneceği ve Davacı
------ Güvenliği’nin sözleşmeyi fesh etme hakkının olduğunu, davalı tarafın kusurları nedeniyle
sözleşmenin kendileri tarafından fesh edildiğini ve 11.889,98 TL’lik icra takibi başlattıklarını, davalı
tarafın “Tehlikeli” iş kolu sınıfında olduğunu iş güvenliği hizmetini almasının zorunlu olduğunu
----sistemi üzerinden firmaya personel atamaları yaptıklarını, davalının da bu sistem
üzerinden onayladığını, davalıya başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ederek
durdurduğunu beyan ederek davanın kabulüne, haksız ve hukuktan yoksun itirazın iptali ile 11.889,98 TL borca takip tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile takibin devamına, yargılama giderleri
ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, faiz talebinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu,
sözleşmesinin 2020 yılı 7.aydan itibaren başladığını, iş karşılığı düzenlenen faturaların ödendiğini,
2020,2021,2022 ve 2023 yıllının bir bölümünde devam ettiğini, ancak davacının müvekkili şirket
personel bilgileri gibi hususlarda gerçekle uyuşmayan bildirimlerde bulunduğunun gözlemlendiğini
bu bilgilerle müvekkile kesilen fatura bedellerinde keyfiyet ile artırıldığını, yapılan itirazlar ile birkaç
kez yanlış bildirimlere istinaden davacıya iade faturalar düzenlendiğini ve tarafların arasında
mutabakat yapıldığını, müvekkilinin 2023 yılında hizmet almak istemediğini belirtmesine rağmen
davacının fatura kesmeye devam ettiğini ve müvekkilinin de istemeyerek de olsa ödeme yapmaya
devam ettiğini, 2023 yılında müvekkilinin son personelini de işten çıkararak faaliyetini geçici olarak
durdurma kararı aldığını ve hizmet almasına gerek kalmadığını davacı tarafa bildirdiğini, buna
rağmen iyi niyetli olarak kesilen faturaların bir kısmını ödediğini, davacının 15.07.2023 tarihli kesilen
faturasında görüleceği üzere “Hediye Ek Hizmetler” açıklaması ile 3.212,30 TL gene 2023 haziran
ayında 1.625 TL ve 2023 Temmuz ayında 9.074 Tl olarak düzenlenen faturaların keyfiyetle
düzenlendiğini ve müvekkilinin bu faturalara karşı iade faturası düzenlediğini, müvekkilinin davacıya
son olarak Ağustos 2023 ayına ait 1.400 TL ödeme yaptığını 170 TL kalan bakiyelerinin olduğunu
bunun ticari defterlere bakıldığında anlaşılacağını beyan ederek haksız davanın reddine,
haksız ve kötü niyetle icra takibi için davacı alacaklı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere
tazminata, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; ---- İcra Müdürlüğünün----esas nolu dosyasında icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.--- İcra Müdürlüğünün ----- Esas nolu dosyasının Uyap sureti incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere Sgk mevzutından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden alanın 17/11/2025 tarihli raporda özetle; Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, GİB onaylı beratlarının zamanında alındığı, TTK ve VUK hükümlerine
göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin Ticari Defterleri inceleme günü gelmediği ve defter belge ibraz etmediği için
incelememiştir. Davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip
konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemenin
HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge
ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını
değiştiren “…veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi…” madde hükmü şartının
davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı Alacağı Yönünden: Davacı tarafın muavin kayıtlarında takip tarihi itibari olan
12.12.2023 te 10.674,73 TL ALACAKLI göründüğü ancak bakiyeyi oluşturan son 3 (üç)
fatura taraflar arasındaki sözleşme dikkate alınarak incelendiğinde yukarıda (bkz bölüm 6)
detaylı açıklandığı üzere 2.520,00 TL fazladan düzenlenmiş olduğu değerlendirilmiş olup
takip bakiyesinden ( 10.674,73 TL – 2.520,00 TL) düşüldüğünde davacının 12.12.2023 takip
tarihi itibariyle 8.154,73 TL talep edebileceği mütalaa edilmiştir. Takdir Sayın mahkemenizindir. Faiz: Davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da
eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından
davacının takip öncesi faiz talebi yerinde olmadığı, Ancak, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hüküm
kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden
kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı
için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkar tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır," tespitinde bulunmuşlardır.
Bilirkişi raporunun döndüğü taraflara tebliğ edildiği, tarafların beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, fatura alacağının likit olduğu, davalı tarafın yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmadığı, davacı tarafın 12/12/2023 takip tarihi itibariyle davalıdan 10.674,73 TL alacaklı olduğu görülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dosyasının SGK bünyesinde ilk
işçi çalıştırılmaya başlandığı 30.04.2020 tarihi itibariyle kanun kapsamına alındığı, ilk işçinin 2020/4 dönem bordrosunda (çalışan sayısı toplam 1 kişi olarak) gösterilmeye
başlandığı, ileriki dönemlerde çalışan sayısının 4’e kadar çıkabildiği, en son 2023/05
döneminden 2025/1 dönemine kadar 1 (bir) çalışan bildiriminin yapıldığı, dosyanın henüz kanun kapsamından çıkartılmamış yani işlemden kaldırılmamış olduğu, taraflar arasında İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti sunulmasına ilişkin sözleşmenin
17.07.2020 tarihinde akdedildiği, davacının ----- sistemi üzerinden davalı için
bildirimde bulunduğu, sözleşmenin 2021,2022 ve 2023 yılına kadar devam ettiği, davalı işveren her ne kadar cevap dilekçesinin 9. maddesinde “2023 yılında davalı müvekkil son personelinin de işten çıkışını yaparak faaliyeti geçici olarak durdurma kararı almış, hizmet alımına dair bir gereklilik kalmadığını ve sözleşmenin sonlandırılmasını davacıdan istemiştir”
şeklinde belirtmiş ise de bu beyan ile SGK kayıtlarının uyumlu olmadığı, aralıksız sigortalı çalışan bildiriminin 2025 Ocak ayına kadar yapıldığı, davalının davacıya 2023 yılında son işçiyi çıkardığına, sonrasında çalışan işçi bildirimi
yapmadığına ilişkin davacıya herhangi bir bildirimde bulunduğuna ilişkin tespitte bulunulamadığı, davacının davalıya hizmet sunmaya devam ettiğine ilişkin iddiasının aksi kayıt ve belge
sunulamadığı görülmüştür.
Davacı şirketin takip tutarına denk gelen faturaların incelemesinde birinci ve ikinci sıradaki 29.05.2023 ve 26.09.2023 tarihli 900,00 TL' lik faturaların sözleşmeye uyumlu olduğu, üçüncü sıradaki 15.07.2023 tarihli ------ numaralı 9.074,75 TL lik faturanın içeriği incelendiğinde; sözleşmenin 9.1 maddesinde; Cayma halinde taahhüt kapsamında verilen hediyelerin tümünün ayrıca faturalandırılacağının bildirildiği, bu nedenle KDV hariç
3.212,30 TL olan faturanın talep edilebileceği, ancak yine aynı fatura kapsamındaki kırmızı ile yazılan toplamda 2.520,00 TL' nin sözleşme ile uyumlu olmadığı ve bu kapsamda davalıdan talep edilemeyeceği dolayısıyla 9.074,75 TL olan faturadan 2.520,00 TL düşülmesi bu fatura da davacının 6.554,75 TL
talep edebileceği,
toplamda ise Davacının son üç faturasından 8.154,73 TL (699,98 TL + 900,00 TL + 6.554,75 TL) talep edebileceğine kanaat edilmiş, sözleşmenin 7.7 maddesinde; ödemelerin, her ayın en geç beşinci günü yapılacağı belirtildiğinden; faiz yönünden (takibe denk gelen tutar) 699,98 TL'lik fatura yönünden 05/06/2023 tarihinden takip tarihine kadar faiz işletilerek 90,59 TL, 900 TL'lik fatura yönünden 05/10/2023 tarihinden takip tarihine kadar faiz işletilerek 59,65 TL, 6.554,75 TL'lik fatura yönünden 05/08/2024 tarihinden takip tarihine kadar faiz işletilerek 685,24 TL bulunmuş, takibin kısmen iptali ile takibin 8.154,73 TL asıl alacak, 835,48 TL işlemiş faiz ve ferileri üzerinden devamına alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile; -----İcra Müdürlüğü'nün -----esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 8.154,73 TL asıl alacak, 835,48 TL işlemiş faiz ve ferileri üzerinden devamına, fazlaya dair istemin REDDİNE,
2-)Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 8.154,73 TL’nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-)Reddedilen tutar yönünden ispatlanamayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-) Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-a)Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL. başvurma harcı, 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,2 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-) Davacı tarafından sarfedilen toplam 16.072,50 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına (%75,61-%24,39) göre hesaplanan 12.152,42 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-) Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8-) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan 8.990,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 2.899,77 TL üzerinden hesaplanan vekalet ücreti tutarı) 2.899,77 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,
10-) 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına (%75,61-%24,39) göre hesaplanan 2.721,96 TL'sinin davalıdan, bakiye 878,04 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, kararın davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.