İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davacı şirket ile davalı arasında 2017/... İhale Kayıt Nolu ... akdedildiğini, davacının bahse konu mahcuzların teslimi yükümlülüğünü, davalı ise bu mahcuzların bedellerini ödeme yükümli yüklendiğini, davacı şirket tarafından edim yerine getirilmiş ve davalıya 18.12.2017 tarihli ve ... seri numaralı (irsaliye no: ...),867.765,00 TL bedelli fatura düzenlenmiş olduğunu, Davalı tarafından bu faturaya istinaden Davacıya takip öncesi 85.057,00 TL parça ödeme yapıldığını, davacı adına ... 19.İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. (icra dairelerinin birleşmesi sonucunda yeni esası ... 1.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E.) Sayılı dosyası ile icra takibi yapılmak zorunda kalındığını, davalıya ödeme emri 24.04.2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve dosya borcuna itiraz edilerek takip durdurulmuştur. Takibin durdurulması sağlandıktan sonra davalı tarafından Davacı şirkete 30.04.2018 tarihinde 400.000,00 TL, 18.05.2018 tarihinde 100.000,00 TL,14.06.2018 tarihinde 100.000,00 TL, 10.07.2018 tarihinde 82.708,00 TL olmak üzere 682.708,00 TL kadar öğrenildiğini, davalı tarafından icra dosyasına itiraz edildikten sonra yapılan kısmında davacının halen alacağı bulunmakta olduğunu ifade ederek; Davalının, borca ve fer'ilerine itirazı ile duran ... 1.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. (... 19.İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E.) sayılı dosyası nezdinde başlatılan takibe itiraz akabinde yapılan kısmi ödeme sonrası ödenmeyen kısım yönünden itirazın iptali ile başlatılan takibin devamına, haksız itiraz nedeni ile alacak miktarının 9620'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Harçlar Kanunu 29/3'egöre icra takibindeki peşin harcın işbu davadaki harçtan mahsubuna, Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlanması ve arabuluculuk sürecinin vekil ile takip edilmesi sonucu Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 16/2c maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin takdir edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının herhangi bir borcunun bulunmadığını, 2017 Yılında Genel Müdürlükçe davacı firmaya 25.07.2017 tarihinde 10.528,84 TL, 10.11.2017 tarihinde 250.000,00 TL, 28.12.2017 tarihinde 200.000,00 TL. Ödeme yapıldığını, 2018 Yılında Genel Müdürlükçe davacı firmaya 12.01.2018 tarihinde 200.000,00 TL, 22.01.2018 tarihinde 147.000,00 TL, 06.02.2018 tarihinde 250.000,00 TL, 16.03.2018 tarihinde 100.000,00 TL, 30.04.2018 tarihinde 400.000,00 TL, 18.05.2018 tarihinde 100.000,00 TL, 14.06.2018 tarihinde 100.000,00 TL, 10.07.2018 tarihinde 82.708,00 TL. Ödeme yapıldığını, 2018 Yılı Hesap Hareketleri Tablosunun en altında yer alan küçük kutucukta; 2017 Yılında davacı tarafa Genel Müdürlüklerince yapılan ödeme TOPLAM 460.528,84 TL., 2018 Yılında davacı tarafa Genel Müdürlüklerince yapılan ödeme TOPLAM 1.379.708,00 TL.' dir denildiğini ifade ederek; Haksız davanın Görev ve Zamanaşımı itirazlarımız dolayısıyla reddine, Şayet Sayın mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, Harçlar Kanununun 32. maddesi kamu düzenini ilgilendirdiğinde davacı tarafça ödenmeyen harçlar nedeniyle müteakip işlemlerin yapılmamasına, Davacı taraf aleyhine %40'dan aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı görüldü. SMMM bilirkişi 06/02/2025 tarihli raporunda özetle ;'' Sayın Mahkemenin görevlendirmesine istinaden; “Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan, davalı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde, bilirkişi incelemesi yapılması hususunda ” bilirkişiliğimizce yapılan çalışma sonucu olarak;Sayın Mahkemece ; 10.01.2025 Tarihinde Mahkeme Kaleminde davalı tarafın ticari defterlerinin hazır edilmesi istenilmiş ;-Davalı tarafın yerinde inceleme talebi olduğu görülmüş, 27.01.2025 tarihinde yerinde inceleme yapılarak Davalı Taraf 2017-2018 yılları Resmi Kayıtları İncelenmiştir ;Taraflar arasında 2017 ve 2018 yılında ticari mal alış-satışından kaynaklanan ticari ilişki ve sözleşmenin bulunduğu,Davalı ... İşletmesi “nin 2017-2018 yıllarına ait resmi kayıtları nın elektronik ortamda tutulduğu,Resmi Kayıtlarında Davacı ... METALURJİ SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. Cari hesapları incelendiğinde ;... Satıcılar Hesabı altında 320.01.03.01.23 ... Metalurji Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. Kod ile takip edildiği, 16.10.2017 tarihli 982.647,00 TL, 06.12.2017 tarihli 79.296,00 TL, 18.12.2017 tarihli 867.765,00 TL olmak üzere 3 fatura ile toplam 1.929,708,00 TL alım yapıldığı, 2017 yılında; — 10.11.2017 tarihinde 250.000,00 TL, 19.12.2017 tarihinde 100.000.00 TL 28.12.2017 tarihinde 200,000,00 TL- olmak üzere 550.000,00 TL ödemeyapıldığı, Hesabın 2017 yılında 1.379,708,00 TL Alacaklı olduğu, 2018 Yılında; — 12.01.2018 tarihinde 22.01.2018 tarihinde 06.02.2018 tarihinde 16.03.2018 tarihinde 30.04.2018 tarihinde 18.05.2018 tarihinde 14.06.2018 tarihinde 10.07.2018 tarihinde 200.000,00 TL, 147.000,00 TL 250,000,00 TL- 100.000,00 TL, 400.000,00 TL 100,000,00 TL- 100.000,00 TL, 82.708,00 TL- 1.379.708,00 TL- ödeme yapıldığı, İcra Tarihi olan 18.04.2018 tarihinden sonra;18.05.2018 tarihinde 100.000,00 TL,Tarihinde 82.708,00 TL olmak üzere toplam 682.708,00 TL ödeme vapıldığı,30.04.2018 tarihinde400.000,00 TL,14.06.2018 Tarihinde 100.000,00 TL ve 10.07.2018 Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 2017-2018 yılında yapılan ticari mal alış-satışı ile ilgili olarak davalı idarenin muhasebe kayıtlarına göre;
Davalı idarenin davacı şirkete fatura karşılığı olan borçlarını ödemiş olduğu, cari hesap borcunun bulunmadığı,'' şeklide görüş bildirmiştir.18/02/2025 tarihli talimat yoluyla alınan SMM bilirkişi raporunda özetle; '' 13.02.2025 tarihinde, davacı vekilinin sunduğu dilekçede ticari defter kayıtlarının bulunduğu adres olarak belirtilen "... ..." adresine gidilerek inceleme yapılacağı bildirilmiştir. Ancak davacı şirket ortağı ve yetkilisi ..., davalı ile borç-alacak ilişkilerinin kalmadığını, bu nedenle incelemeye gerek olmadığını beyan etmiş ve mali ilişkilerin izlendiği cari hesap ekstresini ibraz etmiştir. Davacı şirket yetkililerinin imzasını taşıyan "Cari Hesap Ekstresi" incelendiğinde, taraflar arasında 2017 yılı öncesine dayanan ticari bir ilişkinin bulunduğu, bu ilişkinin Temmuz 2018'e kadar devam ettiği, davacı şirketin davalıya düzenlediği fatura bedellerinin banka havale/... yöntemiyle tahsil edildiği ve 10.07.2018 itibarıyla davacı şirketin davalıdan tüm alacaklarını tahsil ettiği tespit edilmiştir.'' şeklinde görüş bildirmiştir. Hesap bilirkişisinin 30/05/2025 tarihli raporunda özetle; raporda da belirtilen tablolar karşılığında Yer verilen detaylı hesaplamalar uyarınca davalı tarafından tüm ödemelerden sonra icra takibine konu bakiye 70.066,89 TL davacı alacağının kaldığı hesaplanmıştır.'' şeklinde görüş bildirmiştir.

Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davadır.Davacı dilekçeler aşamasında ki beyanları ile, davalı işletme ile aralarında hizmet alım ilişkisi olup sözleşme ve buna istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklı ödenmeyen alacaklarının tahsili talepli başlatılan takibe haksız itiraz edilmesine rağmen ödenen borcun bulunduğu bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamını talep etmekle, davalı ise davacıya ödenmemiş alacağı bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasında ki çekişmeli vakıaların, ... 1.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/... sayılı takip dosyasına konu, sözleşme ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı aralarında alacak ilişkisi bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmakta olup, itirazın iptali davaları İİK m.67/1 hükmü gereği genel hükümlere tabi olup bu bakımdan TMK m.6 ve HMK m.190 gereği ispat yükü davacı takip alacaklısı üzerinde bulunmakla, ispat şekli bakımından ise alacağın miktarı göz önüne alındığından HMK m.200 hükmü gereği senetle ispat kuralına tabi olmakla, şartları var ise HMK m.222 gereği tarafların ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle iddialar ispatlanabilecektir. Nitekim taraflar arasında hukuki ilişkinin varlığı çekişmesiz olmakla bakiye borç ilişkisinin tespitinin yapılması gerekmektedir.İtirazın iptaline konu ... 1.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/... sayılı takip dosyasının incelenmesi neticesinde, takibin tarafları ve konusunun eldeki dava ile aynı olduğu, takibin usulüne uygun başlatılarak böylelikle davacının eldeki davayı açmakla hukuki yararı olduğu, takibe yapılan itirazın içeriği, tebliği ve tarihi bakımından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça 2022/... no'lu arabuluculuk dosyası ile ilgili dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.Tahkikat aşamasında, taraflar arsında ki alacak borç miktarıyla bu miktar neticesinde ödenen ve TBK m.100 hükmü gereği mahsubu yapıldıktan itirazın iptaline konu takipte ki ana para borcunu oluşturabilecek alacağın varlığının tespiti için davacı tarafından da delil listesinde dayanılması göz önüne alınarak, tarafların ticari defterleri incelenmiş, defterlerin sunuluşu ve tutuluşu göz önüne alınarak HMK m.222 hükmünce delil olabilceği görülmüş olup, defterlerin incelenmesi sonucu davaya konu takip tarihi itibariyle takipte talep edilen miktar kadar bakiye ana para alacağı olduğu, davalı tarafça ödeme yapıldığı, takip gereği TBK m.100 hükmüne göre esas alacağın bu doğrultuda bulunup icra takibinin düzenlenmesi gerektiğinden 08/10/2025 tarihli raporda bu hususta inceleme yaptırılmış olup, itirazın iptaline konu takipte ki bakiye alacağın miktarı tespit edilmiştir.Davalı takip alacaklısının icra takibinde yaptığı faize itiraz bakımından, tarafların ticari ünvanları da göz önüne alınarak tacir oldukları bu bakımdan TTK m.8 gereği faiz oranını serbestçe belirleyebilecekleri takip talebinde ise yasal faizin talep edildiği bu hususta 3095 sayılı kanunun belirlediği sınırlar içinde kalındığı, takipte talep edilen faizin aynen devamına karar verilmesi gerekli olup tespit edilen bakiye miktar üzerinden takibin düzenlenerek hüküm kurulması gerektiği anlaşılmıştır.İcra inkar tazminatı bakımından, davalı borçlunun takip tarihinden sonra alacağı kabul edip ödeme yaptığı bu bakımdan bakiye kabul edilen alacak miktarı üzerinden tazminatın İİK m67/2 hükmü gereği takdiren %20 oranında kabul edilmesine kanaat getirilmiştir, ana para alacağı bakımından davacının iddiasını ispatlaması ancak TBK m.100 gereği hükmün kısmen kabul olarak kurulduğu göz önüne alınarak kabul edilen miktar olan ana para alacağı üzerinden yargılama giderlerinden davalının tamamen sorumluğuna karar verilerek aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1-Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 70.066,89 Tl ana para alacağın üzerinden aynen DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2- Davacının icra inkar tazminatının kısmen kabulü ile takip konusu kabul edilen alacağın %20'si olan 14.013,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine

3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 13.662,00 TL harçtan başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.234,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 12.044,00 TL yargılama gideri ( 11.500,00 TL bilirkişi ücreti, 544,00 TL posta ve tebligat gideri) olmak üzere toplam 12.899,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 08/01/2026