İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davacı vekili mahkememize sunduğu 20/11/2024 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında yemek temin sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin davalının iş yerinde istihdam ettiği çalışanlara yemek temin etme, davalının ise temin edilen yemeklerin sayısı tutarında bedelin ifasını karşılık olarak taahhüt ettiklerini, davalının 2024 yılı mayıs ve haziran aylarında teslim edilen yemeklere ait ödemeleri uzun süreler ötelediğini ve müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, müvekkili şahıs şirketinin icra takibine konu faturalara istinaden 111.826,00 TL asıl alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyası ile taraflarınca ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı taraça icra takibine itiraz edilerek icra takibinin durduğunu, dava konusu ticari davalarda dava şartı olması sebebiyle işbu davanın açılması öncesinde taraflarınca dava şartı kapsamında arabuluculuk başvurusunun yapıldığını ancak yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını belirterek davanın kabulü ile davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı takip dosyasına yönelik haksız itirazının iptalini, takibin devamını, müvekkili lehine takip çıkış miktarı toplam alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 16/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, fatura düzenlenmiş olmasının ve bu faturaların ticari defterlere işlenmesi alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, bahse konu firma muvafakat almaksızın zam yapmasından kaynaklı bir alacak çıkarmakta olduğunu, bu hususta davacı tarafa iade faturası düzenlendiğini, faturanın tek taraflı bir işlem ile herkes tarafından düzenlenebilen bir belge olduğunu, yerlemiş Yargıtay içtihatları doğrultusunda tek başına fatura düzenlenmiş olması ve bunların cari hesaba işlenmesi alacağın varlığına ispata yeterli olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı dosyası
--------- Noterliği'nin 02/12/2024 tarihli yazı cevabı
--------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 02/12/2024 tarihli yazı cevabı
--------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 04/12/2024 tarihli yazı cevabı
-Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi tarafından sunulan 04/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafından incelemeye sunulan 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalı tarafından incelemeye sunulan 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 07.08.2024 tarihinde 110.000,00 TL alacaklı olduğu, Davacı yanın 110.000,00 TL alacakları için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 07.08.2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği yönünde sonuç ve kanaate varılmıştır.
Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili için -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dosya kapsamından; davacı tarafından 31/05/2024 tarihli ve 29/06/2024 tarihlerinde düzenlenmiş iki adet faturaya dayalı toplam 111.826,00 TL alacağının tahsili için -------- İcra. Müdürlüğü'nün-------- Esas sayılı icra dosyası üzerinden davalı aleyhine takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde itiraz ettiği davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup; Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu bilirkişi raporunda davacı yan tarafından sunulan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan110.000,00 TL alacaklı göründüğü, davalı yan tarafından sunulan ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya 225.345,00 TL borçlu göründüğü tespit edilmiştir.
Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya
hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde mahkeme tarafından tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde defterleri sunmamanın sonuçlarının sayıldığı, buna göre taraflardan biri defterlerini sunmaz ise usulüne uygun tutulmuş defterlerini sunan tarafın kayıtlarının sahibi ve halefleri yönünden lehine delil kabul edileceği düzenlenmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişi tarafından davacının ticari defterleri incelenmesi neticesinde sunulan raporda davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takibe konu faturalardan kaynaklı takip tarihi itibariyle davalıdan 110.000,00 TL alacaklı göründüğü davalı şirketin ticari defterlerine göre davacı tarafa borçlu olduğunun tespit edildiği davacının tanzim edilen rapora karşı herhangi bir beyan ve itiraz dilekçesi de sunmadığı, davalı itirazlarının ise usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin aksini ispata elverişli delilere dayandırılmadığı anlaşılmış olup HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtları ile buna dayanak faturaların davacı lehine delil vasfında olduğu, buradan hareketle dava konusu faturalar nedeniyle davacının cari hesap ilişkisine dayalı olarak alacaklı olduğu anlaşılmış olup; davanın kısmen kabulü ile, davalının--------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin toplam 110.000,00 TL fatura alacağı üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu asıl alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 22.000,00 TL icra inkar tazminatının davacı lehine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın Kısmen İPTALİ ile; takibin toplam 110.000,00 TL fatura alacağı üzerinden aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 22.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 7.514,10 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 1.350,58 TL peşin harcın ve 559,13 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 5.604,39 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 1.826,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 9.000,00 Tl, posta ve tebligat masrafı 115,00 TL olmak üzere toplam 9.115,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.966,16 TL giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 427,60 TL, mahsup edilen peşin harç 1.350,58 TL ve 559,13 TL icra peşin harcı olmak üzere toplam 2.336,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.541,21 TL'sinin davalıdan, 58,79 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2026