İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, pasta, kek, çikolata vs. gıda üretimi yapan bir firma olup, Davalının ise, davacıdan toptan ürün alımı yaparak kafe, pastane vs. işyerlerine toptan ürün satışı yapmakta olduğunu, Davalı taraf, davacı müvekkilinden ----nolu fatura karşılığında ---- nolu fatura karşılığında --- olmak üzere toplam ----ürün almış, ardından ---- kısmı davalı tarafından düzenlenen ----- nolu fatura ile iade edilmiş ve bakiye ---- borç kalmış olduğunu, Satılan ürünler, ekte ibraz edilen irsaliyelerde görüleceği üzere davalı tarafa imza karşılığı teslim edilmiş, Yine, davacı firma tarafından düzenlenen faturalarda ve davalı tarafça düzenlenen iade faturası altında cari bakiyenin--- olduğu yazılı olup bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakta olduğunu, ancak davalı taraf, bugüne kadar bakiye ---- ödememiş, Bunun üzerine bakiye alacağın ödenmesi için -----sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatılmış, Davalı tarafın, yapılan takibe ve borcun tamamına hiçbir gerekçe bildirmeksizin itiraz etmiş olduğunu, bedele ve faturalara ilişkin herhangi bir itiraz ve uyuşmazlık bulunmamakta, Davalı taraf, kötü niyetli bir şekilde takibi sürüncemede bırakma amacıyla itirazda bulunmuş olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket gıda sektöründe faaliyet göstermekte olup, Müvekkili şirket yetkilileri ---numaralı ----hattından, davacı şirkete ait------- üzerinden mesaj göndermek suretiyle, numune olarak kek, pasta ve diğer gıda ürünlerinin gönderilmesini istemiş olduğunu, Davacı taraf, müvekkili şirkete numune olarak herhangi bir ücret talep etmeden dava konusu mezkur ürünleri göndermiş, Akabinde davacı taraf numune olarak gönderilen örnek ürünlerin bedeli olarak huzurdaki davaya konu söz konusu faturaları düzenlemiş olup, İş bu huzurdaki dava ile haksız ve kötü niyetli olarak düzenlenen faturaların bedelinin talep edildiğini, Müvekkili şirket, davacı şirkete numune ürünlerinin tarafına gönderilmesini defalarca gerek telefon gerekse mesaj yoluyla iletmiş akabinde davacı taraf ile---- görüşmelerinde davacı taraf "BEDELSİZ" numune ürünleri göndereceğini belirtmiş, Bu konuya ilişkin ------mesaj görüntüsünü de dilekçe ekinde ibraz ettiklerini, Davacı tarafın müvekkili şirketin talep ve isteklerine aykırı bir şekilde, ticari ahlak ve teamülle açıklanamayacak derecede kötüniyetli bir şekilde bedelsiz numune olarak gönderdiği ürünlerin bedelini talep ettiğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkiline bedelsiz olarak gönderilen numune ürünlerine istinaden düzenlenen fatura alacağının talep edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olup, Müvekkili davacı şirkete bir borcu bulunmamakta, Bu sebeple icra takibine konu fatura içeriğinin ve alacağın tamamına itiraz ettiklerini tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, -------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacı Şirket tarafından ibraz edilen -----Yılı Ticari Defterlerinin Noter Açılış Onamaları ile Yevmiye Defter Noter Kapanış Onamalarının Usul ve Yasaya uygun biçimde Yasal Sürelerinde yaptırılmış oldukları, İbraz edilen -------- Yılı Ticari Defterlerinin Ticari Defterlerinden Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir (Büyük Defter)lerini 1 sıra no.lu elektronik defter tutulmasına ilişkin tebliğ kapsamında elektronik ortamda tutulmuş oldukları, bu çerçevede tutulan elektronik defterlerin hesap döneminin ilk ayı ve son ayının beratlarının alınmış olduğu ve söz konusu beratların açılış ve kapanış onayı olarak kabul edilmesi gerektiği Başkanlık mali mührünü de içeren beratların sunulduğu, Davacının sunduğu elektronik defterlerin Başkanlık tarafından onaylanan beratları ile birlikte Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında geçerli kanuni defter olarak kabul edilmesi gerektiği, ibraz edilen ---- Envanter Defterinin de yasal süreler içerisinde Noter açılış Tasdikinin yaptırılmış olduğu, Kayıt nizamı bakımından V.U.K. Md.215-219 Md. İle MUHASEBE sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun ve dayanak belgeleriyle uyum içinde oldukları görüldüğü Davalı Şirket tarafından ibraz edilen-------- Yılı Ticari Defterlerinin Ticari Defterlerinden Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir (Büyük Defter)lerini 1 sıra no.lu ELEKTRONİK defter tutulmasına ilişkin tebliğ kapsamında elektronik ortamda tutulmuş oldukları, bu çerçevede tutulan elektronik defterlerin hesap döneminin ilk ayı ve son ayının beratlarının alınmış olduğu ve söz konusu beratların açılış ve kapanış onayı olarak kabul edilmesi gerektiği, Başkanlık mali mührünü de içeren beratların sunulduğu, Davalının sunduğu elektronik defterlerin Başkanlık tarafından onaylanan beratları ile birlikte Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında geçerli kanuni defter olarak kabul edilmesi gerektiği, Kayıt nizamı bakımından V.U.K. Md.215-219 Md. İle muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun ve dayanak belgeleriyle uyum içinde oldukları Taraflar arasındaki ------ Mutabakat Farkının, Davalı Şirketçe Davacı Şirket adına düzenlenen ve Davacı Şirket Ticari Defterlerinde kayıtlı bulunan, ancak İade Faturasını düzenleyen Davalı Şirketçe kendi aleyhlerine olacak şekilde Ticari — Defterlerine — kaydetmediği — görülen; ----- Düzenleme Tarihli, ----- Tutarlı iade faturası” ndan kaynaklandığı, dolayısıyla, davacı şirket ticari defterlerinde, davalı şirket lehine de olduğu tespit olunan davacı şirket ticari defter kayıtlarına itibar edilebileceği, diğer kayıtların ise birbirlerini teyit ettiği görülmekle,Davacı Şirketin ---- Temerrüt Faizi olmak üzere toplam ----- alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında, Davacı Şirketin Davalı Şirketten, Takip/Dava Tarihi itibarıyla, Talebi gibi ----- ASIL ALACAKLI durumda bulunduğu, Davacı Şirketin Takip öncesine ilişkin Faiz Talebinde bulunup, bulunamayacağı, takip öncesi Temerrüt Şartlarının oluşup, oluşmadığı hususlarının değerlendirilmesi mahkememize ait olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. Somut olay taraf defterlerinin incelendiği, Davacı şirket tarafından davalı şirkete ---- yıllarına ait e defterlerde davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı şirketin ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu; tarafların ticari defter kayıtları birbirini doğruladığı, Davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre de davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariye 222.160,67 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın faturaya konu ürünlerin davacı tarafından bedelsiz numune olarak gönderildiği iddiasını kesin deliller ile ispatlayamadığı ve taraf defterlerinin birbirini doğrulaması nedeniyle davacının davasını ispatladığı kanaatiyle açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalının takip öncesinde usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.

Davanın KISMEN KABULÜ İLE,

1-Davalının ---------Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 222.160,67 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Karar harcı 15.175,80 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.359,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.356,6 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 3.359,20 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.786,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.000,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 6.389,99 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.875,50 TL'nin davalıdan, 724,50 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerine (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde------------ Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıld. 09/01/2026