İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uzun yıllardır servis taşımacılığı sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında km cinsinden söz konusu faaliyetin güzergahı, günlük ve aylık ücretlendirilmesi başta olmak üzere birçok hususun kararlaştırıldığını, Her iki tarafın da birbiriyle ticari faaliyet ilişkisi olduğunu, müvekkilinin fatura alacağının mutlak ticari ilişkiden kaynaklandığını, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, Müvekkilinin yapılan anlaşma gereği gösterdiği faaliyetin ve emeğin karşılığı; ----Fiyat Farkı açıklaması ile -----Ödeme açıklaması ile ----Eksik Ödeme açıklaması ile --- Mart'ta Eksik Ödeme açıklaması ile --- hak edişine karşılık -----tarihinde fatura kestiğini, Buna bağlı olarak -------- asıl alacak için takip başlatıldığını, davalının hukuka aykırı gerekçelerle borca itiraz ettiğini, Her ne kadar ödeme emri ekindeki borcun dayanağı olan evraklara itiraz edilmiş ise de müvekkili tarafından düzenlenen faturanın ödenmediğini, sadece icra takibini durdurmak amacıyla kanunun vermiş olduğu itiraz hakkının kötüye kullanıldığını, tarafların arabuluculuk aşamasında uzlaşamadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının çalışması karşılığı anlaşılan hizmet bedeline uygun olarak düzenlediği mutabık kalınan faturaların müvekkilinin kayıtlarına alacak olarak işlendiğini, akabinde tedarikçinin yakıt yüklemeleri, satın alma iade faturaları vb. işlemleri neticesinde hesabının kapatıldığını, güncel olarak bir bakiyesinin gözükmediğini, ödenmesi talep edilen alacaklara ithafen satın alma iade olarak ----tarihlerinde toplam---- tutarında iadenin muavin defterine işlendiğini, Davacının iade olarak düzenlenen faturalara bir itirazının olmadığını, tarafların ticari ilişkisinin devam ettiğini, cevap dilekçesinin tarihi itibariyle davacı şahsın ------ bakiyesi bulunduğunu, bu alacakların kesilen faturalarla alakasız olup taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle artıp azalmakta olan bir borç olduğunu, buna ilişkin ticari defter kayıtlarının mevcut Olduğunu, Davacının ----- yıllarına ait olduğunu iddia ettiği alacaklara ----- yılında fatura düzenlediğini, işbu faturanın müvekkiliyle bu yıllarda kararlaştırılan hizmet tutarına uygun olmadığını, mutabık kalınmayan faturaya istinaden taraflarca anlaşılan hizmet bedeli dışında davacının kafasına göre artış yaptığını ve buna istinaden müvekkili hakkında takip başlattığını, Faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağını, aynı zamanda fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin de ispatlanması gerektiğini, davacının yapılan ödemelere ilişkin dekontları ve iade faturaları mahkemeye sunmadan haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Dava hukuki niteliği itibariyle, -------E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; İncelenen davacının işletme defterinin gelir gider kalemlerinden oluştuğu, davalı şirkete ait ayrı bir hesap kodunda takip edilmediği, borç alacak bakiyesinin belirlenemediği, İncelenen davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle cari hesap ekstresi gereği ---- alacaklı gözüktüğü, Davalı şirket ticari defterlerinde davaya konu olan --- fatura numaralı ------ tutarlı faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı, Davacının takipte dayandığı fatura muhtevasına ait dayanak belgeler yapılan incelemelerde dosya kapsamında bulunmadığından ve davacının yerinde inceleme aşamasında ve sonrasında sunulmadığından, davacının faturadaki alacak kalemleri denetlenemediği, böylelikle varlığı sübuta ermeyen davacı alacağı yönünden, davacının davasını ispat külfetini yerine getirip getirmediği noktasında takdirin mahkememize ait olacağı,, davacının takipte dayandığı fatura muhtevası alacak kalemlerine ait dayanak belgeleri sunması ve takdir edilecek ek bir ücret ile bilirkişi heyeti tarafından bunların incelenmesi ve ek rapor düzenlenmesi yönünde alacağı bir ara karar sonrasında, dosyaya yeni sunulacak olan belgeler dikkate alınarak fatura muhtevası alacak kalemlerinin yeniden değerlendirilebileceği, hususları beyan ve rapor edilmiştir.Bilirkişi tarafından alınan ek rapor da özetle; İncelenen davacı işletme defterinin gelir gider kalemlerinden oluştuğu, ayrı bir hesap kodunda takip edilmediği davacının davalıya düzenlendiği takip dayanağı faturanın kendi işletme defterinde yer aldığı, İncelenen davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle cari hesap ekstresi gereği------alacaklı olduğu Ek rapor aşamasında davacı tarafından davaya konu olan fatura muhteviyatına ilişkin alacak kalemlerine dair dosya içel e bir bilgi ve belge sunulmadığı Davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen takibe dayanak olan ----fatura numaralı ----- tutarlı faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı, bu nedenle davalı şirketin davacıya takip dayanağı fatura yönünden borçlu olmadığı, davalı şirketin davacıya cari hesap ekstrası yönünden borçlu olduğu, hususları beyan ve rapor edilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir. Davaya konu -------tutarlı faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı yapılan incelemenin bu fatura ile sınırlı olarak yapılması gerekir. Davacının işletme defteri tuttuğu ve işletme defterinin TTK 64. madde uyarınca ticari defterler arasında sayılmadığı ve takip faturaya dayalı olup tüm cari hesap ilişkisi takibe konu edilmediğinden ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. ------Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Şartlar oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Karar harcı 732,00 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 1.187,97 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 455,97 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/01/2026