İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı---- tarihli ----- ile müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, Müvekkil şirkete yapılan ihbar neticesinde, ----- tarihinde saat 23: 30 civarında sigortalı iş yerinin üst katında bulunan----- sigortalı iş yerine yoğun şekilde su akması üzerine sigortalı iş yerinde hasar meydana geldiği tespit edildiğini. Yapılan incelemeler neticesinde ------- yaptırmış olduğu tadilatta yapılan yanlış bir müdahale sonucunda binadaki asansörlerin, bodrum katlarının ve sigortalı iş yerine yoğun su sirayet etmesi neticesinde hasar meydana geldiği tespit edildiğini, yapılan inceleme neticesinde sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarın ---- olduğu tespit edilmiş bu tutar -------- tarihinde sigortalıya ödendiğini, sigortalı ile müvekkil Şirket arasında mün’akit ve bir delil anlaşması mahiyetinde olan Sigorta Poliçesi Umumi Şartları ve TTK md.1481 amir hükümlerine göre müvekkil Şirket hasar bedelini ödedikten sonra sigortalısının haklarına halef olmaktadır ve hasarın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan kişi ya da kişilere ödenen tazminat bedeli kadar rücu imkanı doğduğunu, ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla ------Esas Numaralı dosyasıyla, hasarın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, dava konusu taşınmazda kiracı konumunda olduğunu, Taşınmazın maliki ile müvekkil firma arasında akdedilen -------- tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, TBK hükümlerine göre, kiralananın ayıplarından ve bunların giderilmesinden kiraya veren sorumludur. Kiracı olan müvekkil şirketin, binanın yapısal sorunlarından kaynaklanan zararlardan sorumlu tutulması mümkün olmadığını -------- içtihatlarına göre de kiralanan taşınmazın yapısal özelliklerinden kaynaklanan zararlardan mal sahibi sorumlu olduğunu, Davacının iddia ettiği su sızıntısının, binanın genel yapısından veya diğer bağımsız bölümlerden kaynaklanma ihtimali yüksek olup Bu durumda TMK hükümleri uyarınca taşınmaz malikinin sorumluluğu söz konusu olduğunu, dava konusu olay tarihinde ---- meydana geldiği iddia edilen su sızıntısının kaynağı net olarak tespit edilmediğini Binanın genel yapısından veya diğer bağımsız bölümlerden kaynaklanan bir sorun olma ihtimali yüksek olduğunu, davacının iddia ettiği zarar miktarı abartılı ve gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle;--- tarihinde davacının sigortalısı olan----üst katında faaliyette bulunan davalı ---- ait erkek ve kadın tuvaletlerinin tesisatından alt kata su akması sonucu ---------- firmasına ait ekipmanlarının zarar gördüğü, her ne kadar davalı tarafından su akıntısının olduğu tesisatın binanın ortak kullanımında olan tesisat veya başka bağımsız bölümlere ait tesisat olabileceğini ifade etmiş ise de, yerinde yapılan incelemede, zarara neden olan tesisatın davalı ------firmasına ait tuvaletlerin tesisatı olduğu, tuvaletlerin tesisatının hemen altında bulunan ve tesisatın devamı olan davacının sigortalısının tavan seviyesinden geçen gider hattından davacının sigortalısının iş yerine su akması sonucu iş yerinde zararın meydana geldiği, zarara neden olan tesisatın davalıya ait olmasından dolayı davalının zarardan sorumlu olduğu, hasar eksper raporunda tespit edilen zararlar dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda tespit edilen 250.904,51 TL zarar miktarının makul olduğu, İcra dosyasında talep edilen faizin taleple bağlı kalınarak doğru olarak tespit edilmiş olduğu, Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının haklarına halef olarak davalı tarafa rücu edebileceği hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; -----tarihinde davacının sigortalısı olan ----- firmasının üst katında faaliyette bulunan davalı ----- firmasına ait erkek ve kadın tuvaletlerinin tesisatından alt kata su akması sonucu ----- firmasına ait ekipmanlarının zarar gördüğü, her ne kadar davalı tarafından su akıntısının olduğu tesisatın binanın ortak kullanımında olan tesisat veya başka bağımsız bölümlere ait tesisat olabileceğini ifade etmiş ise de, yerinde yapılan incelemede, zarara neden olan tesisatın davalı -----firmasına ait tuvaletlerin tesisatı olduğu, tuvaletlerin tesisatının hemen altında bulunan ve tesisatın devamı olan davacının sigortalısının tavan seviyesinden geçen gider hattından davacının sigortalısının iş yerine su akması sonucu iş yerinde zararın meydana geldiği, zarara neden olan tesisatın davalıya ait olmasından dolayı davalının zarardan sorumlu olduğu, hasar eksper raporunda tespit edilen zararlar dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda tespit edilen 250.904,51 TL zarar miktarının makul olduğu, İcra dosyasında talep edilen faizin taleple bağlı kalınarak doğru olarak tespit edilmiş olduğu, Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının haklarına halef olarak davalı tarafa rücu edebileceği hususları beyan ve rapor edilmiştir. Dava hukuki niteliği itibariyle, iş yeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir.------ sayılı kararı, " Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir.TK 1472 md'ne göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayını gerektirmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibe kaldığı yerden devam ettirebilir.634 sayılı Kanunun 35/b maddesinde ise "Ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması" hükmüne, 16. maddesinde “Kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar.” hükmüne, ayrıca 19/3. maddesinde de "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur." hükmüne yer verilmiş, diğer yandan aynı Kanunun Ek madde 1. maddesi ile de “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda, davaya konu hasarın, sigortalı ve davalı işyerlerinindeki tuvaletinin lavabo altından geçen tesisat borusunun patlaması sonucunda meydana gelen su hasarından kaynaklandığı ve hasarın meydana geldiği binada kat mülkiyeti kurulduğu anlaşılmaktadır.----- Karar sayılı ilamında da ------sayılı kararı uyarınca, TTK m.1472 uyarınca rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından, mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre, görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. -----sayılı ilamları da aynı yöndedir.Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı dikkate alınarak, HMK m. 4/1,c uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmek suretiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru bulunmuştur...''Yukarıda anlatılan nedenler ve------- Mahkemesi kararları doğrultusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,

2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli-------- Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,

4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerine (e duruşma ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------------ Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2026