Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/01/2024 tarih, ...Esas - ...Karar sayılı Görevsizlik Kararı ile dosya mahkememize tevdi edilmekle, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; 24.08.2018 günü meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü ... olan araç ... Caddesinden Unkapanı İstikametinden gelip ... istikametine seyir halindeyken ... Kavşağına geldiğinde tekrar ... istikametine dönüş yaptığını, dönüş yaptıktan sonra geri geri ... belediyeler birliğine doğru manevra yapıp gelerek ... belediyeler birliği giriş mevkiinde yaya kaldırımı yanında ... Otobüs Duraklarına doğru yürümekte olan müvekkiline aracın sağ dikiz aynası ve kaporta kısımları ile çarpması neticesinde yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, (kaza tutanağı ve ceza dosyası münderecatı)Trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın şimdilik 500,00.-TL ile zarar ve sorumluluk kapsamı belli olduktan sonra açıklanacak manevi tazminatın şimdilik 20.000,00.-TL'nin olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten ve sürücüden tahsiline, Sigorta Şirketi yönünden, yetersiz ödemeye ilişkin ibranamenin iptali ile bakiye maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle, sorumluluk sınırlarına göre yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına veya kazaya neden olan aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından, ...adına maluliyeti sebebiyle 500,00 TL maddi tazminat talepli mahkememizde dava açıldığını mahkememizde açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve reddi gerektiğini ... plakalı kazaya karışan araç müvekkil şirkete 06.10.2017-06.10.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, İşbu poliçeden dolayı sorumluluğu, sigortalıların kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 353.818,40 TL ile sınırlı olduğunu, Poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, Poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumlulukları poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, masraf ve vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, Poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, hiçbir surette işbu davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlı olduğunu beyan ederek, müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu başvurunun reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ...'in cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığıççç Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 13 Ocak 2025 tarihli raporunda; " Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 30/04/1960 doğumlu, ...’ın 24/08/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ...tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Mahkememiz dosyasına Aktüerya hesap bilirkişisi ... ile Trafik bilirsişisi ... tarafından sunulan 18.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Tüm delillerin ve hukuksal durumunun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; I- Kusur Yönünden Sonuç: 1. ... plakalı aracı sevk ve idare eden sürücü ...’in, geri manevra sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, Karayolları Trafik Kanunu’nun 67/1-b maddesi ve 84/j bendine aykırı davranması nedeniyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, 2. Kazada yaralanan yaya ...’ın, olayın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, affı kabil kusur dahi isnat edilemeyeceği, 3. Hazırlanan bu değerlendirme raporunun, mevcut trafik mevzuatı, olay yeri verileri, adli tıp raporları ve daha önce düzenlenen bilirkişi raporları ile tam uyumlu olduğu, 4. Yukarıda açıklanan tüm hususlar ışığında, tarafların kusur durumlarının teknik ve hukuki esaslara uygun olarak tespit edildiği, II- Tazminat Yönünden Sonuç:

1- Adalet Bakanlığı Adli tıp Kurumu Başkalığının 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... sayı, ...tarih ve ... Karar nolu Raporunda; 30/04/1960 doğumlu, ...’ın 24/08/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, -Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu, 2- Davacı ...’ın 24.08.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrası 12 aylık geçici iş göremezlik dönem zararının 46.787,22 TL olabileceği, 3- Sigorta şirketince yapılan toplam ödemelerin (güncel değeri +asıl alacağı) hesaplanan tazminattan tenzili sonrası Davacının Bakiye Maddi Zararının 23.344,38 TL olacağı, 4- Davacı vekili tarafından Sunulan toplam 5.599,34 TL ve okunmayan tedavi giderlerine ilişkin Fatura bedellerinin takdiri Sayın Mahkemeye aittir. 5- Sorumluluk, temerrüt tarihi, manevi tazminat ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olacağı," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına Aktüerya hesap bilirkişisi ..., Trafik bilirsişisi ...ve doktor bilirkişisi ... tarafından sunulan 15.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Tüm delillerin ve hukuksal durumunun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; I- Kusur Yönünden Sonuç: 1. ... plakalı aracı sevk ve idare eden sürücü ...’in, geri manevra sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, Karayolları Trafik Kanunu’nun 67/1-b maddesi ve 84/j bendine aykırı davranması nedeniyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, 2. Kazada yaralanan yaya ...’ın, olayın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, affı kabil kusur dahi isnat edilemeyeceği, 3. Hazırlanan bu değerlendirme raporunun, mevcut trafik mevzuatı, olay yeri verileri, adli tıp raporları ve daha önce düzenlenen bilirkişi raporları ile tam uyumlu olduğu, 4. Yukarıda açıklanan tüm hususlar ışığında, tarafların kusur durumlarının teknik ve hukuki esaslara uygun olarak tespit edildiği, II- Tazminat Yönünden Sonuç:

1- Adalet Bakanlığı Adli tıp Kurumu Başkalığının 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... sayı, ... tarih ve ... Karar nolu Raporunda; 30/04/1960 doğumlu, ...’ın 24/08/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, - Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu, 2- Davacı ...’ın 24.08.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrası 12 aylık geçici iş göremezlik dönem zararının 46.787,22 TL olabileceği, 3- Sigorta şirketince yapılan toplam ödemelerin (güncel değeri +asıl alacağı) hesaplanan tazminattan tenzili sonrası Davacının Bakiye Maddi Zararının 23.344,38 TL olacağı, II- Tedavi Giderleri Yönünden Sonuç: ...’ın 24/08/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde kaza ile illiyetli • Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olmayan tedavi ve yol gideri olarak toplam 860,83 TL tutarında harcaması olduğu Davacı vekili tarafından Sunulan toplam 5.599,34 TL ve okunmayan tedavi giderlerine ilişkin Faturalar mevcut olduğu, 5- Sorumluluk, temerrüt tarihi, manevi tazminat ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olacağı," yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacı vekili tarafından 10/11/2025 havale tarihli talep artırım dilekçesinde; - Maddi tazminata - iş göremezlik dönem zararının 250.00.-TL si 24.08.2018 tarihinden, 23.094,38.-TL si ise talep artırım tarihinden itibaren toplam 23.344,38.-TL’nin, yine maddi tazminata ilişkin tedavi giderlerinin 250,00.-TL si 24.08.2018 tarihinden itibaren 6.213,18.-TL si talep artırım tarihinden itibaren olmak üzere toplam 6.463,18.-TL nin işleyecek avans faiz ile birlikte tarafımıza ödenmesine, diğer talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla (manevi tazminat) yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Bölge adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar sayılı Kararında "Her ne kadar ilk derece mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafça davadan önce yapılan ödemeye binaen düzenlenen ibranamenin KTK'nin 111. maddesi gereğince iptalinin gerekip gerekmediği hususunda olduğu belirtilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Somut olayda, davanın, 14.01.2016 tarihinde açıldığı, taraflar arasındaki ibranamenin ise 19.01.2016 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından KTK'nin 111. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davalı tarafça, dava tarihinden sonra ödeme yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen ibraname ile, davacı tarafça, herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmaksızın davalı sigorta şirketinin ibra edildiği, ibraname ile ödenmesi kararlaştırılan 40.000,00 TL tazminat miktarının, 25.01.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ile ödeme tarihindeki verilere göre tespit edilen 38.539,54 TL tazminat miktarının üzerinde olduğu, davacı tarafça ibranameye yönelik olarak iradenin fesada uğratıldığına dair iddiada bulunulmadığı hususları göz önüne alınarak, dava tarihinden sonra yapılan ödeme ile konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava tarihi itibariyle davacı haklı olmakla birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretinin ibraname kapsamında ödenmesi nedeniyle davacı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir." belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 24/08/2018 tarihinde davalı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiği, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davaya konu kaza nedeniyle davacının yaralandığının beyan edilerek maddi ve manevi tazminat talepli bu davanın açıldığı, ... plakalı araç yönünden davalı ... ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenmiş kaza tarihini kapsar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce davacıya 6.181,60 TL ödeme yapıldığının sunulan belgelerden anlaşıldığı, yine dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi ile davacı anlaşarak14/10/2022 tarihinde makbuz ve ibraname başlıklı belgenin düzenlendiği, bu belge ve banka dekontu incelendiğinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 18/10/2022 tarihinde 21.344,07 TL ödeme yapıldığı bu bedelin 13.000 TL'sinin tazminat ödemesi, bakiye ödemenin ise bu dava yönünden dava, icra vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin olduğu, davaya konu kaza nedeniyle davacıda mauliyetin oluşup oluşmadığının, geçici iş göremezlik süresinin tespiti yönünden ATK'dan rapor alındığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 13/01/2025 tarihli raporunda kaza nedeniyle davacıda maluliyetin oluşmadığının, iyileşme geçici iş göremezlik süresinin 12 aya kadar uzayabileceğinin düzenlendiği, alınan bu raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, kusur oranlarının ve ATK'dan alınan rapor doğrultusunda davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti yönünden bilirkişi heyetinden rapor alındığı, 15.09.2025 tarihli raporda davaya konu kazada davacının kusursuz, davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun, geçici iş göremezlik yönünden davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce ve sonra ödenen bedellerin (dava tarihinden önce ödenen bedel yönünden hesap tarihine kadar olan faiziyle birlikte) hesaplanılan tazminat miktarından mahsup edilerek davacının bakiye 23.344,38 TL talep edebileceğinin düzenlendiği, yine davacı tarafça tedavi gideri talebi bulunmakla bilirkişi heyetine bu hususta uzman bir bilirkişi dahil edilerek ek rapor alınmasına karar verildiği, alınan ek raporda tedavi gideri talebi yönünden davacının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olmayan tedavi ve yol gideri olarak toplam 860,83 TL tutarında harcaması olduğunun ve davacı vekili tarafından sunulan toplam 5.599,34 TL ve okunmayan tedavi giderlerine ilişkin faturaların bulunduğunun tespit edildiği, alınan bu kök ve ek raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, yukarıda belirtildiği üzere davacı ile davalı sigorta şirketi arasında 14/10/2022 tarihinde makbuz ve ibraname başlıklı belgenin düzenlendiği, bu belge kapsamında yukarıda belirtilen ödemelerin yapıldığı, yine bu belgede davalı sigorta şirketi ile davalı sigortalı yönünden ibranamede belirtilen ödemelerin yapılmasıyla poliçe limitleri miktarıyla sorumluluklarının kalmayacağının düzenlendiği, ödemenin yapıldığı, bu ibraname belgesi ve ödeme ile birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle olacağından davanın bu davalı yönünden konusuz kalacağı, diğer davalı sigortalı yönünden de ibraname ve ödeme ile birlikte sorumluluğunun poliçe limiti miktarı ile sona ereceği, alınan raporlardan davacının talep edebileceği tazminat miktarının poliçe limitinin altında olduğu anlaşıldığından maddi tazminat talebi yönünden bu davalı yönünden de davanın konusuz kalacağı, ibraname belgesinin raporlardan ve talep arttırım dilekçesinden önce düzenlendiği, talep arttırım dilekçesi sunulmadan önce davanın konusuz kaldığı, dosya kapsamında yargılamanın maddi tazminat talebi yönünden de yapıldığı, alınan raporların maddi tazminat talebi yönünden alındığı bu nedenle dava tarihi itibariyle davacı haklı olmakla birlikte yargılama gideri ve maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücretinin ibraname kapsamında ödenmesi nedeniyle davacı taraf yararına maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı, uzun bir süre iyileşme süresinin bulunduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, sigorta şirketi dışındaki davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücü de değerlendirilerek 8.500 TL manevi tazminatın somut olaya uygun olacağı anlaşıldığından davacının maddi tazminat talebi yönünden konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat talebi yönünden 8.500,00 TL manevi tazminatın 24.08.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacının maddi tazminat talebi yönünden konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2-Davacının manevi tazminat talebi yönünden 8.500,00 TL manevi tazminatın 24.08.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL karar harcının, peşin ve ıslah yoluyla alınan toplam 850,59 TL harcından mahsubu ile bakiye 235,19 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

4-Davacı tarafından peşin sarf edilen 350,09 TL peşin harç ve 500,50 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 850,59 TL harcın 615,40 TL'lik kısmı ile 59,30 TL başvuru harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Taraflar arasında düzenlenen ibraname gereğince yargılama gideri ve maddi tazminat talebi yönünden vekalet ücretinin ödendiği anlaşılmakla yargılama gideri yönünden yeniden hüküm kurulmasına ve maddi tazminat talebi yönünden davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Manevi Tazminat Yönünden kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 8.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ... 'den tahsili ile davacıya verilmesine,

7-Manevi Tazminat Yönünden red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı ... lehine takdir olunan 8.500,0 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... 'e verilmesine,

8-Gider avansından yapılmış ve yapılacak masraflar çıkarıldıktan sonra artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 16/12/2025